İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/1145 E. 2026/252 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1145
- Karar No
- 2026/252
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1145 Esas KARAR NO : 2026/252
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2017 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 YAZIM TARİHİ : 03/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 22/09/2015 tarihli ve beş yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin 22/09/2015 tarihli taahhütname ile müvekkilinden yıllık 400 metre küp akaryakıt almayı taahhüt ettiğini, davalının noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi süresi dolmadan tek yanlı hakız olarak fesh ettiğini bildirdiğini, müvekkilnin sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğradığını, davalının almayı taahhüt ettiği 1200 metreküp akaryakıttan kaynaklı müspet zararının davalı tarafından ödenmediğini, davalıdan cezai şart bedelinin ödenmesinin noter aracılığı ile çekilen ihtarla talep edilmiş ise de ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.000,00 TL cezai şart alacağı ve 3.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 6.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek akdi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 22/09/2015 tarihli sözleşmenin müvekkilince tek taraflı fesh edildiğinin doğru olduğunu, ancak feshin haklı nedenle yapıldığını, müvekkilinin fesh tarihine kadar sözleşmeyle yükümlendiği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davacının akaryakıt almak için gelen tankerlerini 4 gün boyunca beklettiğininden akaryakıt sağlanamadığını, bu nedenle müvekkilinin satış yapamadığından zarara uğradığını, ayrıca teminat mektubunun kötüniyetle bozdurulmaya çalışıldığından güven ilikisinin son bulduğunu, davacnıın taleplerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ISLAH : Dava dilekçesinde 6.000,00-TL olarak belirlediği dava değerini 16.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 277.061,31-TL'ye artırarak dava değerini ıslah ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmesini, Yargıtay içtihatları gereği aleyhimize vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Burhaniye Ticaret Odası'nın 14/12/2021 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin tescil işlemlerine ait Türkiye Ticaret Sicil Gazeteleri yazıları getirtilmiştir. 2-Kızıltepe Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 15/12/2021 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Ba-Bs bildirimleri getirtilmiştir. 3-Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun .... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 22/09/2015 tarihli bayilik sözleşmesi, 03/10/2017 tarihli fesih ihbarnamesi getirtilmiştir. 4-Kızıltepe Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/03/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait KDV, Geçici, Vergi ve Muhtasar Beyannameleri ile bilanço bilgileri, kurumlar vergisi beyannameleri getirtilmiştir. 5-.... Anonim Şirketi'nin 13/05/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; şirket yetkilisi ...'in imza örneklerini içerir belge asılları getirtilmiştir. 6-... Anonim Şirketi'nin 29/06/2022 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı şirket yetkilisi ...'in imza örneklerini içerir belge asılları getirtilmiştir. 7-Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 20/07/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirket yetkilisi ...'in hizmet döküm cetveli, iş yeri unvan listesi getirtilmiştir. 8-Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 21/07/2022 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı şirket yetkilisi ...'in 4/b hizmet cetveli getirtilmiştir. 9-... Bankası Anonim Şirketi'nin 26/07/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirket yetkilisi ...'in imza örneklerini içerir belge asılları getirtilmiştir. 10-... Bankası Anonim Şirketi'nin 30/07/2022 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı şirket yetkilisi ...'in imza örneklerini içerir belge asılları getirtilmiştir .... Sayılı yazısı ile; davalı şirket yetkilisi ...'in imza örneklerini içerir belge asılları getirtilmiştir. 12-Burhaniye ... Noterliği'nin 28/02/2023 Tarih ve ... Muh. sayılı yazısı ile; 12/10/2017 tarih, ... yevmiye sayılı imza beyannamesi aslı getirtilmiştir. 13-Davalı tanıkları dinlenilmiştir. Davalı Tanığı .... beyanında; ben ... mahallesinde 9. Km Enerji petrol ürünleri pazarlama aş nin bayisi olan ... 'e ait petrol istasyonunda çalışmaktayım, bizim son dönemde .... Petrol ile sıkıntılarımız olmaya başladı, sıkıntılar olmaya başladı, benim amcamın çocuklarıda ... petrol ürünleri pazarlama aş nin bayisiydiler, bizim çektiğimiz sıkıntıların aynısını onlarda çekti onların çektiğini de biliyorum, ben o sıkıntılara tanık olmadım, ben amcamın çocuklarının petrol istasyonunda malın zamanında gelmediğine tanık oldum, dedi. Davalı Tanığı .... beyanında; Ben davalı şirketin yetkilisi abim .... 'in vekili olarak bayi işlerini yürütürüm. Biz davacı şirket ile uzun yıllardan beri çalıştık. Afyon 'dan beri iş yaparız Gömeç 'teki petrol istasyonunda da iki dönem çalıştık. İlk beş yıllık dönemre herhangi bir sorun yaşamadık ancak ikinci beş yıllık dönemde bir takım sıkıntılar yaşamış olduğumuzdan tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldık. Davacı şirket ile sorun yaşayan tek bayi biz değildik bizim dışımızda bir çok petrol bayisi de aynı sorunları yaşadılar ve onlar da tek taraflı olarak fesih yapmak zorunda kaldılar davacı şirkete ait aliağa'daki dolum tesisinde bulunan .... bey ile ... hanım bizim yaşadığımız sıkıntılara şahittirler. Ben akaryakıt almak için davacıya ait petrol dolum tesisine gittiğim zaman parasını peşin olarak ödediğim halde yakıt alamıyordum. Bize tüpraştan yakıt temin edemedik. Önce İzmit ile Kırıkkaleye Mersin'e yatık göndermemiz lazım onlar erken kapatıyorlar deyip bizi sürekli oyalıyorlardı. Gece 12 'lere kadar beklediğimi bilirim. Bir çok kez yakıt alamadan döndüm. Davacı şirket İstanbuldaki bir firmayla yaşamış olduğu ekonomik sıkıntıdan dolayı bu şekilde akaryakıt temininde sıkıntı yaşatmışlardır. Davacı şirket bize bu şekilde izah etmiştir. Ne derece doğru olduğunu bilemiyorum. Yaşamış olduğumuz bu sıkıntıdan akaryakıt temin edemememizden dolayı bu şekilde sözleşme feshedilmek zorunda kalmıştır. Bizim bir kusurumuz yoktur. Ayrıca davacı siz tekrar bizim bayimiz olun bu dava önemli değil biz bu davayı geri çekebiliriz siz yeterki bizim bayimiz olun deyip bu davayı dayatma amacıyla kullanmışlardır. Taahhüt altındaki imza bana ait değildir abilerime ait olduğunu da zannetmiyorum bu taahhüdü kendileri tanzim etmişlerdir tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi. Mahkememizce SMMM, sektör, nitelikli hesaplama, finans alanında uzman hukukçu, makine mühendisi ve grafolog bilirkişilerinden ve davalının defterlerinin incelenmesi için Nöbetçi Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak, SMMM bilirkişisinden raporlar aldırılmıştır. 27/06/2019 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı firma tarafından 30.09.2017 tarihinde 683,73-USD cezai şart tutarı 29.09.2017 tarihli Efektif satış kuru olan 3.5638-TL esas alınarak 2.â437,63-TL tutarında (684*3,5638) Bayilik sözleşmesi ve satış taahhüdüne istinaden cezai şart bedelinin kısmen tahsiline ilişkin bedel açıklaması ile .... seri numaralı faturanın düzenlendiği ve 30.09.2017 tarih ve ... yevmiye ile 120-Alıcılar hesabına kaydedildiği, 30.09.2017 tarihinde 105.030-USD kar mahrumiyeti tutarı 29.09.2017 tarihli Efektif satış kuru olan 3.5638-TL esas alınarak 374.305,91-TL tutarında (105.030*3,5638) Bayilik sözleşmesi ve satış taahhüdüne istinaden cezai şart bedelinin kısmen tahsiline ilişkin bedel açıklaması ile ... seri numaralı faturanın düzenlendiği ve 30.09.2017 tarih ve ... yevmiye ile 120-Alıcılar hesabına kaydedildiği, cezai şart ve Kar mahremiyeti tutarının 376.743,54-TL olarak kayıtlı olduğu, davacı firmanın takip tarihi itibari ile, cari hesaptan kaynaklı 3.720,49-TL ve cezai şart ve kar mahrumiyeti olarak 376.743,54-TL ve olmak üzere toplam 380.464,03-TL alacağının olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki 22.09.2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi m.10 hükmünde sözleşmenin 5 yıl süreli olduğu belirlidir. Aynı tarihli Ön Sözleşme m.3 uyarınca, davalı yılda asgari 400 m3 beyaz mal (benzin,motorin, gaz yağı) almayı kabul etmiş, davacı peşin alımlarda “61 iskonto, kredi kartı alımlarında maliyet+%1,5 kalanı bayii yansıtılacaktır. Davalı bayii 22.09.2015 Tarihli “Asgari Mal Alım Taahhütnamesi ve Cezai Şart” başlıklı belge ile sözleşme süresince yılda asgari 700 m3 beyaz mal, 1 ton madeni yağ satın almayı taahhüt etmiş. taahhüdü altında kalınan her yıl için eksik ton başına beyaz ürünler için 80 USD, siyah ürünler için 50 USD, madeni yağlar için 200 USD cezai şartı ihtara gerek kalmaksızın derhal ve defaten ödeyeceğini taahhüt etmiştir. Davacı, Bakırköy ... Noterinin 07.11.2017 tarih .... no'lu ihtarnamesi ile davalıya bayilik sözleşmesi, asgari mal alım taahhütnameleri, ariyet sözleşmeleri nedeniyle şimdilik 374.305,91 TL cezai şart borç ve cari hesaptan kaynaklanan borcunu 3 iş günü içerisinde ödemesini ihtar etmiştir. Davalı Burhaniye .... Noterinin 22.11.2017 tarih .... y. no'lu ihtarnamesi ile 22.09.2015 sözleşme başlangıç tarihi ile fesih tarihi 17.10.2017'ye kadar eksik mal alımı durumunda her yıl sonu davacının eksik mal alımı durumunu, cezai şartın ödenmesini ifade etmesi gerektiğini, bu ihtarda bulunulmadığı sürece sözleşmenin aynı şartlarla devam ettiğini düşünmelerinin normal olduğunu sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ihtar etmiştir. Davalıca, sözleşme 17.10.2017 tarihinde feshedilmiş ancak, davacının sözleşme hükümlerine aykırılığının feshe konu edilmesine ilişkin herhangi bir belge dosyadan anlaşılmamıştır. Burhaniye .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.09.2018 tarihli celsesinde davalı tanığı...., taahhüt altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, abilerine de ait olduğunu zannetmediğini, akaryakıt temin edememelerinden dolayı sözleşmeyi feshettiklerini beyan etmiştir. Davacı defter ve kayıtları incelendiğinde yukarıda açıklandığı üzere davacının ticari defterlerinin TK m.64,66 VUK m.220-226 hükümlerine uygun tutulduğu sahibi lehine vasfına bulunduğu Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalıca herhangi bir belge, defter sunulmamıştır. Yapılan inceleme sonucu davalının cari hesaptan kaynaklı 3.720,49 TL cezai şart ve kar mahrumiyeti olarak 376.743,54 TL toplam 380.484,03 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Ancak cezai şart tutarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olup, olmayacağı Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 06/12/2019 Tarihli Talimat Bilirkişi Raporunda; Ticari Defterler 2015,2016,2017 Yılları ticari defterlerinin TTK.69 ve VUK' nun 224ve 225 maddeleri gereğince bütün sahifeleri mühürlenerek Açılış TASTİK edilmiş olduğu görülmüştür. Davalıya ait Ticari defterlerin Usulune Uygun tutulduğu, Açılış Tasdiklerinin Usulüne uygun yapıldığı TTK ' na göre Sahipleri leyhine Delil Teşkil edebileceği Görüş ve Kanaati Hasıl olmuştur. Davalı arasında ikinci bayilik sözleşmesini 22/09/2015 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesine dayalı iş ilişkisinin olduğu, ticaret yapıldığı mahkemeye sunulan 2015,2016,2017 yıllarına ait ticari defterlerindeki kayıtlarda görülmektedir. MADDE 3- Bayinin Taahhüdü ; 1- Bayilik sözleşmesinin imzalanmasından itibaren bayi, şirketten sözleşme süresince yılda asgari 400 m3 (dörtyüz)m3 beyaz mal(benzin grubu,motorin,gazyağı, xx.(xx) ton siyah mal (fueloil) no 6,kalorifer yakıtı vb.ton madeniyağ satın almayı beyan,kabul ve taahhüt eder. Il- Bayi istasyonun kurulu bulunduğu gayrimenkul üzerinde şirket üsülerine asgari 5 yıl süreyle bayilik tesis etmeyi kabul ve taahhüt eder. Ill- Bayi üzerinde her hangi bir hak,şerh ve sair takyidat bulunmayan maliki bulunduğu veya üçüncü şahıslara ait gayrimenkuller üzerinde ...... TLlik ipotek tesis edilmesini kabul ve taahhüt eder. 2015 cari yılında Davacı firmadan 390 445 litre akaryakıt alındığı, 1 329 547,17 TL lik alışın yapıldığı, 2016 cari yılında Davacı firmadan 417 267 litre akaryakıt alındığı , İ 470 170,79 TL lik alışın yapıldığı, 2017 cari yılında davacı firmadan 367 804,00 litre akaryakıt alındığı, 1 517 703,43 TL lik alışın yapıldığı görülmüştür. 03/10/2017 tarihinde sözleşmeyi fesh ettiğinden dolayı 04/10/2017 tarihine kadar 367 804 litre alım yaptığı 9 ay 4 günlük zaman diliminde taahhüdün çok üstünde olduğu görülmüştür. Davacı ve davalı arasında 22/09/20015 tarihinde imzalanan ön sözleşmede 400 M3, aynı tarihte asgari mal alım taahhütnamesinde ise 700 M3 akaryakıt satın alınacağı belirtilmiş olup aynı tarihli iki sözleşme birbirini desteklemeyip aralarında çelişki bulunduğu görülmüştür. 