İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/443 E. 2025/890 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/443
Karar No
2025/890
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/443 KARAR NO : 2025/890

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

ASIL DAVA : DAVACI-KARŞI DAVALI (TEMLİK EDEN) : ...

DAVACI (TEMLİK ALAN): ... - ... VEKİLİ : Av. ... ...

ASLİ MÜDAHİL : ... ... .... VEKİLİ : AV/ ...

DAVALI - KARŞI DAVACI : ... ... ... .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İSTİRDAT KARŞI DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 28/01/2010 KARŞI DAVA TARİHİ : 13/04/2010

BİRLEŞEN İZMİR ASLİYE 7. TİCARET MAH. 2012/254 ESAS SAYILI DOSYASI: DAVACI : ... ... ... ... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR 1- ... 2-... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 28/01/2010 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı/karşı davalı vekili asıl davadaki iddiasında özetle: Müvekkili şirketin tüm ülke çapındaki bayilerine ve müşterilerine toptan ... kağıdı ve sair kahvehane malzemelerinin satışını yaptığını, davalı şirketin ise Ocak 2015 tarihli sözleşme ile ... konusu ürünleri temin ettiğini, bu ticari faaliyetler kapsamında davacı şirketin kendisine ve müşterilerine ait bir kısım çekleri davalıya hammadde temini ya da kredi teminatı olarak kullanılması amacıyla teslim ettiğini, sözleşmenin 10. maddesinde bu hususun düzenlendiğini, ancak son dönemlerde yapılan ödemelerde gerek müşterilerden toplanan çeklerin, gerekse müvekkilince düzenlenen çeklerin tahsilinde ve iadesinde sorunlar yaşanmaya başlandığını, davalının çekleri bankaya ibraz ettiğini, yapılan ödemeler ve çek tahsilatı karşılığı ürün teslim edilmediğini, toplamda 426.871,40 TL fazla bedel ödemiş olduğunu, buna karşılık müvekkili tarafından verilen siparişlerin yerine getirilmediğini, davalının, cari hesap borcu bulunması ve hammadde temininde zorluk yaşandığı bahanelerini öne sürerek ürün tesliminden kaçındığını, cari hesaba göre asıl borçlu olanın davalı şirket olduğunu, buna rağmen davalının elinde bulundurduğu çekleri iade etmediğini, karşılığında mal gönderilmeyen çeklerin toplam bedelinin 312.000,00 TL tutarında olduğunu belirterek ve fazlaya dayalı haklarını saklı tutarak fazla ödenen ve karşılığında ürün alınamayan tahsilatın şimdilik 20.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ve reeskont faizi ile birlikte ödenmesini ve karşılığında ürün teslim edilmeyen 312.000,00 TL tutarlı çeklerin iptali ile çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiş, 28.04.2010 tarihli dilekçesiyle 20.000,00 TL'nin istirdatını ve ayrıca toplam miktarı 312.000,00 TL olan çeklerle ilgilide borçlu olunmadığının tespitini talep ettiklerini açıklayıp, toplam 332.000,00 TL dava değeri olduğunu bildirip, bu tutar üzerinden harç ikmali yapmıştır.

Davalı/Karşı davacı vekili savunmasında özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2005 yılından çok önce başladığını, dava dilekçesindeki iddianın aksine ticari ilişkinin başından bu yana davacının sürekli borçlu olduğunu, dava tarihi itibariyle de davacının alacağının bulunmadığını, aksine borçlu olduğunu, davacı tarafın borcu için verdiği çeklerin yıllardır karşılıksız çıktığını ve yenileri ile değiştirildiğini, temdit edilen borçlar için verilen yeni çeklerinde karşılıksız çıktığını ve tekrar yenilendiklerini bu şekilde davacının müvekkiline olan borcunu ödemekte uzun süredir güçlük yaşadığını, bu nedenle davacının verdiği çeklerin kredi teminatı olarak kullanılması veya hammadde alımında ödeme amacıyla kullanılmasının mümkün olmadığını, bankaların ve hammadde satıcılarının davacıdan gelen çekleri kabul etmediklerini, davacının uzun süredir çek yasaklısı olduğunu, davacı şirketin İzmir Ticaret Sicil Memurluğundan ... sicil numarası ile 1993 tarihinde kurulduğunu ve daha sonra 75781 sicil ile şube açılışı yaptığını, dava dilekçesinde müşteri çeki olarak bahsedilen ve iptali talep edilen ... ... ... Ltd. Şti.'nin ise 12/04/2002 tarihinde kurulduğunu, bu şirkete ait her biri 24.000,00 TL tutarlı 10 adet çekin iptalinin davacı tarafça istenemeyeceğini bu hakkın başka tüzel kişiliği olan ... ... ... Ltd Şti'ne ait olduğunu, davacının ödeme amacıyla verdiği çeklerin karşılıksız çıkması üzerine temdit yoluyla verdiği çekleri de borcundan tenzil etmek gibi bir hataya düştüğünü, davacı iddiasının doğru olmadığının ticari defterler ve banka kayıtları incelemesiyle ortaya çıkacağını, davacıya mal verilmemesinin nedeninin borçlarını ödemede temerrütte düşmesi olduğunu, davacının satın aldığı mal bedellerini ödemediğini, verdiği çeklerinde karşılıksız çıktığını, ayrıca çeşitli defalar borç para talep ettiğini, müvekkili tarafından davacının banka hesabına havale edilmek ve zaman zaman da elden verilmek suretiyle de borç talebinin karşılandığını, davacının aldığı borçların bir kısmını nakit olarak bir kısmınıda çeklerle ödediğini, davacının nakit para borcunu ödemek için verdiği çekleri de mal borcuna saymak istediğini ve bu şekilde kendisini alacaklı çıkardığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili karşı davasındaki iddiasında özetle; Karşı davalıya 2002-2003 yılında mal satıldığını, bir kaç yıldan bu yana ödemelerde sıkıntı yaşadığını, mal bedellerini ve mal bedeli için verdiği çeklerin ödenmediğini, çeklerin temdit edildiğini ve yeni çeklerinde ödenmediğini, asıl davada davacı-karşı davalının temdit edilen ve kendisine iade edilen çekleri de ödeme olarak kabul ettiğini, neticede müvekkilinin davalı şirketten 500.000,00 TL'ye yakın bir alacağının bulunduğunu, bu hususun davalı şirketin ticari defterlerinde, banka ve diğer kayıtlarla sabit olduğunu, davalının borcunu ödemek için kendisine mal verilmesini, mal verilir ise satış yapıp borcunu ödeyeceğini, mal verilmemesi halinde borcunu ödemeyeceğini bildirdiğini ve karşı davalı yandan olan alacağın tahsili için karşı dava açarak şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili iddiasında özetle; Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından diğer davalı ... ... ... Ltd. Şti. lehine keşide edilen 17/11/2009 tarihli 24.000,00 TL bedelli çeki davalıdan ciro ile devraldıklarını, çeki süresinde bankaya ibraz ettiklerini, ancak altı ay içerisinde karşılıksız çeki icra takibine konu etmediklerini, çekin zamanaşımına uğradığını, davalı ... ... Ltd. Şti. hakkında temel ilişkiye dayalı olarak, davalı ... ... Ltd. Şti. hakkında ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacaklı olduklarını, davalı ... ... ile aralarında bayilik sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin kendilerinin imal ettiği ... kağıtlarına uzun süre İzmir distribütörlüğünü yaptığını, borç ilişkisininde bu döneme dayandığını, sattıkları mallardan dolayı ödenmemiş bakiye alacaklarının olduğunu ileri sürerek, davalının İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2010/7706 esas sayılı dosyasından yürüyen takibe yaptığı itirazın iptalini ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalılar vekili savunma dilekçesinde özetle; Dava konusu çekle ilgili olarak ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/104 esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve çek iptali davası açtıklarını, davanın halen derdest olduğunu, davacının aynı konuda görülmekte olan bir dava var iken yeni dava ikame ederek kötü niyetini sergilediğini, menfi tespit davasının neticesinin bekletici mesele yapılmasını talep ederek, davanın reddine ve %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Mahkememizin 2014/739 Esas sırasında yapılan yargılama sonunda verilen 18/06/2018 tarihli ve 2018/396 sayılı ilk kararda; "Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere birbirini doğrulamayan usulüne uygun tutulmayan ve zamanında tasdikleri yapılmayan taraf ticari defterleri üzerindeki incelemelerde farklı ve denetlenemeyen sonuçlara varılmış olup taraflar arasındaki ihtilafın çözümünde izlenmesi gereken yolun, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin denetlenmesi esasına dayalı olarak toplam satışların tespiti, teslim edilen çeklerin miktarı, karşılıksız kalan çeklerin miktarının belirlenmesini zorunlu kıldığı mahkemece değerlendirilmiş bu amaçla tüm çek görüntüleri taraflardan ve ilgili bankalardan temin edilerek incelendiği, davacının davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebiyle 413.113,66 TL fazla ödemesi bulunduğu, bu kapsamda karşı davacı-davalının, davacı- karşı davalıdan alacaklı olamayacağı ve karşı davanın reddi gerektiği yine birleşen davada davacı - karşı davalının herhangi bir alacağı ... konusu olmadığından itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği ; Birleşen dava reddedilmekle birlikte birleşen dosya davacısı ... Kağıtçılığın kötü niyeti ispat edilip ortaya konulmadığından ve taraflar arasındaki ticari faaliyetin çapı, karmaşıklığı ve düzensizliği gözetildiğinde sırf takip yapıp alacak iddiasında bulunmasının kötü niyetini ortaya koymayacağı değerlendirilerek birleşen dosya davalısının tazminat talebinin de reddi gerektiği ve başlangıçta talep edilen menfi tespit istemi temlik alan davacı ... tarafından verilen ve davayı tamamen ıslah eden 05/03/2018 tarihli dilekçe kapsamında menfi tespit isteminden vazgeçilmesi nedeniyle menfi tespit davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği; Devralan ...'in devreden ... ... firması yetkilisi ...'in oğlu olduğu, diğer taraftan ... ... ile yapılan sözleşmede tarih bulunmasa dahi ... ... firmasının 16/09/2014 tarihinde asli müdahale talebinde bulunulduğu gözetildiğinde ...'e yapılan temlikin daha sonra olduğu bu nedenle öncelikle ... ... Şirketinin hak sahibi olduğu ve davayı ferileri hariç olmak üzere 350.000,00 TL ile sınırlı olarak devraldığının kabul edildiği, 350.000,00 TL üzerinde var olan 63.113,66 TL tutarın ise temlike dayalı olarak davacı ...'e ait olduğu, 350.000,00 TL'ye yürüyecek faizin ise yine ...'e ödenmesi gerektiği değerlendirilerek ; 1-Asıl davada; A)Menfi tespit davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, B)İstirdat davasının Kısmen Kabulüne, 350.000,00 TL alacağın davalı ... ... Ltd Şti'den tahsiliyle (20.000,00 TL'ye dava tarihi olan 28/01/2010 tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte) asıl alacağın temlik alan Ajanskart'a, faizin ise temlik alan davacı ...'e ödenmesine, C)63.113,66 TL'nin davalıdan ıslah tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiliyle temlik alan davacı ...'e ödenmesine, Faiz başlangıcı yönünden fazlaya ilişkin talebin Reddine, 2-Karşı davanın Reddine, 3-Birleşen davanın Reddine, Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin Reddine" karar verilmiştir.

BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2021 Tarihli, Esas No: 2018/2659, Karar No: 2021/1579 sayılı kararında; Mahkememizce verilen karara karşı Davalı- Karşı ve birleşen Davacı ... ... Şirketi vekili ve Davacı-karşı davalı-temlik alan ... Şirketi ve ... vekili tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurusu sonucu; "Dosyaya istinaf dilekçesi ile davacı-temlik eden ... ... Pazarlama Ltd.Şti. nin 12.08.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğine dair 18.08.2014 tarihinde yayımlanan Ticaret Sicil Gazetesi sunulmuştur..... Mahkemece öncelikle ... Şirketinin tüzel kişiliğinin devam edip etmediği belirlenerek, tasfiye hali veya sicilden silinme durumunda gereken yetkili temsilcilere hükmün tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple şirketlerin son faaliyet durumu belirlenerek ilgili şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi halinde taraf ehliyeti bulunmayan şirketin yaptığı işlemlerle karar verilmiş olacağından, davalı şirketler hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması, taraf teşkili sağlandıktan sonra temliklerin yapıldığı tarihler de dikkate alınarak geçerlilikleri değerlendirilip sonrasında karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenle Davalı- Karşı ve birleşen Davacı ... ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

Mahkememizin 2021/667 E. sayılı dosyasında yapılan ikinci yargılama sonucunda verilen 2023/452 sayılı ve 15/06/2023 tarihli kararda; "Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı/davalı ......Ltd.Şti.'nin 12/08/2014 tarihinde sicilden kaydının silindiği, dosyada bulunan kayıtlara göre, ...' ....Ltd.Şti.'nin, Asli Müdahil ... ...'a temlikine ilişkin sözleşmenin tarihsiz olduğu, ... Kartın noter ihtarının 02/09/2014, müdahale tarihinin ise 16/09/2014 olduğu, ...'ın ...., ...'e noterden temlik tarihinin 03/11/2014 olduğu, buna göre davacı ......Ltd.Şti.'nin her iki alacağın temliki tarihinde de terkin edilmiş olduğu, bu sebeple alacağın devri sözleşmesinin geçersiz, dolayısıyla temlik alan ...'in ıslahında geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı ... Pazarlama Ltd.Şti. vekili 28.04.2010 tarihli dilekçesiyle 20.000,00 TL'nin istirdatını ve ayrıca toplam miktarı 312.000,00 TL olan çeklerle ilgilide borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği, Mahkememizin ilk kararında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere, birbirini doğrulamayan usulüne uygun tutulmayan ve zamanında tasdikleri yapılmayan taraf ticari defterleri üzerindeki incelemelerde farklı ve denetlenemeyen sonuçlara varılmış olup taraflar arasındaki ihtilafın çözümünde izlenmesi gereken yolun, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin denetlenmesi esasına dayalı olarak toplam satışların tespiti, teslim edilen çeklerin miktarı, karşılıksız kalan çeklerin miktarının belirlenmesini zorunlu kıldığı mahkemece değerlendirilmiş bu amaçla tüm çek görüntüleri taraflardan ve ilgili bankalardan temin edilerek aşağıdaki sonuçlara varılmıştır ; - Taraflar arasında ... kağıdı vs. Kahvehane malzemeleri bayilik hususunda 01/01/2005 tarihli sözleşme akdedildiği, - Taraflar arasında sözleşme tarihinden öncede ... ... tedarik ve satımı hususunda hukuki ve ticari ilişki bulunduğu, - Davacının davalıya ödeme ve teminat amaçlı olarak kambiyo senetleri düzenleyip verdiği ve üçüncü kişilerden aldığı kambiyo senetlerini ciro ederek verdiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8/a ve b, 10 maddelerinin avans çeki verilmek suretiyle ticari faaliyet yürütüldüğünü ortaya koyduğu yine davalı ... ... Defterlerinde alınan çeklerin avans hesabına kaydının yapılmış olmasının da taraflar arasında avans çeki verilmek suretiyle ticari faaliyet yürütüldüğünü ispatladığı, - Mal teslimi ve ödemelerle teslim edilen kambiyo senetlerinin cari hesap şeklinde takip edildiği, - Tarafların defterleri kendi içerisinde ve birbiriyle çelişkili olduğundan defterlere göre ihtilafı çözmenin mümkün olmadığı, çözümün mahkememizce özellikle avans olarak verilen çeklerin bankalar nezdinde akıbetinin belirlenmesi için yapılan araştırmaya, tarafların kabullerine göre çözülebileceği ve bu kapsamda davalı vekilinin 26/03/2015 tarihli dilekçesinde dile getirdiği davacı tarafında herhangi bir itirazı olmaması gözetilerek taraflar arasında 2008 yılında mutabakat yapıldığı ve bu tarihten sonra 2009 yılının ilk aylarına kadar mal satışının olduğunun kabulüne göre hak ve alacaklarının tespiti gerektiği kabul edilerek ve neticede ... konusu kabuller çerçevesinde değerlendirme yaparak sonuca varan 30/11/2017 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle; 31/12/2008 tarihi itibariyle davacının davalıdan 664.459,35 TL alacaklı olduğu hususunda mutabık oldukları her iki tarafın ticari defter kaydınında bu hususu doğruladığı kabul edilip, davalı kayıtlarına göre davacının 31/12/2009 tarihi itibariyle 424.863,66 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarına göre ise aynı tarih itibariyle davalının 339.371,40 TL borçlu olduğu, 2009 yılında davalı tarafça davacı adına düzenlenen faturalar toplamanın 392.007,95 TL olduğu, ticari defter kayıtlarınında bu durumu doğruladığı, davalı defterlerine göre davacı ... ...'ın davalı ... ...'tan 424.863,68 TL alacaklı durumda olduğu, davalı ve davacı ticari defter kayıtları arasındaki 85.492,28 TL fark bulunduğu, davacı tarafça ödendiğinden iptal edilmiş olup iade edilen toplam 42.000,00 TL tutarlı çekler dolayısıyla davalı ...'ın borçlandırılması gerekirken alacaklı olmasının hatalı olduğu, karşılıksız çıktığı halde iade kaydı olmayan 24.000,00 TL karşılıksız çek bedelinin davacı cari hesabına borç yazılmak suretiyle davalının borcundan düşülmesi gerektiği halde bunun yapılmadığı ve bu nedenle 24.000,00 TL'nin davalı borcundan düşülmesi gerektiği, 1.050,00 TL bedelli satış faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı ... kayıtlarında yer aldığı ... konusu fatura tutarının davalı alacaklandırılarak borçlarından düşülmesinin gerektiği, bu tespitlere göre tarafların kayıtları mukayese edildiğinde 1.050,00 TL fatura eksiği giderildiğinde satış faturaları tutarının davacı ... ... kayıtlarında olduğu gibi 392.007,95 TL olması gerektiği, davacı ile davalı kayıtları arasında düzenlenen çek tutarları arasında 203.642,25 TL fark bulunduğu, bu farkın 61.142,25 TL'sinin davalı ... kayıtlarında mevcut olup davacı ... ... kayıtlarında olmayan toplamın 142.500,00 TL olan çek girişlerinden kaynaklandığı ve düzenlenen çek tutarının 932.562,25 TL olarak kabulu gerektiği, karşılıksız çek kayıtları arasındaki 119.200,00 TL lik farkın sebebinin ise davacı ... ... kayıtlarında yer alan 47.000,00 TL tutarındaki 2 adet iade çek kaydının davalı ... kayıtlarında, davalı ... kayıtlarında yer alan 190.200,00 TL tutarındaki 6 adet iade çek kaydının ise davacı ... ... kayıtlarında yer almaması ve ... ... kayıtlarında yer alan 24.000,00 TL bedelli bir adet çekin karşılıksız olmasına rağmen ... kayıtlarında iade kaydının bulunmaması sebebiyle oluştuğu ... konusu kayıtların yapılması halinde davacı ... ... ile davalı ... arasında çek kayıtları farkının 119.200,00 TL olduğu, toplamı 68.500,00 TL olan 3 adet çek tutarı 2009 yılı içerisinde ödendiğinden davalı ...'a yapılmış ödeme olarak davalı ... hesabına borç kaydedilmesi gerektiği, 2009 yılında davacı yanca düzenlenen 871.420,00 TL tutarındaki çeklerden karşılıksız çıkan 550.000,00 TL'lik kısmın mahkemeye davalı tarafça teslim edildiği, 191.200,00 TL'lik kısmın davalıya iade edildiği, 119.200,00 TL'lik kısmın ise yine iadesi gerçekleştiğinden, davacının, davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebiyle 413.113,66 TL fazla ödemesinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebiyle 413.113,66 TL fazla ödemesi bulunduğu, bu kapsamda karşı davacı-davalının, davacı-karşı davalıdan alacaklı olamayacağı ve karşı davanın reddi gerektiği, yine birleşen davada davacı - karşı davalının herhangi bir alacağı ... konusu olmadığından itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği, birleşen dava reddedilmekle birlikte birleşen dosya davacısı ... Kağıtçılığın kötü niyeti ispat edilip ortaya konulmadığından ve taraflar arasındaki ticari faaliyetin çapı, karmaşıklığı ve düzensizliği gözetildiğinde sırf takip yapıp alacak iddiasında bulunmasının kötü niyetini ortaya koymayacağı değerlendirilerek birleşen dosya davalısının tazminat talebinin de reddi gerektiği kanaati ile asıl davada; davacı ... Pazarlama Ltd.Şti. yönünden davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihi olan 28/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı ... ... Ltd.Şti.’ne ödenmesine, davacı ... ... Ltd.Şti.’nin dava konusu olan olan çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağı temlik alan ... ve asli müdahil ... ...…Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, karşı davanın ve birleşen İzmir Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nin 2012/254 esas sayılı dosyasında açılan davanın ve davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir.

Tarafların İstinaf Başvurusu Sonucu; ... BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2023 tarihli ve 2023/1753 Esas ve 2024/394 Karar sayılı ilamı ile; Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Tarafların Temyiz Başvurusu Sonucu; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24.03.2025 tarihli ve 2024/3812 Esas, 2025/2061 Karar sayılı ilamı ile; "Davacı ... Ltd. Şti., 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) geçici 7. maddesi kapsamında sicilden terkin edilmiş; İlk Derece Mahkemesince verilen süre içinde açılan ihya davası sonucunda, Ticaret Sicil Müdürlüğünün aldığı terkin kararının usulsüz olduğu belirlenip, şirketin ihyasına karar verilmiştir. Davacı şirketin bilgisi olmaksızın alınan terkin kararı, bu karardan sonra şirketin yaptığı tasarrufların yok hükmünde olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Gerçekte hayatını devam ettiren şirketin yaptığı işlemler, usulsüz terkin işleminden etkilenmez. O hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözardı edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebep ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiştir.

