İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/434 E. 2025/434 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/434
- Karar No
- 2025/434
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/434 Esas - 2026/296 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/434 KARAR NO : 2026/296
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 K.YAZIM TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idare ile ... Yönetim Yatırım Gayrimenkul Danışmanlık A.Ş. (Eski Unvan ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.) arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personellerden ...”nın işten çıkartılması sonucunda, hem müvekkili idare hem de yüklenici şirket/karşı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, bu bağlamda; ... ... .... ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrası müvekkili idare tarafından iş bu icra dosyasına ödeme yapıldığını, yine müvekkili idare tarafından, ilam ve icra vekalet ücretine dair vergi kesintisi hesap edilerek işbu tutar da davacı vekili adına Vergi Dairesi'ne yatırıldığını, bu dosya için idare tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam miktarın 17.981,98 TL olduğunu, müvekkili idare ile ... Yönetim Yatırım Gayrimenkul Danışmanlık A.Ş. (Eski Unvan ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.) arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personellerden ...'nın işten çıkartılması sonucunda, hem müvekkili idare hem de yüklenici şirket/karşı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, bu bağlamda; ... ... .... .... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrası müvekkili idare tarafından iş bu icra dosyasına ödeme yapıldığını, yine müvekkili idare tarafından, ilam ve icra vekalet ücretine dair vergi kesintisi hesap edilerek işbu tutar da davacı vekili adına Vergi Dairesi'ne yatırıldığını, bu dosya için İdare tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam miktar 15.040,07 TL olduğunu, bahsedilen icra dosyaları için Vergi Dairesi'ne yatırılan tutarlar sunulu ödeme emrinde belirtildiğini, idarece icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalındığını, belirtilen mahkeme kararı ve yürürlükte olan mevzuat gereği müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan alacak bedellerinin (icra dosyalarına ve vergi dairesine ödenen) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili idareye iadesi hususunda tarafımızca arabulucuya başvurulduğunu, davalı ile anlaşmaya varılamadığını, davalı yüklenici şirket ile imzalanan Teknik Şartnamenin 14.6. maddesine göre 9 Yüklenici yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olduğunu, davalı, ilgili sözleşme, teknik şartname, Borçlar Kanunu ve sair mevzuat gereğince sorumlu olduğunu, müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan bedellerden yüklenici sorumlu olduğu için, ödenen bedeller yüklenici tarafından idareye ödenmediği için dava açmak zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; davanın kabulüne, işçilik alacağından kaynaklanan ve müvekkil İdare tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 33.022,05 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket davacı idare arasında akdedilen 2015/62131 ihale kayıt numaralı 03.08.2015 tarihli "... Genel Müdürlüğü ve Birimlerinde Çalıştırılmak Üzere 1192 Özel Güvenlik Personeli Hizmet Alımı İşi" adı altındaki sözleşme kapsamında davacı idare bünyesinde çalıştırılmak üzere 1192 işçi istihdam edildiğini, söz konusu sözleşmenin 9.1 numaralı maddesi uyarınca sözleşme kapsamındaki işin süresi işe başlama tarihinden itibaren 12 ay olmakla birlikte davacı kurum tarafından asgari ücret artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmeleri müvekkilinin iradesi dışında kurum tarafından feshedildiğini, müvekkili şirketin bu hizmet alımı sözleşmelerinin feshine sebebiyet vermediği açık olduğundan ilgili kanun hükümleri ve güncel içtihatlar gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, müvekkili şirket bitim süresinden önce feshedilen hizmet alım sözleşmeleri sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı idare müvekkili şirketin hakediş ve teminat alacaklarını ödemediğini, söz konusu fesihle işine son verilen işçiler tarafından işçilik alacakları istemli olarak açılan davalar kapsamında hükmedilen ücretler davacı idare tarafından ödendiğini, davacı idare tarafından müvekkili şirketin iradesi dışında alınan fesih kararları sebebiyle doğan işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zira müvekkili şirketin ihalenin feshinde hiçbir kusuru bulunmadığını, davaya konu edilen ihale sözleşmesinin feshi için alınan kararların, feshe ilişkin tüm belgelerin kuruma yazılacak ihtaratlı müzekkere ile celbini veya yerinde incelenmesini, huzurdaki dava ile tarafları ve konusu aynı ... 