İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/700 E. 2025/700 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/700
- Karar No
- 2025/700
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/700 Esas - 2026/155 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/700 Esas KARAR NO : 2026/155
... DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticarete dayalı alım-satım ilişkisi olduğunu, Davalı şirket, davacıdan muhtelif zamanlarda çeşitli ürünler aldığını, bu ürünler davalıya teslim edildiğini, anlaşma gereğince davacı üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini. Taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye istinaden; davacı şirket tarafından davalıya, dava konusu cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere farklı tarihlerde ürün satışı yapıldığını işbu satışlara istinaden yine faturalar düzenlendiğini. Davalı tarafça satın alınan ürünlerin toplam karşılığı 1.521.302,70 TL olduğunu, davacının 1.392.245,70 TL tutarlı bakiye alacağına karşın davalı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını belirterek öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız ve duruşmasız şekilde kabulüne, davalarının kabulü ile davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan dava ve talep edilen alacak kalemleri için zamanaşımı itirazları olduğunu. Ayrıca, açılan itirazın iptali davası da süresinde açılmadığını. Süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini; Davacı taraf, dava dilekçesinde faturalardan bahsettiğini, alacağını ona dayandırdığını. iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada davalı şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişki sözkonusu olacağını.Bu doğrultuda, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini. Belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacağını, dönem sonunda alacak/borç kalemleri hesaplanacağını, bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesi gerekeceğini. Belirli dönemleri kapsayan ve devam eden ticari ilişkilerden cari işlem akışının incelenmesi, alacak/ borç miktarlarının tespit edilmesi ve varsa bakiye miktarın tespiti yoluna gidilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiasının aksine fatura ve bunun karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin beyan tek başına bir ticari ilişkinin kanıtı olmadığını. Ortada bir ticari ilişki olduğunun net bir biçimde tespit edilebilmesi için fatura konusu malın yada hizmetin usulüne uygun olarak karşı tarafın uhdesine geçirilmiş olması gerektiğini. Bu durum ise tüm ticari kayıtların ayrıntılı olarak incelenmesi ile sübut bulacağını. salt faturanın varlığı bir ticari ilişkinin ve alacak hakkının göstergesi olmadığını. kanuni olarak malın tesliminden veya hizmetin tamamlanmasından önce fatura düzenlenebileceğini. Dolayısıyla faturayı düzenleyen tarafın aradaki ilişkiyi ve malın teslimini ya da hizmet konusu işin gerektiği gibi yerine getirildiğini kanıtlama yükümlülüğü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce davalı yanın ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 07.01.2026 tarihli raporda özetle; "Davalı ... Ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının/beratlarının bulunduğu; Ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeler ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu, kayıtlara esas dayanak belgelerin mevcut olduğu, HMK. 222.maddesine göre sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; Davalının Ticari defterlerinde davacının cari hesabının ... muhasebe hesap koduyla takip edildiği, 2024 yılında davacı tarafından davalıya toplamda 18 adet Kdv dahil 1.521.302,70 TL lik fatura düzenlendiği, Davalı tarafından da davacıya toplamda 3 adet Kdv dahil 129.057,00 TL lik fatura tanzim edildiği; bu faturaların davalının Ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; Dosyada bu faturalara itiraz yada iade edildiğine dair her hangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; Davalının ticari defterlerinde davacının 1.521.302,70 TL- 129.057,00 TL TL = 1.392.245,70 TL alacaklı olduğu; Tespitlerimle Davacı vekili tarafından ... Esas dosyasında 20.05.2025 T de cari hesaba dayanak 1.392.245,70 TL alacak için takip başlatıldığı, davalının Ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının 1.392.245,70 TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 22.01.2026 tarihli raporda özetle; "Tarafların incelenen ticari defterler kayıtarına göre davacı yanın davalı yandan 1.392.245,70 TL alacaklı olduğu, Takibe ve davaya dayanak faturaların; davacı şirket tarafından davalı şirketin unvanına ticari fatura versiyonu ile tanzim edilmiş e-Fatura olduğu; e-Fatura iptal işlemlerinde 8 günlük sürenin tespitinin e-faturanın alıcıya iletilme tarihinden itibaren başladığı, iptal işleminin her durumda 8 günlük süre içinde yapılması gerektiği, alıcı veya satıcı tarafından başlatılacak iptal işlemi ve iptal işleminin onaylama/reddetme süreçlerinin Gelirler İdaresi Başkanlığının portalı üzerinden elektronik olarak yapılması gerektiği, faturalara ve muhteviyatlarına davalı yanın yasal süresi içinde itirazına/ iptaline ve/veya davacı yana iadesine ilişkin dosya kapsamında tespit yapılamadığı, Davanın; davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davası olduğu, Davacının takip talebinde işlemiş faiz talebi bulunmadığı, davacının takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, Davacı takip talebinde her ne kadar TTK 1530. Madde kapsamında faiz oranı talep etmiş ise de, TTK. 1530. Maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında sözleşme olması gerektiği, bu nedenle uygulanacak faiz oranının 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereğince avans faizi olabileceği, Dosya kapsamında, davacının davalı adına açık faturalar tanzim ettiği, davalının cari hesap bakiyesini oluşturan faturalara itiraz ettiği ya da faturaları iade ettiğine yönelik itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının, davacının tanzim ettiği faturayı da kayıtlarına geçirdiği, davalının ödeme yönünde bir itirazı bulunmadığı, bu yönde de belge sunmadığı görülmüş, Bu çerçevede, davalının davacıya 1.392.245,70 TL borcu bulunduğu, ancak talep edebileceği faiz oranının 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereği avans faizi olabileceği, Takip tarihi itibari ile avans faiz oranının yıllık % 44,25 olduğu, Sayın Mahkemenin TTK 1530. Maddesi yönünde faize karar vermesi halinde uygulanacak faiz oranının yıllık % 53,25 olabileceği, tespit edilmiş olup" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaba dayalı olarak 1.392.245,70 TL asıl alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ekcümle:... md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, Mahkememizce taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda taraf ticari defterlerinde davacının davalıya toplamda 18 adet KDV dahil 1.521.302,70 TL lik fatura düzenlendiği, faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, itiraz ya da iade edilmediği, yine davalının 129.057,00 TL fatura düzenlenmesi sonucunda bakiye davacı alacağının 1.392.245,70 TL olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ... esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına, 2-278.449,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 95.104,31 TL harçtan peşin alınan 16.814,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 78.289,46 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 16.814,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 17.430,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 130,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.130,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 212.914,40 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/03/2026
... e-imzalı e-imzalı
B belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.