İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/140 E. 2026/293 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/140
- Karar No
- 2026/293
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/140 Esas KARAR NO : 2026/293 Büyükçekmece İcra Müdürlüğü: ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin davalı şirketten olan 1.124.000,00 TL faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 20.08.2024 tarihinde İlamsız İcra Takibi başlatılmış, davalı borçlu 03.09.2024 tarihinde borcun tamamına ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurmuş olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki cari hesap kayıtlarına göre 23.05.2024 ile 08.07.2024 tarihleri arasında gerçekleşmiş, davalı borçluya son olarak satın aldığı ürünlere karşılık 28.05.2024 tarih ve ... nolu 1.224.000,00 TL bedelli e-FATURA düzenlenmiş ve davalı şirkete gönderilmiş, söz konusu fatura davalı tarafından kabul edilmiş ve herhangi bir ihtirazi kayıt veya itiraz olmaksızın kayıtlara işlenmiş olduğu, davalı şirket 08.07.2024 tarihinde müvekkili şirket banka hesabına 100.000TL kısmi ödemeyi banka havalesi yoluyla ödemiş, fakat cari hesaba konu olan kalan bakiye alacak 1.124.000,00 TL’nın davalı tarafça ödenmemiş ve icra takibi yapılmak zorunda kalınmış olduğu, bu hususlar ticari defterler ve sair kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle de ortaya çıkacağını, ayrıca maddi vakıalara ilişkin tanık dinletme haklarını da saklı tutmakta olduklarını, davalı borçlu ile müvekkili şirket satış temsilcisi arasında siparişi, sipariş formunu, proforma faturaları ve kabulü içerir yazışmalar ...@gmail.com ile ...@.... adresleri arasında yapılmış olduğu, davalı tarafın ürün ve faturaları kabul etmesi ve kısmi ödeme yapmasına rağmen borca itirazlarının haksız olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlükleri yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu şirketin ödemesi gereken fatura bedelini haksız ve kötü niyetli hareket ederek ödememiş, afaki beyanlarla takibe itiraz etmiş olduğu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; borçlunun haksız ve kötü niyetli İtirazının İptali ile takibin devamına, borçlu şirket aleyhinde asıl alacağın % 20' sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır 2-Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13/02/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir. 3-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18/02/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2024 yılı 8. aya ait BA-BS formları getirtilmiştir. 4-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/06/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2024 yılı 5. Aya ait karşılaştırmalı alış satış analiz formu getirtilmiştir. 5-Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/06/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2024 yılına ait BA-BS formları getirtilmiştir. 6-Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10/06/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı. 17/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacının 2024 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-) Davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3-) Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 20/08/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 1.124.000,- TL Alacaklı oldukları, 4-) Davacı tarafından davalı ... 2024 yılında KDV Hariç Toplam Tutarı 2.074.000,- TL, KDV Dahil Toplam Tutarı 2.488.800,- TL olan 2 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, İşbu faturaların dayanağı olarak E-İrsaliyeler düzenlenmiş olduğu, ancak fatura içeriği ürünlerin davalı ... teslimine ilişkin imzalı bir teslim belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Davacı tarafından davalı ... 23.05.2024 tarihinde düzenlenmiş ... numaralı 1.264.800,00 TL Tutarlı E-Arşiv Fatura bedelinin davalı ... tarafından 23.05.2024 tarihinde 5767 no.lu Makbuz düzenlenerek ve her bir çek tutarı 421.600,-TL, Keşidecisi Davalı, Keşide edileni Davacı olan 3 Adet ... Bankası çeki düzenlenerek ödenmiş olduğu, Davacı tarafından Davalı ... 28.05.2024 tarihinde düzenlenmiş ve Davacının icra takibine ve işbu dava konusu alacağın kaynağı ... numaralı 1.224.000,00 TL tutarlı fatura bedelinin, 100.000 TL kısmının 08.07.2024 tarihinde davalı ... Bankası hesabından Davacı ... Bankası hesabına EFT yapılarak ödenmiş olduğu, Davacının icra takibine ve işbu davaya konu alacağının 28.05.2024 tarihinde düzenlenmiş ve ... numaralı 1.224.000,00 TL tutarlı fatura bedelinin kalan 1.124.000 TL kısmının davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, 5-) Davacı ... tarafından Dava dilekçe ekinde dosyaya aşağıdaki maillerin sunulmuş olduğu, 27.05.2024 tarihli mailde davacı ... tarafından davalı ... Sipariş formu gönderilmiş olduğu ve Davalı ... tarafından sipariş formunun onaylanmış halinin kendilerine gönderilmesinin talep edilmiş olduğu, Davalı ... tarafından da davacı ... 