İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/612 E. 2025/612 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/612
- Karar No
- 2025/612
- Karar Tarihi
T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/612 Esas - 2026/174 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/612 Esas KARAR NO : 2026/174
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 18/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi. İDDİA VE İSTEK : Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı... Genel Müdürlüğü arasında 20/03/2013 tarihinde akdedilen elektronik ücret toplama, araç içi yolcu bilgilendirme, kamera ve akıllı durak sistemi işine ait sözleşmenin imzalandığını, toplu taşıma araçlarında kullanılacak Ücret Toplama, Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç İçi Bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin işletilmesi 10 yıl süre ile müvekkili şirket tarafından yüklenildiğini, taraflar arasındaki bu sözleşmenin özel hukuk kurallarına tabi ticari nitelikte bir sözleşme olduğunu, sözleşme şartları uyarınca sözleşme konusu işin kurulumu ve işletme masrafları ve sistemin işletilmesi yükümlülüğü müvekkili şirket tarafından karşılanacak olup buna karşılık kurulan sistem dahilinde toplanan ciro üzerinden KDV dahil %2.17 oranında işletme komisyonu müvekkili şirket tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalı kurum tarafından müvekkili şirkete gönderilen yazıda proje kapsamında 24/01/2018 günü saat 01:30 ile 13:36 saatleri arasında veri tabanından sistemde yer alan bütün ünitelere veri akışının sağlanamadığını, 01:30 ile 13:36 saatleri arasında belirlenen arızanın, Toplu Ulaşım Araçlarımızın çalışmaya başladığı 06:00 ile arızanın bitiş saati olarak belirlenen 13:37 saatleri arasında gelen toplam süre 7 saat 36 dakika olarak tespit edildiğini, bu kapsamda bugüne kadarki en yüksek ciro 257.784,29 TL olarak hesaplandığını, veri akışının sağlanamadığı toplam süre 7 saat 36 dakika ile en yüksek saatlik ciro alarak hesaplanan 257.784,29 TL ile çarpıldığında 1.897.292.37 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, davalı kurumun ayrıca proje kapsamında 29/03/2018 günü saat 07:03 ile 10:03 saatleri arasında veri tabanından sistemede yer alan bütün ünitelere veri akışının sağlanamadığı tespit edildiğini, arıza süresi başlama tarihi 29/03/2018 saat 07:03 - 10:03 saatleri arasında toplam sürenin 3 saat olarak tespit edildiği bu kapsamda en yüksek saatlik cironun 257.784,29 TL ile çarpıldığında ceza tutarının 773.352,87 TL'nin yatırılması talep edildiğini, davalı kurumun her iki ceza tahakkuku sözleşme şartlarına ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 16.maddesi 16.bendinde ifade edilen %99,9 erişilebilir oranı için toplam aktif sürenin hangi periyotlar içerisinde hesap edileceğinin belirtilmediğini, ancak sözleşme süresi olan 10 yıl veya 2 yıllık bir periyot dahi aktif süre olarak esas alınırsa bile dava konusu kesinti süresinin %0,1 'lik tolerans sınırı altında kalacağından cezai müeyyide uygulanmasının mümkün olmayacağını, kaldı ki kabul anlamanı gelmemekle birlikte periyot süresinin davalı kurum lehine değerlendirilmesiyle 10,6 saat sunucu bağlantı kesintisinin sözleşmede belirtilen %0,1'lik tolerans sınırı üstünde kaldığı durumda ise uygulanacak cezai müeyyidenin sadece toleransı aşan kısım için uygulanması gerektiğini, sözleşmede belirtilen %0,1'lik tolerans süresinin aşıldığı varsayıldığında, cezai müeyyide hesabında, sunucu bağlantı kesintileri sırasında sistemin tamamen devre dışı kalmadığı ve davalı kurumun halen gelir elde ettiği göz önüne alınması gerektiğini, sözleşmede belirtilen %0,1'lik tolerans süresinin aşıldığı varsayıldığında sözleşmenin ceza maddesinin hukuki yorumuna göre elde edilen gelirin toplam ceza miktarından düşülebileceği veya nisbi gelir kaybının hesap edilerek en yüksek saatlik cironun bu kayıp oranı ile çarpılmasının gerektiğini belirterek dava konusu 01/03/2018 ve 12/04/2018 tarihli yazıları ile tahakkuk ettirilen toplamda 2.670.645,24 TL bedelli ceza tahakkukuna ilişkin müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatılmasının işbu davamız kesinleşinceye kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalarının kabulü ile davalı kurum tarafından müvekkili şirkete tahakkuk ettirilen dava konusu iki ayrı cezaya konu bağlantı kesintilerinin toplamının 7,6+3=10.6 saat olduğu dikkate alındığından sözleşmenin 16.16 Maddesinde belirlenen %0,1'lik tolerans süresi altında olması nedeniyle toplamda 2.670.645,24-TL cezai tutarında müvekkil şirketin borcunu bulunmadığının tespitine, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA : Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili kurum arasında 20/03/2013 tarihinde imzalanan sözleşme ile kurulum ve işletmeye ait tüm masrafların yüklenici tarafından karşılanmak üzere ...Büyükşehir Belediyesi sınırlarında... Genel Müdürlüğünün hali hazırda çalışan ve çalışacak olan tüm toplu taşıma araçlarında (otobüs, raylı sistemler, teleferik vb.) toplu taşıma Elektronik Ücret Toplama, Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç içi Bilgilendirme güzergah ve araç takip sistemlerim, araç içini ve dışını görebilen kamere sistemlerin ve bu sistemde olması gereken teknik yeterlilik şartları ile sistemden beklenen işletme fonksiyonlarının kurulası ve işletilmesi üzerine anlaşıldığını, sözleşmenin 16. Maddesinde belirtilen maddeler kapsamında toplu taşıma hizmetinin önemi dikkate alınarak sözleşme kapsamındaki işler kesintisiz olarak yerine getirileceğini, özellik kart satış ve yükleme hizmetleri ile validatör kart kullanım hizmetlerinin durması/kesilmesinin mümkün olmadığını, 24/01/2018 tarihinde saat 01.30 ile 13,36 saatleri arasında ve 29/03/2018 tarih 07.03 ile 10.03 saatleri arasında veri tabanında sistemde yer alan bütün ünitelere veri akışının sağlanmadığı tespit edildiğini, Elektronik Ücret Toplama Sisteminde ...katlara para yükleme noktaları olan Kiosk, bayi, gişelerde POS cihazları ve kullanım noktaları olan vadlidatorlar üzerinden gerçekleştirilen dolum ve kullanım işlemleri davacı E-kent veri tabanında "işlem" ve "îşleme" tarihi olarak tutulduğunu, 24/01/2018 tarihinde yükleme noktaları Foslar kioskla bayilerden ve kullanım noktası validatörler başta olmak üzere akıllı duraklar vs.sisteme ait unsarlardan 01.30 ile 13:36 saatleri arasında hiçbir veri akışının olmadığını, bu konu davacı kendi raporlarıyla ve sistemden alınan raporlara sabit olduğunu, nitekim davacı da bu konuya itiraz etmeyip sadece bu durumun %99,9 emre amedeliğinin dışında kalan %0,1 içerisine girdiği gibi akla ziyan bir savunmayla izah etmeye çalıştığını, sistemin çalışmadığı basın yayın organlarında da yer almış ve belirtilen sürede ...halkının toplu taşıma kartı satın alamadığı ve otobüs ve raylı sistemlerin ücretsiz taşıma yapmak zorunda kaldığının söz konusu haberlerde dahi yer aldığını, 24/01/2018 tarih ile 01:30 ile 13:36 saatleri arasında gerçekleşen arızanın toplu ulaşım araçlarının çalışmaya başladığı 06:00 ile arızanın bitiş saati olarak belirlenen 13:37 saatleri arasında geçen toplam süre 7 saat 36 dakika olarak tespit edildiğini ve arıza anına kadar gerçekleşen