İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/722 E. 2026/253 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/722
Karar No
2026/253
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/722 Esas KARAR NO : 2026/253

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 YAZIM TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı borçlu tarafından istenen maske ürünlerini teslim ettiği ve buna ilişkin faturaları düzenlediği, davacı şirketin borçlu davalıya en son 15/01/2021 tarihinde 803.500 adet maske ve 20/01/2021 tarihinde 1.000.000 çocuk maskesi ile 529.999 adet cerrahi maske teslim ettiği, davalının faturalara itirazının bulunmadığı, ürünlerin teslim edildiği, davalının kötü niyetle fatura bedellerini ödemekten kaçındığı, davalı borçluya karşı Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibine girişildiği, davalının kötü niyetle icra takibine itiraz ettiği, davalı borçlu adına fatura konusu ürünlerin .....'ya teslim edildiği ve gümrük işlerinin davalı adına yapıldığı iddia edilerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı borçlu aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istenilmiş ve dava edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının icra takibine ve davaya konu faturaları davalıya gönderdiğini/tebliğ ettiğini yazılı olarak ispat edemediği, dolayısı ile 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmemiş olmasının davacı lehine karine oluşturmadığı gibi malların davalıya teslim edildiğinin ispatını göstermediği, faturanın sözleşmenin ifa aşaması ile ilgili olması nedeniyle mutlaka sözleşmeye dayanması gerektiği, davacının sözleşmesel ilişkinin varlığını ispat etmesi gerektiği, alacağın varlığını ispata yarar olarak başlı başına fatura ibraz edilmiş olmasının yeterli olmadığı, davacının varsa diğer belgelerle alacağını ispat etmesi gerekirken dosya içerisine hiçbir somut kanıt sunamadığı, davalıya faturalandırılan dava konusu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmediği, ifa yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyen davacının davalıdan alacak hakkı bulunmadığı savunularak davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyaı UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı .... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ..... aleyhine başlatılan fatura alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 208.267,20-TL asıl alacak ve 308.231,81-TL asıl alacak olmak üzere takip çıkışının toplam 516.499,01-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) 29/04/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21/08/2024 Tarih ve ...... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2021 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait BA-BS formları getirtilmiştir. 3-Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21/08/2024 Tarih ve ...... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2020 yılı beyannamesi, sicil kaydı getirtilmiştir. 4-Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/08/2024 Tarih ve ...... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2021 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait BA-BS formları getirtilmiştir. 5-Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 6-..... Lojistik 12/09/2024 tarihli yazısı ile; davacı tarafından, davalıya faturalandırılan ürünlerin Yurt Dışı Çıkış Beyannamesi, fatura, gümrük çıkış belgesi suretleri getirtilmiştir. 7-Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 23/12/2024 Tarih ve ...... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2020 yılı 11. ve 12. aylarına ait BA-BS formları getirtilmiştir. 8-Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/12/2024 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2020 yılı 11. ve 12. aylarına ait BA-BS formları getirtilmiştir. 9-Muratbey Gümrük Müdürlüğü'nün 25/12/2024 Tarih ve ...... Sayılı yazısı ile; dava konusu ..... numaralı transit refakat belgesi, transit kalem listesi, dayanak ihracat beyannamesi ile yurt dışına çıkış kayıtları getirtilmiştir. 10-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 05/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;