Bozma Sonrası Bu Dosyada Yapılan Yargılamada; Bozma İlamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyanları alındıktan sonra bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

GEREKÇE : Asıl dava, bedelsizlik iddiasına dayalı istirdat, çekler nedeniyle menfi tespit istemi; karşı dava alacak, birleşen dava çeke dayalı takibe itirazın iptali, asli müdahale talebi ise temlik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin dava dosyası 04/10/2012 tarihli karar ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf, aralarındaki hukuki ve ticari ilişki kapsamında, mal bedelleri, ödemeler ve verilen çekler itibariyle asıl davacı- karşı ve birleşen davanın davalısının, davalı- karşı ve birleşen dava davacısına bakiye borcu bulunup bulunmadığı, davacı yanca davalıdan satın alınacak mallar karşılığı olarak verilen çeklerin karşılığında mal teslim edilip edilmediği ve bu kapsamda 312.000,00 TL bedelli çeklerin bedelsiz olup olmadığı ve davacının fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı ya da davalının bedelini tahsil etmediği fatura alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargılama sürecinde tarafların gösterdiği deliller toplanmış, bu kapsamda; taraflar arasında imzalanan Ocak 2005 tarihli sözleşme, teslim edilen çeklerin akıbeti ile ilgili muhatap banka araştırmaları, tarafların banka kayıtları dosyaya celp edilmiş, her iki tarafın ticari defterleri incelenerek Mali Müşavir bilirkişi raporları ve mahkememizce atanan Hukukçu ve Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan iki farklı heyetten raporlar alınmış, birleşen dosya dayanağı İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2010/7706 sayılı icra dosyası celb edilmiş incelenmesinde alacaklı ... ... firmasının borçlular ... ... Ltd ve ... ... Ltd ye karşı 17/11/2009 tarihli 24.000,00 TL tutarlı çeke dayalı olarak takip başlattığı, ferileri ile birlikte toplam alacağın 26.748,67 TL olduğu ve borçluların süresinde itirazı ile takibin durdurulduğu görülmüştür. 27/05/2011 tarihli Nusret Işıkyıldız tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; SMM bilirkişi davacı defterleri üzerinde inceleme yaparak 01/01/2005 tarihli sözleşmenin hükümleri gereği davacı şirketin mal teslim almadan önce davalı firmaya avans niteliğinde çekler verdiğini, bu bağlamda davacı defter kayıtlarına göre davalıya verilen çeklerin toplam tutarının 2.585.049,20 TL olduğunu, bu tutardan davalının satışları, iade alınan ve karşılıksız çıkan çekler toplamı 2.897.049,20 TL düşüldüğünde davacı ... ... şirketin dava tarihi itibariyle 312.000,00 TL davalı ... şirketine borçlu olduğu ve davacının alacak iddiası ile menfi tespit isteğinin yerinde olmadığı sonucuna varılmış fakat sağlıklı bir değerlendirme için davalı şirketin defterlerininde incelenmesine işaret edilmiş yine defterlerin de usulüne uygun tutulmadığının tespiti yapılmıştır. 15/02/2012 tarihli Melek Konak Doğan tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davalıların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, ... ... şirketinin ... Ltd Şti'ne dava tarihi itibariyle 312.000,00 TL borçlu olduğunu tespit eden raporun hatalı olduğunu, rapor içeriği incelendiğinde 2009 yılı davacı satışlarının 390.957,93 TL olmasına rağmen 1.043.379,35 TL olarak tespit edildiğini, tarafınca yapılan incelemeye göre ise sadece 392.007,95 TL olduğunu, ticari defterlerden yevmiye ve envanter defterininde yıl sonu noter kapanış tasdikinin olmadığını, incelemeye göre ... Ltd. Şti.'nin ... ... şirketinden 252.000,00 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, ancak ... konusu raporda 2008 yılı defterlerinin incelenmediğini, oysa ... ... şirketi defterlerine göre 2008 yılından 2009 yılına devreden 664.459,35 TL fazla ödemenin kayıtlı olduğunu, avans ödemelerinin ... Ltd. 'nin 2009 yılı defterlerinin açılış kaydında yer almadığını, ... şirketinin rapor ekinde sunulan muavin defter kaydı incelendiğinde bu durumu doğrular şekilde 2009 yılında girişi olmayan ve borçtan düşülmemiş toplam 128.500,00 TL bedelli 6 adet çekin haksız zenginleşme yaratır şekilde borca eklendiğinin görüldüğünü, ve bu bakımdan ... Ltd Şti'nin defterleri üzerinde yapılan incelemenin yeterli ve sonuca ulaştırır şekilde gözükmediğini ve tarafların defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğrulamadığı sonucuna varılmıştır. 31/07/2012 tarihli Selim Sami Terzi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ; Taraflar arasında dava konusu olan (Birleşen dava ) 24.000,00 TL bedelli çekin davalı borcundan düşme şeklinde kayıtlara alınmış olduğunu ve karşılıksız çıkması nedeniyle ... konusu kaydın 18/11/2009 tarihinde iptal edildiğini, ihtilafa konu çekin iptal edilmesi sonrası taraflar arasında cari hesap bakiyesinin davalının 252.000,00 TL borçlu olduğu şeklinde olduğunu tespit etmiştir. Düzenlenen ek raporda ise; Davacı şirket tarafından 2005-2006-2007 yılları çek alış ve iade dökümlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle banka kayıtları ile karşılaştırmalı inceleme ile, ödenmediği ileri sürülerek alacak talebinde bulunulan çek tutarında bir alacağın olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığı, davacı ile davalı taraf ticari ilişkilerinin devam etmiş bulunduğu 2005-2010 dönemi hesap dökümleri ile davalı ticari defterleri de karşılaştırılarak yapılacak inceleme sonucunda doğru bir değerlendirmenin mümkün olacağı kanaati bildirilmiştir. Davacı ticari defterlerini inceleyen Nusret Işık Yıldız tarafından düzenlenen 21/05/2011 tarihli raporunda; Bilirkişi tarafından ... ... Ltd. Şti.'nin ticari defterleri incelenmiş ve defterlerin dönem sonu noter kapanış yaptırılmadığından yasaya uygun tutulma şartına sahip olmadıkları tespit edilerek defterlere göre ... ... şirketinin 15/02/2010 dava tarihi itibariyle davalı şirketten 339.371,40 TL alacaklı görüldüğü belirlenmiştir. Davalı ... şirketinin ticari defterlerini inceleyen .. .... tarafından düzenlenen 10/04/2012 