İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/1106 E. 2026/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/1106
Karar No
2026/270
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1106 Esas KARAR NO : 2026/270

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2019 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... İnş. Mal. San. ve Tic. ve Ltd. Şti. şirketi arasında 03.07.2018 tarihinde Taşeronluk sözleşmesini imzalanmıştır. Müvekkil bu sözleşme gereği üzerine düşen tüm ödevleri yerine getirmesine rağmen leşmenin tarafi olan şirket tarafından sözleşme şartları yerine getirilmemiştir. Bakırköy ... ünde icra takibine konu edilen 31.364,00 TL ve 33.033,78 TL bedelli iki adet fatura müvekkil şirket tarafından taşeronluk sözleşmesine istinaden olmasına rağmen davalı firmanın ve sözleşme tarafı olan firmanın sahibinin ... olması ve muhatap olarak da .... ...... ile sözleşme yapılması nedeniyle ... İnş. Oto. Teks. Day. Ti San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye göndermiş ve işbu davanın davalısı olan bu şirket de faturaları kabul edip ticari defterlerine işlemiştir. Esasen her iki şirketin de sahibi ve çalışanları aynı olduğundan bu sehven gönderilen faturaların iki şirketten birine gönderilmesi ve bu faturaların da kabul edilmesi, hem isimlerinin neredeyse aynı denilecek kadar benzer olması hem de sahiplerinin aynı olması muhatap şirket çalışanlarının da aynı hataya düştüklerini göstermektedir. Esasen taraflar arasında tek bir ilişki vardır ve her iki tarafın da hataya düştüğü tek konu faturaların yanlış kesilmesi, kesilenlerin de defterlere işlenmesidir. Davalı firma boyaları teslimi etmemesi nedeniyle müvekkil iskele kirası ödemek zorunda kalmıştır. Bir kısım boya işlemi yapılmasına rağmen davalının boya temin etmemesi nedeniyle müvekkil işi tamamlayamamış zarar etmiştir. Müvekkil ile davalı firma arasında 29.01.2019 tarihinde mutabakat metni imzalanmıştır. Bu metne göre müvekkilin davalı firmadan alacağına ilişkin davalı firma tarafından 130.000,00 TL “lik daire verilmesi kararlaştırılmıştır. Fakat davalı firma tarafından bu taahhüde uyulmamıştır. Müvekkili firma da alacağına ilişkin faturaları ... tarafından yapılan yönlendirme ile davalı firma adına kesilmiştir. Müvekkil şirket bu faturaları kesmesini müteakip faturaları teslim alan kişi ...'dır. Sevk irsaliyesinde de imzası vardır. ... o tarihte ... İnşaat Otomotiv Turizm Hayvancılık ve Gıda San. Tic.ve Ltd. Şti. çalışanıdır. Her iki şirket arasındaki bağlantı ve aynılık yukarıda izah edildiği gibi çalışanlar tarafından da bilinmektedir. Davalı şirket ve çalışanları faturayı davalı adına kestirmişler. Bu husustaki gerekçe kendi muhasebesel sıkıntıları olabileceğini düşünüyoruz. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, Davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini” talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... İnş. Oto. Turz. Hayv. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ile aralarında taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin tarafı olan şirketin sözleşme şartlarını yerine getirmediğini iddia ederek 2 adet faturaya ilişkin müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatmıştır. Ancak müvekkil şirketin davacı şirket ile yapılmış hiçbir sözleşmesi olmadığı gibi hiçbir ticari ilişkisi de yoktur. Davacının dosyaya sunduğu taşeronluk sözleşmesinde müvekkil şirket taraf olarak yer almamaktadır. Davacının iddiasının aksine her iki şirketin ortakları farklı olup her iki şirketin de farklı tüzel kişilikleri bulunmaktadır. Yine müvekkil şirket ..... ilinde yerleşikken ... İnş. Oto. Turz. Hayv. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ...... mahallesi .... caddesi ... İşm. ...