Davacı tarafından incelemeye sunulan 2021 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin, HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, davalı yan tarafından yerinde inceleme talebi olduğu halde, ticari defterler incelemesi için talebime dönüş yapılmamış ve ticari defterlerin incelemeye sunulmamış olduğu, Takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihi itibariyle, davacının davalı yandan 726.359,21 TL Alacaklı oldukları, ancak, inceleme sırasında davacı tarafından sunulmuş cari hesap ekstresinde davalı tarafından davacı yana yapılmış olduğu değerlendirilen ve davacı kayıtlarında olmayan 191.840,00 TL ödeme 726.359,21 TL’den düşüm yapıldığında, davacının davalıdan 534.519,21 TL Alacağı olacağı değerlendirilmiş olduğu, davacı yan tarafından 2020 yılından devreden 18.020,20 TL Alacağı talep edilmeden, 2021 yılında davalı yana düzenlenmiş toplam tutarı 516.499,01 TL olan 2 Adet Fatura bedeli için icra takibi yapılıp, işbu davanın açılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, davacının icra takibine konu alacağının, davacı tarafından davalı yana 15.01.2021 tarihinde düzenlenmiş ..... Numaralı, içeriğinin 803.500 Adet Maske satışı olan 208.267,20 TL Tutarlı E-Arşiv Faturasının ve 20.01.2021 tarihinde düzenlenmiş ..... Numaralı, içeriğinin 1.000.000 Adet .....Çocuk Maskesine ilişkin Fiyat Farkı ve 529.999 Adet ..... Cerrahi Maskesine ilişkin Fiyat Farkı olan 308.231,81 TL Tutarlı E-Arşiv Faturasının davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, işbu fatura içeriği ürünlerin davalı yan yada davalı yan adına başka bir kuruma teslimine ilişkin imzalı teslim belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Takdirin Mahkemeye ait olduğu, icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihinden sonra davalı tarafından davacı yana 29.03.2021 tarihinde yapılmış 90.000 TL ..... Bankası ödemesi ve 08.04.2021 tarihinde yapılmış 50.000 TL ..... Bankası ödemesi olmak üzere toplam olarak 140.000 TL Ödeme yapılmış olduğu, 140.000 TL Ödeme tutarı 516.499,01 TL Asıl Alacak tutarından düşüm yapıldığında davacının davalı yandan alacağının (516.499,01 TL-140.000 TL) 376.499,01 TL kalmış olacağı, Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların bağlı oldukları Vergi Daireler Müdürlüklerinden Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan BA BS Bildirimlerine göre tarafların BA BS Bildirimleri arasında 818.554,-TL fark olduğu,, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş KDV Hariç tutarı 818.554,82 TL KDV Dahil Tutarı 884.039,21 TL olan 3 Adet E-Arşiv Faturasının (TABLO.6) davalı BA Bildirimlerinde olmadığı tespit edilmiştir. Ancak davacının davalı yandan alacağının 394.519,21-TL olduğu, davalı tarafından ticari defterler incelemeye sunulmadığı için davalı tarafından hangi faturaların kayıtlarına alınmamış olduğu tespiti yapılamamış olduğu, ..... Lojistik şirketinin, Sayın Mahkeme’ye cevap yazısı’nda ..... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.şti.’nin Faturalandırdığı ürünlerin Yurt Dışı Çıkış Beyannamesinin yazı ekinde gönderildiğini, ..... Plakalı araç ile teslim edildiğini, Ülkeyi terk ettiğine dair dolaşım belgesinin dosya ekinde Sayın Mahkemeye sunulmuş olduğu beyan edilmiş olduğu görülmekte olduğu, Muratbey Gümrük Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’ye 25.12.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısı ekinde Davalı yan tarafından Alıcısı ..... olan şirkete 1.450.000 Adet Cerrahi Maske ve 10.000 Adet SS Önlük (Sıvı Geçiren) tutarı toplam 42.155,-EUR İhracat yapılmış olduğuna dair davalı yan tarafından düzenlenmiş 09.12.2020 tarihli ..... Numaralı E-Arşiv Faturasının ve CMR Belgesi ve Gümrük Beyannamesinin gönderilmiş olduğu görülmüş olduğu, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü I Nolu Operasyonel Süreçler Daire Başkanlığı’nın Sayın Mahkeme’ye cevap yazısında, “…Genel Müdürlüğümüzce yürütülen hibe ihracat uygulaması ve TİTCK ile imzalanmış olan "İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön izinlerine İlişkin Protokol" 16.07.2021 tarihi itibari ile sonlandırılmış ve Kurumlar arasında herhangi bir resmi yazışma gerekmeksizin https://..... gov.tr üzerinden takip etmiş olduğumuz İhracat ekranları erişimimize kapanmıştır. Bu sebeple izni verilen ürünlerin TİTCK' dan ihracat almak için kullanıp kullanılmadığı hakkında bir bilgi Kurumumuzda bulunmamaktadır.” Şeklinde cevap verilmiş olduğu görülmekte olduğu, davalının bağlı olduğu Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 21.08.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısına göre, davalının 1.Sınıf Tüccar olduğu, bilanço esasına göre ticari defterlerini tutuyor olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Mahkemenize ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 17/12/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda;

