İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/264 E. 2026/322 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/264
- Karar No
- 2026/322
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/264 Esas KARAR NO : 2026/322
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/07/2023 KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZIM TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... Sigorta A.Ş.'ye ..... nolu poliçe ile mecburi mali mesuliyet sigortası ile sigortalı, maliki ...., sürücüsü ..... olan ..... plakalı ticari minibüse, 23/09/2022 tarihinde, Esenyurt, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken , sol tarafından maliki ....., sürücüsü ..... olan ve ..... Sigorta A.Ş.ye .... nolu poliçe ile sigortalı, ..... plakalı aracın kırmızı ışıkta duramayarak çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ağır yaralandığını, kırıklar meydana geldiğini bu kırıkların yaşam fonksiyonlarını tehlikeye sokar nitelikte olduğunu, uzun süre yatalak kaldığını, eski sağlıklı haline dönmesinin mümkün olmadığını, tedavisi süresince çalışamadığını, gelir kaybına uğradığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, kazada her iki sürücünün birlikte ve ayrı ayrı müteferrik kusuru bulunduğunu, davacının ise hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek davacı taraf davalılara kayıtlı araçlar üzerine dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil-şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkil-şirketin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiklerini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar gereği geçici iş göremezlik zararı sağlık giderleri teminatına alınmıştır. Ayrıca sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. Başvuranın bu yöndeki taleplerinin reddi gerekmektedir.Müvekkil Sigorta Şirketi mağdurların geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ..... sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.” Müvekkil sigorta şirketi, geçici bakıcı gideri zararından sorumlu değildir, aksi kanaate olunması halinde ise belgelenmeyen bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar kaza nedeniyle ortaya çıktığını iddia ettiği geçici bakım ve bakıcı giderleri tazminatı talep edilmiş olsa da söz konusu talebin reddi gerektiğini, Genel Şartların A.5 /6 maddesinde kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren, sürekli sakatlık raporu alınana kadar geçen tedavi süresinde ortaya çıkan bakıcı gideri zararının tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olması nedeniyle, geçici iş göremezlik döneminde oluşan bakıcı gideri zararından Müvekkil Sigorta Şirketi sorumlu olmadığını, davacı taraf zararın oluşmasına emniyet kemerini takmaması nedeniyle sebebiyet verdiğini belirli sınıf minibüs ve otobüslerde emniyet kemeri bulundurma ve kullanma zorunluluğu getiren 18.07.1997 tarihli Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliğinin 150. Maddesinde 2014 yılında yapılan değişiklik ile belirli sınıf minibüs ve otobüslerde emniyet kemeri bulundurma ve kullanma zorunluluğu getirildiğini, kaza anında davacı tarafın kaza anında emniyet kemeri kullanmadığı ve söz konusu iddia edilen zararında bundan kaynaklı olduğu göz önüne alınmalıdır. Bu kapsamda sayın mahkemece tazminat taleplerinin reddine karar verilmemesi ihtimalinde sayın mahkemece Yargıtay İçtihatlarına uygun olarak hükmolunacak tazminat miktarında %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, belirtilen nedenlerle öncelikle usule ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddine, sayın mahkemece usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin ...... Esas sayılı dosyasına davacı tarafından ve davalı tarafından feragat dilekçesi sunmuş olduğu, bu sebeple dosyanın Davalı ..... Sigorta A.Ş yönünden tefrikine karar verilerek işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin 18/03/2026 tarihli feragat dilekçesi sundukları, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığına ilişkin dilekçe sunmuş oldukları görülmüştür. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur." Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragat davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatın usulüne uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı ve davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi ve İİK 263. maddesi de dikkate alınarak) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 27/03/2026
Katip ..... Hakim .....