tarihli raporunda; 2010 defterleri dışındaki yevmiye defterlerinin TTK 72. Maddesi gereğince yapılması gereken kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı ve tarafların çalıştıkları süre içinde davalı tarafından davacıya 502 adet toplam 4.290.463,22 TL tutarında fatura düzenlendiği, 01/01/2008 tarihinde tarafların cari hesabında mutabakat görüldüğü, bu tarih itibariyle davalının davacıdan 12.387,11 TL alacaklı olduğu, 2008 yılında davalının davacıya düzenlediği 117 adet toplam 1.066.470,31 TL tutarında faturanın davacı defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, 2009 yılında ise davalının 59 adet 390.957,95 TL tutarında fatura düzenlediği, 2009 yılında düzenlenen bu faturalarında taraf defterlerinde aynen kayıtlı olduğunu, dolayısıyla davalının düzenlediği 4.290.463,22 TL tutarındaki tüm faturaların davacı defterlerinde yer aldığı, 2008 yılında davalının davacıya düzenlediği 117 adet 1.066.470,31 TL tutarında faturanın davacı defterlerinde de aynı kayıtlı olduğu, 2009 yılında ise davalı yanca davacı adına 59 adet 390.957,95 TL tutarında faturalar düzenlediği, 2009 yılında düzenlenen bu faturaların tarafların defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, yine davacı defter kayıtlarına göre davacının bu süre içerisinde davalıya 305 adet çek karşılığı 6.027.578,94 TL tutarında çek düzenlediği, bunlardan 61 adet çek karşılığı 1.901.525,00 TL'lik kısmın karşılıksız çıktığı, ve bu süre içerisinde davacının davalıya 5 adet toplamı 8.534,47 TL yapan iade faturası gönderdiği, yapılan mahsuplaşma neticesinde ... ... şirketinin ... şirketine 155.874,81 TL borcunun kaldığı, davacı ... ... şirketi tarafından iptali istenen çeklerden 24.000,00 TL bedelli iki adet çekin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, 24.000,00 TL bedelli başkaca bir çekin ise bedelinin davacı kayıtlarına göre 20/10/2009 tarihinde ödendiğinin görüldüğünü, taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacının davalı yana vermiş olduğu çeklerden 1.901.525,00 TL'sinin karşılıksız çıktığını, davalının elinde toplam 440.500.00 TL tutarında çek bulunduğunu kabul ettiğini, bu tutardan davacının belirlenen 155.874,81 TL borcuna karşılık gelen çek tutarı çıkarıldığında davalının elinde bulunan 284.625,19 TL tutarında ödenmemiş ve karşılığında mal da verilmemiş çek bulunduğu başka bir ifade ile davacının 284.625,19 TL tutarlı çekler yönünden talebinde haklı bulunduğu kanaati bildirilmiştir. Bilirkişiler L. Kurtay ve M. Bayram Mısır tarafından düzenlenen 25.06.2014 tarihli raporda; Öncelikle daha önce alınan bilirkişi raporları irdelenmiş ve sonrasında mevcut kayıtlara göre ... firmasının defterleri kapsamında ... firmasından 252.000,00 TL alacaklı görünmesine karşın ... firmasının düzenlediği çeklerin tamamını, bu çeklerin ödenip ödenmediği konusunda bankalar nezdinde toplanan dökümanların kül halinde incelenmesinde 2007-2009 yıllarına ait çeklerle ilgili olarak listeler oluşturulduğunu, bu listelere göre yapılan çek ödemelerinin yıllar itibariyle belirlendiği ve karşılığı bulunmayarak iptal ve iade edilen çeklerin ayıklandığı, bazı çek fotokopilerinin bulunmadığı halde davalı defterlerinde bu çeklerin karşılıksız çıktığı şeklinde işleme tabi tutularak iade edildiği, yapılan hesaplamada 369 adet alınan çekten 68 adetin karşılıksız çıktığı, çekle yapılan tahsilatın 4.868.836,36 TL olduğu 2005-2009 döneminde 562 adet 4.290.463,20 TL tutarında satış faturası ve 5 adet 8.534,47 TL tutarında iade faturası düzenlendiği ayrıca 2007 yılı içerisinde 20.961,99 TL tahsilat yapıldığının belirlenmesi karşısında düzenlenen faturalar, ödenen çekler ve karşılıksız gelen çekler ve yapılan nakit ödemeler düşüldüğünde davacı firmanın toplam alacağının 607.879,62 TL olduğu, öte yandan bankalar ve yetkili kuruluşlardan alınan bilgiler ve dosyaya ibraz edilen belgeler vasıtasıyla oluşturulan listelerde yer alan bir kısım çeklerin ödendiğinin ifade edilmesine karşın davalı taraf defterlerinde tahsil edilmediğinin görüldüğünü, bu çeklerin bir kısmının görüntüsünün bulunmamasını ve tahsilat tarihinin keşide tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle iade sonrası işleme tabi tutulduğu kanaatini oluşturduğu, bahsedilen çeklerin davalı-karşı davacı yönünden ödeme sayılabilmesi için çeklerin ciro silsilesini gösteren onaylı fotokopilerinin ibraz edilmesi gerektiğini, bu zamana kadar düzenlenen raporlarda ortaya çıkan çelişkinin, davalı defterlerinde çeklerin önemli bir kısmının alınan sipariş hesaplarında izlenmesinden ve diğer raporlarda bu hesabın diğer hesaplarla birlikte değerlendirilmemesinden kaynaklandığı sonuç olarak; dava tarihi itibariyle davacının davalı ticari defterlerine göre verilen çekler ile 607.879,62 TL fazla ödeme yaptığının tespit edildiği, karşı davacı-davalının talep edebileceği bir alacağın bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişiler L. Kurtay ve M. Bayram Mısır tarafından düzenlenen 10/02/2015 tarihli ek raporda; Daha önce hesaba dahil edilen 20/10/2009 keşide tarihli 24.000,00 TL bedelli çekin kayıtlara alınmasına karşın, ... çekinin karşılıksız çıktığı, arkasının yazdırıldığı, Merkez bankasının 28/12/2010 tarihli yazısında ödenmediğinin belirtildiği gözetilerek ve düzenlenen çeklerin ödenip ödenmediği konusunda bankalar nezdinde toplanan dökümanların kül halinde incelenmesinde 2007-2009 yıllarına ait çeklerle ilgili olarak oluşturulan listelere göre çek ödemelerini yıllar itibariyle belirlemesinin yapılıp karşılığı bulunmayarak iptal edilen ve iade edilen çeklerin ayıklanması sonrasında davacı alacağı 495.179,62 TL olarak belirlenmiş ancak bilirkişi .. .... 16/02/2015 tarihli karşı görüş raporunu düzenlemiştir. ... konusu raporda; taraf ticari defterleri üzerinde incelemelerde farklı ve denetlenemeyen sonuçlara varıldığından defterlere göre sonuca varmanın gerçek ilişkinin tespit edilmesini engellediğini, bu nedenle kök rapor ve ek rapor ile taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin denetlenmesinin hedef alındığını, toplam satışların tespit edildiğini ve daha sonrada çek ile yapılan ödemelerin belirlenmeye çalışıldığını, ancak kök rapor eki tabloda tek tek denetlenen çekler toplamının 3.628.022,00 TL olduğu, çekle yapılan ödemenin ise 6.780.061,16 TL olduğunun benimsendiğini, bu durumda çekle yapılan ödemenin denetlenmemiş olduğunu 3.097.039,36 TL lik çekler yönünden akıbet araştırmasının yapılmadığını, raporda, mali incelemede bazı veriler yönünden davalı defterleri esas alındığını, bazı veriler yönünden ise dosyadaki delillerinin esas alındığını ve bu haliyle mükerrer ödeme yapılma olasılığının bulunduğunu, dosya kapsamına göre gerçeğe yakın tek değerlendirmenin 2008 yılı mutabakatı esas alınarak 2008 yılı sonrası satışları ve 2008 yılı sonrası çekleri esas alınarak yapılabileceğini benimseyip bu esasa göre yaptığı hesap sonucunda birleşen davaya esas çek haricinde 442.151,73 TL'lik kısmının iptalinin gerektiğini, karşı dava yönünden ise 69.848,27 TL'lik kısmın takibe konulabileceğini bu tutarda çekin iptale tabi olmadığı sonucuna varmıştır. Bilirkişiler Doç. Dr . .. ve .. . ... tarafından düzenlenen 04/02/2016 tarihli raporda; Davalı vekilinin 26/03/2015 tarihli dilekçede " taraflar arasında 2008 de mutabakat yapılmıştır ve 2009 yılının ilk aylarında mal satışına son verilmiştir" demek suretiyle taraflar arasında mutabakat yapıldığının kabul ettiğini, davacınında bu kabule karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu durumda davacı ve davalı ticari defter kayıtlarına göre 01/01/2008 tarihi itibariyle ... ... firması ve ... firması hesaplarında devir bakiyesi bulunmadığından davacı ve davalı hesaplarının bu tarih itibariyle mutabık olduğunun kabulünü gerektiğini, ancak davacı defter kayıtlarında verilen sipariş avansları hesabının 664.459,35 TL borçlu olup, bu miktarın 2009 yılında satıcılar hesabına virman yapılarak ödeme olarak borç kaydedildiğini, buna göre 01/01/2008 tarihinden başlamak üzere davacı ve davalı ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında; Davacı kayıtlarında 1.066.469,40 TL, davalı kayıtlarında ise 1.066.470,32 TL fatura kaydı bulunduğunu çok önemsiz bir fark ... konusu olduğunu, davalıya 1.442.145,00 TL çekle ödeme yapıldığını, bu çeklerden 125.200,00 TL'lik kısmın karşılıksız çıkması nedeniyle iade edildiğini, bu durumda yapılan ödemenin 250.475,15 TL fazla olduğunu, davalı kayıtlarında ise davacı ödemesinin 826.020,00 TL olduğunu, bu ödeme kaydı esas alındığında davalının 240.450,32 TL alacaklı olduğunu, 2009 yılında davacı kayıtlarında 392.007,95 TL , davalı kayıtlarında 390.957,95 TL fatura kaydı görüldüğü, aradaki farkın 03/04/2009 tarihli 1050 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığını , davacının davalıya net ödeme tutarının 731.379,35 TL olduğu ve bu miktara göre davacının davalıya 339.371,40 TL fazla ödemesi bulunduğu, davalı kayıtlarına göre ise davacı ödemesinin 139.017,93 TL olduğu, bu ödeme miktarına göre davalının 31/12/2009 tarihi itibariyle davacı şirketten 251.940,02 TL alacaklı olduğu, defterlerin birbirine doğrulamama nedeninin defterlerdeki çek kayıtları ile iade edilen ve karşılıksız çıkan çek tutarlarını farklı olmasından kaynaklandığını, davacı ticari defterlerinde yer alan 370.500,00 TL tutarında çekin davalı kayıtlarında yer almadığı, bu nedenle önceki bilirkişi raporunda listede yer alan çeklerden hareketle (Mahkemece ilgili bankalardan temin edilen görüntüler esas alınarak oluşturulan) davacının davalıya çekle yaptığı fazla ödeme tutarının bakiye 121.000,00 TL alacaklı olduğu, bunun yanında davalı vekilinin 26/03/2015 tarihli dilekçesinde müvekkili şirket ukdesinde biri icra takibinde konu edilmiş toplam 550.000,00 TL tutarında karşılığı ödenmemiş çekler bulunduğunu kabul ettiğini, davacının alacaklı olarak görüldüğü 121.000,00 TL miktar ile iptalini istediği 312.000,00 TL karşılıksız çek tutarının toplamı 433.000,00 TL olduğu, toplamının 433.000,00 TL yaptığı ve bu rakamın dava dilekçesi ile alacaklı olduğunu ileri sürdüğü toplam 426.871,40 TL miktara yakın bir değeri gösterdiğini, Ticari defter kayıtlarının her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulamadığından sahibi lehine delil oluşturmayacağını, davacı yanca davalıya ödeme olarak verilen çekler karşılıksız çıktığından fiili bir ödemenin gerçekleşmediğini ve dolayısıyla karşılıksız çıkan çekler karşılığında mal teslimi de bulunmadığından davacının ödeme fazlası olarak davalıya verdiği ve davalının elinde bulunan çeklerden 121.000,00 TL kısmı yönünden alacaklı olduğu, 312.000,00 TL tutarındaki çeklerin iptalini istemekte haklı olduğu, birleşen dava yönünden ise takibe konulan 24.000,00 TL tutarındaki çekin bedelsiz olduğu, karşı dava açısından karşı davacı-davalının alacağının bulunmadığı görüşü bildirilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti 24/10/2016 tarihli ek raporda da kök raporlarındaki görüşü tekrarlamışlardır. Mahkememizce 01/03/2017 tarihi celse 5 no'lu ara kararı ile önceki raporda; davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarına göre 01/01/2008 tarihi itibariyle ... ... ve ... ... hesaplarında devir bakiyesi bulunmadığından davacı ve davalı hesaplarının bu tarih itibariyle mutabık olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiş ise de davacı ticari defter ve kayıtlarında da 31/12/2008 tarihi itibariyle verilen sipariş avansları hesabında ... ... 664.459,35 TL borçlu olup, bu miktarı 2009 yılında satıcılar hesabına virman yapılarak ödeme olarak borç kaydedildiği, davalı, asli müdahil itirazlarını denetlenebilir mahiyette yeterince karşılanmadığı ifade edilip bu kez taraf defter ve kayıtları ile dosyaya kazandırılan tüm deliller birlikte yeniden değerlendirilerek itirazı karşılar önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişiler ... ... ve ... ... ... tarafından hükme esas alınan 30/11/2017 tarihli ikinci ek rapor düzenlenmiştir.