2016 ve 2017 yıllarında Davalı şirket, ,ön sözleşmede davacı şirketten almayı taahhüt ettiği akaryakıt miktarını üstünde alım yaptığından cezai şart alacağı ve kar mahrumiyeti alacağı bulunmadığı, 2015 yılında ise 9 555 litre (9,5 M3) eksik alım yaptığı, 22/09/2015 tarihli ön sözleşmenin 5.maddesinde cezai şart olarak miktar, tutar yazılmadığından davacı firmanın cezai şart alacağı ve kar mahrumiyeti alacağı bulunmadığı, görüşüne varılmıştır. 20/09/2020 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; 1-Bilirkişi Kurulumuzca yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ...Ltd. Şti'nin 22.09.2015 tarihli bayilik sözleşmesini 2017 tarihinde feshinin haklı olduğuna dair herhangi bir belgenin, dosyadan anlaşılmadığı, davacı firma kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile; cari hesaptan kaynaklı 3.720,49-TL ve cezai şart ve kar mahrumiyeti olarak 376.743,54-TI. ve olmak üzere toplam 380.464,03-TLalacağının olduğu, davalı firma cari hesabının dosyada mevcut olmadığı, davalı kayıtlarına göre cari hesap borç ve alacak tutarının tespit edilemediği, davalı defterlerinin incelenerek düzenlenen raporda: Sözleşmenin imzalandığı 22.09.2015 tarihinden 31.12.2015 tarihleri arası ve 2016 ve 2017 yılı alım tutarının 889.86 1.00 bitre olduğu, davacı kayıtlarına göre ise ahım tutarının 880.787,00 litre olduğu, davacı ile davalı arasında 9.074.00-litre fark olduğu, davalının 2015 yılı kayıtlarının bilirkişi raporunda mevcut olduğu ve davacı kayıtları ile karşılaşlırması sonucunda uyumlu olduğu, ancak 2016 ve 2017 yah kayıtlarının bilirkişi raporunun ve dosyada olmadığı, bu. sebeple 9.074,00 litre farklılığın sebebinin tespit edilemediği, dosyada Mevcut 22.09.2015 tarihli Asgari Mal Alım Taahhütnamesi ve Cezai Şart Başlıklı Taahhütnamede; Bayilik sözleşmesi tarihi başlanıç alınmak üzere; sözleşme süresince Şirketten, her bir sözleşme yılında asgari 700 M3 işbu taahhüde göre satın alınması gereken malin alınmaması sonucu taahhüdün altında kalınan her yıl için, ödeme tarihindeki TCMB döviz efektif satış kuru üzerinden beher eksik ton başına; beyaz ürünler için 80 USD, siyah ürünler için 50 USD. madeni yağlar için 200 USD karşılığı Türk Lirası cezai şartı Bayilik sözleşmesi ve ayrılmaz. parçalarında yer alan herhangi hir hükmü kısmen veya tamamen ihlal ederek. süresinden önce sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğimiz veya haksız surette sözleşmeyi feshetliğimiz taktirde, fesih tarihinden sonra geriye kalan sözleşme süresince de satın ahnması gereken malın alınmaması sonucu satış taahhüdümüze göre yukarıda yazılı miktarlar üzerinden hesaplanacak cezai şartı, hiçbir itirazda bulunmaksızın. herhangi bir mahkemc kararı veya ihtara gerek kalmaksızın. derhal ve defaten Şirket'e ödeyeceğimizi gayrikabili rücu surette heyan, kabul ve taahhüt ederiz, Şeklinde olduğu, Dosyada Mevcut 22.09.2015 tarihli Ön Sözleşmede; Bayilik sözleşmesinin imzalanmasından itibaren Rayi, Şirket'ten sözleşme süresince, yılda asgari 400 VE3 ton madeni yağ satın almayı beyan, kabul ve taahhüt eder, Şeklinde olduğu ve cezai şart maddesinde ise rakam yazmadığı 22.09.2015 tarihli Asgari Mal Alım Taahhütnamesi ve Cezai Şart Başlıklı Taahhütname ile 22.09.2015 tarihli Ön Sözleşmede asgari alım tutarlarının uyumsuz olduğu, Davacı defter ve belgelerinin inçelenmesinde cezai şart ve kar mahrumiyetinin 400 ton üzerinden Kar mahrumiyetinin ise; ton başına 90 USD olarak hesaplandığı, cezai şart tutarının ödenmesinin davalının mahvına sebep olup, olmayacağı Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 11/01/2021 Tarihli Talimat Bilirkişi Ek Raporunda; Sözleşme tarihi : 22/09/2015 tarihli 5 yıl süreli, 22/09/2015-22/09/2016 (1.Yıl / dönem), 22/09/2016- 22/09/2017 (2.Yıl / dönem) , olarak incelendi. 22/09/2015-22/09/2016 döneminde davalının Davacı firmadan 410 302,00 Litre alış yaptığı, 22/09/2016-22/09/2017 döneminde davalının Davacı firmadan 479 553,00 Litre alış yaptığı Davalının Defter ve belgelerinde alış faturalarının kayıtlı olduğu görülmüştür. alış faturaların işlendiğine dair muavin kayıtları sunulmuştur, davalının davacıdan almış olduğu mal miktarını gösteren faturalar 51 adet olduğunu, davacı ve davalı arasında imzalanan bayilik sözleşme tarihleri baz alındığında 22/09/2015-22/09/2016 ve 22/09/2016-22/09/2017 dönemleri olarak incelendiğinde, davalının bayilik sözleşmesinde taahhüt ettiği 400 m3 mal alışının üstünde miktar olduğu, Davalının ticari defter ve belgelerinde alış faturalarının işlenmiş olduğu görüldüğünden Davalının ticari ilişkiyi oluşturan sözleşme hükümleri yerine getirdiğinden, sözleşmeye aykırı bir durum olmadığı, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı kanaati oluşmuştur. 