İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/497 E. 2025/742 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/497
- Karar No
- 2025/742
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/497 Esas KARAR NO : 2025/742
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... .. DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Yargılanmanın İadesi DAVA TARİHİ : 15/02/2019 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Mahkememizde görülen yargılamanın iadesine ilişkin davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/64 Esas ve 2020/312 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin2023/4320 Esas 2024/7512 Karar sayılı ve 23.10.2024 tarihli kararı ile onandığını, davalı yanın 9 adet bonoya ilişkin 1.566.000,00 TL bedelli kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, söz konusu senetlerin müvekkiline zorla boş olarak alınıp alındığı tarihte kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, evrakların sonradan doldurularak icraya konulduğunu, sonradan şirket kaşesi yaptırılarak şirketi de borçlu gibi gösterdiklerini, davacı yanın irade sakatlığının mevcut olduğunu gerek savcılık makamınca dinlenilen tanıkların gerekse mahkeme huzurunda dinlenilen tanıkların beyanının samimi ve istikrarlı biçimde yaşanan olayda çelişki içermediğini, yerel mahkemece irade sakatlığının ispatlanamadığı ve tanık beyanlarının somut görgüye dayanmadığı yönündeki tespitin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın davalıya herhangi bir borcunun olmadığı hususunun yerel mahkemeye sunulan banka kayıtlarında da sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle ... 2. Genel İcra Dairesinin 2023/84967 Esas sayılı dosyasında takibe konu senetlerin kambiyo senedi vasfını taşımayan ve davacı müvekkilinden cebir uygulanmak suretiyle alınan boş senetler olduğunu, takibe konu senet alacağın var olmadığını ve bu itibarla da davacı yanın davalı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, sahtecilik incelemesi, banka kayıtları ve ticari kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile de borcun bulunmadığına ilişkin kapsamlı bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hatalı ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, telafisi güç zararların meydana gelmemesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını, yargılamanın iadesine konu edilen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.SAVUNMA : Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır.
3.GEREKÇE : Dosyanın incelenmesinde; mahkememizin 08/07/2020 tarihli, 2019/64 Esas ve 2020/312 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça ... 25.İcra Müdürlüğü'nün 2017/22208 E sayılı takibine konu kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin açılan davanın reddine karar verildiği, mahkememizce verilen kararın istinaf edildiği ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi'nin 2021/145 Esas ve 2023/716 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk dairesi'nin 2023/4320 Esas ve 2024/7512 Esas sayılı kararı ile onama kararı verilerek dosyanın kesinleştiği anlaşılmıştır. Talep, 6100 sayılı HMK'nın 374. Maddesi kapsamında yargılamanın iadesi (yenilenmesi) istemine ilişkindir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılamanın iadesi sebepleri düzenleyen 375. maddesi “(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a)Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b)Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması, c)Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması, ç)Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, d)Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması, e)İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması, f)Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, g)Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması, ğ)Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması, h)Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması, ı)Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması, i)Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi (Ek ibare: 25/07/2018-7145 S.K./19. Md) (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekilinin yargılamanın iadesi istemli dilekçesi incelendiğinde dosya kapsamında HMK 375. Maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesine ilişkin koşulların bulunmadığı, talebinin kanun maddesinde sayılan hallerin hiçbirine uymadığı anlaşıldığından yargılamanın iadesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Yargılamanın iadesine ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harçlar peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025
Başkan ... E imzalıdır Üye ... E imzalıdır Üye ... E imzalıdır Katip ... E imzalıdır