Davacı tarafından incelemeye sunulan 2021 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin, HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı yan tarafından yerinde inceleme talebi olduğu halde, ticari defterler incelemesi için talebime dönüş yapılmamış ve ticari defterlerin incelemeye sunulmamış olduğu, Takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafından beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulu banka dekontlarına göre, Davacı ticari defterlerinde, kayıtlı olmayan 2020 yılı davalı ödemelerinin kök raporda, toplam tutarının 191.840,-TL olduğu açıklanmış olduğu, bu tutara ait banka dekontlarının aşağıdaki gibi olduğu, davalı tarafından dosyaya beyan ekinde sunulu banka dekontlarından 07.12.2020 tarihli 51.840,- TL ödemenin kök raporda şehven davalı yanın davacı yana ödemesi olarak değerlendirilmiş olduğu, oysa aşağıdaki açıklamasında önlük için yazan 51.840,-TL’lik banka dekontunda da görüldüğü üzere bu ödemenin davalı tarafından farklı bir firmaya yapılmış ödeme olduğu, bu nedenle davacı kayıtlarında olmayan 2020 yılı davalı ödemesinin (191.840,-TL-51.840,-TL) 140.000 TL olacağı değerlendirilmiş olduğu, davacı tarafın icra takibi yapmış olduğu Faturaların 2021 yılına ait olduğu, davacı kayıtlarına yansıtılmayan toplam tutarı 140.000,-TL olan 2020 yılı davalı ödemeleri ve davacı kayıtlarına 2021 yılında kayıt edilmiş toplam tutarı 330.000 TL olan 2020 yılı davalı ödemeleri, davacının ticari defterlerinde görünen 2020 yılından 2021 yılına devreden alacağı olan 539.860,20 TL’den düşüm yapıldığında, davacının davalıdan 2020 yılından devreden alacağının (539.860,20 TL- 330.000,-TL-140.000,-TL) 69.860,20 TL olacağı, davacı tarafından Davalı yana 2021 yılında KDV Dahil Tutarı 516.499,01 TL olan 2 Adet E- Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, Davalı yan 2021/01.ay BA BS Bildirimlerinde davacı ve diğer hiçbir firma ile ilgili BA BS Bildirimi olmadığı, davalı tarafından icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihinden sonra 29.03.2021 tarihinde 90.000 TL ve 08.04.2021 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL ödeme yapılmış olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulu işbu banka dekontları üzerinde ..... için yazıyor olduğu, Maske yerine Mask yazılmış olduğu anlaşılmakta olduğu, davacının alacağını oluşturan faturaların da Maske Satışına ilişkin olduğu, davalı tarafından icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihinden sonra yapılmış 140.000 TL ödemenin, 69.860,20 TL kısmının, davacının 2020 yılından devreden 69.860,20 TL’ye saydırıldığı zaman, (ilk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman) 140.000 TL ödemenin (140.000TL-69.860,20 TL) 70.139,8 TL kısmının, davacı tarafından davalı yana 2021 yılında düzenlenmiş ve icra takibine konu ettiği toplam 516.499,01 TL’ye ilişkin olarak yapılmış ödeme olduğu değerlendirilmiş olduğu, davacının icra takibine konu ettiği 2 fatura toplamından, davalı tarafından davacı yana icra takibine konu edilen faturalara ait ödeme olarak değerlendirilen 70.139,80 TL’nin asıl alacaktan düşüm yapıldığında, davacının davalıdan (516.499,01 TL-70.139,80 TL) 446.359,21 TL alacağının kalmış olacağı, icra takip tarihinden sonra davalı yan tarafından yapılan 70.139,80 TL ödemenin icra dosya masraflarına veya asıl alacağına mahsup edilebileceğine ilişkin Takdirin Mahkemeye ait olduğu, Gümrükleme Mevzuatı yönünden yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, davacı ..... Tekstil tarafından davalı ..... adına Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü’ne hibe işlemi gerçekleştirilerek Cerrahi Maskenin ihracatı için başvuru yapıldığı ve bu başvuru sonucunda 1.356.666 adet Cerrahi Maske için TİTCK ön izin başvurusunun onaylandığı, davalı ..... tarafından Muratbey Gümrük Müdürlüğünden tescilli ..... sayılı 09/12/2020 tarihli İhracat beyannamesi düzenlendiği, düzenlenen ihracat beyannamesi kapsamında 1.450.000 adet Cerrahi Maskenin ihracatının gerçekleştiği, beyannamenin 44 nolu hanesinde Sağlık Bakanlığı-TİTCK-Tıbbi Cihaz ve Koruyucu Donanım Ön İzin Belgesi ile ilgili 1065 kodlu TPS numarasının girilmiş olduğu, VEDOP üzerinden yapılan sorgulamalarda 13.12.2020 tarihinde 1.450.000 adet Cerrahi Maske ihracat işlemlerinin tamamlandığı, davacı yan tarafından davalı yana 2021 yılında düzenlenmiş 20.01.2021 tarihli ..... numaralı toplam tutarı 308.231,81 TL olan Fatura içeriğinin Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü’ne hibe olarak 1.529.999 Adet Maske verilmiş olduğuna ilişkin olduğu, Gümrükleme Mevzuatına