İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/801 E. 2026/331 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/801
- Karar No
- 2026/331
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/801 Esas KARAR NO : 2026/331
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durduğunu, taraflar arasında mevcut olan ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kayaklanan faturaların her iki tarafın da ticari defterlerine işli olduğunu beyanla, davanın kabulüne, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, likit alacağın en az %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, tekstil alanında ülkenin önemli miktarda katma değer yaratan şirketlerinden olduğunu, yurt dışı müşterilerine ve yurt için müşterilerine tekstil ürünleri, kumaş örme, boyama ve baskı işleri yaparak ticari faaliyetini yürüttüğünü, müvekkili şirketin ,davacı tarafça gönderilen iplikleri örerek kumaş haline getirdiğini, daha sonra müşterisinin talebi gereği bu kumaşları boyadığını, boyama sonrası kumaşlarda enine izlerin bulunduğunun fark edildiğini, durumun derhal müvekkili şirketin satın alma yetkilileri tarafından davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafın önce hatasını kabul ettiğini, daha sonra kendilerinin de bu iplikleri başka firmalardan satın aldıklarını gerekçe göstererek ticari teamüle aykırı ve satıcı sorumluluğunun dışında bir tavırla ürünleri geri alamayacağının, sonuçtan sorumlu olmadıkları beyan ettiğini, kumaşlardaki hatanın giderilmesinni mümkün olmadığını, müvekkili şirketin müşterisinin de bu haliyle kumaşları satın almaktan vazgeçerek siparişini iptal ettiğini, davalı şirketin davacı şirketten ayıplı ürün satması sebebiyle müşterisi tarafından reklamasyon faturasına muhatap olduğunu, kumaşları örmek ve boyamak için yaptığı tüm bu masrafların ve kumaşları satamamaktan dolayı elde etmeyi umduğu kardan da mahrum kalması sebebiyle ciddi bir miktarda zarara uğradığını beyanla, davanın kabulü ile, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, likit alacağın en az % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yandan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 21.02.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda: "I. TİCARİ DEFTER TASDİKLERİ VE KAYIT DÜZENİ: a. DAVACI- ..... İPLİK SAN. VE TİC. A.Ş. 2023 ve 2024 yılında e.defter mükellefi olduğu ve e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir. b. DAVALI-..... KUMAŞ VE TEKSTİL SAN.A.Ş. 2023 ve 2024 yılında e.defter mükellefi olduğu ve e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayı larının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir. II.DAVA DOSYASI KAPSAMI VE TARAFLARIN BA-BS BEYANLARI VE İNCELEMEYE SUNULAN TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA KARŞILAŞTIRMALI İNCELEME VE TESPİTLER: 1. 31/03/2024 tarihinde, DAVACI ŞİRKET tarafından yapılan 2024 yılı 1.Geçici Vergi Dönemi “kur değerlemesi” sebebi ile DAVALI ŞİRKET aleyhine 725.220,71-TL tutarlı “kur değerlemesi” yapılması sonrası HESABIN DAVALI ALEYHİNE 681.112,49-TL BORÇ BAKİYESİ VERDİĞİ, 2. “KUR DEĞERLEMESİ” kaynaklı, 681.112,49-TL tutarlı borç bakiyesine dayanarak, 22/03/2024 tarihi itibariyle (32.,3105 USD/TL kuru ile) 21.096,61-USD üzerinden İLAMSIZ TAKPLLERDE ÖDEME EMRİ ile icra takibi başlatıldığı, 3. ANCAK , ÖNEMLE BELİRTİLMESİ GEREKMEKTEDİR Kİ, a. Geçici Vergi Dönemlerinde yapılan kur değerleme işlemleri, VUK m. 280 ve ilgili tebliğler çerçevesinde geçici ve düzeltilebilir muhasebe kayıtlarıdır. DAVACI ŞİRKETİN, geriye dönük kayıtları incelendiğinde, DAVALI ŞİRKET aleyhine tüm geçici vergi döenmlerinde kur değerleme işlemini yaptığı ve yapılan işlemi olması gereketiği gibi takip eden ayın 1.günü iptal ettiği halde, 2024/1.dönem(mart ayı) işlemi ile DAVALIYI borçlandırıp, 681.112,49-TL alacağa dayanarak icra takibi başlattığı halde, kendi hesabı ile çelişir şekilde 01/10/2024 tarihinde 2024/1.Geçici Vergi Dönemi kur değerlemesini iptal ettiği tespit edilmiştir. b. Geçici vergi dönemlerinde yapılan kur değerlemeleri tek başına müşteriye “fiilen borç yükleyen” ve tahsili istenebilecek bir alacak yaratmaz. Bu nedenle bu tür borçlandırmalar, çoğu durumda muhasebesel/kurgusal(fiktif nitelikli) kabul edilir ve icra takibine dayanak yapılamayacağı, DAVACI tarafından, icra takibine konu edilen alacak tutarı FİKTİF ALACAKTIR. Bu nedenle, “kur değerlemesi” kaynaklı 725.220,71-TL borçlandırmanın İptali ile, DAVALI şirketin borçlu değil, aksine bakiye 44.108,22-TL tutarında alacaklı olduğu, tespit edilmiş olmasına karşın, DAVACI ŞİRKET tarafından 31/12/2024 tarihli neye dayandığı belli olmayan 212.975,28-TL(taraflar arasında sürekli aynı tutarlı fatura iadeye konu edilmiş olmasına karşın DAVACI ŞİRKET kayıtlarında buna yer verilmediği) kanaati oluştuğu, c. ÖZELLİKLE 2024 yılında DAVACI ŞİRKET tarafından muhasebe tekniği ve kayıt usulüne aykırı kayıtlarla DAVALI aleyhine borçlandırma yapıldığı, d. Yukarıda ayrıntısı izah edildiği üzere, DAVACININ, DAVALI aleyhine yapmış olduğu212.975,28-TL tutarlı borçlandırmanın, DAVALI tarafından 02/12/2024 tarihli kayıtla kabul edilmiş olmasını takiben 13/12/2024 tarihinde DAVALI tarafından DAVACIYA hitaben düzenlenen 13/12/2024 tarihli ..... no’lu 212.975,28-TL’lik faturanın DAVACI tarafından kabul edilmeyerek DAVA KONUSU icra takip tutarından ayrıca 212.975,28-TL’lik daha borçlandırma yapıldığı, 4. YUKARIDA ayrıntısı açıklandığı üzere, dava konusu alacağa dayanak tutulan icra takibi konusu alacak tutarının esasen fiktif(kurgusal) bir alacak olduğu, bu nedenle DAVALININ bu tutarda borçlu olduğu kanaatinin oluşmadığı, 5. DAVACININ 212.975,28-TL’lik alacağı ile ilgili ise tarafların karşılıklı ve sürekli olarak aynı tutarı iade faturası konu yaptıkları bu nedenle 212.975,28-TL tutarlı fatutar içeriğinin ne tür bir ticari emtia alım-satım ilişkisinden kaynaklı olduğu ve karşılıklı iadeye konu edilmesinin izaha muhtaç olduğu kanaati oluşmuştur. 6. Yukarıda BA-BS analizi bölümünde de ayrıntısı açıklandığı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, çok sayıda faturadan kaynaklı BA-BS uyumsuzluğu olduğu, bunun DAVALI tarafından, DAVACIYA hitaben düzenlenmiş iade faturalarından kaynaklandığı, 7. Yukarıda DAVACI ŞİRKET ticari defterlerinden tespitler bölümünde, DAVACININ 2023 yılında 31/12/2023 itibariyle gerçekte 329.096,93-TL alacaklı olduğu tespiti yapılmış olmasına karşın, DAVALI kayıtlarında, 31/12/2023 itibariyle DAVALININ 86.828,03-TL alacaklı olduğu kaydının yapılmış olduğu tespiti dikkate alındığında, taraflar arasında çok yüksek tutarlarda sayılabilecek mutabakatsızlıklar olduğu, bunun nedenini ise tarafların karşılık kabul edilmeyen iade faturalarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. 8. 2024 yılında, taraflar arasındaki ticari ilişkide, sürekli aynı tutar dayanak yapılarak, taraflar arasında faturalaşma olduğu, DAVALI ŞİRKETİN kayıtlarında 02/12/2024 itibariyle DAVACININ 212.975,28-TL TUTARINDAKİ BORÇLANDIRMASININ kabul edilmiş olmasına karşılık 13/12/2024 tarihi itibariyle buna karşın düzenlenen ..... no’lu 212.975,28-TL tutarlı fatura ile DAVACI tarafa iade faturası düzenlendiği halde, DAVACI tarafından bu faturanın kabul edilmeyerek kayıtlara intikal ettirilmediği, 13/12/2024 tarihli ...... no’lu 212.975,28-TL tutarlı iade faturasının, esasen aynı tuarlı faturanın taraflar arasında sürekli iadeye konu edilmiş olmasının fatura içeriği ticari emtialar açısından