İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1008 E. 2026/298 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1008
Karar No
2026/298
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1008 Esas KARAR NO : 2026/298

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen İSG Uzman Hizmet Bedeli'ne ilişkin bedelleri ödemeyeceğini belirterek sözleşmeyi hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın, 02.09.2024 tarihinde sözlü olarak feshettiğini bildirdiğini, aynı tarihte, İSG Katip uygulaması üzerinden aniden sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmeyi feshetmekte hiçbir haklı yanı bulunmadığını, feshini gerekçelendirmediğini, davalının sözleşme maddelerine uygun davranmayarak fesih bildirim süresine uymaksızın aniden ve herhangi bir haklı gerekçesi olmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak aniden feshettiğini, davacı şirketin eski çalışanı olan dava dışı üçüncü kişi konumundaki .....'ı istihdam ederek sözleşmeden doğan sorumluluklarından kaçınmaya çalıştığını, sözleşmenin haksız fesih tarihi olan 02.09.2024 tarihinden sözleşmenin süre itibari ile sona ereceği 23.01.2025 tarihleri arasındaki Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2024 ve Ocak 2025 aylarına ilişkin 5 aylık bakiye kalan ayların ticari faizi ile beraber karşı taraftan tahsilini talep ettiklerini belirterek; sözleşmeden bakiye kalan aylara ilişkin çıkacak hesabın ticari faizi ile beraber karşı taraftan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davalı şirket ile davacı arasında 23.01.2020 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği davacı şirketin davalı şirkete iş yeri hekimi hizmeti sağlamayı yüklendiğini, ilgili sözleşmenin konusu iş yeri güvenliği ve iş yeri hekimliği hizmetinin OSGB tarafından sağlanması şeklinde belirlenmiş ise de davacının davada dayanak olarak gösterdiği sözleşmenin 4.2. Maddesinde açıkça yer aldığı üzere sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıdan yalnızca iş yeri hekimliği hizmeti alındığını, davalı cari kayıtlarında yer aldığı üzere, ödemelerin iş yeri hekimliği hizmeti için yapıldığını, davalı şirketin davacı şirketten iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almaya başlamasının 2023 yılında başladığını, ilgili hizmetin bu sözleşmeye dayalı olarak alınmadığını, davalı şirket aldığı hizmetler karşılığında ödemelerini eksiksiz ve zamanında yaptığını, ödeme yapmadığı dönemin hizmet almadığı döneme ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle feshedildiğini, davalı şirketin işyeri güvenliği uzmanı hizmeti için, davaya dayanak tutulan sözleşme maddesine göre bu taleplerden sorumlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen İSG Uzman Hizmet Bedeline ilişkin bedelleri davalının ödemeyeceğini belirterek sözleşmeyi hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın, 02.09.2024 tarihinde sözlü olarak feshettiğini, aynı tarihte İSG Katip uygulaması üzerinden aniden sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmeyi feshetmekte hiçbir haklı yanı bulunmadığını, davacı şirketin eski çalışanı olan dava dışı üçüncü kişi konumundaki .....'ı istihdam ederek sözleşmeden doğan sorumluluklarından kaçınmaya çalıştığını, sözleşmenin haksız fesih tarihi olan 02.09.2024 tarihinden sözleşmenin süre itibari ile sona ereceği 23.01.2025 tarihleri arasındaki Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2024 ve Ocak 2025 aylarına ilişkin 5 aylık bakiye ayların bedelinin ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş davalı vekili ise taraflar arasında 23.01.2020 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği davacı şirketin davalı şirkete iş yeri hekimi hizmeti sağlamayı yüklendiğini, ilgili sözleşmenin konusu iş yeri güvenliği ve iş yeri hekimliği hizmetinin OSGB tarafından sağlanması şeklinde belirlenmiş ise de davacının davada dayanak olarak gösterdiği sözleşmenin 4.2. maddesinde yer aldığı üzere sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıdan yalnızca iş yeri hekimliği hizmeti alındığını, davalı cari kayıtlarında yer aldığı üzere, ödemelerin iş yeri hekimliği hizmeti için yapıldığını, davalı şirketin davacı şirketten iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almaya başlamasının 2023 yılında olduğunu, ilgili hizmetin bu sözleşmeye dayalı olarak alınmadığını, davalı şirketin aldığı hizmetler karşılığında ödemelerini eksiksiz ve zamanında yaptığını beyan ederek bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşme, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve yargısal denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ile davacı (OSGB) arasında 23.01.2020 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi akdedilmiş olup davacının bu sözleşmeye istinaden hizmet vermeyi borçlandığı, sözleşme doğrultusunda davacının 23.01.2020 tarihinden itibaren davalı için hizmet verdiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf davacının yüklendiği işleri eksik ve hatalı şekilde yerine getirdiği gerekçesiyle 02.09.2024 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiştir. Taraflar arasındaki 23.01.2020 tarihli sözleşmenin 6. maddesi “….İşveren, sözleşme bitim tarihinden önce, OSGB'nin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen sözleşmeyi feshetmek istemesi halinde, herhangi bir hizmet almasa dahi sözleşme bitim tarihine kadar olan bedeli peşinen ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme “sürekli edimli bir işgörme sözleşmesi olup sözleşmenin 6.1 nolu maddesi hükmüne göre; sözleşme 23.01.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıl süreli olarak akdedilmiş olmakla sözleşmenin 1 yıllık süresinin bitim tarihinden 1 ay once taraflardan herhangi biri “sözleşmeyi sona erdirmek istediğini” diğer tarafa bildirmediği takdirde sözleşme 1 yıl daha yenilenmiş (uzamış) olacaktır.