Bilirkişiler Prof. Dr ... ... ve ... ... ... tarafından düzenlenen 30/11/2017 tarihli ek raporda; Davacı ve davalı ticari defter kayıtları 31/12/2008 tarih itibariyle davacının davalıdan 664.459,35 TL alacaklı olduğu hususunda mutabık olduğundan, bu tarihten önceki dönem ticari defter kayıtları incelemeye dahil edilmeksizin ... ... firmasının alıcılar hesabında bakiye 676.863,68 TL alacağından alıcılar hesabından bakiye 252.000,02 TL borcuna mahsup edildiğinde ... ... firması defter kayıtlarına göre davacının davalı şirketten 31/12/2009 tarihi itibariyle 424.863,66 TL alacaklı olduğunu, davacı karşı davalı ... ... firmasının defter ve kayıtlarına göre ise 31/12/2009 tarihi itibariyle davacı ... ... firmasının davalı ... Kağıtçılıktan 339.371,40 TL alacaklı durumda olduğunun görüldüğünü, Davacı tarafça davalıya verilen çeklerden 4.800,00 TL 2.400,00 TL tutarlı çeklerin iadesinden sonra bakiye 53.942,26 TL tutarında çekle yapılan ödemelerin davalı kayıtlarında yer almasına rağmen davacı kayıtlarında yer almadığı, dolayısıyla davalının kabulünde olan bu ödemelerin davacı ödemelerine eklenmesi gerekmediği, Davacı kayıtlarında 2009 yılında davalı yanca davalı adına düzenlenen faturalar toplamı 392.007,95 TL olduğu halde, davalı kayıtlarında bu rakamın 390.957,95 TL olduğu, aradaki 1.050,00 TL farkın 02/04/2009 tarihli 1.050,00 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarına işlenmemiş olmasından kaynaklandığı, ancak 2009 yılında düzenlenen satış faturaları tutarının 392.007,95 TL olduğu hususunda mutabakat bulunduğu, Davalı kayıtlarında düzenlenen çekler tutarının 932.562,26 TL olduğu halde davacı kayıtlarında 728.920,00 TL olup, davalı ve davacı kayıtların arasında 203.642,26 TL farkın, davacı kayıtlarında yer almayan 249.142,26 TL çek tutarı ile davalı kayıtlarında yer almayan 45.500,00 TL çek tutarı arasındaki fark olduğunu, Davalı kayıtlarında iade edilen çekler tutarının 781.200,00 TL olmasına karşılık davacı kayıtlarında 662.000,00 TL olduğu, kayıtlar arasında bulunan 119.200,00 TL farkın; davacı ... kayıtlarında yer alan 47.000,00 TL tutarındaki iki adet iade çek kaydının davalı ... kayıtlarında, yer alan 190.200,00 TL tutarında altı adet çek kayıtlarının ise davacı ... kayıtlarında yer almaması, ayrıca ... kayıtlarında yer alan 24.000,00 TL bedelli bir adet çekin karşılıksız olmasına rağmen iade kaydının bulunmaması sebebi ile bu kaydın yapılması halinde davalı ... kayıtlarında iade çekler toplamının 852.200,00 TL, davalı ... kayıtlarında mevcut olan davacı ... kayıtlarında olmayan 190.200,00 TL çek tutarının davacı ... kayıtlarına eklenmesiyle davacı ... kayıtlarının 852.200,00 TL olacağı buna göre davacı ... ve davalı ... kayıtlarının arasında farkın sebebinin 119.200,00 TL'lik çeklerden kaynaklandığı sonucuna varılacağı, Davalı kayıtlarında iade kaydı bulunan 190.200,00 TL tutarındaki altı adet çekin davacı ... kayıtlarında iade kaydı olmadığı, Davacı yanca, davalı ... ortağı ... ... hesabına banka dekontları ile toplam 140.500,00 TL ödemeyi ispatlamak amacıyla sunulan belgelerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmaması sebebiyle dikkate alınamayacağı, 2009 yılında davacı yanca düzenlenen 871.420,00 TL tutarlı çeklerden karşılıksız çıkan 550.000,00 TL'lik kısmın davalı elinde bulunup mahkemeye teslim edildiği, 191.200,00 TL'lik kısmın davalıya iade edildiği, 119.200,00 TL'lik kısmında iade edildiği, Tespitleri yapılarak neticede; - Dava konusu çekler karşılıksız çıktığından iade kaydı ile cari hesaptan düşülerek ve buna rağmen davalı davacıya borçlu olduğundan, davalı yanca mahkemeye teslim edilen çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, taleple bağlı kalınarak teslim edilen çekler arasında bulunan 12 adet 288.000,00 TL iade edilen 1 adet 24.000,00 TL tutarlı çekler toplamı 312.000,00 TL tutarlı dava konusu 13 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, - Davacının davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebi ile 413.113,66 TL fazla ödemesinin bulunduğu, - Birleşen dava konusu 17/11/2009 tarih ve 24.000,00 TL bedelli çekin bedelsiz kaldığı ve iptali istenen çekler arasında olduğu, sonucuna varılmıştır. Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Yukarıda özeti yapılan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere; birbirini doğrulamayan usulüne uygun tutulmayan ve zamanında tasdikleri yapılmayan taraf ticari defterleri üzerindeki incelemelerde farklı ve denetlenemeyen sonuçlara varılmış olup taraflar arasındaki ihtilafın çözümünde izlenmesi gereken yolun, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin denetlenmesi esasına dayalı olarak toplam satışların tespiti, teslim edilen çeklerin miktarı, karşılıksız kalan çeklerin miktarının belirlenmesini zorunlu kıldığı mahkemece değerlendirilmiş bu amaçla tüm çek görüntüleri taraflardan ve ilgili bankalardan temin edilerek aşağıdaki sonuçlara varılmıştır ; - Taraflar arasında ... kağıdı vs. Kahvehane malzemeleri bayilik hususunda 01/01/2005 tarihli sözleşme akdedildiği, - Taraflar arasında sözleşme tarihinden öncede ... ... tedarik ve satımı hususunda hukuki ve ticari ilişki bulunduğu, - Davacının davalıya ödeme ve teminat amaçlı olarak kambiyo senetleri düzenleyip verdiği ve üçüncü kişilerden aldığı kambiyo senetlerini ciro ederek verdiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8/a ve b, 10 maddelerinin avans çeki verilmek suretiyle ticari faaliyet yürütüldüğünü ortaya koyduğu yine davalı ... ... Defterlerinde alınan çeklerin avans hesabına kaydının yapılmış olmasının da taraflar arasında avans çeki verilmek suretiyle ticari faaliyet yürütüldüğünü ispatladı. - Mal teslimi ve ödemelerle teslim edilen kambiyo senetlerinin cari hesap şeklinde takip edildiği, - Tarafların defterleri kendi içerisinde ve birbiriyle çelişkili olduğundan defterlere göre ihtilafı çözmenin mümkün olmadığı, çözümün mahkememizce özellikle avans olarak verilen çeklerin bankalar nezdinde akıbetinin belirlenmesi için yapılan araştırmaya, tarafların kabullerine göre çözülebileceği ve bu kapsamda davalı vekilinin 26/03/2015 tarihli dilekçesinde dile getirdiği davacı tarafında herhangi bir itirazı olmaması gözetilerek taraflar arasında 2008 yılında mutabakat yapıldığı ve bu tarihten sonra 2009 yılının ilk aylarına kadar mal satışının olduğunun kabulüne göre hak ve alacaklarının tespiti gerektiği kabul edilerek ve neticede ... konusu kabuller çerçevesinde değerlendirme yaparak sonuca varan 30/11/2017 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle; 31/12/2008 tarihi itibariyle davacının davalıdan 664.459,35 TL alacaklı olduğu hususunda mutabık oldukları her iki tarafın ticari defter kaydınında bu hususu doğruladığı kabul edilip, davalı kayıtlarına göre davacının 31/12/2009 tarihi itibariyle 424.863,66 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarına göre ise aynı tarih itibariyle davalının 339.371,40 TL borçlu olduğu, 2009 yılında davalı tarafça davacı adına düzenlenen faturalar toplamanın 392.007,95 TL olduğu, ticari defter kayıtlarınında bu durumu doğruladığı, davalı defterlerine göre davacı ... ...'ın davalı ... ...'tan 424.863,68 TL alacaklı durumda olduğu, davalı ve davacı ticari defter kayıtları arasındaki 85.492,28 TL fark bulunduğu, davacı tarafça ödendiğinden iptal edilmiş olup iade edilen toplam 42.000,00 TL tutarlı çekler dolayısıyla davalı ...'ın borçlandırılması gerekirken alacaklı olmasının hatalı olduğu, karşılıksız çıktığı halde iade kaydı olmayan 24.000,00 TL karşılıksız çek bedelinin davacı cari hesabına borç yazılmak suretiyle davalının borcundan düşülmesi gerektiği halde bunun yapılmadığı ve bu nedenle 24.000,00 TL'nin davalı borcundan düşülmesi gerektiği, 1.050,00 TL bedelli satış faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı ... kayıtlarında yer aldığı ... konusu fatura tutarının davalı alacaklandırılarak borçlarından düşülmesinin gerektiği, bu tespitlere göre tarafların kayıtları mukayese edildiğinde 1.050,00 TL fatura eksiği giderildiğinde satış faturaları tutarının davacı ... ... kayıtlarında olduğu gibi 392.007,95 TL olması gerektiği, davacı ile davalı kayıtları arasında düzenlenen çek tutarları arasında 203.642,25 TL fark bulunduğu, bu farkın 61.142,25 TL'sinin davalı ... kayıtlarında mevcut olup davacı ... ... kayıtlarında olmayan toplamın 142.500,00 TL olan çek girişlerinden kaynaklandığı ve düzenlenen çek tutarının 932.562,25 TL olarak kabulu gerektiği, karşılıksız çek kayıtları arasındaki 119.200,00 TL lik farkın sebebinin ise davacı ... ... kayıtlarında yer alan 47.000,00 TL tutarındaki 2 adet iade çek kaydının davalı ... kayıtlarında, davalı ... kayıtlarında yer alan 190.200,00 TL tutarındaki 6 adet iade çek kaydının ise davacı ... ... kayıtlarında yer almaması ve ... ... kayıtlarında yer alan 24.000,00 TL bedelli bir adet çekin karşılıksız olmasına rağmen ... kayıtlarında iade kaydının bulunmaması sebebiyle oluştuğu ... konusu kayıtların yapılması halinde davacı ... ... ile davalı ... arasında çek kayıtları farkının 119.200,00 TL olduğu, toplamı 68.500,00 TL olan 3 adet çek tutarı 2009 yılı içerisinde ödendiğinden davalı ...'a yapılmış ödeme olarak davalı ... hesabına borç kaydedilmesi gerektiği, 2009 yılında davacı yanca düzenlenen 871.420,00 TL tutarındaki çeklerden karşılıksız çıkan 550.000,00 TL'lik kısmın mahkemeye davalı tarafça teslim edildiği, 191.200,00 TL'lik kısmın davalıya iade edildiği, 119.200,00 TL'lik kısmın ise yine iadesi gerçekleştiğinden, davacının, davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebiyle 413.113,66 TL fazla ödemesinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebiyle 413.113,66 TL fazla ödemesi bulunduğu, bu kapsamda karşı davacı- davalının, davacı- karşı davalıdan alacaklı olamayacağı ve karşı davanın reddi gerektiği yine birleşen dava da davacı - karşı davalının herhangi bir alacağı ... konusu olmadığından itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği kabul edilmiştir. Birleşen dava reddedilmekle birlikte birleşen dosya davacısı ... Kağıtçılığın kötü niyeti ispat edilip ortaya konulmadığından ve taraflar arasındaki ticari faaliyetin çapı, karmaşıklığı ve düzensizliği gözetildiğinde sırf takip yapıp alacak iddiasında bulunmasının kötü niyetini ortaya koymayacağı değerlendirilerek birleşen dosya davalısının tazminat talebinin de reddi gerekmiş ve başlangıçta talep edilen menfi tespit istemi temlik alan davacı ... tarafından verilen ve davayı tamamen ıslah eden 05/03/2018 tarihli dilekçe kapsamında menfi tespit isteminden vazgeçilmesi nedeniyle menfi tespit davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davada çözümü gereken bir meselede davadan sonra gerçekleştirilen temlikler dolayısıyla tarafların hukuki durumlarında meydana gelen değişikliğin ne olduğu ve temlik alacaklısı olduğunu iddia eden ... ile asli müdahale talebinde bulunan ... ... Ltd. Şti'nin davacı yerine geçip geçmedikleri ve geçtiler ise davacının davalıdan olan alacağının ne kadar miktarında hak sahibi olduklarıdır. Davacı ... vekili tarafından verilen 05/03/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 413.113,66 TL'ye ıslah edilerek harcı da yatırılmıştır. Davacı ... ... firması ile asli müdahil ... ... Ltd Şti arasında birleşen dosya davalısı ... ... firmasının katılımı ile tarihsiz sözleşme akdedilmiş ve bu sözleşme ile; ... ... firmasının ... ...'a 350.000,00 TL borcu bulunduğu, bu borcun ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/129 esas numaralı dosyasında yürüyen davalar sonucunda ... firmasından tahsil edilecek para ile faizsiz olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkememizce ... konusu sözleşme 350.000,00 TL yönünden davanın devri olarak nitelendirilmiştir. Davacı ... ... firması ile ... arasında da noterden düzenlenen alacağın devri sözleşmesi gerçekleştirilmiştir. ... konusu devir sözleşmesine göre; dava dosyasındaki 332.000,00 TL doğmuş ve doğacak alacak davacı tarafından bütün ferileri ile birlikte ...'e devredilmiştir. Devralan ...'in devreden ... ... firması yetkilisi ...'e oğlu olduğu temin edilen nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Diğer taraftan ... ... ile yapılan sözleşmede tarih bulunmasa dahi ... ... firmasının 16/09/2014 tarihinde asli müdahale talebinde bulunulduğu gözetildiğinde ...e yapılan temlikin daha sonra olduğu da ortadadır. Bu nedenle mahkememizce öncelikle ... ... şirketinin hak sahibi olduğu ve davayı ferileri hariç olmak üzere 350.000,00 TL ile sınırlı olarak devraldığını kabul edilmiş, 350.000,00 TL üzerinde var olan 63.113,66 TL tutarın ise davacı ...' e temlik'e dayalı olarak ait olduğu, 350.000,00 TL'ye yürüyecek faizin ise yine ...'e ödenmesi gerektiği değerlendirilerek asıl dava açısından istirdat davasının kısmen kabulüne birleşen ve karşı davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-ASIL DAVADA; Davanın KISMEN KABULÜNE, 350.000,00 TL alacağın davalı ... ... Ltd Şti'den tahsiliyle (20.000,00 TL'ye dava tarihi olan 28/01/2010 tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte) asıl alacağın temlik alan Ajanskart'a, faizin ise temlik alan davacı ...'e ödenmesine, 63.113,66 TL'nin davalıdan ıslah tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiliyle temlik alan davacı ...'e ödenmesine, Faiz başlangıcı yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, a) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.212,03 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin ve ıslah ile alınan harcın mahsubu ile kalan 15.915,53 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, b)Temlik eden davacı ... LTD. ŞTİ. tarafından yapılan 6.321,45 TL harç giderinin davalı ... ... LTD. ŞTİ'den alınıp davacı ...'e, 6.032,20 TL'nin davalı ...'dan alınarak asli müdahil ... ...'a ödenmesine, c)Davacı tarafça yapılan 1.479,40 TL tebligat ve posta gideri, 2.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.279,40 TL yargılama giderinin davalı ... ... ... ... Turizm San.Tic.Ltd Şti'den alınarak davacılara ödenmesine, D)Kendilerini yargılama sırasında vekille temsil eden davacılar AAÜT'ne göre belirlenen 55.998,38 TL vekalet ücretinin davacı ... Tic Ltd Şti ne, 10.099,80 TL vekalet ücretinin davacı ...'e davalı ... ... Ltd Şti'den alınarak ödenmesine,

2-KARŞI DAVADA; Davanın REDDİNE, a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının dava dosyasında peşin alınan 297,00 TL harçtan mahsubu ile artan 318,40 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde karşı davacı tarafa iadesine, b)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d)Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren karşı davalı ... ... Ltd Şti yararına takdir edilen 20.000 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınıp karşı davalı ...'a ödenmesine,

3-BİRLEŞEN İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2012/254 ESAS SAYILI DOSYASINDA; a)Davanın REDDİNE, b)Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının dava dosyasında alınan 283,45 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 331,95 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, d)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

e)Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 26.748,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/443, K. 2025/890, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-443-e-2025-890-k-1c870b589a0b