-.. ... D:... ..../... adresinde bulunmaktadır. Dolayısıyla müvekkil şirkete husumet yönetilmesi açıkça usul ve yasaya aykırıdır. Sonuç olarak davacı firma ile müvekkil firma arasında herhangi bir sözleşme veya ticari ilişki bulunmamakta olup müvekkil şirket adına fatura düzenlenerek müvekkil şirket aleyhine takip başlatılması ve akabinde de işbu davanın açılması açıkça usul ve yasaya aykırı olup davanın reddini isteme zaruretimiz hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Davacının haksız ve kötü niyetli takip başlatması nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... İnş. Mal. San. Ve Tic. Ltd. Şti. şirketi ile ... İnşaat Otomotiv Turizm Hayvancılık ve Gıda San. Tic. Ve Ltd. Şti. şirketi arasında 03.07.2018 tarihinde Taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, müvekkillerinin bu sözleşme gereği üzerine düşen tüm ödevleri yerine getirmesine rağmen sözleşmenin tarafı olan şirket tarafından sözleşme şartları yerine getirilmdiği, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünde icra takibine konu edilen 31.659,40 TL ve 126,049,96 TL bedelli iki adet faturanın müvekkilleri şirket tarafından taşeronluk sözleşmesine istinaden olmasına rağmen davalı firmanın ve sözleşme tarafı olan firmanın sahibinin ... olması ve muhatap olarak da ... ile sözleşme yapılması nedeniyle ... İnş. Oto. Tekst. Day. Tük. Mal. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye gönderildiği ve işbu davanın davalısı olan bu şirketinde faturaları kabul edip ticari defterlerine işlediği, müvekkilleri şirketin davalı şirketin talebi üzerine faturayı davalı firmaya kestiği, her iki şirketin de sahibi ve çalışanları aynı olduğundan bu sehven gönderilen faturaların iki şirketten birine gönderilmesi ve bu faturaların da kabul edilmesi, hem isimlerinin neredeyse aynı denilecek kadar benzer olması hem de sahiplerinin aynı olmasının muhatap şirket çalışanlarının da aynı hataya düştüklerini gösterdiği, taraflar arasında tek bir ilişki olduğu ve her iki tarafın da hataya düştüğü tek konunun faturaların yanlış kesilmesi, kesilenlerin de defterlere işlenmesi olduğu, davalı firma boyaları teslim etmemesi nedeniyle müvekkillerinin iskele kirası ödemek zorunda kaldığı, bir kısım boya işlemi yapılmasına rağmen davalının boya temin etmemesi nedeniyle müvekkillerinin işi tamamlayamadığı, ve zarar ettiği, müvekkilleri ile davalı firma arasında 29.01.2019 tarihinde mutabakat metni imzalandığı, bu metne göre müvekkilinin davalı firmadan alacağına ilişkin davalı firma tarafından 130.000 TLlik daire verilmesi kararlaştırıldığı, fakat davalı firma tarafından bu taahhüde uyulmadığı, müvekkil firmanında alacağına ilişkin faturaları ... tarafından yapılan yönlendirme ile davalı firma adına kesildiği, müvekkilleri şirket bu faturaları kesmesini müteakip faturaları teslim alan kişinin ... olduğu, sevk irsaliyesinde de imzası olduğu, ...'ın o tarihte ... İnşaat Otomotiv Turizm Hayvancılık ve Gıda San. Tic. Ve Ltd. Şti. Çalışanı olduğu, her iki şirket arasındaki bağlantı ve aynılık yukarıda izah edildiği gibi çalışanlar tarafından da bilindiği, davalı şirket ve çalışanlarının faturayı davalı adına kestirdiği, bu husustaki gerekçenin kendi muhasebesel sıkıntıları olabileceği, müvekkil firmanın başlatmış olduğu icra takibine davalı firmanın itiraz ettiği , itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali talep edilmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin fatura içeriği işleri yapmadığını, davacı icra takibine dayanak faturalar içeriği işleri yapmadığı gibi müvekkilleri şirkete haksız yere faturalar düzenleyerek müvekkilleri şirket aleyhine icra takibi başlattığı, dava dilekçesinde de işin tamamlanmadığının ikrar edildiğini, davacının iddialarının aksine sevk irsaliyelerinde müvekkilleri şirket yetkilisine ait imza da bulunmadığını, anılı faturaların müvekkilleri şirket ticari defterlerinde de yer almadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl davada mahkememizce pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine ilişkin verilen karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin E. ..../...., K. ... sayılı kararı ile kaldırılmıştır. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E. .../...., K. .../.... sayılı kararı ile söz konusu dava dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Davacının dava ve takip tarihi itibariyle takip konusu yansıtma fatura alacağı sebebiyle davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı) tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu hususunda toplandığı tespit edildi. Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasında taşeron sözleşmesi bulunup bulunmadığı, davacı tarafca sözleşme gereğinin yerine getirilip getirilmediği, sözleşme bedelinin davalı tarafca ödenip ödenmediği, davalı firmanın boyaları teslim etmediğinden bahisle davacının iskele kirası ödemek zorunda kalıp kalmadığı, tüm bunlar doğrultusunda davacının davalıdan icra takibi ile talep ettiği alacağının bulunup bulunmadığından ibaret olduğu, tarafların anlaştıkları hususun bulunmadığı, anlaşamadıkları hususun uyuşmazlık konuları olduğu tespit edildi. Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ..../.... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklınınde davalı aleyhine fatura alacağı dayanak gösterilerek 31.364,00-TL ve 33.063,60-TL asıl alacak 3.431,74-TL ve 2.614,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 170.474,12-TL üzerinden yedi örnek ilamsız takip yaptığı, ödeme emrinin borçluya 11.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği borçlunun 17.04.2019 tarihinde ve süresi içinde borca, faize, faiz oranına borçlu olmadığı gerekçesi ile itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu görüldü. .... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat gereği ... tarafından hazırlanan 27/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti, davalı ... İnşaat Oto. Teks. Day. Tük. Mal. Turz. San. ve ti. Ltd. Şti'ne 06.09.2018 tarih ..... sıra no'lu KDV dahil 31.364,00 TL bedelli ve 01.11.2018 tarih ..... sıra no'lu KDV dahil 33.063,60 TL bedelli faturalarla mal ve hizmet satışına ilişkin ve ticari teamüllere göre veresiye satış olarak düzenlenmiş iki adet fatura ile 64.427,60 TL asıl alacak * işlemiş faizi ile birlikte 70.474,12 TL alacağı için Bakırköy .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nde 27.03.2019 tarihinde ....../.... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip yaptığını, davalı borçlunun yapılan bu takibe 17.04.2019 tarihli dilekçesinde “alacaklı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını” beyanla borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiği görülmektedir. Davaya konu faturalardan 06.09.2018 tarih ..... sıra no'lu fatura, davalının ticari defterlerinde 10.09.2018 tarih ... no'lu yevmiye maddesinde kayıtlı olup, .... Hesap Kodlu İlk Madde ve Malzeme Hesabına borç, ... Kodlu Satıcılar Hesabına alacak olarak kaydedilmiştir. Diğer taraftan yine davalı ticari defterlerinde 58 numaralı yevmiye maddesinde fatura bedeli tutarı olan 31.364,00 TL, ...Hesap Kodlu Verilen Sipariş Avanslarından .... Kodlu satıcılar Hesabına virman edildiği görülmektedir. Ancak ... Kodlu Verilen Sipariş Avansları hesabında davalı şirketin hangi belgeye istinaden böyle bir kayıt yaptığı belli değildir. Oysa VUK 227. Maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” Hükmü vardır. Dosyada 159 Hesap Kodlu Verilen Sipariş Avansları hesabına ait müstenit