çözümlenmesi gerektiği, 9.YUKARIDA ayrıntısı açıklandığı üzere, dava konusu alacağa dayanak tutulan icra takibi konusu alacak tutarının esasen fiktif (kurgusal) bir alacak olduğu, bu nedenle DAVALININ bu tutarda borçlu olduğu kanaatinin oluşmadığı, 10. DAVACININ 212.975,28-TL’lik alacağı ile ilgili ise tarafların karşılıklı ve sürekli olarak aynı tutarı iade faturasına konu yaptıkları, davalının müşterisi ..... Tekstil’in davalıya kestiği toplam 212.975,28 TL tutarındaki 3 adet iade faturasını davacıya yansıttığı, 11. Davacının davalıya sattığı ipliklerden örülen ve boyanan 723 kg 28/2 poliviskon lyc süprem kumaşın, imalatında kullanılan, davacıdan satın alınan, ipliğin ayıplı olması sonucu oluşan enine çizgi şeklinde hatalar nedeniyle ayıplı hale geldiği, 12. Dava konusu kumaşlardaki enine çizgi hatasının kumaşın boyanması / yıkanması sonrasında anlaşılabilecek gizli ayıp olduğu, davalının hatanın farkına varır varmaz e-mail yoluyla davacıya ayıp ihbarında bulunduğu, 13. Kumaşların ayıplı olması nedeniyle davalının 83.145,00 TL zararının oluştuğu, " şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı cari hesap(açık hesap) alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı taraf davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı icra takip dosyası ile toplam asıl alacak 21.096,61 Usd karşılığı 681.642,02 -TL üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmakla ; davacı taraf, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının takibe itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, faturaya konu ürünlerin ayıplı olduğunu, bu nedenle davalının zarar uğradığını, davacının reklamasyon faturasını iade ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bu kapsamda, davacı ve davalı tarafın sunulan 2023 ve 2024 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı şirket tarafından yapılan 2024 yılı 1.Geçici Vergi Dönemi “kur değerlemesi” sebebi ile davalı şirket aleyhine 725.220,71-TL tutarlı “kur değerlemesi” yapılması sonrası hesabın davlaı aleyhine 681.112,49-TL borç bakiyesi verdiği, kur değerlendirmesi kaynaklı, 681.112,49-TL tutarlı borç bakiyesine dayanarak, 22/03/2024 tarihi itibariyle (32.,3105 USD/TL kuru ile) 21.096,61-USD üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı şirektin, geriye dönük kayıtları incelendiğinde, davalı şirket aleyhine tüm geçici vergi döenmlerinde kur değerleme işlemini yaptığı ve yapılan işlemi olması gereketiği gibi takip eden ayın 1.günü iptal ettiği halde, 2024/1.dönem(mart ayı) işlemi ile davalıya borçlandırıp, 681.112,49-TL alacağa dayanarak icra takibi başlattığı halde, kendi hesabı ile çelişir şekilde 01/10/2024 tarihinde 2024/1.Geçici Vergi Dönemi kur değerlemesini iptal ettiği tespit edilmiştir. Geçici vergi dönemlerinde yapılan kur değerlemelerinin tek başına müşteriye “fiilen borç yükleyen” ve tahsili istenebilecek bir alacak yaratmayacağı, bu nedenle bu tür borçlandırmaların, çoğu durumda muhasebesel/kurgusal(fiktif nitelikli) kabul edileceği ve icra takibine dayanak yapılamayacağı ve davacının, icra takibine konu edilen alacak tutarı fiktif alacak olduğu bilirkişice belirtilmekle bu nedenle, “kur değerlemesi” kaynaklı 725.220,71-TL borçlandırmanın İptali ile, davalı şirketin borçlu değil, aksine bakiye 44.108,22-TL tutarında alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının davalıdan alacaklı olduğunu usulüne uygun yazılı deliller ile ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE; 2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 8.862,96-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.130,96-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 113.882,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır