İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/488 E. 2026/132 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/488
Karar No
2026/132
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/488 Esas - 2026/132

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2025/488 KARAR NO : 2026/132

.... DAVA : Marka İle İlgili YİDK İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 04/11/2025 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhinde açılan Marka İle İlgili YİDK İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçelerinde özetle; Müvekkili .....olarak tanınan, .....temsil ederek ülkemizi dördüncülük şerefiyle onurlandırdığını, ....'nin gönüllü "Çoçuk Hakları Savunucusu" olan bir şarkıcı ve kamuoyuna mal olmuş bir pop starı olduğunu, ....ün 2011 yılından beri devam etmekte olan .... yarışmasında 2025 yılına kadar juri üyeliği yaptığını,4 ... Ödülü,.... Video Müzik Ödülleri ödülü ve ... Ödülü dahil olmak üzere çok sayıda ödül kazandığını, hem müzik başarısı hem de tarzıyla moda dünyasında da dikkat çeken bir isim olduğunu, sahne kıyafetleri, klipleri ve imajıyla oldukça sevilen ve beğenilen bir sanatçı olduğunu, yardımseverliği ve kadın haklarına yönelik farkındalık kampanyalarındaki aktif rolüyle de tanındığını, müvekkili ...'ün sahibi olduğu "..." markaları Türkiye'de ve dünyanın birçok ülkesinde bilindiğini, özellikle 2009 yılında katıldığı Eurovision yarışmasında elde ettiği dördüncülük derecesi ile tüm dünyanın dikkatini üzerine çektiğini, birçok ünlü markanın reklam yüzü olması kliplerinin de Türkiye'de ve Dünyada milyonlarca kişi tarafından izlenmekte olmasının yanı sıra müvekkilinin sosyal medya hesaplarınında milyonlarca kişi tarafından takip edildiğini, müvekkilinin 2022 yılında "En Güçlü Kadın Şarkıcı Ödülü" kazandığını,2020 yılında "...." ödülünü kazandığını yine 2019 yılında " En Güçlü Medya Yönetimi"ödülünü kazandığını ve dünyaca ünlü markaların reklam yüzü olduğunu, "..." ibaresinin müvekkili ile özdeşlemiş bir ibare olduğunu ve birçok markasının olduğunu, davalının 27/04/2023 tarihinde Resmi Markalar Bülteninde yayınlanan .... sayılı kavaklıdere ... markasını 32/33. Sınıflarda tescil edilmek istenildiğini, dava konusu edilen "kavaklıdere ..." ibareli marka başvurusunun müvekkiline ait "....","...","...." esas ibareli markalara ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, itiraza konusu markanın müvekkilinin daha önceden tescil edilmiş marka serisiyle ayniyet derecesinde benzer olması nedeniyle iltibas tehlikesi yarattığını, müvekkilinin markalarının bilinirliği, tanınmışlığı ve ayırt ediciliği dikkate alındığında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1,6/3,6/5,69 maddeleri kapsamında reddedilmesi gerektiğini, davalı tarafın, müvekkilinin uzun yıllar boyunca tescilli ve fiilen kullandığı ...." ibareli markalarından haksız menfaat sağladığını, tanınmış bir marka değerinden yararlanmak ve müvekkilinin ticari itibarına zarar vermek amacıyla hareket ettiğini, markanın tescili halinde ortaya çıkacak zararın yalnızca ekonomik boyutta olmayacağını, aynı zamanda müvekkilinin kişisel itibarına, sanatsal kimliğine ve ticari saygınlığına da ciddi zararlar vereceğini, müvekkilinin kamuoyunda nezdinde "...."ibaresi ile özdeşleşmiş bir şahsiyet olduğunu, bu ibareye yönelik herhangi bir ticari kullanımın doğrudan müvekkili ile ilişkilendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu sebeple davalının başvurusunun, haksız kazanç sağlama ve müvekkilinin şöhretinden yararlanma amacı taşıdığını, bu nedenle .... kararında itirazlarının kısmen kabulü ile 32. Sınıf bakımından yapılan itirazlarının reddine dair kararın iptaline, davalı başvurusunun tümden reddine, davalının "kavaklıdere ...." markasının iptal edilerek hükümsüz kılınmasına, sicilden terkinine markanın kalan mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı tarafından tescili talep edilen .... numaralı "kavaklıdere ..." ibareli marka başvurusunun adına tescilli ve itiraza gerekçe olarak gösterilen mesnet markalar ile başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler yönünden benzerlik/karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu iddia ettiğini, bu iddianın haksız ve hukuka aykırı bir iddia olduğunu, .... kararında kurum tarafından tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olup davanın reddi gerektiğini, tüketici markaların kaynaklarının farklı olduğunu anlayabilecek ve birbiriyle ilişkilendirilemeyeceğini, markaların kapsadığı hizmetler açısından markaların benzer olarak algılanması ya karıştırılma ihtimalinin doğmasının mümkün olmadığını, davacının marka SMK6/5 madde hükmü kapsamında tanınmış marka olduğu iddiasıyla davalı markasının tescil edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de davacının bu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından SMK 6/5 kapsamında ileri sürülen iddiaların reddi gerektiğini, SMK6/9 da yer alan kötüniyet iddasının dikkate alınabilmesi için kötü niyet tanımının iyi yapılması ve ispatı hususunda da gerekli ispat vesikalarının ortaya konularak kötü niyetin varlığının şüpheye mahal vermeyecek şekilde kanıtlanması gerektiğini, bu hususların ispatlanmadan yapılacak her türlü kötü niyet iddiası redde mahkum olduğunu, davacının iltibas iddialarını kabul etmemekle ve kesinlikle bir kabul anlamına gelmemekle birlikte kurum tarafından yapılan iş ve işlemler hukuka uygun olarak tesis edilmiş olup haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı tarafından tescili talep edilen .... numaralı "kavaklıdere ..." ibareli marka başvurusunun adına tescilli ve itiraza gerekçe olarak gösterilen mesnet markalar ile başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler yönünden benzerlik/karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu iddia ettiğini, bu iddianın haksız ve hukuka aykırı bir iddia olduğunu, markalar arasında iltibas oluşturacak ve tescile engel olacak düzeyde bir benzerlikten söz edebilmek için ortalama dikkat ve özene sahip uzman konumunda olmayan tüketici açısından karşı karşıya kalınan markanın ticari kaynağında yanılma, iki farklı marka karşısında kalındığında bu markaların üreticisi satısı konumunda olan işletmeler arasında idari/ekonomik bir ilişkinin bulunulduğu düşüncesinin oluşması ihtimalinin mevcut olması gerektiğini, tüketiciler satın alma aşamasında internet aracılığıyla kolaylıkla ürün markalarını, fiyatlarını, içeriklerini karşılaştırabildiğini, tüketici markaların kaynaklarının farklı olduğunu anlayabileceğini ve birbiriyle ilişkilendirmeyeceğini, bu nedenle markaların kapsadığı hizmetler açısından markaların benzer algılanması ya da karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davanı marka SMK 6/5 madde hükmü kapsamında tanınmış marka olduğu iddiasıyla davalı markasının tescil edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de davacını bu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hükmün uygulama alanı bulabilmesi için tanınmış marka olmanın yanı sıra haklı bir sebebin varlığı aranmakta olduğunu, bir başvurunun reddedilebilmesi için tanınmışlık iddiasında bulunan markanın bu iddiasını kanıtlaması ve tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markaya zarar verilmesi veya ayırt edici niteliğin zedelenmesi hallerinden birinin ortaya çıkabileceği ihtimalinin ispatlanması gerektiğini, SMK 6/9 da yer alan kötüniye iddiasının dikkate alınabilmesi için kötü niyet tanımının iyi yapılması ve ispatı hususunda da gerekli ispat vesikalarının ortaya konularak kötü niyetin varlığının şüpheye mahal vermeyecek şekilde kanıtlanması gerektiğini, müvekkil şirket markası gerek yazılış ve gerekse tasarlanış biçimi, markada kullanılan renkler ve şekil unsuru ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde karşı tarafın markası arasında herhangi bir ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığını, "kavaklıdere ..." ibareli markasını oluştururken, başka bir firmanın markasına benzetmeye çalışmaya, haksız rekabet yaratmaya ihtiyacının olmadığını, kötü niyet ve haksız kazancın söz konusu olmadığını, dürüst ve basiretli bir tacirden beklenecek şekilde hareket ederek ticaret yaptığını, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin kötü niyetli olduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın öncelikle usulden reddine, esasa ilişkin olarak ise davacının ..... sayılı kararın iptali ile müvekkilinin marka başvurusunun reddi, .... ibareli markasının iptal edilerek hükümsüz kılınması, sicilden terkini, markanın kalan mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, yargılama devam ederken davacı vekili UYAP üzerinden gönderdiği 01/04/2026 tarihli dilekçesi ile sulh olduklarını, sulh ve feragat sözleşmesi uyarınca mahkememizin işbu esas sayılı dosyasından feragat ettiklerini ve tarafların yapılan yargılama giderini tarafların kendi üstleneceğini ve birbirlerinden vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ve talep etmiştir. Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede feragata yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Beliren duruma göre 6100 sayılı HMK'nın 311.maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Davanın Feragat Nedeniyle Reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı Türk Patent Kurumu kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca, ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra iş bu karar verildiğinden 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, taraf vekillerinin yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/04/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/488, K. 2026/132, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-488-e-2026-132-k-c7c4fba07f39