en yüksek ciro tespit edilerek, veri akışının sağlanamadığı toplam süre (7 saat 36 dakika) ile en yüksek saatlik 257.784,29 TL çarpılarak hesaplanan 1.897.292,37 TL'nin yüklenici firma olan davada tarafından sözleşme uyarınca ödenmesinin gerektiğini, bu hususun davacıya bildirildiğini, 29/03/2018 tarihinde 07:03 ile 10.03 saatleri arasında toplam (3 saat) kesinti içinde 3 saatlik süre en yüksek saatlik ciro 257.784,29 TL il çarpılmak suretiyle 773.352,87 TL cezanın ödenmesinin davadan talep edildiğini, davacının kesinti süresinin %0,1'lik tolerans süresinin altında kaldığı iddiası sözleşmenin belirtilen sistemin kesintisiz olması kesinti halinde yedek sistemlerin anında devreye alınması gerektiğine ilişkin sayısız hükmü karşısında geçersiz olduğu gibi %99,9 tolerans süresi diye bir hususun sözleşmede bulunmadığını, bir kamu kurumunun hizmet vermemesi, satılan kart ve bilet bedelinin miktarını bilememesi yada ücretsiz hizmet vermek zorunda kalarak kamu kurumunun mali, idari ve cezai sorumlulukla karşı karşıya kalmasını demek olmadığını, davacının sistemi kesintiye uğratmış olup sözleşme uyarınca da cezai işleme tabi tutulduğunu, kaldı ki davacının 10 yıllık sözleşme süresine göre bu hesabı yapması kabul edilemeyeceğini, davacının elde edilen gelirin cezadan düşülmesi gerektiği iddiası da sözleşmeye aykırı olduğunu, zira kesinti süresince davacıdan ceza alınacağı gibi ayrıca kesinti zamanında olması gereken gelirlerde davacıdan tahsil edileceğin belirterek açılan davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür. DELİLLER : -Taraflar arasında imzalanan sözleşme. -Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme uyarınca davacı tarafından kurulan sistemin arızalanması nedeniyle davalı kurum tarafından sözleşme kapsamında tahakkuk ettirilen cezadan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Dosyada örneği mevcut taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelemesinde; ... Genel Müdürlüğüne ait toplu taşıma araçlarında toplu taşıma elektronik ücret toplama, akıllı durak sistemi, akıllı kart ve araç içi bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri, araç içini ve dışını görebilen kamere sistemlerinin ve bu sistemde olması gereken teknik yeterlilik şartları ile sistemden beklenen işletme fonksiyonlarının kurulması ve işletilmesine davacı şirket tarafından üstlenildiği, sözleşmenin süresinin 10 yıl olduğu, sözleşmenin 16.16.maddesinde; "kurulacak olan bilgi işlem merkezi, lokal takip merkezleri ve bağlı donanımların emre amadeliği (server uptime) %99,9'dan az olamayacaktır. Telekom hatlarından kaynaklanan arızalar dışında bilgi işlem merkezi lokal ofislerden sürekli erişiliyor olacaktır. Kesinti olması durumunda yedek sistemler anında devreye alınacaktır. Kesinti olması ve yedek sistemin devreye alınmaması durumunda yükleniciye her bir saat için o tarihe kadar gerçekleşen en yüksek saatlik ciro bedeli üzerinden ceza uygulanacaktır." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan noter ihtarnamelerinin incelemesinde ise; davalı... tarafından 12/04/2018 tarihli ihtarname ile 29/03/2018 günü saat 07:03 ile 10:03 saatleri arasında veri tabanında akışın sağlanmadığının tespit edildiğini sözleşmeye göre en yüksek cironun 257.784,29-TL olup üç saatlik ceza tutarının 773.352,87-TL olup kurum hesabına yatırılmasının istendiği anlaşılmıştır. Ayrıca 17/04/2018 tarihli yazıları ile 24/01/2018 tarihinde 01:30 ile 13:36 saatleri arasında veri akışının sağlanamadığını, sözleşme kapsamında yapılan hesaplamaya göre 1.897.292,37-TL ceza tutarının kuruma ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış bilirkişi heyeti raporunda özetle; taraflar arasında 20/03/2013 tarihli... Genel Müdürlüğüne ait toplu taşıma araçlarında toplu taşıma elektronik ücret toplama, akıllı durak sistemine ait sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesine göre konusunun ... Genel Müdürlüğüne ait toplu taşıma araçlarında toplu taşıma elektronik ücret toplama, akıllı durak sistemine akıllı kart ve araç içi bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri, araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin ve bu sistemde olması gereken teknik yeterlilik şartları ile sistemden beklenen işletme fonksiyonlarının kurulması ve işletilmesi olduğu, 24/01/2018 günü sistemde 7 saat 36 dakika ile veri akışının sağlanamadığının tespit edildiğini, sözleşmeye göre yapılan hesaplamada ceza tutarının 1.897.292,37-TL olarak hesaplanıp yatırılmasının talep edildiğini, ayrıca 29/03/2018 günü 3 saatlik veri akışının sağlanamadığının tespit edildiğini, sözleşmeye göre yapılan hesaplamada ceza tutarının 773.352,87-TL olarak hesaplanıp yatırılmasının talep edildiğini, uyuşmazlığın taraflar arasında tanzim edilen sözleşme kapsamında tahakkuk ettirilen cezadan dolayı davacının borçlu olup olmadığının tespiti olduğu, cezanın cezaya neden olarak gösterilen 16.madde olup 16.16 maddede "kurulacak olan bilgi işlem merkezi, lokal takip merkezleri ve bağlı donanımların emre amadeliği (server uptime) %99,9'dan az olamayacaktır. Telekom hatlarından kaynaklanan arızalar dışında bilgi işlem merkezi lokal ofislerden sürekli erişiliyor olacaktır. Kesinti olması durumunda yedek sistemler anında devreye alınacaktır. Kesinti olması ve yedek sistemin devreye alınmaması durumunda yükleniciye her bir saat için o tarihe kadar gerçekleşen en yüksek saatlik ciro bedeli üzerinden ceza uygulanacaktır." şeklinde düzenlendiğini, yukarıda belirtilen iki ayrı tarihte hizmetin kesintiye uğradığı, davacının söz konusu cezalarla ilgili itiraz ettiği hususu bu donanımların ayrı ayrı olduğu validatörlerin çalıştığı ve doğal olarak buradaki gelirlerin devam ettiği yönünde olduğu ancak; dava konusu kesintinin sistem içerisinde var olan tüm donanımların server'la olan bağlantılarının kesilmesi şeklinde olup validatörlerin bu süreçte sisteme bağlanamayacağını, sisteme veri aktaramayıp ve sistemden veri de alamayacaklarını dosya içerisindeki log kayıtlarından bu durumun açık olarak görüldüğünü, uyuşmazlığın davalı tarafından kesilen cezalara dayandığını, bunun dayanağının sözleşmenin 16.16 maddesi olduğunu, buna göre sistemin hizmete amadeliğinin %99,9 oranında olması gerektiğini, sözleşmenin süresinin 10 yıl olup bu %99,9 oranında server emre amadeliğinin hangi zaman dilimini içereceğine dair (günlük, aylık, yıllık, 10 yıllık) net bir ifadenin bulunmadığını, bir yıllık periyod olarak %99,9 UPTİME oranı baz alındığında tolerans payının (yani sistemin bir yıl içerisinde kalabileceği sürenin) 8,76 olduğunu kesinti süresinin ise 10,6 olduğunu, bu durumda cezalı olan sürenin 1,84 olup bu sürenin sistemin en yüksek saatlik cirosu ile çarpılması neticesinde 474.323,09 TL'lik ceza tutarının çıkabileceğini, %99,9 UPTİME oranın 10 yıl olarak baz alındığında tolerans payının 87,60 olup kesinti süresinin ise 10,6 olduğunu, bu durumda cezalı olan sürenin henüz dolmadığı ve ceza tahakkuk edilemeyeceği, sonuç olarak %99,9 UPTİME oranı yıllık olarak baz alınır ise cezalı olan sürenin 1,84 olup bu süreyi sistemin en yüksek cirosu ile çarpılması neticesinde 474.323,09 TL'lik ceza tutarının çıkabileceğini, ancak bu ceza tutarından davalı...'nun elde ettiği gelir düştükten sonra kalan rakamın cezalı süre ile çarpılması neticesinde doğru ceza tutarının hesaplanabileceğini, %99,9 UPTİME oranı 10 yıllık olarak baz alınır ise tolerans payının 87,60 olup kesinti süresinin ise 10,6 olması nedeniyle cezalı sürenin henüz dolmadığı ve ceza tahakkuk edilemeyeceğini mütaala etmişlerdir. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda talep edilen bilgi ve belgeler celp edilmiş, taraf itirazları da dikkate alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile kayıtların yapılan incelemesinde, kesinti sürelerinin talep edilen miktar kadar olduğunu, kök raporda belirtildiği üzere kesintinin sistem içerisinde var olan tüm donanımların server ile olan bağlantılarının kesilmesi şeklinde olduğunu, validatörlerin bu süreçte sisteme bağlanmasının mümkün olmadığını, sisteme veri aktarıp sistemden veri alamayacaklarını, TBK 182/1 maddesi gereği tarafların cezanın miktarını serbestçe belirleyebileceğini, kural olarak her türlü borç için cezai şartın kararlaştırılabileceğini, cezai şart asıl sözleşmenin şekline tabi olup cezai şart kararlaştırıldığı durumlarda alacaklı hiçbir zarara uğramasa bile cezai şart isteyebileceğini, alacaklının zararı ispat yükümlülüğünün bulunmadığını (TBK 180/1.m.) belirtmişlerdir. İtiraz üzerine bilirkişi heyetinden ikinci ek rapor aldırılmış, ek raporda özetle; hizmetteki kesintisinin varlığı ve süresine dair taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığını, uyuşmazlığın verilen hizmetteki kesintinin, buna bağlanan hukuki sonuç olan cezai şartın uygulanmasının gerekip gerekmeyeceği bakımından bir yıllık sürenin mi yoksa 10 yıllık sürenin mi esas alınacağı hususunda toplandığını, bu hususta sözleşmenin yorumlanmasının icap edip etmediği ve yorum faaliyetinin gerekliliği yönünde mahkemede kanaat oluşur ise sözleşme maddesinin hangi ilke ve kurallar dairesinde yorumlanacağının kök raporda belirtildiğini, yorum faaliyeti sonrasında cezai şartın tatbikinin gerektiği yönünde kanaat hasıl olması halinde ek raporda belirtilen ... Genel Kurulu kararı ışığında cezai şart alacaklısı bakımından zarara uğradığını iddia etmek veya zararın şuulünü ispat etmek yükümlüğününü söz konusu olamayacağını belirtmişlerdir. Tarafların gerekçeli itirazları dikkate alınarak bilirkişi heyetinden alternatifli hesaplamanın yapıldığı rapor aldırılmıştır. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; %99,9 UPTİME oranı yıllık olarak baz alındığında tolerans payının (yani sistemin bir yıl içerisinde kesik kalabileceği sürenin) 8,76 olduğunu, kesinti süresinin ise 10,96 olup bu durumda cezalı oran süresinin 1,84 olduğunu, bu sürenin sistemin en yüksek saatlik cirosu ile çarpılması neticesinde 474.323,09 TL'lik ceza tutarının bulunduğu, %99,9 UPTİME oranı on yıl olarak baz alındığında tolerans payının (yani sistemin on yıl içerisinde kesik kalabileceği sürenin) 87,60 olduğu, kesinti süresinin ise 10,96 olduğu bu durumda cezalı olan sürenin henüz dolmadığı ve ceza tahakkuk edilemeyeceği mütalaa edilmiştir. Taraflar arasında tanzim edilen sözleşme, sistem arızasına ait kayıtlar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşme kapsamında üstlendiği sistemi kurarak işletmeye başladığı, sistemde dava konusu iki hizmet kesintisinin oluştuğu, hizmet kesintisinin varlığı ve süresinin taraflar arasında ihtilaflı bulunmadığı, uyuşmazlığın verilen hizmetteki kesintinin ve buna bağlanan hukuki sonuç olan cezai şartın uygulanmasının gerekip gerekmediği, gerekiyorsa hangi sürenin (bir günlük, bir aylık, bir yıllık mı yoksa on