göre değerlendirme sonucunda 1.356.666 adet Cerrahi Maske için TİTCK ön izin başvurusunun onaylandığı görülmekte olduğu, bu durumda davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş toplam tutarı 308.231,81 TL olan fatura içeriği 1.529.999 Adet Maske’den 1.356.666 adet Maskeyi düşüm yaptığımızda (1.529.999 Adet-1.356.666 adet) 17.3333 Adet fazla Maske fatura düzenlenmiş olabileceği hesaplanmış olduğu, 0,19 TL Birim Fatura fiyatından hesaplandığında 17.333 Adet’in tutarının (17.333 Adet*0,19 TL) 3.293,27 TL hesaplanmış olduğu, davacının 25/02/2021 tarihli İcra takibi yapmış olduğu 516.499,01 TL’den 3.293,27 TL’yi düşüm yaptığımızda davacının takip konusu alacağının (516.499,01 TL-3.293,27 TL) 513.205,74 TL olacağı hesaplanmış olduğu, bu durumda, davacının icra takibi yapmış olduğu 15.01.2021 tarihli .... no.lu fatura yönünden 208.267,20 TL, 20.01.2021 tarihli ..... no.lu 308.231,81 TL fatura yönünden (308.231,81 TL-3.293,27 TL) 304.938,54 TL olmak üzere toplam olarak (208.267,20 TL +304.938,54 TL) 513.205,74 TL alacaklı olacağı hesaplanmış olduğu, icra takip tarihinden sonra davalı yan tarafından yapılan 29.03.2021 tarihinde 90.000 TL ve 08.04.2021 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL ödemenin 70.139,80 TL kısmının icra dosya masraflarına veya asıl alacağına mahsup edilebileceğine ilişkin Takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalının bağlı olduğu Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 21.08.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısına göre, davalının 1.Sınıf Tüccar olduğu, bilanço esasına göre ticari defterlerini tutuyor olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki dayanak belgeler kapsamında belirtilen tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının icra takibine dayanak faturalara konu ürünleri davalıya teslim edip etmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, Muratbey Gümrük Müdürlüğü kayıtları, ..... Global Lojistik Firması kayıtları, Devlet Malzeme Ofisi kayıtları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Celp edilen vergi dairesi kayıtlarında davalı tarafın uyuşmazlık tarihi itibariyle; bilanço usulünde defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını karşıladığı anlaşılmakla davacının gerçek kişi tacir olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu kabul doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Bakırköy ....... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyaı UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı .... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ..... aleyhine başlatılan fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 208.267,20-TL fatura asıl alacağı ve 308.231,81-TL fatura asıl alacağı olmak üzere takip çıkışının toplam 516.499,01-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) 29/04/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında takibe konu edilen 2 adet fatura borcunun ödenmediğine dayanmaktadır. Davalı taraf ise cevap dilekçesinde, davacı ile akdi ilişkisi olmadığını, faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ve ticari ilişki kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır. Takibe dayanak faturalar incelendiğinde, 15/01/2021 tarihli, ..... nolu KDV dahil tutarı 208.267,20-TL olan maske açıklamalı ve 20/01/2021 tarihli ..... nolu KDV dahil tutarı 308.231,81-TL olan .... hibe çocuk maskesi fiyat farkı ve ..... hibe cerrahi maskesi fiyat farkı açıklamalı faturaları olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlık hususunda rapor düzenlenmesi için dosya SMMM bilirkişiye verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen 05/09/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilerek ve ihracat uzmanı bilirkişi eklenerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişiler yukarıda özetine yer verilen 17/12/2015 tarihli ek raporu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan kök rapor ve ek rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki ticari ilişki, davacının usulüne uygun tutulmuş defter kayıtları, ayrıca, Muratbey Gümrük Müdürlüğü ve ..... Lojistik Firması kayıtları ile ispat edilmiştir. Davalı taraf ise yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini incelemeye sunmamıştır. Davacının defter kayıtları ve yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar incelendiğinde, davacı kayıtlarına yansıtılmayan toplam tutarı 140.000,-TL olan 2020 yılı davalı ödemeleri ve davacı kayıtlarına 2021 yılında kayıt edilmiş toplam tutarı 330.000 TL olan 2020 yılı davalı ödemeleri, davacının ticari defterlerinde görünen 2020 yılından 2021 yılına devreden alacağı olan 539.860,20 TL’den mahsup edildiğinde, davacının davalıdan 2020 yılından devreden alacağının (539.860,20 TL- 330.000,-TL-140.000,-TL) 69.860,20 TL olacağı, davacı tarafından davalı yana 2021 yılında KDV Dahil Tutarı 516.499,01 TL olan 2 Adet E- Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, takibe ve davaya konu edilen faturaların bu faturalar olduğu, davalı tarafından icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihinden sonra 29.03.2021 tarihinde 90.000 TL ve 08.04.2021 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL ödeme yapılmış olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulu işbu banka dekontları üzerinde Mask için yazdığı, davalı tarafından icra takip tarihi olan 25/02/2021 tarihinden sonra yapılmış 140.000 TL ödemenin, 69.860,20 TL kısmının, davacının 2020 yılından devreden 69.860,20 TL’ye mahsup edildiğinde, 70.139,80 TL kısmının, davacı tarafından davalı yana 2021 yılında düzenlenmiş ve icra takibine konu ettiği toplam 516.499,01 TL’ye ilişkin olarak yapılmış ödeme olduğu, buna göre 516.499,01-TL'den, 70.139,80-TL ödeme mahsup edildiğinde kalan alacak tutarının 446.359,21-TL olduğu, davaya konu faturalardan 20/01/2021 tarihli .....nolu KDV dahil tutarı 308.231,81-TL olan DMO hibe çocuk maskesi fiyat farkı ve ..... hibe cerrahi maskesi fiyat farkı açıklamalı faturaları olduğu, buna göre bu faturanın davalıya satılan faturaların yurtdışı ihracatının yapılabilmesi için davalı adına Devlet Malzeme Ofisine bağış yapılan maskelere ilişkin düzenlendiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi Gazete uyarınca koruyucu maske ve sağlık ürünlerinin ihracatı TİTCK ön iznine bağlı olduğu, 19/04/2020 tarihi itibariyle kamu kurumlarının maske ve koruyucu ürün ihracatlarının tedarik ve dağıtımının Devlet Malzeme Ofisi'ne verildiği, DMO ile sözleşme yapan yüklenici firmaların teslim edilip kabulü yapılan ürün miktarlarının haftalık olarak TİTCK'ya bildirildiği, ihracat izninin bu bildirimler esas alınarak ve teslim edilen miktarla sınırlı şekilde verildiği, ..... nolu KDV dahil tutarı 308.231,81-TL olan faturaya göre Devlet Malzeme Ofisine 1.529,999 adet maske verilmiş olduğu, Gümrükleme Mevzuatına göre yapılan değerlendirmede 1.356,666 adet cerrahi maske için TİTCK ön izin başvurusunun onaylandığı, buna göre 1.529,999 adet maskeden, 1.366,666 adet indirildiğinde, 17.3333 adet maske fazla maske için fatura düzenlendiği, birim fiyatını 0,19-TL olduğu, bu durumda fazla hesaplanan miktarın 3.293,27-TL olduğu, bunun davacının alacağından düşülmesi gerektiği, davacının kalan alacak tutarının (446.359,21-TL-3.293,27-TL=443.065,94-TL) 443.065,94-TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Somut olayda, takibe konu edilen faturalardan birinin davalının ihracat yapabilmesi için davalı adına Devlet Malzeme Ofisine hibe edilen maskelere ilişkin olduğu, bu hususta mahkememizce teknik inceleme ve değerlendirme yapıldığı, ihracat uzmanı bilirkişiden rapor aldırıldığı, fazla fatura edildiği anlaşılan maske bedellerinin mahsup edildiği, ayrıca davacının faturalar kapsamında alacaklı olduğunu ispatlamasının, davalının ticari defter kayıtları ibraz etmemesi ve davacının usulüne uygun tutulduğu anlaşılan defter kayıtları ve de Gümrük Müdürlüğü kayıtları ile ticari ilişkisinin ispatlanmasına dayalı olduğu, bu nedenle davalı tarafından alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olduğu hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığı anlaşılmakla, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 443.065,94-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 30.265,84-TL harçtan, peşin alınan 6.238,02-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 24.027,82-TL eksik harcın, davalıdan alınması ile Hazine'ye gelin kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 6.238,02-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.665,62-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 14.965,50-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 12.837,41-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 511,92-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 3.088,08-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 70.890,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026 Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/722, K. 2026/253, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-722-e-2026-253-k-e76db1694d4e