İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/433 E. 2025/433 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/433
Karar No
2025/433
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/433 Esas - 2026/519 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/433 Esas KARAR NO : 2026/519

.

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 18/06/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden Gülüzar Şimşek'in işten ayrıldığını, dava dışı işçiye 237.982,22 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile kurum alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek davalıların takibe vaki itirazının iptali ile davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 18/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile, 18.894,76 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmemiş olması ve dava tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolmadan ıslah yapılmış olması nedeni ile ıslah talebinin süresi içinde yapıldığı değerlendirilmiştir. Davalı ... Global şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve işbölümü itirazında bulunduklarını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, açılan davayı kabul etmediklerini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile kendilerinden talepte bulunulamayacağını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerektiğini, rücu şartlarının oluşmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile taraflar arasındaki sözleşmelerde alacağın davalıya ait olacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi müvekkilinin işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydı ile rücu talep edilen bedelin yarısından sorumlu olabileceğini, alacağın likit olmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, açılan davayı kabul etmediklerini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile kendilerinden talepte bulunulamayacağını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile taraflar arasındaki sözleşmelerde alacağın davalıya ait olacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi müvekkilinin işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydı ile rücu talep edilen bedelin yarısından sorumlu olabileceğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, likit alacak bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle müvekkilinden ne kadarlık kısmı talep ettiğini bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, rücu talebinin brüt değil net miktar üzerinden hesaplanması gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile kendilerinden talepte bulunulamayacağını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. DELİLLER: Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına alınmıştır. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 01/11/2025 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak davalı ...şirketinin 11.583,35 TL'den, davalı ...698,17 TL'den, davalı ... şirketinin 11.995,90 TL'den, davalı ... 1.872,38 TL talep edilebileceği belirtilmiştir. Davalı yanın itirazları üzerine alınan 01/04/2026 tarihli ek raporda özetle, 7573 sayılı yasa kapsamında yapılan hesaplamada davalı ...şirketinin 11.583,35 TL'den, davalı ... şirketinin 3.427,40 TL'den, davalı ... 1.872,38 TL talep edilebileceği belirtilmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı Pars şirketi aleyhine açılan davanın tefrik edilerek Mahkememizin 2025/793 esasına kaydedilmiştir. Davalı yanın görev itirazının tarafların tacir olması nedeni ile reddine, hak düşürücü süre ve ıslaha ilişkin zamanaşımı itirazının icra takibine vaki itirazların davacıya tebliğ edilmemiş olması nedeni ile reddine, ödeme tarihi gözetilerek zamanaşımı itirazının reddine, arabuluculuk itirazının arabuluculuk son tutanağı olan davalılar yönünden yerinde olmadığından reddine, belirsiz alacak davasına ilişkin itirazın eldeki davanın kısmi dava niteliğinde açılmış olması nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (... 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı). İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (... 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalı yanın sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği değerlendirilmiştir (... BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı). 7573 sayılı yasanın 6. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. maddede "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” hükmü düzenlenmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi gözetildiğinde yasal değişikliğe göre yapılan hesaplama gereği talepte bulunulmuş olması nedeni ile davalı ...şirketi aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davalılar daha önce temerrüte düşürülmediğinden takip tarihi itibari ile (... BAM 23. HD 2018/2070 esas 2019/1481 karar sayılı, ... BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) temerrüte düştüğü ve işlemiş faiz taleplerinin reddi gerektiği değerlendirilerek bilirkişinin hükme esas alınan raporunda bu yöndeki hesaplamasına itibar edilerek davacının toplam 16.883,12 TL alacağı yönünden davanın sübut bulduğu, alacak likit olmadığından davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, reddedilen kısma ilişkin davacı aleyhine kötü niyet ispatlanamadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davalı ...şirketi aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... ... esas sayılı icra takibine vaki davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin davalı ...şirketi yönünden 11.583,35 TL, davalı ... şirketi yönünden 3.427,40 TL, davalı ... şirketi yönünden 1.872,38 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalılar aleyhine icra inkar tazminatına, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, Alınması gereken 1.153,28 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın ve sonradan alınan 305,60 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 232,28 TL harcın, 159,37 TL'sini davalı ...şirketinden, 47,15 TL'sini davalı ... şirketinden, 25,76 TL'sini davalı ... şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına, 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.329,57 TL'sinin davalı ...şirketinden, 689,30 TL'sinin davalı ... şirketinden, 376,56 TL'sini davalı ... şirketinden, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,

Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 16.883,13 TL vekalet ücretinin 159,37 TL'sini davalı ...şirketinden, 47,15 TL'sini davalı ... şirketinden, 25,76 TL'sini davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca red edilen miktar olan 1.380,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...şirketine verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca red edilen miktar olan 408,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca red edilen olan 223,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 9.002,50 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 8.044,05 TL yargılama gideri ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 921,00 TL harcın toplamı olan 8.965,05 TL'nin, 6.150,83 TL'sini davalı ...şirketinden, 1.819,97 TL'sini davalı ... şirketinden, 994,25 TL'sini davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... şirketi tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 250,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 26,62 TL nin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davalı ... şirketi üzerine bırakılmasına, Davalı ...şirketi yönünden ıslah edilen kısım dikkate alınarak lehe ve aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026

¸¸ ¸¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/433, K. 2025/433, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-433-e-2025-433-k-d0eca496720b