Sözleşmenin 6.2 nolu maddesi hükmüne göre ise; davalının (işverenin) sözleşme bitim tarihinden önce, davacının (OSBG’nin) yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen sözleşmeyi feshetmek istemesi halinde (yani haksız olarak feshetmesi halinde), herhangi bir hizmet almasa dahi sözleşme bitim tarihine kadar olan bedeli davacıya peşinen ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir, şeklinde düzenlenmiştir. Bu doğrultuda sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce haksız olarak feshedilmesi (davacının herhangi bir yükümlülüğünü ihlal etmemesine rağmen feshetmesi) halinde, davacının mahrum kalacağı ücret alacakları nedeniyle uğrayacağı zararın tazminatın tutarının “götürü tazminat” olarak önceden belirleyen bir hüküm olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin başlangıçta 1 yıllık süresi ve yenilenen 1 yıllık sürelerinin sonunda taraflarca sona erdirilmesinin istenmediği, bu sebeple de en son olarak 23.01.2024 -23.01.2025 tarihlere arasında geçerli olmak üzere 4’üncü defa 1 yıl daha yenilendiği, fakat sözleşmenin “4’üncü 1 yıllık süresi” dolmadan önce, davalı tarafından, 02.09.2024 tarihi itibariyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla da sözleşmenin normal olarak sona ermesi gereken 23.01.2025 tarihinden önce davalı tarafından 02.09.2024 tarihi itibariyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı (işveren), sözleşmenin feshedildiği tarihten önceki süreçte davacının (OSBG’nin) sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini (borçlarını) ihlal ettiğini bu sebeple sözleşmeyi haklı olarak fesnhettiğini iddia etmişse de sözleşmenin feshedildiği tarihten önceki süreçte davacının (OSBG’nin) sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğine ilişkin dosya kapsamında hizmetin eksik veya hatalı ifa edildiğini gösteren herhangi bir belge ve delilin bulunmadığı anlaşılmış olup davalının sözleşmeyi normal süresi sona ermeden önce haksız olarak feshettiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı taraf 23.01.2020 tarihli sözleşmenin yalnızca işyeri hekimliği hizmetini kapsadığını, iş güvenliği uzmanı hizmetinin bu sözleşme kapsamında bulunmadığını ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin başlığının açıkça “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Sözleşmesi” olduğu, sözleşmenin bir OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) ile akdedildiği, OSGB’lerin, 6331 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı hizmetlerini birlikte sunmakla yükümlü kuruluşlar olduğu, sözleşmenin yalnızca tek bir hizmet türünü kapsamadığı iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini bütüncül olarak düzenlediği, her ne kadar sözleşmenin bazı maddelerinde işyeri hekimliği hizmetine vurgu yapılmış ise de sözleşmenin lafzı, amacı, tarafların sıfatı ve sözleşmenin uygulanma şekli birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin yalnızca işyeri hekimliği ile sınırlı olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, sözleşmenin yaklaşık dört yıl boyunca yenilenerek uygulanması da tarafların sözleşme kapsamını fiilen bu şekilde kabul ettiğini göstermekte olup sözleşmenin İSG hizmetlerini kapsadığı anlaşılmıştır. Davalı sözleşmeyi normal süresi sona ermeden önce haksız olarak feshettiği için, sözleşmenin 6.2 nolu maddesi hükmü uyarınca sözleşme bitim tarihine kadar davacının hak kazanacağı ücret tutarlarını ödeme yükümlülüğü altında olup bu tutarın 23.01.2025’e kadar bakiye aylara ilişkin toplam 480.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.2 maddesi gereği söz konusu hüküm uyarınca, işverenin haksız feshi halinde, herhangi bir hizmet alınmasa dahi sözleşme bitim tarihine kadar olan bedelin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu sebeple davacının bakiye aylara ilişkin bedeli talep edilebileceği Eylül 2024, Ekim 2024, Kasım 2024, Aralık 2024 ve Ocak 2025 aylarına ilişkin toplam bedelin 480.000,00 TL olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile 480.000,00 TL alacak tutarının 96.000,00 TL'sine dava tarihi olan 12/12/2024 tarihinden itibaren 384.000,00 TL'sine ise ıslah tarihi olan 03/09/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 480.000,00 TL alacak tutarının 96.000,00 TL'sine dava tarihi olan 12/12/2024 tarihinden itibaren 384.000,00 TL'sine ise ıslah tarihi olan 03/09/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 32.789 TL harçtan peşin alınan 1.639,44 TL peşin harcın mahsubu ile 31.149,56 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 1.639,44 TL peşin nispi harç, 6.560 TL ıslah harcı, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.687,84- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 76.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 18.636 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip ..... e-imzalıdır

Hakim ..... e-imzalıdır

Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1008, K. 2026/298, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1008-e-2026-298-k-6e99049e9bb9