İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/625 E. 2026/289 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/625
Karar No
2026/289
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/625 Esas KARAR NO : 2026/289 Büyükçekmece İcra Müdürlüğü: ...

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZIM TARİHİ : 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin cari hesap alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibi, davalı borçlunun 28.04.2025 tarihli haksız itirazı üzerine durduğu, itirazın iptali amacıyla başvurulan zorunlu arabuluculuk süreci (...) anlaşma sağlanamadan 04.06.2025 tarihinde sona erdiği, dava konusu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişki, cari hesap ve faturalardan kaynaklanmakta olup likit nitelikte olduğu, davalı borçlu, borç miktarını bilebilecek durumda olmasına rağmen kötü niyetli şekilde itiraz ederek müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemiş olduğu, bu nedenle İİK m.67/2 uyarınca, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir, ayrıca davalının ticari defter ve kayıtları ibrazdan kaçınma ihtimali bulunduğundan, BA-BS formlarının vergi dairesinden celbi ile ön inceleme duruşması beklenmeksizin ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiği, davalının itirazı hukuka aykırı ve haksız olup, davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. 2-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11/07/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı mükellef hakkında 2025 dönemine ait karşılaştırmalı Alış/Satış analizi formu getirtilmiştir. 3-Büyükçekmece İcra Dairesi'nin 14/07/2025 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap sistemi üzerinden getirtilmiştir. 4-Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16/07/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2025 dönemine ilişkin karşılaştırmalı BA-BS formları getirtilmiştir. 5-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21/07/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı. 6-SMMM Bilirkişiden rapor aldırılmıştır. 30/01/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda; I. TİCARİ DEFTER TASDİKLERİ VE KAYIT DÜZENİ: • DAVACI ... SERVİSİ A.Ş.’nin 2025 yılı ticari defterleri incelenmiştir. İncelenen dönemlerde DAVACI ŞİRKETİN e.defter mükellefi olduğu, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir. • DAVALI ... tarafından, TEBLİGAT(eşine) yapıldığı halde, BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNE KATILIM SAĞLANMAMIŞ, TİCARİ DEFTER VE BELGE SUNULMAMIŞTIR. II.DAVA DOSYASI KAPSAMI VE TARAFLARIN BA-BS BEYANLARI VE İNCELEMEYE SUNULAN TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA KARŞILAŞTIRMALI İNCELEME VE TESPİTLER SONUCUNDA: 1. Davacı şirketin ticari defter kayıtları içeriğinde, Davalının 120-Alıcılar Hesabının, 120- ...(... müşteri kodunda) alt hesap kodunda/adında kayıt altına alındığı, ticari ilişki olduğu tespit edilmiştir. 2. 2025 yılında Davacı tarafından, Davalıya hitaben toplam 181.430,02-TL’lik toplam 5 adet kargo/taşıma hizmeti konu fatura düzenlenmek suretiyle Davalı aleyhine 181.430,02-TL tutarında borçlandırma yapıldığı, 3. Yukarıda, BA-BS Beyan Analizleri bölümünde ayrıntısı açıklandığı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında beş(5) adet fatura düzenlendiği, Davacı tarafından düzenlenen satış faturalarının, davalı tarafından alış faturası olarak beyan eidliği ve ticari ilişkinin doğrulandığı, 4. Davalıya borçlandırması yapılan 181.430,02-TL’ye karşılık, Davalı tarafından 81.061,99-TL ödenmek suretiyle, DAVACI ŞİRKETE olan borç bakiyesinin 100.368,03-TL’ye gerilediğinin DAVACI tarafından kayda alınmış olduğu, 5. Tarafların BA- BS beyanları ile ilgili olarak yapılan tespit de dikkate alındığında DAVACININ, DAVALIDAN 100.368,03-TL alacaklı olduğu, 6. DAVACININ ticari defterlerinden tespit edilen 100.368,03-TL alacak tutarının, icra takip tutarını da doğruladığı tespit edilmiştir. 7. İşlemiş Faiz Hesabı: 100.368,03-TL-TL asıl alacak ve 145,00-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 100.513,03-TL için yıllık reeskont avans faizi ile 12/04/2025 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibine başlandığı, tarafların tacir olması nedeni ile reeskont avans faizi hesaplanabilecek olup, asıl alacak tutarına, 21/02/2025 tarihinden, icra takip tarihi 12/12/2024’e kadar değişen oranlarda, 145,00-TL icra masrafına ise 12/12/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi hesaplanabileceği, ¸ 8. DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI’ dan, İCRA TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE asıl alacak tutarı 100.368,03-TL ve icra takip tarihine kadar işlemiş faizi 7.213,95-TL ve icra takip masrafı 145,00-TL olmak üzere toplam 107.726,98-TL alacaklı olduğu kanaati oluşmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 100.368,03-TL asıl alacak, 145,00-TL ihtarname masrafı olarak 100.513,03-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen raporu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, 2025 yılında davacı tarafından davalıya KDV dahil toplam tutarı 181.430,02-TL olan 5 adet fatura düzenlendiği, davalı tarafından 81.061,99-TL ödeme yapıldığı, davacının kalan alacağının 100.368,03-TL olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça düzenlenen faturaların BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davacının davalıdan aralarındaki ticari ilişki ve düzenlenen faturalar kapsamında 100.368,03-TL alacaklı olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Davalı tarafın, takibe konu bakiye alacağını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile takibin 100.368,03-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Davalının icra takibinde talep ettiği 145,00-TL ihtarname masrafına ilişkin alacak kalemi yönünden ise, söz konusu talebin cari hesaba veya faturaya dayalı bir talep olmadığı, alacağın ödenmesi talebine ilişkin ihtarname masrafı olarak talep edildiği, ancak söz konusu alacağı asıl alacak olarak değerlendirilemeyeceği ancak, talep edilmesi halinde yargılama giderleri kapsamında değerlendirilebileceği, anlaşılmakla, bu miktar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları, BA-BS bildirimleri ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 100.368,03-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Alınması gereken 6.856,14-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 1.211,47-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 5.644,67-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.211,47-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.826,87-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 8.715,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 8.701,92-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 6,90-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 4.593,10-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/625, K. 2026/289, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-625-e-2026-289-k-b722f2c10c39