27.05.2024 tarihinde gönderilmiş cevap mailinde ilgili sipariş formunun ve ödeme şeklinin onaylarında olduğu belirtilmiş olduğu görülmekte olduğu, Ancak Sipariş Formu’na dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 6-) Davacı ... bağlı olduğu İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 02.06.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2024 5.ay karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, Davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş toplam tutarı KDV Hariç 2.074.000,00 TL, KDV Dahil 2.488.800,00 TL olan 2 Adet E-Arşiv Faturasının davacı BS Davalı BA Bildirimlerinde görünüyor olduğu, 2024 5.ayda davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş satış veya iade faturası olmadığı, Davalı ... bağlı olduğu Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 02.06.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında BA BS Bildirimlerinin cevap ekinde Sayın Mahkemeye sunulduğu açıklanmış olduğu, ancak cevap yazı ekinde herhangi bir BA BS Bildirimi görülmemiş olduğu, Vergi Daireleri tarafından gönderilen BA BS Bildirimlerinde tarafların birbirine düzenlemiş olduğu E-Arşiv Faturalarının ve E-Faturaların otomatik olarak dahil edilerek gönderilmiş olacağı, Davacı ... bağlı olduğu İkitelli Vergi Daire Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2024 yılı 5.ay BA BS Bildirimlerinin E-Arşiv, E-Faturaların dahil edilerek gönderilmiş olduğu görülmekte olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde, tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlükleri’nden tüm 2024 yılı içerecek şekilde karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinin sorgulanabileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 7-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 20/08/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda yıllık Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında açık hesaba dayalı olarak fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatı istenmesi taleplerine ilişkindir. Uyuşmazlığın, takibe konu tutarda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.124.000,00-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun bir kısmının ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ve ticari ilişki kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı ... eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetinde yer verilen 17/12/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, icra takip tarihi olan 20/08/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 1.124.000,00-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya 2024 yılında KDV hariç Toplam Tutarı 2.074.000,00-TL, KDV Dahil Toplam Tutarı 2.488.800,00-TL olan 2 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, İşbu faturaların dayanağı olarak E-İrsaliyeler düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalıya 23.05.2024 tarihinde düzenlenmiş .... numaralı 1.264.800,00 TL Tutarlı E-Arşiv Fatura bedelinin davalı tarafından 23.05.2024 tarihinde 5767 no.lu Makbuz düzenlenerek ve her bir çek tutarı 421.600,00-TL, keşidecisi davalı, keşide edileni davacı olan 3 Adet ... Bankası çeki düzenlenerek ödenmiş olduğu, davacı tarafından davalıya 28.05.2024 tarihinde düzenlenmiş ve davacının icra takibine ve işbu davaya konu alacağın kaynağı ... numaralı 1.224.000,00 TL tutarlı fatura olduğu, bu fatura bedelinin, 100.000,00-TL'lik kısmının 08.07.2024 tarihinde davalı ... Bankası hesabından davacı ... Bankası hesabına EFT yapılarak ödenmiş olduğu, davacının icra takibine ve işbu davaya konu alacağının 28.05.2024 tarihinde düzenlenmiş ve .... numaralı 1.224.000,00-TL tutarlı fatura bedelinin, bakiye kalan 1.124.000,00-TL kısmının davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı ... sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davacının takibe ve davaya konu ... numaralı 1.224.000,00 TL tutarlı fatura kapsamında, davalıdan bakiye 1.124.000,00-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Davalı tarafın, takibe konu bakiye fatura alacağını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği anlaşıldığından, davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 1.124.000,00-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, -Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 76.780,44-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 13.575,11-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 63.205,33-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 13.575,11-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 14.190,51-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 8.300,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 174.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır