İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/544 E. 2026/203 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/544
Karar No
2026/203
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/544 Esas KARAR NO : 2026/203

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2025 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ... Anonim Şirketi aleyhine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından borçlu olunmadığı gerekçesiyle itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, alacağın tahsili için 7155 sayılı Kanun uyarınca dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu’nun ... büro ve ... arabuluculuk numaralı dosyasında 27.05.2025 tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını, dava ve icra takibine konu alacağın cari hesap ekstresine dayalı olarak 28.383,85 TL olduğunu (fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu), alacağın likit nitelikte bulunduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle İİK m.67 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları ile davalıya ait 2021-2025 dönemlerine ilişkin BA-BS formlarının celbi ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, neticeten davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 28.383,85 TL üzerinden iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 35.145,72-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde tutulduğu tespit edilmiş olduğu, Davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olduğu; Davacı şirketin 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı ... icra takip tarihi olan 10.03.2025 tarihi itibari ile 28.383,85 TL bakiye alacağı olduğu, Davalı tarafın bilirkişi incelemesine katılım sağlamamasından ve dava dosyası kapsamında yerinde inceleme talebi bulunmamasından dolayı davalı şirketin ticari defterleri yönünden inceleme yapılamadığı, Dosyaya mübrez evraklarda davalının faturalara itirazını ihtarname ile yapmış olmadığı, Davacı ... davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği, Taktir Mahkemeye olmakla birlikte, Davacı ... icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, icra takip tarihi olan 10.03.2025 tarihi itibariyle davacı ... davalı ... 28.383,85 TL alacağına ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, Davacı ... davalı yanı icra takibinden önce temerrüde düşürmediği yönünde görüşüm oluşmuş olsa da; Mahkeme tarafından davacı ... davalı ... işlemiş faiz yönünden alacaklı olduğu yönünde kanaatin oluşması halinde seçenekli olarak işlemiş faiz hesaplandığında, Taktir Mahkemenin olmakla birlikte, Davalı ... cari hesap bakiye tarihi olan 08.11.2024 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, icra takip tarihi olan 10.03.2025 tarihine kadar davacı ... davalı ... 28.383,85 TL asıl alacak, 4.977,82 TL işlemiş faiz ile birlikte TOPLAM 33.361,67 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği; ancak İtirazın iptali davaları takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Bilirkişi raporuna taraflar itirazda bulunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 28.383,85 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 28.383,85 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 28.383,85 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.938,90 TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 1.323,50 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 692,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.923,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 28.383,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı 23/02/2026

Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/544, K. 2026/203, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-544-e-2026-203-k-df6a6ecd4559