3. asliye ticaret mahkemesine sunulan 03.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arası sözleşmenin 26. maddesine uymayacak şekilde davacı idarenin fesihte bulunması sebebiyle müterafik kusuru olduğu şeklindeki çıkarımlarının gözetilmesi ve işbu sebeple davacının rücuen tazmin talebinde bulunamayacağının dikkate alınmasını, davacı kurumun doğrudan işçi adı belirtmeksizin müvekkili şirkete ait hakediş ve nakit teminatlardan kesinti yaparak müvekkili şirketin alacaklarını sıfırladığı tarafları ve konusu aynı birçok benzer dosyada tespit edildiği gibi ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan 2021/226 esas sayılı dava dosyasına sunulan ek raporda tespit edildiğini, işbu raporda müvekkili şirkete ait 16.483.201,39-TL kesinti yapıldığı tespit edilmiş olup davacı kurum yapılan işbu kesintileri dava dışı işçilere ödeme yaparak müvekkil şirketin alacaklarını sıfırladığını, davacı kurumun müvekkili şirkete ait hakediş ve nakit teminatlardan kesinti yaptığı hususu benzer dosyalara sunulan raporlar ve belgeler ile de sabit olduğundan mükerrer tahsil amaçlayan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı kurum her ne kadar tüm kesintilerde doğrudan işçi adı belirtmese de müvekkili şirkete ait nakit teminat ve hakedişleri kullanarak dava dışı işçilere ödeme yaptığı ... ... .... .... Esas sayısı ile görülmekte olan dava dosyasına sunulan 24.01.2023 tarihli bilirkişi raporu dahil birçok benzer uyuşmazlıkta tespit edilmiş olup davacı kurumun mükerrer tahsil amaçladığı ortada olduğunu, 24.01.2023 tarihli sinan yazıcı tarafından hazırlanan raporda ''semih süsüz adına yapılan 2.292,75-tlnin davalı hakedişlerinden kesildiği'' tespit edildiğini, davacı kurum tarafından kesin teminatlara ilişkin tutulan muavin defter kayıtlarında müvekkili firma teminat mektuplarından beş milyona yakın kesinti yapıldığı tespit edildiğini, davacı kurum müvekkili şirkete ait hakedişlerden ve nakit teminatlardan kesinti yaparak ödemesi yapılan dava dışı işçilerin alacaklarının rücuen tazmini talebiyle ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/738 Esas sayılı dosyasını ikame ettiğini, davacının mükerrer tahsilata sebebiyet veren işbu talepleri hakkaniyete ve hukuka aykırıdır. işbu husus ... 9. asliye ticaret mahkemesi 2021/738 esaslı dosyaya davacı kurum tarafından sunulan kurum iç yazışmaları ile de sabit olduğunu, izah edilen sebepler ile mahkeme tarafından re'sen gözetilecek nedenler ışığında; Müvekkili şirketin dava konusu alacak kalemlerine ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine, huzurdaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi adına davacı kurumda bulunan müvekkil şirkete ait hakedişlerin kaydedildiği muavin defter kayıtları ile dava dışı işçilere ilişkin kurum içi olur yazılarının huzurdaki dosyaya emsal kararlar ışığında celp edilmesine veyahut söz konusu defterlerin yerinde incelenmesine, huzurdaki davaya konu edilen ihale sözleşmesinin feshi için alınan kararların, fesihlere ilişkin tüm belgelerin kuruma yazılacak ihtaratlı müzekkere ile celbine, mahkeme aksi kanaatte ise; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Kamu İhale Kurulu’nun incelemesi ile de sabit olduğu üzere işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün yalnızca müvekkili şirkette olmadığını, idarenin de sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak TBK md. 167 gereği müvekkili şirket ile davacı ...’nin eşit oranda sorumlu olduğuna, neticeten davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsilinin mümkün olup olmadığı ve miktarı hususlarında olduğu anlaşıldı. Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak, iş dosyaları, icra dosyaları, ... 9. ATM'nin 2021/738 E. sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 15.10.2025 tarihli raporda: Davacı tarafından dava dışı işçi ... için yapılan 14.842,04 TL tutarındaki brüt ödemeye ilişkin 14.09.2021 tarihli ödeme emrinin sunulduğunu, dava dışı işçi ... için yapılan 18.254,75TL tutarındaki brüt ödemeye ilişkin 14.09.2021 tarihli ödeme emrinin dosyaya eklendiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerde işçi alacaklarından davacının sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığının anlaşıldığını, sözleşme ve teknik şartname hükümleri çerçevesinde davacının alacakların tamamını mı yoksa yarısını mı talep edebileceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının tutarların tamamını talep etmesi halinde ... için 14.842,04TL ve ... için 18.254,75TL olmak üzere toplam 33.096,75TL tutarında hesaplama yapıldığını, davacının alacakların yarısını talep etmesi durumunda ise ... için 7.421,02TL ve ... için 9.127,37TL olmak üzere toplam 16.548,39TL tutarında hesaplama yapıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan 26.01.2026 tarihli ek raporda: Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin kök raporu değiştirmediğini, davacının tam talep hakkı olması durumunda ... için 14.842,04TL ve ... için 18.254,75TL üzerinden toplam 33.096,79TL hesaplandığını, kısmi talep hakkı kabulünde ise ... için 7.421,02TL ve ... için 9.127,37TL üzerinden toplam 16.548,39TL tutarına ulaşıldığını, rücuya konu miktarların bu şekilde belirlendiğini, tarafların itirazlarının yerinde görülmediği, hesaplamaların usulüne uygun yapıldığını, nihai tutarların bu şekilde olduğu bildirilmiştir. Taraf itirazlarının giderilmesi ve 7573 sayılı yasa uyarınca değerlendirme yapılması için bilirkişiden alınan 06.03.2026 tarihli 2. Ek raporda:“29.01.2026 tarihli resmi gazetede yayınlanan 7573 SK nun 6. Maddesi ile 4857 sayılı yasaya eklenen geçici 12. Madde ile 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri (bu tarihler dahil) arasında dava dışı işçileri çalıştıran alt işverenlere kıdem tazminatı bakımından rücu talebinden bulunulmayacağını, “Davalının dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemlerin yasa kapsamında rücu edilemeyecek dönemlere rastlaması nedeniyle kıdem tazminatı bakımından rücu talebinde bulunulmayacağını, “Davacının hesaplanan 4857 sayılı yasanın geçici 12. Maddesi uyarınca hesaplanan tutarların tamamını talep edebileceğinin kabulü halinde rücuya konu miktarların; ¸
Şeklinde olabileceğini, “Davacının hesaplanan 4857 sayılı yasanın geçici 12. Maddesi uyarınca hesaplanan tutarların yarısını talep edebileceğinin kabulü halinde rücuya konu miktarların her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere; ¸ şeklinde olabileceği bildirilmiştir. Ek rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı) İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden davacının yapmış olduğu ödemenin tamamından davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir (... BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı). Dava, dava dışı işçiye ödenen işçi alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rucüen tahsili istemine ilişkindir. 7573 sayılı yasanın 6. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. maddede "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” hükmü düzenlenmiştir. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” hükmü gereğince yapılan ödemenin rücuen tahsili talebinin yerinde olduğunu iddia etmiş ise de, madde hükmünde açıkça tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez hükmüne yer verilmiş olması nedeni ile davacı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın 7573 Sayılı Kanunun geçici 12. maddesi hakkında, Anayasa’nın 10. maddesi hükümlerine aykırılık itirazı eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkin ise Anyasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları uyarınca açıklamalarda bulunma yönündeki yükümlülüğün yerine getirilmediğinden ve dolayısıyla bu iddialar temellendirilemediğinden ... .... .... kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından ... 15. İş mahkemesi dosyaları, ... 9. ATM'nin 2021/738 E. sayılı dosyası, icra dosyaları dikkate alınarak düzenlenen 06/03/2026 tarihli ek rapor ve 7573 sayılı yasanın 6. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. maddedesi uyarınca dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, (... .... .... karar sayılı,.... .... .... karar sayılı ilamı) ve ... .... .... E. sayılı iş dosyalarında davalı davadan haberdar olduğundan 14.09.2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizine hükmedilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile; a)11.304,39TL'nin davalı ... ... A.Ş.'den 14.09.2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, b)21.717,66TL alacak yönünden 7573 sayılı kanunun 6.mdsi ile 4758 Sayılı yasaya eklenen geçici 12.md uyarınca karar verilmesine yer olmadığına, Alınması gereken 772,20TL harçtan peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile eksik alınan 156,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 1.564,00TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.304,39TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 10.230,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 3.478,20TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 1.000,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 660,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/04/2026