İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/229 E. 2026/269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/229
- Karar No
- 2026/269
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/229 Esas KARAR NO : 2026/269
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili firma ile davalı şirket arasında davalı şirketin talebi üzerine 2023 yılından itibaren dosya muhteviyatında ekli olarak sunulan faturalara konu emtiaların satımı ve hizmetine yönelik ticari ilişki kurulduğunu, davalı tarafın TTK hükümlerine göre faaliyet gösteren bir limited şirket olup bu kapsamda "basiretli bir tacir gibi davranma" yükümlülüğünü haiz olduğunu, bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle doğabilecek sonuçlardan da hukuken sorumlu olduğunu, davalı tarafın kendisine gönderilen faturalara karşı TTK madde 21/2'ye uygun şekilde 8 gün içerisinde itiraz etmediğini, faturaları iade etmediğini, dolayısıyla fatura bedelini ve borcunu ikrar ettiğini, taraflar arasında USD (Amerikan Doları) cinsinden bir ilişki kurulduğunu, Amerikan Doları döviz olarak düzenlenen cari hesaba konu faturalardan kaynaklanan borca karşılık 19 Nisan 2022 tarihinde TPKK Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin yayınlanan tebliğ ile bu tarihten itibaren Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri menkul satış sözleşmelerine istinaden ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi zorunlu hale getirilmesi nedeniyle kısmi ödemelerin ve kambiyo senetlerinin müşteri çeki olarak cirolamak suretiyle Türk Lirası üzerinden yapıldığını, nakit ödemenin söz konusu olmadığını, 30.09.2023 tarihinde 325.000,00 TL çekin tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...../..... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan takipte imzaya itiraz edildiğini, Büyükçekmece ..... İcra Hukuk Mahkemesi ...../..... E., ..../... K. yargılaması sonunda takibe konu ..... Tekstilkent ..... ......30.09.2023 325.000,00 TL müşteri çekindeki imzanın borçlu şirkete ait olmadığının anlaşıldığını, davalı şirket tarafından teslim edilen müşteri çeklerinin itirazın iptali davasına konu takip ve dava tarihi itibarıyla tahsil edilemediğini, tahsil edilemeyen 325.000.004-300.000.00X-625.000.00 TL tutarındaki — karşılıksız çeklere itiraz edilse de işbu çeklerin davalı şirket tarafından teslim edildiğini, 03.05.2023 tarihinde geçerli olan 19.476,00 USD döviz kuru üzerinden cari hesaba eklenerek itirazın iptali davasına konu 38.752,35 USD miktarı tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ..../..... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle dava edilen alacaklarının 9620'sinden az olamamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce dava konusu borca mahsuben davacıya verilen çeklerin ibraz bilgileri celp edilmiştir. Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiştir. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..../..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 38.752,35 USD asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 06/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 11/03/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Bilirkişi ..... ...... tarafından 05/09/2025 tarihinde dosyaya sunulan raporda; Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının 19.02.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 6.662,73 USD (128.817.441 TL) alacaklı olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında yer alan, davalıdan 6.662,73 USD tutarındaki alacağına 32.089,62 USD karşılığı 2 adet karşılıksız çek ilave edildiğinde (6.662,73 USD + 32.089,62 USD =) 38.752,35 USD alacağının olduğu, 19.02.2024 takip tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden (38.752,35 USD x 30,8236=) 1.194.486,93 TL karşılığının bulunduğu hesaplanmış olup bu husustaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı vekili 18.07.2025 günü saat 14:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından 05/09/2025 tarihinde dosyaya sunulan raporda; Dava dosyasında yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı tarafin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve tespitler neticesinde; Davacının ticari defter kayıtlarında yer alan, davalıdan 6.662,73 USD tutarındaki alacağına 32.089,62 USD karşılığı 2 adet karşılıksız çek ilave edildiğinde (6.662,73 USD + 32.089,62 USD =) 38.752,35 USD alacağının bulunduğu, 23.10.2023 tarihinde tahsil edilen 6.000,00 TL banka sorumluluk tutarı düşüldükten sonra davacının davalıdan (38.752,35 USD -214,12 USD =) 38.538,23 USD tutarında alacağının kaldığı hesaplanmış olup takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin tamamının ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacının ticari defter ve kayıtlarında yer alan 6.662,73 USD tutarındaki alacağa, 32.089,62 USD karşılığı 2 adet karşılıksız çek ilave edildiğinde davacının toplam 38.752,35 USD (6.662,73 USD + 32.089,62 USD) alacağının bulunduğu, 23.10.2023 tarihinde tahsil edilen 6.000,00 TL banka sorumluluk tutarı düşüldükten sonra davacının davalıdan 38.538,23 USD (38.752,35 USD -214,12 USD) tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu; dolayısıyla da faturaya konu malların davacı tarafça davalıya teslim edildiği ve yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra davacının davalından 38.538,23 USD alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda açılan davanın 38.538,23 USD üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..../....esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 38.538,23 USD asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 1.187.886,98 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 237.577,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 96.511,26-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 24.261,87-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 72.249,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 215.797,93-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan; 87,50-TL Vekalet Harcı, 615,40-TL Başvuru Harcı, 24.261,87-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 24.964,77-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.293,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.293,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,45 kabul oranı) dikkate alınarak 8.247,89-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, 11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 19,80-TL'sinin davacıdan, bakiye 3.580,20-TL'nin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ..... e-imzalı
Hakim ......... e-imzalı