İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/221 E. 2026/291 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/221
Karar No
2026/291
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/221 Esas KARAR NO : 2026/291 Bakırköy ... İcra Müdürlüğü: ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin; ulusal ve uluslararası hizmet kapsamında, gümrüklü depolama sistemleriyle antrepo alanına sahip olarak depolama ve lojistik hizmeti sunmakta olduğunu, Antrepo, taşımacılık ve dağıtım sektörünün ileri gelen şirketlerinden biri olarak Türkiye’de uzun yıllardır hizmet vermekte olduklarını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin yıllardır devam etmekte olduğu, davalı tarafa müvekkili şirketçe 19.10.2020-19.03.24 tarihleri arasında verilen depolama (ardiye) hizmeti sonucunda icra takibine konu ... numaralı, 21.01.24 tarihli 385.000,00 TL bedelli ardiye e-faturası kesilmiş olduğu, 19.10.2020 tarih ... beyanname alıcısının ... Tekstil firması olduğu, taraflarınca fatura üzerinde belirtildiği üzere 19.10.2020- 19.03.2024 tarihi arasındaki hizmet eksiksizce tamamlanmış olduğu, davalı şirket tarafından takibe konu fatura yasal süresinde herhangi bir itiraz sürülmeksizin kabul edilmiş, fakat işbu ticari ilişkiden doğan fatura bedeli ödemesi yapılmamış olduğu, taraflarınca, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Dosyası ile faturaya dayalı icra takip başlatılmış ve 16.05.24 tarihinde davalı şirket yetkili tarafından kötü niyetli olarak itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğu, bu nedenlerle; borçlu tarafından itiraz edilen ve icra takibini durdurma kararı verilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında borçlunun mal kaçırma amacında olduğu ve takip kesinleşinceye kadar alacaklarının zarara uğrama ihtimali kuvvetle muhtemel olması sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalarının kabulü ile, davalı şirketin haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, haksız itirazdan ötürü davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında geçmişe dayalı ticari ilişki mevcut olmakla birlikte, dava konusu edilen fatura bedelinin açıkça fahiş olup, alınan hizmet karşılığı makul ücretin çok üzerinde olduğu, söz konusu hizmete ilişkin 385.000,00 TL tutarındaki fatura, sektör emsalleri ile kıyaslandığında aşırı ve ölçüsüz bir tutar teşkil etmekte olduğu, taraflarına herhangi bir yazılı veya sözlü bilgilendirme yapılmaksızın, hizmet süresi içinde tek taraflı olarak hizmet bedelinde artış uygulanmış, bu da müvekkilinin ödeme planını ve ticari öngörüsünü zedelemiş olduğu, taraflar arasında sürekli iş ilişkisi mevcut olmasına rağmen, fiyat artışları hakkında bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirilmemiş, müvekkili şirketin onayı alınmadan bedeller yükseltilmiş olduğu, bu durum Borçlar Kanunu’nun sözleşmenin dürüstlük kuralına uygun ifasına dair hükümleriyle bağdaşmamakta olduğu, müvekkili şirket, haksız ve fahiş fatura karşısında haklı olarak icra takibine süresinde itiraz etmiş, bu itiraz, kötü niyetli değil; aksine ödemeyi gereksiz yere artıran uygulamalara karşı hak arama çabası olduğu, alacak kaleminin bu şekilde fahiş hale getirilmesi, itirazı haklı kılan sebepler arasında olduğu, davacı taraf, yalnızca tek taraflı olarak düzenlenmiş bir faturaya dayanmakta, ancak hizmetin karşılığının bu bedel olup olmadığını ispatlayamamakta olduğu, bu bağlamda, faturadaki tutarın makul olup olmadığının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yapılması elzem olduğu, bu nedenlerle davanın reddini, müvekkili şirketin icra takibine yönelik itirazının haklı olduğunun kabulüne, fatura bedelinin fahiş olup olmadığının değerlendirilmesi açısından dosyada bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

ARAŞTIRMA; 1- Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır 2-Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 07/03/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2024 yılına ait karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz formu getirtilmiştir. 3-Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11/03/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2024 yılına ait BA-BS formları getirtilmiştir. 4-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 12/03/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin sicil kayıtları getirtilmiştir. 5-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 12/03/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin sicil kayıtları getirtilmiştir. 03/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacının 2024 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-) Davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3-) Davacı ...incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 02/05/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 386.150,- TL Alacaklı oldukları, 4-) Davacının 2023 yılından devreden alacak tutarının 1.150 TL olduğu, Davacı tarafından davalı ... 21.03.2024 tarihinde “ARDİYE BEDELİ” açıklamalı toplam tutarı 385.000,- TL olan ... numaralı 1 Adet Temel E-Faturası düzenlenmiş olduğu, Düzenlenen Faturanın Temel E-Faturası olması sebebiyle, davalı tarafından ancak davacı tarafa iade faturası düzenlenerek veya KEP üzerinden veya Noter Kanalı ile itiraz edebileceği, ancak dosya içeriğine sunulu belgelerde davalı tarafından işbu faturaya itiraz niteliğinde bir belgeye rastlanmamış olduğu, Davacının icra takip tarihi olan 02/05/2024 tarihi itibariyle davalıdan kalan alacağının 2023 devrinden gelen 1.150 TL ve icra takibine konu edilen ... numaralı 385.000 TL Tutarlı Temel E-Fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, 5-) Davacı ... tarafından dava dilekçesi ekinde, Alıcısının Davalı ... Tekstil ve 135 Kap 27.000 MT Polyester Kumaş ile ilgili olan, Giriş Gümrüğünün Kapıkule Gümrük Müdürlüğü olan, 19.10.2020 tarihli ... NUMARALI Gümrük Beyannamesinin dosyaya sunulmuş olduğu, 2020 tarihli Gümrük Beyannamesi İle ilgili 21.03.2024 tarihinde “ARDİYE BEDELİ” açıklamalı toplam tutarı 385.000,- TL olan ... numaralı 1 Adet Temel E-Faturası düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, Davacı tarafından dava dilekçesinde açıklamalarına göre, Ardiye Bedelinin 19.10.2020- 19.03.2024 tarihi itibariyle oluştuğu anlaşılmakta olduğu, 6-) Davalı ... tarafından dosyaya sunulu cevap dilekçesinde Fatura bedelinin fahiş olup olmadığının değerlendirilmesini talep etmiş olduğu, ancak bu konuda değerlendirmenin Mali Branş dahilinde olmadığı, Gümrükleme konusunda uzman tarafından değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu, 7-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 8-) Tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davacı alacağını oluşturan toplam tutarı 385.000,-TL olan E-Faturanın davacı BS Davalı BA Bildirimlerinde olduğu, Davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş satış veya İade faturası bildirimine rastlanmamış olduğu, 9-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ..., icra takip tarihi olan 02.05.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı tarafından faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine, davalının yapmış olduğu itirazın iptalinin istenmesi talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın, icra takibine konu tutarda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 385.000,00-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... nolu fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Bu kapsamda, davacı tarafın ticari ilişki kapsamında faturaya konu mal veya hizmeti yerine getirdiğini ispat külfeti bulunmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

Mahkememizce tarafların ticari defter belgeleri incelenerek uyuşmazlık hususunda SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen 03/12/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 386.150,00-TL alacaklı olduğu, davacının 2023 yılından devreden alacağının 1.150,00-TL olduğu, davacının alacağını, 2023 yılından devreden 1.150,00-TL ve davaya konu takibe dayanak 21/03/2024 tarihli ardiye bedeli açıklamalı 385.000,00-TL tutarlı fatura oluşturduğu, davalının söz konusu faturaya itiraz ettiğine veya iade faturası düzenlediğine dair herhangi bir delil belge ibraz etmediği, ayrıca davacının söz konusu faturaya konu ardiye hizmetinin davalıya verildiğine ilişkin Gümrük beyannamesini dosyaya sunduğu, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, davacının takibe konu fatura kapsamında davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, davacı tarafça takip konusu edilen faturanın BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı ...sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davaya konu icra takibine dayanak fatura kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu, davacının usulüne uygun tutulan defter kayıtları, davalının defterlerini ibrazdan kaçınması ve söz konusu faturanın davacının BS bildirimi, davalının BA bildirimi ile bağlı oldukları vergi dairesine bildirilmesi ile ispatlanmıştır. Davalı her ne kadar fatura bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de, davalının söz konusu faturaya itiraz ettiğini ortaya koyan herhangi bir delil sunmaması, defterlerini ibraz etmemesi ve de söz konusu faturanın BS bildiriminde kayıtlı olması karşısında, davalının bu savunmalarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalının davaya konu fatura bedelini ödediğini de ispat eden herhangi bir delil sunmadığı, sonuç olarak davacının davalıdan davaya ve takibe konu fatura kapsamında 385.000,00-TL alacaklı anlaşılmakla, davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 385.000,00-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Alınması gereken 26.299,35-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 4.649,84-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 21.649,51-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 4.649,84-peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.265,24-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 7.485,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 61.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı(e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/221, K. 2026/291, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-221-e-2026-291-k-2a66d12f9b49