İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/490 E. 2026/180 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/490
- Karar No
- 2026/180
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/490 Esas - 2026/180 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/490 Esas KARAR NO : 2026/180
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı/borçlunun, T.C. ... 7. Genel İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasında borçlu olarak yer almakta olduğunu, Müvekkili Şirketin, davalıdan 1.249.000,00 TL alacaklı olduğunu, davalı/borçlu, cari hesap muavin defter kayıtlarına göre takibe konu borcunu ödememiş olduğunu, müvekkili Şirket, bu alacağın tahsili için T.C. ... 7. Genel İcra Dairesi’nin 2024/28983 E. sayılı dosyası kapsamında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş olduğunu, davalı/borçlu ile Müvekkili Şirket arasında 12.06.2023 tarihinde "Malzeme Temini ve İşçilik Sözleşmesi" kurulmuş olduğunu, işbu sözleşmeye istinaden Müvekkili Şirketin, davalı/borçluya 1.249.000,00 TL cari hesabına ödeme yapmış olduğunu, ancak geçen zamana rağmen davalı/borçlu sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemiş olduğunu, yukarıda bahsedilen tutarda ödemeyi cari hesabına almış ve bu haliyle sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olduğunu, şahıs firması olan davalı/borçlunun sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkili şirketin yaptığı ödemelerin iadesini, cari hesabı istemek zorunda kalmış olduğunu, davalı/borçlu bu talebi hiçbir surette dikkate almamış, müvekkili şirketi zarara uğratmış olduğunu, bundan dolayı Müvekkili Şirketin cezai şart ve diğer taleplerini saklı tutmakta olduğunu, takibe konu alacak; sözleşmeye, yazılı ödeme belgelerine ve cari hesap defterine dayandığından, likit nitelikte ticari bir alacak olduğunu, Yargıtay 19. HD 2017/1241 E., 2017/6115 K. sayılı kararında: “Ticari defterler, düzenli tutulmuşsa ve karşı tarafça aksi ispat edilmemişse, alacağın varlığını kanıtlayan yeterli delildir.” Denilmekte olduğunu, somut olayda, müvekkili şirketin ticari defter kayıtları, sözleşme ve ödemelere ilişkin belgeler birlikte değerlendirildiğinde borcun varlığının sabit olduğunu, İİK m. 257 gereği, bir para borcunun zamanında ödenmemesi veya borçlunun ödeme güçlüğüne düşme, mal kaçırma ihtimali gibi hâllerde, ihtiyati haciz talep edilebileceğini, mevcut durumda; alacağın yazılı sözleşmeye dayalı, Borun likit olması, Ticari defter ve belgelerle ispatlı olması, ayrıca davalının bir şahıs firması olması, malvarlığının sınırlı olması ve borcun süresi içinde ödenmemesi nedeniyle müvekkilin alacağının ileride tahsilinin imkânsız hâle gelme riski bulunduğunu, müvekkili şirket'in alacağının güvence altına alınması amacıyla davalı/borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz uygulanmasına, öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne, Akabinde Davanın kabulü ile T.C. ... 7. Genel İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası kapsamında davalı/borçlunun tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı dolayısıyla davalı/borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan 12.06.2023 tarihli malzeme temini ve işçilik sözleşmesi ile müvekkilinin, davacı şirket tarafından işyerinde yaptırılacak olan ve sözleşme ekinde belirtilen birim fiyatları, adetleri, özellikleri ve görselleri verilen mobilya işlerine ait malzeme ve işçilik işlerinin yapılması ile her türlü yatay düşey taşımaların yapılması işlerini üstlenmiş olduğunu, davacı şirket tarafından sözleşmede belirtilen işlerin yapılmasını sağlamak açısından "Bilge Hanım" isimli biri danışman olarak müvekkiline yönlendirilmiş ve müvekkili ile işin yapım aşamasında davacı şirket danışmanının kullandığı 0 543 536 41 44 numaralı telefondan sürekli iletişim halinde bulunulmuş ve işin yapım aşamasına ilişkin süreç Whatsapp yolu ile kendilerine paylaşılmış olduğunu, dilekçe ekinde sunulan Whatspp yazışmaları ile görsellerden anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından dilekçede belirtilen işlerin eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmiş olduğunu, ancak buna rağmen davacı şirketin müvekkilinden sözleşme bedelinin tamamını istemesinin hukuken mümkün olmadığını, diğer yandan davacı taraf, şirket olup Türk Ticaret Kanunu kapsamında basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü gereği, gerek ayıp ihbarı gerekse sözleşme feshine ilişkin olarak kanunun öngördüğü emredici kurallara uygun olarak hareket etmek zorunda olduğunu, buna rağmen davacı şirket tarafından yapılmış herhangi bir ayıp ihbarı olmadığı gibi sözleşmenin feshedildiğine dair müvekkile herhangi bir bildirimde de bulunulmamış olduğunu, müvekkil tarafından ayrıca davacı şirkete sözleşme konusu işlerin yapıldığına ilişkin olarak 17.10.2024 tarih, GIB2024000000012 fatura numaralı 1.330.109,50 TL bedelli fatura düzenlenmiş olduğunu, davanın reddine, davacı aleyhinde icra inkar tanzimatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Taraflardan davacı (yüklenici) ile davalı (Taşeron) arasında 12.06.2023 tarihinde sözleşme ekinde birim fiyatları, adetleri, özellikleri ve görselleri verilen mobilya işlerinin malzeme işçilik işlerinin yapılması ile her türlü yatay düşey taşımaların yapılması konusunda bir eser sözleşmesi kurulmuş olduğu, Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş bulunan ve davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan, sözleşmede belirlenen ödeme planı kapsamında yapıldığı anlaşılan ödemelere ilişkin ödeme evraklarına göre davacı şirket tarafından davalıya 1.249.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, Dosya içeriğinde, sözleşmenin imalatın teslimine ilişkin düzenlenmesine uygun olarak iş sahibine teslimat yapıldığına dair herhangi bir belge bulunmamakta olduğu, bu durumda sözleşmenin 6’ncı maddesinde yapılan düzenleme uyarınca malzeme tutanağı bulunmayan imalatların iş sahibine teslim edilip edilmediği hususnda hukuki yorum ve değerlendirme Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Dosya içeriğinde sözleşmenin feshine ve ayıp ihbarına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, davacı vekili tarafından ... 7. Genel İcra Müdürlüğü’nün ...E sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 02.05.2024 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre 1.249.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatılmış olduğu, borcun nedeninin “... -usmob- cari hesap alacağı 1.249.000,00 TL” olarak gösterilmiş olduğu, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen 17.10.2024 tarih, GIB20240000012 nolu, 1.330.109,50 TL bedellli e-arşiv fatura bulunmakta olup, Faturanın icra takibinden yaklaşık 5,5 ay sonra düzenlenmiş olduğu, Davacı vekili tarafından ... 69. Noterliği 18.10.2024 tarih ve 49519 yevmiye numarasıyla keşide edilen İhtarname ile faturaya itiraz edilmiş olduğu, yine ihtarnamede “Ayrıca işbu faturanın muhteviyatı olan malzemeler tarafımızca alınmamış ve işin konusu olan yapım işinde kullanılmamıştır. faturaya itiraz ettiğimizi, malzemeleri ve hizmeti almadığımızı ..”şeklinde teslimatın gerçekleşmediğinin ihtar edilmiş olduğu, Davacı şirket 2023 - 2024 yılında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, Ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi, yasal usul ve esaslara uygun olduğu, Davalı ...’nun 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 176’ncı maddesi kapsamında 2. Sınıf tacir olduğu, bu nedenle 176’ncı madde uyarınca İşletme Hesabı esasına göre defter tutmakta olduğu, bilindiği üzere İşletme Hesabı esasına göre defter tutma uygulaması Gelir İdaresi Başkanlığınca yapılan düzenleme ile GİB nezdinde elektronik ortamda tutulmakta olup uygulama Defter Beyan Sistemi olarak adlandırıldığı, 213 Sayılı VUK’nu ve Defter Beyan Sistemine göre defterin sol tarafına yapılan giderler ile mal ve hizmet alımına ilişkin belgeler tarih sırasına göre kaydolunurken, defterin sağ tarafına 2. Sınıf tacir tarafından düzenlenen gelir faturaları yazılmakta olduğu, huzurda görülen davada davacı, yapmış olduğu ödemeleri dava konusu etmiş olup, davalı ...’nun Defter Beyan Sisteminde tahsil ettiği paralar ve mal ve hizmet alımı için yapmış olduğu ödemeler teknik olarak görülemeyeceğinden, davalının tutmuş olduğu Defter Beyan Sisteminden davacı tarafından yapılan ödemelerin tespiti mümkün olmadığı, davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin 02.05.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan (1.149.000 + 100.000) = 1.249.000,00 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir. Somut uyuşmazlık, taraflar arasındaki malzeme temini ve işçilik sözleşmesiinden kaynaklanmaktadır. Tarafların tacir olması halinde bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar ticari nitelik arz edecektir. Dava konusu olayda davalının tacir kaydının olmadığı ve işletme hesabına göre defter tuttuğu gelen müzekkere cevaplarından anlaşılmıştır. O halde, ticari nitelik taşımayan eser sözleşmesinden kaynaklı bu alacak davasında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Göreve ilişkin düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce ve kanun yolu incelemesi aşamasında da re'sen dikkate alınmalıdır. Bu durum karşısında, alacak isteminde mahkememizin görevli olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu dikkate alınıp, HMK'nın 1, 114-c, 115 ile TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026