İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/528 E. 2026/42 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/528
- Karar No
- 2026/42
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/528 Esas KARAR NO : 2026/42
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 K.YAZIM TARİHİ : 23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;Türk Ticaret Kanunu'nun 54. vd. maddeleri uyarınca davalıların birlikte gerçekleştirdiği haksız rekabet eylemlerinin tespitine, bu eylemlerden men'i, haksız rekabet sonucu elde edilen ve Müvekkili Şirkete ait ticari sır niteliğindeki verilerin ve belgelerin imhası ile TTK m. 56 ve TBK m. 58 kapsamında şimdilik 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... A.Ş.’nin kurucu ortağı ve halen %38,83 oranında hissedarı olduğunu, Müvekkilinin uzun yıllar boyunca şirkette fiilen görev yaptığını, Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesinde, teknik altyapının geliştirilmesinde, Şirket'in kurumsal bir yapıya bürünmesi ve yatırım almasında aktif rol aldığını, ancak son dönemde müvekkiline karşı sistematik bir dışlama süreci işletilmiş, haksız ve usulsüz şekilde 31.01.2024 tarihinde yönetimden uzaklaştırıldığını akabinde Yönetsel ve mali olarak şirketle bağları koparıldığını, Sonrasında müvekkil yaklaşık 6 ay işsiz kalmış ve herhangi bir gelir elde dememiştir. Bu doğrultuda müvekkil ailesinin geçimini sağlamak ve hayatını idame ettirmek için tamamen serbest iradesiyle başka bir şirkette çalışmaya başladığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın isnatları bütünüyle soyut, mesnetsiz ve hiçbir somut delil ile desteklenmemiştir. Müvekkil şirketin faaliyetleri hukuka uygun olup, davacının ileri sürdüğü hiçbir fiil gerçekle bağdaşmamaktadır. Müvekkil şirketin davacıya ait ticari sırları elde ettiği yahut kullandığına dair somut bir bulgu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Mayıs 2022 ile Şubat 2025 tarihleri arasında ... A.Ş.’de Yazılım Müdürü olarak görev yaptığınrı, Ancak 2024 yılı itibarıyla, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin yetkilerinin kısıtlandığını ve daha alt kademe olan Sistem Yöneticisi pozisyonuna atandığını, 2025 Ocak dönemi maaş artışı sürecinde ise, müvekkilinin şirkete uzun yıllar boyunca sağladığı katkılara rağmen yalnızca %10 oranında zam yapıldığını buna karşılık şirkette yeni göreve başlayan personel dâhil diğer çalışanlara %35 oranında zam uygulandığını, Bu haksız uygulamalar neticesinde müvekkilinin hem ekonomik olarak geçim sıkıntısına düştüğünü hem de psikolojik olarak baskı altında kaldığını, Yaşanan bu gelişmeler üzerine, şirket yetkilileri ile yapılan görüşmeler sonucunda, gerektiğinde teknik destek sağlaması şartıyla, müvekkilin iş akdi 28.02.2025 tarihinde, “04” işten çıkış kodu ile sonlandırıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava Haksız Rekabete Dayalı Maddi ve Manevi Tazminat davasıdır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalı eylemlerin TTK'nın 54. ve devamında düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil edip etmediği, haksız rekabet teşkil ediyorsa davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse davacının talep edebileceği maddi ve manevi tazminat tutarı; nihayetinde davacının talep edebileceği alacak tutarının ne olduğu noktalarında toplandığı tespit edildi. Davalı şirket vekili tarafından 19/01/2026 tarihli Uzlaşma Tutanağı sunulmuştur. HMK'nın 313. maddesi; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."; HMK'nın 314. maddesi; "Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; HMK'nın 315. maddesi; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir."; HMK'nın 331. maddesi; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindedir. Dosya ve tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından davalıların eylemlerinin TTK'nın 54. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiği iddiası ile huzurda görülen maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır. Davalı şirket vekili tarafından mahkememize 19/01/2026 tarihli Uzlaşma Tutanağı sunulmuş olup taraf vekilleri, mahkememiz huzurunda sulh olduklarını belirterek yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Uzlaşma tutanağı kapsamında HMK'nın 313. maddesi uyarınca tarafların sulh oldukları anlaşılmakla mahkememizce sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilemesine yer olamadığına karar verilmiştir. Taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından mahkememizce taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Uzlaşma Tutanağı incelendiğinde tarafların bedelsiz olarak sulh oldukları anlaşıldığından HMK'nın 331. maddesi gözetilerek zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle tarafların sulh olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına; taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-TARAFLARIN SULH OLMASI NEDENİYLE DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen 615,40-TL harcın mahsubuna, bakiye harç tayinine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraf vekillerinin herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan ... Araculuculuk Numaralı dosya için 4.600,00 TL, ... Araculuculuk Numaralı dosya için 4.600,00 TL ve ... Araculuculuk Numaralı dosya için 4.600,00 TL olmak üzere toplam 13.800,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı