İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/368 E. 2024/368 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/368
- Karar No
- 2024/368
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/368 Esas - 2026/220 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/368 KARAR NO : 2026/220
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Taraflar arasında akdedilen 01/03/2023 tarihli makine satış sözleşmesi uyarınca davalı ...Makine'nin teslim etmesi gereken ürünleri eksik ve ayıplı olarak teslim ettiğini, sözleşmenin 5. maddesi gereğince teslimatın 45 gün içinde yapılması gerekirken bu sürenin aşıldığını, aynı maddede avans ödemesinden sonraki 70. günden itibaren geciken her gün için sözleşme bedelinin binde beşi oranında cezai şart uygulanacağının kararlaştırıldığını, davalının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle ... .... ... ... ... ... ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmesine rağmen sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple 145.000,00 Euro olan sözleşme bedeli üzerinden 365 günlük gecikme için toplam 264.625,00 Euro (dava tarihi itibarıyla 9.230.120,00 TL) tutarında cezai şart alacağı doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 30/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki 01/03/2023 tarihli sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davacının, işin başlaması ve cezai şart süresinin işlemesi için sözleşme bedeli olan 171.100,00 USD'nin %40'ına tekabül eden 68.440,00 USD'yi avans olarak ödemesi gerektiğini, ancak davacının 10/03/2023 tarihinde yaptığı 1.097.911,00 TL'lik ödemenin, o günkü kurla karşılığı 1.296.938 TL olan bu tutarı karşılamadığını ve eksik ödeme yaptığını, kendi edimini tam olarak yerine getirmeyen davacının müvekkilinden cezai şart talep etme hakkı bulunmadığını, buna rağmen sözleşme konusu ürünlerin tamamının davacıya teslim edildiğini, davacının teşvikten yararlanma talebi nedeniyle sevk irsaliyesi düzenlenmediğini, davacının sunduğu ve ürünlerin ayıplı olduğunu iddia ettiği imzasız tutanaklara itibar edilemeyeceğini, ayrıca davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine kendilerine ... .... ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödeme ihtarında bulunulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının cezai şartı sözleşmedeki 145.000 USD yerine 145.000 EURO üzerinden hatalı hesapladığını ve talep edilen 264.625,00 EURO tutarındaki cezai şartın sözleşme bedelinin yaklaşık iki katı olması nedeniyle fahiş olduğunu, bu nedenle TBK'nun 182/3. maddesi uyarınca tenkis edilmesi gerektiğini ileri sürerek, cezai şarta ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... .... ... Mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce bilirkişiler ... .... .... tarafından 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davalı vekilinin 28/11/2025 tarihli vekillikten çekilme dilekçesinin davalı asile usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Dava, sözleşmeden kaynaklı cezai şartın tahsili istemlidir. Davaya konu sözleşme, bilirkişi raporu, ticari defter ve kayıtlar, müzekkere cevapları ile tüm getirtilmesi gerekli deliller dosyaya celp edilmiştir. Taraflar arasındaki 01.03.2023 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde, davacının alıcı/teslim alan davalının satıcı/teslim eden olduğu, sözleşmenin konusunun 2 adet Exproof 75 kw vakumlu kapaklı sıyırıcılı dissolver, 4 adet serpartinli 2000 L kapasiteli mobil kazan, 1 adet Exproof 22 kw 3m3 kapasiteli Reaktör, 1 takım çelik platform, Exproof 1,5 kw vakumlu sıyırmalı laboratuvar dissolver, Exproof asansörlü hidrolik kazan boşaltma presi, tüm bu sistemlerin teknik resimleri, dökümantasyonu, malzemelerin marka model datasheet ve kullanım-bakım kılavuzları olduğu, teslim tarihinin sözleşmede "Sipariş onayından itibaren 45 gün, opsiyon 5 gündür. Teslim tarihi geciktiğinde avansın yatırılmasının 70.günden itibaren her gün sözleşme bedelinin binde 5'i kadar Thicol'e ceza kesilecektir. Avansın yatırılmasından başlayarak 120 gün içerisinde teklifte belirtilen ürünlerin teslim edilmemesi ya da ayıplı, eksik, kusurlu, yanlış, görevini yapamaz, tasarımda ve sözleşmede belirtilenden farklı şekilde teslim edilmesi durumunda BAB Mühendislik sözleşmeyi feshetme ve ödediği tutarı iade alma hakkına sahip olacaktır." şeklinde düzenlendiği, ödemenin sözleşme bedelinin %40'ının iş başında peşin ; %50'sinin makinelerin tesliminde ve %10'unun makinelerin devreye alınmasında yapılacağına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ... 