16/08/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı yanın Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden 2016 yılında usulüne uygun tutulmadığı, 2015 ve 2017 yılında usulüne uygun tutulmuş olduğu, 11/01/2021 Tarihli EK Bilirkişi Rapor ekinde sunulmuş davalı cari hesap ekstrelerine göre, dava tarihi olan 20/12/2017 itibariyle davalı yanın davacı yana bir borç veya alacağının bulunmadığı, yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, davacının cezai şart tazminatı ve kar mahrumiyeti taleplerinin yerinde olduğu, davalının sözleşmenin 1.ve 2.yılında alım taahhütlerini yerine getirmiş olduğu, 3.yılında sözleşmenin 03.10.2017 tarihinde davalı tarafından feshedilmiş olduğu, davalının sözleşmenin 3.yılı için 354.486 LİTRE, (290,09 TON), 4.yıl için 400.000 LİTRE (328 TON), 5.Yıl için, 400.000 LİTRE (328 Ton) Alım taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu, davacının kar mahrumiyetinin KDV Hariç 5.535,31 TL olarak hesaplanmış olduğu, 75.686,95 USD Cezai Şart bedelinin fesih tarihi olan 03.10.2017 tarihi itibariyle TL karşılığının 271.526,-TL, olarak hesaplanmış olduğu, davacının fesih tarihi itibariyle, kar mahrumiyeti alacağının 5.535,31 TL ve cezai şart alacağının 271.526 TL olmak üzere, toplam alacağının (5.535,31 TL+271.526,-TL) 277.061,31 TL hesaplanmış olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 29/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Gerek inceleme konusu belge aslı üzerinde ve gerekse de teslim edilen mukayese belgeleri üzerinde, sorulan hususun cevaplanabilmesi maksadı ile gerekli tüm grafolojik, grafometrik ve kaligrafik değerlendirmeler yapıldı. Söz konusu değerlendirmelerin yapılabilmesi maksadı ile imza incelemelerinde kullanılan imza başlangıç yapılandırılması, imzaların genel gram mantığı, imzalar içerisindeki geri dönüşlü gel-git hareketleri, imzaların resim ve şekil özellikleri, tersim tarzı, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, hız, baskı derecesi, ebat, yönelim, konfigürasyonun teşkili, konumlanış ve alışkanlıklar gibi temel ölçütler ışığında sorulan hususlar konusunda şu sonuca varılmıştır; inceleme konusu Asgari Mal Alım Taahhütnamesi ve Cezai Şart başlıklı belge aslı ön yüzde, Taahhütte Bulunan Bayi adına atfen atılı 1 (bir) adet imzanın, ... ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatine varılmıştır. 01/05/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; Tacirin sermayesinin kaybı, ekonomik olarak mahvına sebep olacak nitelikte olduğunu, tacirin ekonomik mahvına sebep olacak bir cezai şart miktarı da, genel ahlâk ve adaba aykırı sayılarak geçersiz olmalıdır. Bu bakımdan, cezai şartın tahsil edilmesi sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısını aşacak bir duruma yol açıyorsa cezai şartın sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısını aşan kısmının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekir. Sermayenin üçte ikisinin karşılıksız kalması halinde de, öngörülen tedbirlerin alınmaması durumunda, tacirin faaliyeti kendiliğinden sona ereceğinden, bu durum, tacirin ekonomik mahvına yol açan bir sermaye kaybı niteliğinde olduğu açıktır. Burada artık cezai şart miktarının belirli bir kısmının hükümsüzlüğü değil tamamının hükümsüzlüğü gündeme gelecektir. Bir başka deyişle, tacirin sermayesinin üçte ikisi karşılıksız kalmışsa cezai şartın tümünün hükümsüz sayılması gerekir. Aynı şekilde, tacirin borca batık hale gelmesi halinde tacirin iflası sözkonusu olacağından, bu durumun, tacirin ekonomik mahvına yol açan bir sermaye kaybı niteliğinde olduğu açıktır. Burada artık cezai şart miktarının belirli bir kısmının hükümsüzlüğü değil tamamının hükümsüzlüğü gündeme gelecektir. Bir başka deyişle, tacir borca batık hale gelmişse cezai şartın tümünün hükümsüz sayılması gerekir. somut olay dikkate alındığında, 75.686,95 USD cezai şart bedelinin fesih tarihi olan 03.10.2017 tarihi itibariyle TL karşılığının 271.526,-TL olduğu, şirketin özvarlığının ise bu tarihte 266.089,60-TL olduğu dikkate alındığında, cezai şart tazminatının tahsil edilmesi halinde şirketin borca batık hale geleceği ve ekonomik olarak mahvına yol açacağı açıktır. Bu bakımdan cezai şart tazminatının talep edilemeyeceği kanaatindeyiz. Kök rapordaki kanaatinin aynen korunduğu, cezai şart tazminatının davalının ekonomik mahvına neden olacağı bu nedenle tahsil edilmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, Davalı Şirket Yetkilisi ...'in isticvap davetiyesi kapsamında beyanı alınmış olup, beyanında; Ben davalı şirket temsilcisi ve tek ortağıyım. Davacı şirket ile aramızda daha önce 5 yıllık petrol bayilik sözleşmesi imzalamıştık. Bu 5 yılın sonunda sözleşme yenilenmedi, sadece sözlü olarak 2,5 yıl bayi çalışmamız devam etti. Bizi bu şekilde 2,5 yıl oyaladılar. İstasyonda herhangi bir revizyon ve tadilat yapmadılar. Sonrasında para gönderdiğim halde bana mal yakıt vermediler. Davalı tarafla ikinci 5 yıllık dönem içerisinde herhangi bir sözleşmemiz olmadı. İkinci sözleşmedeki imza bana ait değildir. Dolayısıyla sözleşmedeki imzayı, cezai şarttaki imzayı ve diğer taahhütlerdeki imzayı kabul etmem, bana ait değillerdir, dedi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı olarak davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle fesh edilip edilmediği, davacının davalıdan cezai şart alacağı ve kar mahrumiyeti alacağı isteyip isteyemeyeceği, isteyebilecekse ne miktar isteyebileceği noktasında toplanmıştır.
TBK'nın 179. maddesine göre, "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir caza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ifasını ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme haklı saklıdır." Somut olayda, taraflar arasında, 22/09/2015 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğu anlaşılmakta olup, davacı taraf, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğunu, davalının sürenin dolmasından önce sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davalının 22/09/2015 tarihli asgari mal alım taahhütnamesi ile davacıdan yıllık 400 metreküp akaryakıt alımı yapacağı taahhüdünde bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise, sözlemenin haksız olarak feshedilmediğini, ödeme yapmasına rağmen davacının tankerleri 4 gün dolum tesisinde beklettiğini, davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, geçmişe dönük cezai şart talebinde bulunulamayacağını savunmuştur. Dosyaya sunulan 22/09/2015 tarihli sözleşme incelendiğinde, taraflar arasında 22/09/2015 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, davalı şirketin kaşesi ve imza bulunan yine 22/09/2015 tarihli "ön sözleşme" başlıklı belge bulunduğu, söz konusu belgenin "Bayinin taahhüdü" başlıklı 3. maddesinde, bayinin, şirketten sözleşme süresi boyunca yılda asgari 400 metreküp beyaz mal (benzin grubu, motorin, gazyağı) madeni yağ satın almayı beyan ve taahhüt eder şeklinde olduğu, yine 22/09/2015 tarihli "asgari mal alım taahhütnamesi ve cezai şart" başlıklı, altında taahhütte bulunan bayi olarak imza bulunan başka bir belge olduğu, söz konusu belgede bayinin sözleşme süresince şirketten yıllık asgari 700 metreküp beyaz mal almayı taahhüt ettiği, satın alınması gereken malın alınmaması sonucu taahhüdün altında kalan her yıl için ödeme tarihindeki TCMB döviz efektif satış kuru üzerinden beher eksik ton başına beyaz ürünler için 80 USD karşılığı Türk Lirası cezai şart ödeneceğinin belirtildiği görülmüştür. Söz konusu 22/09/2015 tarihli "asgari mal alım taahhütnamesi ve cezai şart" başlıklı belgede asgari alım tutarı 700 metreküp olarak belirtilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde 400 metreküp olarak talep ettiği, ön sözleşme başlıklı belgede 400 metreküp yazıldığı, buna göre davacının talebi daha az olduğundan, 400 metreküp üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre, belirtildiği üzere taraflar arasında 22/09/2015 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, davalı bayinin Gömeç Noterliğinin 03/10/2017 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini davacıya bildirdiği, davacının ise, Bakırköy ... Noterliğinin 07/11/2017 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşme tarihinden fesih tarihine kadar eksik mal alımından kaynaklanan cezai şart ve fesih tarihinden itibaren sözleşmenin sona erme tarihine göre alınması gerekli mal alımından kaynaklı cezai şart talebinde bulunduğu, davalının Burhaniye ... Noterliğinin 