İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/324 E. 2026/349 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/324
Karar No
2026/349
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/324 Esas KARAR NO : 2026/349

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2024 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 YAZIM TARİHİ : 17/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; : davacı şirket, davalı tarafla aralarındaki olan ticari münasebetinden kaynaklanan toplam 6.800,00-EUR tutarındaki fatura bedellinden kaynaklanan alacak bedelini ödememesi neticesi, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ile bu alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığını, davalı tarafça takibe konu borca ve ödeme emrine itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davacı vekili davalının, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına vaki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca ve ödeme emrine ilişkin itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacak 6.800-EUR üzerinden devamını, itirazlarında haksız olan davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. ARAŞTIRMA; 1Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla çıkartılarak dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı .... Lojistik Anonim Şirketi aleyhine başlatılan faturaya alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 6.800,00-EUR fatura, 104,78-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.904,78-EUR olduğu, davalı (borçlunun) 02/11/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Osmangazi Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 29/04/2024 Tarih ve .... Sayılı yazınız; davacı tarafın 2023 yılına ait Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait BA ve BS formları getirtilmiştir. 3-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21/10/2024 Tarih ve .... Sayılı yazınız; davalı tarafın 2023 yılına ait Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait BA ve BS formları getirtilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 15/01/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-Dava dosyasına eklenen BA ve BS formaları incelendiğinde E Belge niteliğinde olduğu, davalının beyanı olmadığı 2-1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği 2023-2024 Yılları Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediği,

3-Davacının incelenen defter kayıtlarında: davacının davalıdan 6.800,00EURO karşılığı 236.655,64 TL tutarında alacaklı göründüğü sonuç ve kanaatine varılmıştır. 02/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-)Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-)Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,

3-)Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 06/09/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 6.800,-EUR Alacaklı oldukları,

4)Davacı tarafından davalı yana 2023 yılında Toplam tutarı 14.250,00 EUR (319.598,43 TL) olan 8 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş iade veya satış niteliğinde BA BS Bildirimine rastlanmamış olduğu, Davalı yan adına .... TAŞIMACILIK VE TİC. tarafından davacı .... Bankası hesabına 2023 yılında Toplam Tutarı 7.450-EUR olan Banka Ödemesi yapılmış olduğu, Davacının kalan alacak tutarının (14.250,00 EUR-7.450-EUR) 6.800,- EUR olduğu tespit edilmiş olduğu,

5-)İlk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman davacı alacağının, icra takibine konu edilen 26.05.2023 tarihli ... numaralı 4.700 EUR Tutarlı Temel E-Faturanın ödenmeyen 3.200 EUR’sının, 07.06.2023 tarihli ... numaralı 300 EUR’luk Temel E-Faturanın ve 13.06.2023 tarihli ... numaralı 3.300 EUR’luk Temel E- Fatura olmak üzere, toplam olarak 6.800 EUR Temel E-Fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, işbu faturaların Temel E- Faturaları olduğu, işbu faturalara itirazın karşı tarafa iade faturası düzenlenerek veya Noter Kanalı ile veya KEP üzerinden yapılabileceği, ancak dosya içeriğinde itiraz belgesine rastlanmamış olduğu, 6-)Davacı yan 06/09/2023 tarihli icra takibinde 6.800 EUR Alacağına 104,78 EUR İşlemiş Faiz talep etmiş olduğu, ancak, dava dilekçesinde, takibin asıl alacak 6.800 EUR üzerinden devamını talep etmiş olduğu görülmüş olduğu, ayrıca taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğundan tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu,

7-)Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 06/09/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Kamu Bankalarınca Uygulanan EUR Tevdiat Azami Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,

Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla çıkartılarak dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... Lojistik Anonim Şirketi aleyhine başlatılan faturaya alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 6.800,00-EUR faturaya dayalı asıl alacak, 104,78-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.904,78-EUR olduğu, davalı (borçlunun) 02/11/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. İş bu itirazın iptali davasının takibe konu edilen asıl alacak miktarı üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

Mahkememizce davacı tarafın ticari defter ve belgeleri talimat mahkemesi aracılığı ile incelenmiş, SMMM bilirkişi yukarıda özetine yer verilen düzenlenen 13/01/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkememizce davacı defterleri incelenerek aldırılan rapor değerlendirilerek ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Bilirkişi yukarıda özetine yer verilen 02/02/2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkememizc bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tarafından davalı yana 2023 yılında toplam tutarı 14.250,00 EUR (319.598,43 TL) olan 8 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş iade veya satış niteliğinde BA BS Bildirimine rastlanmamış olduğu, davalı adına .... Taşımacılık ve Tic. tarafından davacı ... Bankası hesabına 2023 yılında Toplam tutarı 7.450-EUR olan banka Ödemesi yapılmış olduğu, davacının kalan alacak tutarının (14.250,00 EUR-7.450-EUR) 6.800,- EUR olduğu tespit edilmiş olduğu, ilk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman davacı alacağının, icra takibine konu edilen 26.05.2023 tarihli ... numaralı 4.700 EUR Tutarlı Temel E-Faturanın ödenmeyen 3.200 EUR’sının, 07.06.2023 tarihli .... numaralı 300 EUR’luk Temel E-Faturanın ve 13.06.2023 tarihli .... numaralı 3.300 EUR’luk Temel E- Fatura olmak üzere, toplam olarak 6.800 EUR Temel E-Fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturaların davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş karşısında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davacının, davalıdan 6.800,00 Euro alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edilmiştir. Buna karşılık davalı, takibe konu söz konusu alacağı ödediğine dair herhangi bir yazılı belge veya delil sunmamıştır. Bu nedenle, davanın kabulü ile, takibe konu asıl alacak miktarı olan 6.800,00 Euro üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları tarafından 1 yıllık vadeli EUR mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, ticari defter ve vergi kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 6.800 Euro asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları tarafından 1 yıllık vadeli EUR mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek takibin DEVAMINA, 2-Kabul edilen alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Alınması gereken 16.120,05-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 4.007,66-TL peşin harcının indirilmesi ile kalan 12.112,39-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 4.007,66-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.435,26-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12.152,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/324, K. 2026/349, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-324-e-2026-349-k-87cae7244466