yıllık) esas alınacağı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 16.maddesinde; "kurulacak olan bilgi işlem merkezi, lokal takip merkezleri ve bağlı donanımların emre amadeliği (server uptime) %99,9'dan az olamayacaktır. Telekom hatlarından kaynaklanan arızalar dışında bilgi işlem merkezi lokal ofislerden sürekli erişiliyor olacaktır. Kesinti olması durumunda yedek sistemler anında devreye alınacaktır. Kesinti olması ve yedek sistemin devreye alınmaması durumunda yükleniciye her bir saat için o tarihe kadar gerçekleşen en yüksek saatlik ciro bedeli üzerinden ceza uygulanacaktır." şeklinde düzenleme mevcut olup bu husus TBK 179/2.m. gereğince ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir. Davalı kurum tarafından söz konusu cezai şart yönünden keşide edilen noter ihtarnamesi çekince mahiyetindedir. TBK 180/1 maddesi uyarınca alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Bu nedenle davacının hizmet kesintisi yapmış olduğu dönemde davalı kurumun tahsilat yaptığına dair iddiası yerinde görülmemiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK 22.maddesi uyarınca cezai şartın fahiş olduğu iddiasına dayalı olarak tenkisini talep etmek hakları yoktur. Mahkememiz'ce yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/07/2020 tarih ve 2018/956 Esas, 2020/379 sayılı kararı karara yönelik istinaf başvurusunun reddi sonrasında ... 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 26.06.2025 tarih ve 2025/22 Esas, 2025/2584 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla; dava dosyasında Mahkememiz yeni esasına kayden usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. ... bozma ilamı gereğince dosyamız son bilirkişi raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdi edilerek ... bozma ilamı doğrultusunda tolerans oranının günlük periyoda göre sözleşme hükümleri çerçevesinde hesaplandığı ek rapor aldırılmıştır. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; bozma ilamı gereğince sözleşmenin 16.16 maddesinde düzenlenen %0,1'lik tolerans oranının günlük periyoda göre hesaplanması sonucunda günlük kesinti tolerans süresinin 0,024 saat, toplam kesinti süresinin 10,60 saat ve cezalı sürenin 10,576 saat olduğu, günlük periyotla saatlik en yüksek ciro üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı şirkete uygulanması gereken ceza tutarının toplam 2.726.326,65-TL olduğu, davalı idare tarafından davacıya uygulanan ceza tutarının (773.352,87 TL + 1.897.292,37-TL) 2.670.645,24 TL olup günlük periyotla yapılan hesaplamaya göre davacının (2.670.645,24-TL - 2.726.326,65 TL) = 55.681,41-TL daha az ceza uyguladığı, davacının menfi tespit isteminde haklı olup olmadığının takdirinin Mahkememize ait olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili ek rapora itiraz dilekçesini sunmuş ise de; sunulan ek rapor dosya kapsamı ve bozma ilamı ile usul ekonomisi ilkesi birlikte dikkate alınarak Mahkememiz'ce yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Bu bağlamda yapılan yargılama ve bilirkişi asıl ve ek raporları ve bozma ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 20.03.2013 tarihli elektronik ücret toplama, araç içi yolcu bilgilendirme, kamera ve akıllı durak sistemi işine ait sözleşmesinin akdedildiğini, toplu taşıma araçlarında kullanılacak ücret toplama, akıllı durak sistemi, akıllı kart ve araç bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri, araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin kurulum ve işletilmesinin 10 yıl süre ile davacı şirket tarafından üstlenildiği, davacı Şirketin sözleşmede yüklenici, davalının