İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/600 E. 2026/4 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/600
- Karar No
- 2026/4
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/600 Esas KARAR NO : 2026/4
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/07/2024 KARAR TARİHİ : 07/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkillerin oğlu ...'nin desteğinden yoksun kalmasından kaynaklı müvekkil .... için şimdilik 100,00-TL; müvekkil ... için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL-Belirsiz Alacak- destekten yoksun kalma tazminatının diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61., 2918 sayılı KTK’nın 88/1, Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 11.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı .... Sanayi Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davacı taraf, sigorta şirketine başvuru yapmadan işbu davayı ikame etmiştir. başvuru yapıldığına dair herhangi bir evrak dosyada bulunmamaktadır. sadece imzasız ve alındısı olmayan bir boş dilekçe dosyaya sunulmuştur. davalı sigorta şirketi de cevap dilekçesinde davacının başvurusuna ilişkin herhangi bir evrak sunmamıştır. Öncelikle usule ilişkin itirazarımıızn değerlendirilmesini talep ediyoruz. eldeki davada üzücü ve istenmeyen bir olayın vuku bulduğu ortadadır. davacılar müteveffanın yaşadığı sürece, müteveffadan maddi destek alıyorlarsa pekala bunu talep edebilirler. ancak ne bugüne kadar tarafımıza ne sigorta şirketine ne de elde ki dava da dava dilekçesine aldıkları desteği bu desteğin miktarını hiç bir şekilde belirtmemişlerdir.
dolayısıyla iddia ve talepte bulunan davacı tarafın bu hususları gerekçelendirmesi gerekmektedir. ancak yukarıda belirttiğimiz üzere davacı taraf tamamen soyut bir şekilde elde ki davayı ikame etmiştir. Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı .... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafca müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartı yerine getirilmemiştir dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddi gerekecektir. Dava dilekçesinde 11.03.2024 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkil şirkete 04.12.2023 - 04.12.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalıdır. söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına poliçe de gösterildiği kadardır. Müvekkil şirkete usule uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin sunduğu 22/12/2025 havale tarihli dilekçe ile tarafların sulh olduğunu, yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığını, tüm davalılara yönelik karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. HMK'nın 313. maddesi hükmü; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindedir. HMK'nın 314. hükmü; "Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." şeklindedir. HMK'nın 315. maddesi hükmü; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre kararverilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2)İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklindedir. Tüm dosya kapsamı sonucu somut olayda sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; TARAFLARIN SULH OLMASI NEDENİYLE DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 1-Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harçtan tahsili ile 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı vekili yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının ve teminatın karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi gereğince davacıya iadesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/01/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."