65.Noteri kanalı ile davalı tarafa keşide edilen 07.03.2024 tarihli (Yevmiye No: 11494) ihtarnamenin; “...satın alınan ürünlerin teslim tarihleri taraflarca kararlaştırılmış olmasına karşın, halen söz konusu ürünlerin tamamı teslim edilmiş değildir. Bildiğiniz üzere sözleşmenin 5.maddesinde “Teslim tarihi geciktiğinde avansın yatırımasının 70.günden itibaren her gün sözleşme bedelinin binde 5'i kadar Thicol'e ceza kesilecektir. Avansın yatırılmasından başlayarak 120 gün içerisinde teklifte belirtilen ürünlerin teslim edilmemesi ya da ayıplı, eksik, kusurlu, yanlış, görevini yapamaz, tasarımda ve sözleşmede belirtilenden farklı şekilde teslim edilmesi durumunda BAB Mühendislik sözleşmeyi feshetme ve ödediği tutarı iade alma hakkına sahip olacaktır.” denilmiştir. Hüküm açık olmasına ve müvekkil şirket iyi niyetli tutumuna karşı sözleşme hükümleri ihlal edilmiştir. İş bu ihtamamenin tebliğ tarihinden itibaren 5 iş günü içinde teslim etmeniz gereken ürünlerin teslim edilmesi, aksi takdirde her türlü ceza şart ve sözleşme ihlaline ilişkin hükümlerin işletileceğini..." şeklinde düzenlendiği, Davacı tarafından ... 63.Noteri kanalı ile davalı tarafa keşide edilen 22.03.2024 tarihli (Yevmiye No: 10459) ihtarnamenin; "...müvekkil şirkete gönderilen 15.03.2024 tarihli TMS2024000000006 numaralı fatura içeriğinin 2 adet Serpantinli AISI304L Paslanmaz Mobil Kazan'a ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İş bu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmekteyiz. TMS2024000000006 numaralı faturaya ilişkin olarak itirazlarımız ile müvekkilin tarafınıza herhangi bir borcu bulunmadığı, fazlaya ilişkin tüm talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla iş bu faturaya süresi içinde itiraz ediyoruz..." şeklinde düzenlendiği, Davalı tarafından Kartal 23.Noteri kanalı ile davacı tarafa keşide edilen 14.03.2024 tarihli (Yevmiye No:7016) ihtarnamenin; "...sözleşmeye göre müvekkil üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş ve sözleşme konusu ürünleri tarafınıza teslim etmiştir. Aynı sözleşmede ödeme hususu “Sözleşme bedelinin %40 iş başında peşin, %50 iş yeri İstanbul adresimiz tesliminde, %10 makinelerin devreye alınmasında” ödenecek şekilde düzenlenmiş ve taraflar arasında anlaşma sağlanmıştır....müvekkil şirket tarafından anlaşmaya konu malların %80'ının tamamlanmış ve tarafımızca teslim edilmiş olmasına karşılık taahhüt edilen ödeme hiçbir şekilde gerçekleştirilmemiş, tarafınızca ödeme planına riayet edilmemiştir....Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri ifa etmediğiniz anlaşıldığından iş bu ihtamamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 5 iş günü içinde sözleşme ile kararlaştırılan bedele ilişkin fatura bedellerini ödemenizi, sözleşmedeki yükümlülüklerinizi ifa etmenizi aksi halde fesih veya iptal veya cezai şart hükümlerinin tatbik edileceğini....ihtaren bildiririz." şeklinde düzenlendiği, Davacı tarafından ... 59.Noteri kanalı ile davalı tarafa keşide edilen 17.05.2024 tarihli (Yevmiye No: 21584) ihtarname içeriği özetle; "..10.03.2023 tarihinde satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşme hükümlerini ihlal etmiş olmanız, sözleşme konusu ürünleri eksik teslim etmiş olmanız, eksik teslim edilen ürünlerde oluşan ayıplarında giderilmemiş olması nedeniyle sözleşmeniz 17.05.2024 tarihi itibari ile feshedilmiştir....fesih nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zararlar nedeniyle yasal yollara başvurulacağını, her türlü cezai şart ve sözleşme ihlallerine ilişkin hükümlerin işletileceğini....ihtaren bildiririz.” şeklinde düzenlendiği görülmüştür. HMK'nın 222. maddesi uyarınca tarafların ticari defter ve kayıtlarının ibrazı istenilmiş, tarafların bildirdiği ticari defter ve kayıtları yerinde incelenerek bilirkişi raporu alınması istenilmiştir. Mahkememizce davalının defterlerinin yerinde incelenmesi ve bilirkişi raporunun sunulması için talimat mahkemelerine (Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine ve Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesine) yazılan yazılara karşın davalının ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmadığı anlaşılmıştır. Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için görevlendirilen bilirkişiler Sultan Erdoğan ve Mehmet Rifat Bacanlı tarafından düzenlenen ve 13/01/2026 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın, E-Defter mükellefi olduğu, defter beratlarının süresi içinde GİB sistemine yüklendiği, defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, Taraflar arasında 01.03.2023 tarihinde “Satış Sözleşmesi” akdedi sözleşmenin net tutarının 9440'ına isabet eden avans tutar olan 58.000,00 USD”nin davacı tarafından 10.03.2023 tarihinde ödendiği, Sözleşmenin 6.maddesinde ödeme hususunun; “Sözleşme bedelinin 9640 iş başında peşin, 9650 iş yeri İstanbul adresimiz tesliminde, 9610 makinelerin devreye alınmasında”, teslim süresinin ise “Avansın yatırılmasından başlayarak 120 gün içerisinde... ” şeklinde düzenlendiği, Davacı tarafından, ,,,, ,,,, ,,,, yevmiye numarası ile sözleşmenin feshedildiğinin davalı tarafa bildirildiği “Avans ödemenin 10.03.2023 gerçekleştirildiği, ödeme sonrası /0.günün 19.05.2023 tarihi olarak hesaplandığı, fesih tarihi ile 19.05.2023 arasında 364 günlük bir gecikme bulunduğu, sözleşme bedi 171.100,00 USD olduğu, davacının yatırım teşviki kullandığı için sözleşme bedelinin net 145.000,00 USD olduğu, günlük cezai şart bedelinin 725,00 USD olduğu, 364 güne isabet eden miktarın 263.900,00 USD olacağı, “Davacı yanın dava tarihi olan 23.05.2024 tarihine kadar cezai şart isteme hakkı olduğu kabul edilirse 19.05.2023 ile 23.05.2024 arasında 370 günlük bir süre bulunduğu, 370 güne isabet eden miktarın (725X370) 268.250,00 USD olacağı rapor edilmiştir. Deliller değerlendirilmiştir. Somut olayda; Davacı vekili davalının sözleşmeyi yerine getirmediğini, vaad edilen ürünlerin teslim edilmediğini, sözleşmede bu nedenle koyulan sürelere uyulmadığını belirterek cezai şart nedeniyle oluşan alacağın tahsilini talep etmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “cezai şart (ceza koşulu)” kavramı üzerinde durulmasında fayda vardır. Kanun koyucu mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 158-161. maddelerinde “cezai şart” kavramını kullanmış, TBK’nın 179-182. maddelerinde ise bunun yerine “ceza koşulu” kavramını tercih etmiştir. Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Akman Sermet/Burcuoğlu Haluk/ Altop Atilla/ Tekinay, Selahattin Sulhi: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 358-359). Cezai şart, somut olayda uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 179–182. maddelerinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci bendinde seçimlik cezai şart düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmek üzere cezai şart vaad edilmiş ve aksi de sözleşmede öngörülmemiş ise alacaklı ya sözleşmenin ifasını ya da cezai şartın ödenmesini isteyebilir. Seçimlik cezai şartta alacaklı seçimlik bir yetkiye sahiptir. Buna göre o şartın gerçekleşmesi yani borçlunun asıl edimi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi durumunda ya asıl edimin ifasını ister ya da bundan vazgeçerek cezai şartın ödenmesini talep eder. Seçimlik cezai şartta alacaklı hem asıl edimin ifasını hem de cezai şartın ödenmesini isteyemeyecektir. İkinci bentte düzenlenen ifaya ekli cezai şartta ise alacaklı, açıkça feragat etmiş veya ifayı kayıtsız şartsız kabul etmiş olmadıkça, hem sözleşmenin ifasını hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilir.Seçimlik ve ifaya eklenen ceza koşulu, borçlunun borcunu ihlâl etmesine karşı alacaklıya bir talep hakkı sağlar. Bununla birlikte her ikisinde de sözleşmenin alacaklı tarafından feshedilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde ifaya ekli cezai şartın kararlaştırıldığı, davacının yukarıda belirtildiği üzere ... 69.Noterliği 17.05.2024 tarihli 21584 yevmiye numarası ile sözleşmeyi feshettiği ve bu tebligatın karşı yana 17.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 818 s. BK'nın 158/1 ve 2.fıkralarında (6098 s. TBK. m. 179/1-2) düzenlenen cezanın istenebilmesi için asıl borca ilişkin sözleşmenin fesih olunmaması (veya sözleşmeden dönülmemesi), başka bir anlatımla, sözleşmenin yürürlükte olması gerektiği, zira, sözleşmeden dönen (veya sözleşmeyi fesheden) tarafın, döndüğü veya feshettiği yani ortadan kaldırdığı sözleşmenin artık yürürlükten kalkmış olan hükümlerine dayanarak ceza isteyemeyeceği (bkz. YHGK, 2014/524 E., 2016/192 K. Sayılı ve26/02/2016 tarihli ilamı) anlaşıldığından açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, 6-Davalının karşıladığı 315,00TL posta ücreti ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.315,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/03/2026