İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/51 E. 2025/264 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/51
- Karar No
- 2025/264
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/51 Esas - 2025/264 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/51 Esas KARAR NO : 2025/264
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 08/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;15.07.2024 tarihinde davacının sevk ve idaresi altında olan ...plakalı araçla seyir halindeyken tek taraflı olarak kaza geçirdiğini, kaza sebebiyle davacının maddi manevi zarar gördüğünü aracında değer kaybı meydana geldiğini, kaza üzerine, davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesi davalı tarafından düzenlendiğinden davalı şirkete başvurulduğunu, sigorta şirketi ile müvekkili arasında 17.09.2024 tarihinde aracın 660.000,00-TL olarak kabul edilip 330.000,00-TL sovtaj bedelinin düşülerek kalan 330.000,00-TL'nin 1 ay içerisinde müvekkile ödeneceğine dair protokol imzalandığını ancak davanın açıldığı tarihe kadar herhangi bir ödeme yapılmadığından protokolün geçerliliğinin de kalmadığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmamasından dolayı 22.10.2024 tarihinde, sigorta eden davalı şirkete başvuru yapılmış ve tekrardan iletişime geçilmiş ise de bugüne kadar herhangi bir cevap alınamadığını, beyanla fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, aracın mevcut hasarlı hali ile taraflarına bırakılmasına ve araç değeri üzerinden sovtaj bedeli düştükten sonra ki pert araç bedel farkının şimdilik 1000-TL'sinin kaza tarihi 15.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı arabuluculuk daveti müvekkili şirkete ulaşmadığından dava şartı yokluğu bulunduğunu, talebin kısmi yada belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, somut olayda dava değeri dava tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dahilinde kaldığından davanın usulden reddi gerektiğini aksi takdirde zenginleşme yasağı ilkesi gözetilerek zararın somut olarak ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Dava; kasko sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Kara Araçları Kasko Sigortası; sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin genel şartlarda belirtilen(örneğin aracın karayolunda başka bir araçla çarpışması KAKSGŞ A.1.a) risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. Genişletilmiş kasko ifadesi, genel şartlarda belirtilen teminat gruplarının tamamı ve yine genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerden bir kısmı için teminatın verilmesi halini ifade eder. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde " mahkemenin görevli olması " hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler, görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkemenin resen görevli olup olmadığını inceleyerek karara bağlaması gerekir. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihlerden sonra açılmış olup, davanın ticari niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı TTK ve 6502 Sayılı TKHK ile getirilen düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Diğer yandan dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun 3/l. maddesinde tanımlanmış olup, buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4. ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. 6502 Sayılı Kanun'un 83/2.maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise;" Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır. Anlatılan yasal düzenlemeler kapsamında 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca sigorta hukukundan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardan olup anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Diğer yandan uyuşmazlığın sigorta hukukuna ilişkin olmakla birlikte tüketici işleminden kaynaklanması halinde ise TTK'nın 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan ve kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi olmadığından, TKHK'nın 83/2. Ve 73/1. Maddeleri uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevli olmaktadır. Dolayısıyla bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin saptanabilmesi için öncelikle; taraflardan birinin tüketici sıfatına sahip olup olmadığı ve böylece aralarındaki ihtilafın tüketici işleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Somut olayda; davacı gerçek kişi olup, Uyap sistemi üzerinden SGK entegrasyonu ile yapılan sorgulamada davacının kaza tarihinde 4a/sigortalı(emekli) kaydının bulunduğu, dosya kapsamına göre tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmaktadır. Yine kasko sigortalı aracın ruhsatında aracın cinsi otomobil olup, kullanım amacının yolcu nakli-hususi olduğu yazılıdır. Taraflar arasında akdedilen poliçede de aracın kullanım tarzı özel otomobil olarak belirtilmiştir. Kasko poliçesine konu aracın kullanım amacı ticari olmayan, hususi nitelikte bir araç olduğu ve yine dosya kapsamına göre davacının ticari veya mesleki amaçlı hareket ettiğine dair herhangi bir delil veya emare bulunmadığı görülmüştür. Hal böyle olunca davacının tüketici sıfatını haiz olduğu ve ihtilafa konu kasko sigorta poliçesinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1. Maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.(Aynı yönde bkz. ... BAM 13. HD. 2022/1774 E., 2022/1578 K.; yine ... BAM. 21. HD. 2024/974 E., 2024/1368 K.) Yapılan açıklamalar kapsamında; davacının tüketici sıfatını haiz olduğu, davaya konu sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu gözetilerek, tüketici işlemi niteliğindeki kasko sigortası poliçesi kaynaklanan eldeki uyuşmazlığın çözümü bakımından Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi) 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025
Katip ... (E-imzalıdır)
Hakim ... (E-imzalıdır)