İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/541 E. 2025/541 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/541
Karar No
2025/541
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/541 Esas - 2026/101 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/541 Esas KARAR NO : 2026/101

...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17.07.2025 KARAR TARİHİ : 24.02.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23.03.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilgisayar yazılımı ve donanımı işi yaptığını, bu kapsamda da davalıya mal/hizmet satılı yaptığını ve davaya dayanak icra takibine konu faturaları kestiğini, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, ... sayılı icra takibine de itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili nezdinde hiçbir hak ve alacağı mevcut olmayıp müvekkil şirket dava konusu fatura bedellerini davacı yana ödediğini belirterek davanın reddine, davacı yan aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları dosyaya kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 18.06.2025 tarihinde fatura alacağına dayalı olarak toplam 49.831,31-USD alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 21.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava konusu faturaların KDV dahil 49.504,20-USD-1.829.661,87-TL olduğu, düzenlenen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kaydının bulunduğu, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, 2025 yılı dava tarihinde davacının alacak bakiyesinin 49.504,20-USD-1.829.661,87-TL olduğu, ... (...sayılı dosyadaki takip alacağının (9.904,20-USD+ 39.600,00-USD= 49.504,20-USD ve 327,11-USD işlemiş faiz olmak üzere 18.06.2025 tarihinde toplam 49.831,31-USD üzerinden işleme konulduğu, taraflara ait 2025 yılı karşılastırmalı alış-satış analizi raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında tarafların birbirleri lehine kesin delil niteliğini haiz, birbiri ile uyumlu ve davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ticari defter kayıtları göz önüne alındığında davacının ... sayılı sayılı icra takibine dayanak faturalar dolayısıyla davalıdan 49.504,20 USD alacaklı olduğu anlaşılmakla bu yönden davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Buna göre davalının ... sayılı takibe itirazının 49.504,20 USD asıl alacak için iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, somut olayda kararlaştırılan bir kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: ... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Somut olayda davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine hüküm altına alınan 49.504,20 USD asıl alacağın takip tarihindeki USD efektif satış kuru karşılığı olan 1.958.045-TL'nin %20'si 391.609,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir (Emsal: ... Karar sayılı ilamı). Davalının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise, reddolunan kısım yönünden davacının icra takibi haksız ise de kötüniyetli olduğu, dosya kapsamına göre kanıtlanamadığından, kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir. Son olarak, hükmedilen nisbi vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının ise, yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiş (Emsal: ... sayılı kararı) ve böylece aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... sayılı takibe itirazının 49.504,20 USD asıl alacak için iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Hüküm altına alınan 49.504,20 USD asıl alacağın takip tarihindeki USD efektif satış kuru karşılığı olan 1.958.045-TL'nin %20'si 391.609,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4-Alınması gereken 148.613,92-TL harçtan peşin alınan 24.462,74-TL harçtan mahsubu ile bakiye 124.151,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin 4.669,14-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 30,86-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 322.581,32-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 14.375,64-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 24.462,74-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 25.078,14-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 255,00-TL tebligat gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.755,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 5.717,22-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24.02.2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/541, K. 2025/541, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-541-e-2025-541-k-57148c7b28ff