iş sahibi konumunda olduğu, sözleşmenin ifası sırasında davacının emre amade bulundurma taahhüdü bulunan veri akışı konusunda kesintilerin yaşandığı ve bu nedenle davacı yüklenici şirkete davalı idare tarafından ceza uygulandığı, Sözleşmenin 4. Maddesinde; "yüklenici tüm masraflarına karşılık olarak toplanan günlük ciro üzerinden KDV dahil %2,17 oranında pay alacak olup, işin süresi sözleşmenin imzalanmasından itibaren on yıldır. Yine 16.16 maddesinde göre ise “kurulacak olan bilgi işlem merkezi, lokal takip merkezleri ve bağlı donanımların emre amadeliği (server uptime) %99,9'dan az olamayacaktır. Telekom hatlarından kaynaklanan arızalar dışında bilgi işlem merkezi lokal ofislerden sürekli erişiliyor olacaktır. Kesinti olması durumunda yedek sistemler anında devreye alınacaktır. Kesinti olması ve yedek sistemin devreye alınamaması durumunda yükleniciye her bir saat için o tarihe kadar gerçekleşen en yüksek saatlik ciro bedeli üzerinden ceza uygulanacaktır" düzenlemesinin yer aldığı, dosyamızda taraf iddia ve savunmaları ile toplanan delillere göre; taraflar arasında ihtilaflı olan hususun sistemin %99,9 oranında hizmete amade tutulması, %0,1'lik tolerans oranının hangi sürede uygulanacağı noktasında toplandığı, bu konuda sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığı ancak Mahkememiz'ce benimsenen bozma ilamında tespit edildiği üzere özleşmenin tüm maddeleri birlikte değerlendirildiğinde sistemin 7 gün 24 saat esasına göre çalışır vaziyette olması gerektiği, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin günlük olarak ödendiği, arıza durumunda gün içinde hemen müdahale edilmesinin kararlaştırıldığı anlaşıldığından sözleşmenin 16.16. maddesinde düzenlenen %0,1'lik tolerans oranının günlük periyoda göre hesaplanması gerektiği, bu kabulden hareketle bozma sonrasında Mahkememiz'ce bilirkişi heyetinden alınan ve Mahkememiz'ce de dosya kapsamındaki veriler ile bozma ilamına da uygun görülmekle benimsenen 05.01.2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundaki günlük periyoda göre hesaplama esas alındığında; davacının sözleşme konusu hizmetin (veri akışının) emre amadeliliği yönünden sözleşmenin 16.16. maddesinde düzenlenen %0,1'lik tolerans oranı gözetilerek günlük periyoda göre davacı yüklenici şirketin davalı idare'ye ödemesi gereken ceza tutarının toplam 2.726.326,65-TL olduğu, davalı idare tarafından davacıya tahakkuk ettirilen dava konusu ceza miktarının ise; 2.670.645,24-TL olduğu, bu durumda davalı idare'nin davacı şirkete tahakkuk ve kendisinden talep edebileceği ceza miktarından 55.681,41-TL daha düşük bir miktarda cezayı davacıdan talep ettiği, davacının iddiasının aksine sözleşmenin 16. maddesi ve bozma ilamı kapsamında davalının hukuka ve sözleşme hükümlerine uygun olarak günlük periyoda göre ve tolerans oranı da gözetilerek tahakkuk ettirdiği 2.726.326,65-TL ceza miktarını davalı iş sahibi idare'ye ödemekle yükümlü olduğu, bu nedenle ortada davacının borçlu olmadığının tespitini talep edebileceği ceza alacağı miktarının mevcut olmadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davacının haklılığını kanıtlayamadığı davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi maktu 732,00-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 45.607,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye 44.875,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 389.183,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 373/4.m. gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ... temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18/03/2026