22/11/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve cezai şart alacağı talebini kabul etmediğini davacıya bildirdiği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında davalı taraf imza inkarında bulunmuş, mahkememizce davalı şirket yetkilisinin imza incelemesine yazı imza örnekleri kurumlardan getirtilmiş, yazı imza örnekleri alınmış ve belge aslı üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı husussunda grafolog bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi raporunda, 22/09/2015 tarihli, "asgari mal alım taahhütnamesi ve cezai şart" başlıklı belgedeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'e ait olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek SMMM bilirkişiden uyuşmazlık hususunda bilirkişi raporu aldırılması için Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi yukarıda özetine de yer verilen 06/12/2019 tarihli kök raporunu ve 11/01/2021 tarihli ek raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkememizce davacının ticari defterleri de incelenerek uyuşmazlık hususunda rapor düzenlenmesi için SMMM bilirkişi, sektör uzmanı bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti yukarıda özetine yer verilen 27/06/2019 tarihli raporu ve 20/09/2020 tarihli ek raporu dosyaya sunmuştur. Söz konusu bilirkişi heyeti raporu ve ek rapor mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli görülmediğinden, uyuşmazlık hususunda SMMM bilirkişi ..., nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi .... ve Makine Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti yukarıda özetine yer verilen 16/08/2021 tarihli raporu ve 01/05/2024 tarihli ek raporu dosyaya sunmuştur. Mahkememizce davalının ticari defteri incelenerek talimat yolu ile aldırılan kök ve ek rapor ve SMMM bilirkişi ..., nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ... ve Makine Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16/08/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında 5 yıl süreli 22/09/2015 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğu tartışmasızdır. Sözleşme davalı bayi tarafından, Gömeç Noterliğinin 03/10/2017 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedilmiştir. Yani davalı bayi, sözleşmenin süresi henüz dolmadan üçüncü yıl içinde sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Davacı ise, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürmektedir. Söz konusu feshin haksız olup olmadığı incelendiğinde, davalı bayi, fesih gerekçesi olarak davacı şirketin akaryakıtı süresinde teslim etmediğini ileri sürmüş ise de, bunun için davalının sözleşmeyi feshedilmesi için öncelikle davalının, akaryakıt sağlama yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürdüğü davacı şirkete makul bir süre tanıyarak ihtarda bulunması gerekmektedir. Buna rağmen, akaryakıtın sağlanmamaya devam etmesi halinde haklı fesihten söz edilebilir. Somut olayda, davalı bayi öncesinde davacıya makul bir süre vererek akaryakıtın sağlanması için ihtarda bulunduğunu ortaya koyan bir delil veya belge ibraz etmemiştir. Bu durumda, belirtildiği gibi öncesinde makul süre verilerek ihtarda bulunulmaksızın doğrudan sözleşmenin feshedilmesinin haklı fesih olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yine, davalı bayii fesih nedeni olarak davacı tarafından teminat mektubunun bozdurulmaya çalışıldığını ileri sürmüş ise de, dosyada bunu ispat eden herhangi bir somut delil de bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, davalının sözleşmeyi sürenin dolmasından önce feshetmesinin, haksız fesih olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının sözleşmeyi süresinin dolmasından önce feshetmesinin haksız olduğu anlaşılmakla, davacının cezai şart ve mahrum kalınan kar talepleri yönünden değerlendirme yapacak olursak, bilirkişi raporlarında ayrıntısı açıklandığı üzere, davalının sözleşmenin 1. ve 2. yılında asgari alım taahhüdünü yerine getirdiği, zaten söz konusu yıllarda sözleşme ilişkisi normal şekilde devam edip, davacının bu hususta davalıdan daha önce bir talebi olmadığından bu yıllara ilişkin talepte bulunamayacağı, sözleşmenin 3. yılı içinde 03/10/2017 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının 3. yılda fesihten önce 45.514 litre benzin aldığı, buna göre davalının 3. yıl için 354.486 litre, 4. yıl için 400.000 litre, 5 yıl için 400.000 litre alım taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu, asgari mal alım taahhütnamesinde davalının yerine getirmediği eksik ton başına ödeme tarihindeki TCMB döviz efektif satış kuru üzerinden 80,00-USD cezai şart ödeyeceğin belirlendiği, buna göre mahkememizce hükme esas alınan 16/08/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda ayrıntısı belirtildiği üzere, fesih tarihi itibariyle cezai şart bedelinin TL karşılığının 271.526,00-TL olduğu, yine söz konusu raporda ayrıntısı belirtildiği üzere fesih tarihi itibariyle davacının kar mahrumiyeti alacağının 5.535,31-TL olduğu, buna göre davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti olarak talep edebileceği toplam alacağının 277.061,31-TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, dava değerini 277.061,31-TL'ye artırarak dava değerini ıslah ettiklerini beyan etmiş, ıslah harcının yatırıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce cezai şart bedelinin davalının ekonomik olarak mahvına yol açıp açmayacağı hususunda ek rapor aldırılmış, 01/05/2024 tarihli ek raporda, fesih tarihi itibariyle davalı şirketin öz varlığının 266.089,60-TL olduğu, fesih tarihi itibariyle hesaplanan cezai şart alacağının ise 271.526,00-TL olduğu belirtilerek, bu nedenle cezai şart alacağının davalının ekonomik olarak mahvına yol açacağı bildirilmiş ise de, söz konusu raporda sadece davalı şirketin fesih tarihindeki öz varlığına göre değerlendirme yapıldığı, oysa şirketin alım satım, gelir gider durumunun dikkate alınması gerektiği, sadece davalı şirketin öz varlığına bakılarak, davacı şirketin cezai şart alacağının tamamen ortadan kalktığını kabul etmenin hakkaniyete uygun düşmeyeceği kanaatine varılmış, bu nedenle bu yönden bilirkişi ek raporuna itibar edilmemiştir. Nitekim, dosya kapsamında davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek talimat yolu ile aldırılan SMMM bilirkişi raporu incelendiğinde, söz konusu dönemde davalı şirketin yüklü miktarlarda mal alımları yaptığı görülmektedir. Bu nedenlerle, mahkememizce, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi karşısında, davalının ekonomik durumunun davacının cezai şart alacağınını tamamen ortadan kaldırmayacağı, ancak, TBK'nın 182/2 maddesi ve hakkaniyet ilkesi gereğince hesaplanan cezai şart miktarında, davalının ekonomik durumu da gözetilerek indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmış, mahkememizce %40 oranında indirim uygulanması uygun bulunarak buna göre hesaplanan cezai şart alacağında %40 indirim oranı uygulanarak mahkememizce (271.526,00-TLX40%100=108.610,40) (271.526,00-108.610,40=162.915,60) davacının cezai şart alacağı 162.915,60-TL olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak, yapılan açıklamalar çerçevesinde, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının davalıdan 271.526,00-TL cezai şart alacağı ve 5.535,31-TL kar kaybı alacağı talep edebileceği, ancak, cezai şart alacağında TBK'nın 182/2 maddesi ve hakkaniyet ilkesi gereğince indirim yapılaması gerektiği, %40 oranında indirim uygulanmasının uygun olacağı kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulü ile, 162.915,60-TL cezai şart alacağının ve 5.535,31-TL kar kaybı alacağının, dava tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bilikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, mahkememizce cezai şart alacağında hakkaniyet indirimi uygulandığı, davacının davasını hesaplanan asıl miktar üzerinden ıslah etmiş olduğu, bu nedenle mahkememizce indirim uygulanması nedeniyle, reddedilen kısım üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından, davalı lehine reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -162.915,60-TL cezai şart alacağının ve 5.535,31-TL kar kaybı alacağının, dava tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bilikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gereken 11.506,88-TL harçtan, peşin alınan 102,47-TL peşin harç ve 4.629,05-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.731,52-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 6.775,36-TL eksik harcın davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 102,47-TL peşin harç, 4.629,05-TL ıslah harcı ve 31,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.762,92-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 6.355,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır