İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/3 E. 2026/3 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/3
Karar No
2026/3
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/3 Esas - 2026/572 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/3 Esas KARAR NO : 2026/572

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 03/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket uhdesinde bulunan "... İl Sınırları ve Sorumluluk Alanları İçerisinde Bulunan Yeşil Alanlar Parklar, Refüjler, Yan Bantlar, Mezarlıklar, Piknik Alanları, Barajları, Gölleri Rekreasyon Alanları ve Tesislerin Bakım- Onarım ve Tadilat İşi" kapsamında, geçmiş dönemlerde davalı taşeron firmalarda çalışan dava dışı işçi ...'ya çalışmış olduğu dönemlere ilişkin kurumları tarafından 11.08.2025 tarihinde 9.721,51 TL (ücret alacağı ve ferileri) tutar olarak ödendiğini; davalı ile şirketleri arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri gereği, yüklenici bu işte çalıştırdığı işçilerin ... işlemleri ile ilgili her türlü bildirim ve ödemelerini ...'nın ...'da bu iş için açtırmış olduğu iş yeri numarasının altında aracı iş yeri numarası alarak iş yeri tescili yaptıracaını ve bu durumdan ... yazılı olarak haberdar edileceğini; işle ilgili olarak ... tarafından ...'ya bildirilen işçiliklerin, bu sözleşmede yazılı işin işçiliklerinin hesabında aynen esas alınacağını, bu durumun Yüklenici tarafından kesin olarak kabul edildiğini belirterek müvekkil şirketin yapmış olduğu ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla rücuen tahsilini dava ve talep etmiştir.

Davalı ... İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Cevap Dilekçesinde Özetle: Yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin adresinin Sakarya olduğunu, yetkili mahkemenin de .... Mahkemeleri olduğunu; müvekkilin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, rücua konu alacak ile müvekkilinin ilgisinin olmadığını, İşçi ...'nın müvekkilin sigortalı çalışanı olmadığını, davacının müvekkilden rücuan tahsile konu herhangi bir alacağı olmadığını, aksine müvekkili firmanın davacıdan hak edişlerden, cari hesaptan kaynaklanan alacağı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; dava dışı işçiye işçilik alacakları adı altında ödenen alacağın davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. Dava dışı işçinin ücret alacağından kaynaklı olarak davacı tarafından ödenmiş olan ayrıntısı dava dilekçesinde yazmayıp ödeme dekontundan anlaşıldığı üzere .... dayanak .... sayılı ilamı gereği ödenen ÜCRET alacağının davalıdan kendi sorumluluk dönemleri itibariyle rücuen tahsili istenmiş olup, davacının sözleşme ve ekleri uyarınca ödediği tazminatın davalıdan ödediği ücret alacağını rücuen isteyip isteyemeyeceği hususunun sözleşme, teknik sözleşme ve ekleri incelenerek dosya kapsamında alınacak bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi, belirlenen rücuen tazminatı davalı şirketlerin hangi tarihte ve hangi faiz türüne göre sorumlu olup ödeyecekleri miktarın belirlenmesine ilişkindir.

DELİLLER: Davacı ... ... LTD. ŞTİ 'den davaya konu hizmet alım sözleşmeleri ve şartnamelerin istendiği ve dosyaya kazandırıldığı, .... davaya konu hizmet alım sözleşmeleri ve şartnamelerin dosya arasına alındığı, ...'dan dava dışı işçi ...'nın işe giriş çıkış bildirgeleri dahil hizmet dökümünün dosyaya kazandırıldığı, ....dosyasının uyaptan istendiği ve dosya arasına alındığı, dosyasının, ön inceleme tutanağında belirlenen uyuşmazlık konuları esas alınmak suretiyle, tarafların iddia ve savunmalarını karşılar şekilde YASA DEĞİŞİKLİĞİ, HER BİR DAVALI İLE YAPILAN SÖZLEŞME MADDELERİ VE CEVAP DİLEKÇESLERİNDEKİ İTİRAZLARA DA DİKKAT EDEREK bilirkişi raporu düzenlenmesi amacıyla, İŞÇİ ALACAKLARI, RÜCUEN TAZMİNATLARDA UZMAN bilirkişisine tevdine, karar verildiği ve bilirkişi raporunun alındığı, anlaşıldı. BİLİRKİŞİ RAPORU: ... tarafından sunulan rapor ile; ...İnş.Taah.San.veTic.Ltd. Şti. Yönünden sorumluluğun 9.271,51 TL olduğu, davada rücua konu alacağın ücret alacağından kaynaklı olması ve 29 Ocak 2026 tarihli .... sayılı R.G.'de yayımlanan 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. madde hükmünün kıdem tazminatı ile ilgili olması nedeniyle Yasa değişikliğinin işbu davada uygulanma imkanın bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

ISLAH DİLEKÇESİ: Davacı vekili 100,00 TL olarak açtıkları davayı 9.171,51TL ISLAH ederek 9.271,51 TL'ye artırdıklarını ıslah ederek mahkememize bildirmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı işçiye işçilik alacakları adı altında ödenen alacağın davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. ( .... Kararı) Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

Bu kapsamda, toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenlerin dava dışı işçisi ...'e karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır. Buna göre somut olayda, davacı ile davalı şirketin hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken işçilik alacağı ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalıların sorumlu oldukları kanaatine varılmış olup karar vermeye elverişli 01.06.2026 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, davalıların hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere davanın kabulüne karar vermiştir. Ayrıca taraflar tacir olması, davacının ödeme ile zarara uğradığı ve davalıların yersiz zenginleşmesi nedeniyle rücuen tazminat alacağının işçilik alacağının görüldüğü .... dosyasında davanın davalıya ihbar edildiği görüldüğünden davalının talep gibi 11.08.2025 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

G.D:(Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere) 1-Davanın KABULÜ ile, 100,00TL alacağın 11.08.2025 ödeme tarihinden, 9.171,51TL rücuen tazminatın 01.06.2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 732,00 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 156,63 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 888,63 TL harcın düşülmesi ile fazla alınan 156,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan 732,00 TL harç ile 732,00 TL başvurma harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 92,90 TL posta gideri, olmak üzere toplam 11.556,90 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.271,51 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren miktar itibariyle kesin açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026

Katip .... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/3, K. 2026/3, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-3-e-2026-3-k-4ccbf6fe69aa