bir belge dosyada bulunmamaktadır. Ayrıca yine davacı tarafından davalı adına düzenlenen diğer fatura (01.11.2018 tarih .... sıra no'lu KDV dahil 33.063,60 TL bedelli fatura) davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Oysa söz konusu fatura 01.11.2018 tarih ... no'lu sevk irsaliyesi ile birlikte düzenlenmiş olup, sevk irsaliyesi üzerinde “Eksiksiz Teslim Alan” bölümünde ..... (okunamadı) imzası bulunmaktadır. Yani bahse konu faturanın sevk irsaliyesi ile birlikte davalı şirkete teslim edildiği anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda belirtildiği üzere bu faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kaydı bulunmamaktadır. Davalı şirketin unvanı “... İnşaat Oto. Teks. Day. Tük. Mal. San. ve Tic, Ltd. Şti. olup, Gelibolu Ticaret Siciline .... sicil numarası ile kayıt ve tescillidir. Şirketi temsil ve ilzama şirket müdürü ... yetkili kılınmıştır. ... İnşaat Oto. Turzm. Hayvancılık. Ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti ile davacı ... İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Ştüi arasında 03.07.2018 tarihinde düzenlenen “Taşeronluk Sözleşmesi”nde ...'ın imzası bulunmaktadır. (.... .... 'ın eşi) Davaya konu iki adet faturanın davacı şirket tarafından davalı ... İnşaat Oto. Teks. Day. Tük. Mal. Sarı ve Tiç. Ltd. Şti adına düzenlenmiş olması ve söz konusu faturaların sevk irsaliyeleri ile birlikte davalı şirkete teslim edilmesi, bahse konu faturalardan 06.09.2018 tarih ...... sıra no'lu KDV dahil 31.364.00 TL bedelli olanın davalı ticari defterlerine kayıtlı olması diğer faturanın ise teslim alınmasına rağmen ticari defterlere kaydının yapılmaması, davalı şirketçe faturalara TTK 21/2'ye göre 8 gün içinde itiraz edilmemesi, davalı şirketin dava konusu faturalardan birinin hiç kayda alınmaması, diğeri ile ilgili ihticaca salih olmayan kaydın yapılması hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin davacıya takip tarihi itibariyle, dava konusu faturalardan 31.364,00 TL * 33.063.60 TL - 64.427.60 TL borçlu olduğu, hususları tespit edilmiştir. Birleşen Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../...Esas sayılı dosyasının 27/09/2021 tarihli celsesinde dinlenilen tanık Halit Sümer ifadesinde; "Ben 2018 yılında davacı firmada çalıştım. Ancak sigortamızı davalı firma yatırıyordu. İşim dış cephe mantolaması idi. Ben taraflar arasındaki sözleşmenin ayrıntılarını bilmiyorum. Davalı firmanın davacıya verdiği çek karşılıksız çıkınca biz alacağımızı alamadık. dedi. Davacı talebi üzerine soruldu : Yaptığımız işin %90 ını tamamladık. Ancak boya gelmeyince tamamlayamadık. Boyayı davalı firma getirecekti. Zira bu konularda bize davalı firmanın mimarı bilgi verdi. İsmini bilmiyorum. 6-7 ay kadar iskeleler kaldı. Bunların ücretini davacı firma ödedi. Biz 2 ay kadar çalıştık. 1 ay kadar bekledik. Bu sürede boya gelmeyince işi bıraktık. İskeleyi davacı firma kiralamıştı. Davalı talebi üzerine soruldu : Bize ücretimi davacı firma verecekti. Talimatları davacı firmanın sahibi ... alıyorduk" beyanında bulunmuştur. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../... Esas sayılı dosyasının 27/09/2021 tarihli celsesinde dinlenilen tanık .... ifadesinde;" Ben başka bir inşaatta söve imalatında çalıştım. Davalı ... şirketine bir kamyon söve ve iskele gönderdim. Bu malzemeleri davacı şirket sahibi olan ... göndermemizi söyledi. Ben bu şahsa ait başka bir inşaatta çalışıyordum. dedi. Davacı vekili talebi üzerine soruldu : Yukarıda yanlış oldu benim çalıştığım yer söve imalathanesiydi. Bu imalathane ihtiyaç olan inşaatlara söve malzemesi temin edip göndermek için kurulmuştu. Dedi Davalı vekili talebi üzerine soruldu : Yüklediğimiz malzemelerin varış yerinde teslim edilip edilmediği konusunda bilgi sahibi değilim. " beyanında bulunmuştur. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../... Esas sayılı dosyasının 27/09/2021 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ... .... ifadesinde; "Ben davacı firmada 2018 yılında çalıştım ancak sigortamız davalı firma tarafından yatırılıyordu. Mantolama işinde çalıştım. İşi bitirdik ancak boyası kaldı. Boyayı davalı getirecekti. Getirmeyince yazılı kağıt gönderdik. Bizi oyaladı. 1 ay kadar çalıştıktan sonra 15 20 gün boyanın gelmesini bekledik gelmeyince iskeleyi söküp inşaattan ayrıldık. dedi. Davacı talebi üzerine soruldu : Boya dışında işi tamamlamıştık. Tarafların anlaşmasına göre boyayı davalının temin etmesi gerekiyordu. Bunu davalı firmanın inşaatta bulunan yetkilisinden öğrendim." beyanında bulunmuştur. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../... Esas sayılı dosyasına 11/03/2022 tarihinde bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan raporda; Dava konusu uyuşmazlık kapsamında gerek davacı şirket ve gerekse davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2019 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin taraflar lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu; Davacı şirket tarafından davalı adına düzenlendiği görülen takip ve dava konusu bedele esas (Tablo-1) 2 adet faturanın davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun olarak davalı hesabına borç kaydedildiği; ancak anılan faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kaydına rastlanmadığı; Davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2019 yılı ticari defterleri kapsamında 13.05.2019 takip ve 25.10.2019 dava tarihi itibarıyla 157.709,36 TL alacaklı olduğunun görüldüğü; Davacı ile Davalı Şirket arasında 03.07.2018 tarihinde taşeronluk sözleşmesine göre davacının ... Mah. .... Sokak .... Ada ... Parsel ... Paftada bulunan üç bloklu bir sitenin işçiliğinin yapılması bunun karşılığında 361,504 TL bedelle anlaşma sağlandığı; Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve huzurdaki dava konusu olmayan 64.427,00 TL bedelli 2 adet fatura (.... no.lu 06.09.2018 tarihli 31.364 TL bedelli ve ..... no.lu 01.11.2018 tarihli 33.063 TL) ile huzurdaki dava konusu olan 157.709,36 TL bedelli 2 adet fatura toplamı (64.427, 00 TL * 157.709,36 TL) 222.136,00 TL olup, davacı tarafından davalıya işbu tutarda mal/hizmet teslim edildiğinin kabul edildiği; toplam sözleşme bedeli olan 361.504,00 TL bedelden eksik kalan kısmın ise boya temini gerçekleşmediği için tamamlanamadığının belirtildiği; Sayın Mahkemeniz tarafından davalı ... İnşaat Otomotiv Turizm Hayvancılık ve Gıda San. Tic. Ltd.Şti'ne yazılan 28.09.2021 tarihli müzekkere ile dava konusu inşaatın boya işinin kim tarafından tamamlandığı hususunda bilgi verilerek bu konuda fatura ve belgenin bir örneğinin dosyaya sunulmasının talep edildiği; davalı şirket tarafından işbu müzekkereye cevap verilmediği anlaşılmakla Sayın Mahkemeniz tarafından bu defa 03.11.2021 tarihli TEKİT yazısı gönderildiği; ancak huzurdaki rapor tanzim ve sunum tarihi itibarıyla da davalı şirket tarafından Sayın Mahkemenizin işbu talebi doğrultusunda dava dosyasına sunulu bilgi ve belgeye rastlanmadığı, Dosyasına bilgi olarak sunulan ve davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açıldığı, davanın derdest olduğu, anılan dava ile talep edilen 371723 no.lu 06.09.2018 tarihli 31.364 TL bedelli ve .... no.lu 01.11.2018 tarihli 33.063 TL bedelli faturalar içeriğinde yapılan işler ve bu işlerin değerlendirilmesinin yapılamadığı; Dosyamız konusu faturalarda (Tablo-1) yapılan işler ve bu işlerin sözleşmeye uygun olup olmadığı ve yapılan işler bedelinin irdelenmesi neticesinde, Fatura kalemlerinde yer alan imalatların sözleşme kapsamında kısmen yapılması gereken işlerle alakalı olduğunun görüldüğü; ancak bahsi geçen imalatın yerinde yapılmış olup olmadığı, Yüklenici tarafından yapılan işlerle alakalı hakediş raporunun düzenlenip düzenlenmediği ve tarafça onaylanıp onaylanmadığı konusu hususlarında dosya kapsamında belgi ve belgeye rastlanmadığı; dolayısıyla İşin bütüne ait bilgi olmadığından da inşaatın bitme aşamasına ait durum tespitinin mümkün bulunmadığı, hususları tespit edilmiştir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../...Esas sayılı dosyasına 02/01/2023 tarihinde bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan ek raporda; Öncelikle kök rapor içeriğinde Davalı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2019 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları (2019 yılı Yevmiye Defteri kapanış tasdikinin yaptırılmamış olması sebebiyle) anlaşıldığı açıkça tespit edilmiş olmakla birlikte sonuç bölümünde sehven davalı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğunun belirtildiği; Dava dışı ... firmasına ait dosyaya celbi sağlanan BA-BS Formlarının tetkiki neticesinde esasen davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ancak dava dışı şirket tarafından yine huzurdaki dava dışı .... nolu 06.09.2018 tarihli 31.364 TL bedelli faturanın davacı adına BA Formu ile beyan edildiği; Takip ve dava konusu bedele esas faturaların davacı şirket tarafından BS Formu ile beyan edildiği anlaşılmakla, gerek dava dışı şirket ve gerekse davalı şirket tarafından BA Formu ile beyan edilmediği; Takip ve dava konusu bedele esas faturaların taraflar arasında 03.07.2018 tarihinde imzalanan Taşeronluk Sözleşmesi kapsamında düzenlendiği, davacı tarafından davalı adına keşide edilen noter ihtamamesi ile davalı yana gönderildiği; anılan ihtarnamenin tebliğ şerhine göre davalıya tebliğ edildiğinin anlaşıldığı; davalı tarafından işbu faturaların kabul edilmeyerek iadesine ilişkin cevabi ihtarnameye rastlanmadığı; Takip ve dava konusu faturaların tetkikinde, fatura kalemlerinde yer alan imalatların sözleşme kapsamında kısmen yapılması gereken işlerle alakalı olduğunun görüldüğü; ancak bahsi geçen imalatın yerinde yapılmış olup olmadığı, Yüklenici tarafından yapılan işlerle alakalı *hakediş raporunun düzenlenip düzenlenmediği ve tarafça onaylanıp onaylanmadığı konusu dosyasında bilgi belgeye rastlanmadığı; Dava dosyasına celbi sağlanan belgeler içeriğinde muhasebesel bakımdan yapılan incelemeler neticesinde davacının davasının kabulü ile takip ve dava konusu 157.709,36 TL tutarı talep edebileceğinin Sayın Mahkemenizce benimsenmesi halinde ihtarla temerrüde düşürülen asıl alacak tutarına takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 1.516,60 TL olduğu, hususları tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan 02/03/2023 tarihli ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda;27.03.2019 İcra Takip Tarihinden sonra Davalı tarafından Davacıya ödeme yapılmadığı tespitedilmiştir. Takip ve Dava tarihi arasında Davalı tarafından davacıya yapılan bir ödeme yoktur. Taleple bağlı kalınarak, Davacının, 27.03.2019 tarihinde T.C. Bakırköy .... İcra Dairesi ..../..... Esas Sayılı İcra takibinde asıl alacak ve faiz talep edilmiş olup, dosya münderecatında davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarname olmadığı gibi, varsa bile tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi olmadığından, faiz talebi ile ilgili temerrüt gerçekleşmemiş olduğundan dolayı temerrüt ve işlemiş faiz yönlerinden değerlendirme yapılmamıştır. Dosya münderecatında bulunan KGK Bağımsız Denetçi Dr. ...” ın 27.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda Sayın Bilirkişi davalı tarafın ticari defterlerini incelemiş olup icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 64.427.60 TL borçlu olduğu kanaatine varmıştır. Davacı alacağının kabulü halinde, Davacının 27.03.2019 Takip ve dava tarihi olan 25.10.2019 tarihinden itibaren, davalıdan 64.428.00 TL Asıl Alacaklı olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 64.427,60 TL talep edebileceği, asıl alacağa 27.03.2019 takip tarihinden itibaren yıllık 9019,50 faiz talep ettiği, 3095 sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu, değişen oranlarda uygulanması gerektiği, hususları tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan 05/11/2025 tarihli ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; Dava konusu .... ilçesi, ... Mahallesi ...Ada ... Parsel (Yeni ... Ada... Parsel) taşınmazı üzerine inşaat edilen A1, A2 ve B Blok kullanımında olan Betonarme binaların yukarıda maddeler dahilinde açıklanan bilgiler ışığında; 03.07.2018 tarihinde davalı ve davacı taraf tarafından imzalanan "Taşeronluk Sözleşmesi" imzalandığı kapsamında; "16 adet 1+1, 10 ade 2+1, 8 adet 3+1 giriş dükkanların bina içi koridor ve merdiven boşlukların Makineli alçı (Anolu, mastarlı terazili) alçı sıva uygulaması yapılıp, derz atılması, köşe profili yapılması, 2 kat saten alçı çekilmesi, zımpara ve boya yapılıp sonlandırılması, Mantolama işçiliğin yapılması, söve yapılması, banyo sıvaları, parapet altları dekor sıvası, otopark kara sıva ve boya işçiliği yapılması (1200m2 anlaşılmış olup ölçümü yapılacaktır m2 fiyatı 16 TL), stropiyer işçiliği yapılması (1400mt anlaşılmıştır ilave olursa mt"lde 3,75 TL ödeme alınacaktır." şeklinde birim fiyat olarak belirtilen yekün bedelli inşai imalatların dava konusu mahalde yapılan incelemeler sonucunda; tüm imalatların herhangi bir kuşkuya mahal vermeksizin eksiksiz olarak yapılmış olduğu görüldüğü, yapılan inşai imalatların ise örneğin, Dış cephe mantolama, alçı sıva, iskele kurulumu ve günlük kira bedeli rayiç değerlerinin yapılan çalışmalarda faturaların kesildiği dönem rayiç bedelleri ile örtüştüğü ve uygun olduğu, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen asıl ve birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Bilindiği üzere eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Bu noktada eser sözleşmesinde “ayıp” ile ilgili genel açıklamaların yapılmasında fayda vardır. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada eser sözleşmesinin düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 470 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekir. Söz konusu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddi ve hukuki ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. Maddi ayıplar, açık veya gizli ortaya çıkan, gözle görülen ve duyu organları ile hissedilen ayıplardır. Bunun dışında gözle görülmeyen, ancak yapılmamış olması nedeniyle karşı tarafça fark edilen projenin onaylatılmaması, yapı kullanma izin belgesinin alınmaması gibi hukuki ayıplar vardır. Maddi ve hukuki ayıpların da tıpkı açık ve gizli ayıplar gibi yükleniciye ihbar edilmesi zorunludur. TBK'nın 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imal edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 477/3. maddesi, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir. TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukuki işlem olmayıp, hukuki işlem benzeri maddi vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması halinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere eser sözleşmesi ile ilgili hükümlerinde ayıplı imalatın, ayıptan ari misliyle değiştirilmesine dair iş sahibine tanınmış seçimlik hak bulunmamaktadır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.09.2021 tarihli ve .../(...... E., ..../.... K. sayılı kararında da değinilmiştir.

Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının eser sözlemesinden kaynaklı davalılar aleyhine başlattığı icra takiplerine davalıların itirazı sonucunda asıl ve birleşen davayı açtığı görülmüştür. Davacı ile davalılardan ... İnş. Otomotiv Ltd. Şti. arasında 03/07/2018 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi kapsamında eser sözleşmesi kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup davacı tarafından bakiye iş bedelinin tahsili istemli olarak davalı hakkında dava konusu icra takipleri başlatılmıştır. Asıl davada davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından taşeronluk sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığı iddia edilerek husumet itirazında bulunulmuştur. Birleşen davada ise davalı vekili tarafından faturaya konu işlerim tam olarak yapılmadığı iddia edilerek davanın reddi talep edilmiştir. Her ne kadar mahkememizce asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de İstanbul bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin E. ...../.... K. ...... sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırıldığından istinaf ilamı doğrultusunda asıl davada davalı olan ... İnş. Ltd. Şti.'nin pasif husumetinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık gerektirmesi nedeni ile asıl ve birleşen davada taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 4 adet faturaya konu işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı; faturaya konu işlerin yapıldıkları tarih itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Talimat mahkemesi aracılığıyla dosyaya sunulan 05/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu mahalde yapılan incelemeler sonucunda; tüm imalatların herhangi bir kuşkuya mahal vermeksizin eksiksiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü, yapılan inşai imalatların ise örneğin dış cephe mantolama, alçı sıva, iskele kurulumu ve günlük kira bedeli rayiç değerlerinin yapılan çalışmalarda faturaların kesildiği dönem rayiç bedelleri ile örtüştüğü ve uygun olduğu hususları tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından birleşen davada bir kısım işlerin davacı tarafından yapılmadığı iddia edilmiş ise de davalı tarafından söz konusu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil dosyaya sunulmadığından davalının bu yöndeki iddialarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Her ne kadar dosyada mübrez SMMM bilirkişileri vasıtasıyla düzenlenen raporlarda takibe dayanak yapılan bir kısım faturaların davalılarda kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması ve teknik bilirkişi tarafından faturaya konu işlerin yapıldığının tespit edilmesi karşısında söz konusu mali tespitlerdeki alacak ve borç tespitine mahkememizce itibar edilmemiştir. Dosya kapsamı, tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen 05/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve dinlenilen tanıkları beyanları doğrultusunda icra takiplerine dayanak yapılan faturalara konu işlerin davacı tarafça tam olarak yapıldığı, nihayetinde asıl davada davacının davalıdan 64.427,60 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından açılan davanın bu tutar üzerinden kabulü ile davalının söz konusu faturalar nedeni ile temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davacının takip öncesi faiz talebinin reddine, davacı tarafından yapılan işler için fatura düzenlendiğinden davacının alacağının likit olduğu kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Aynı gerekçelerle birleşen davanın 157.709,36 TL asıl alacak, 1.516,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 159.225,96 TL üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; ASIL DAVA BAKIMINDAN 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ..../..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 64.427,60 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 12.885,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.401,05-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 851,16-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.549,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 851,16-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 895,56TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.030,30-TL Keşif Harcı, 3.193,21-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.223,51-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 13.003,17-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..../...... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 157.709,36 TL asıl alacak, 1.516,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 159.225,96 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 31.541,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.876,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.948,16-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.928,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.071,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 1.948,16-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.992,56TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 211,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.711,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.689,52-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 10- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Katip ...... e-imzalı

Hakim ...... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/1106, K. 2026/270, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-1106-e-2026-270-k-706b4303418e