İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/408 E. 2025/1022 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/408
- Karar No
- 2025/1022
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/408 Esas KARAR NO : 2025/1022
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine ... 7.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/15078 E sayılı dosyası ile ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatılmış olduğunu, takibe yapılan itiraz nedeniyle takibin durmuş olduğunu, borçlunumnicra dosyasında yer alan faturalara itiraz etmemiş, sadece borca itiraz talebinde bulunmuş olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan iş sebebi ile faturalar kesilmiş olduğunu, davalı taraf süresi içerisinde fatura tutarlarını ödemediği ve fatura tutarlarına da itiraz etmemiş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, ... 7.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/15078 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 ’ sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminata hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan tüm alacak, talep ve iddialar yönünden zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin faturalara itiraz etmediğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmişse de salt fatura tanziminin malın teslim edildiğini veya hizmetin yerine getirildiğini ortaya koymayacağını, faturayı düzenleyen tarafın fatura konusu ilişkiyi ve hizmetin eksiksiz ifa edildiğini ispat yükümlülüğü bulunduğunu, faturanın 'fatura' olarak değerlendirebilmesi için gerçek bilgiler içeren bir faturanın bütün unsurlarının bulunmak zorunda olduğunu, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmekte olduğunu, Vergi Usul Kanununun 230. Maddesi ile faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartları ve faturada en az bulunması gereken bilgilerin faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı (3239 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle değişen bent) Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulması şarttır. malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gerektiğini, bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmü uygulanır irsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir. şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak satın aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırması halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk irsaliyesi aranmayacağını, davaya konu icra takibine dayanak olarak sunulan usul ve yasaya aykırı faturada hizmet/ürün adı "Yedek Parça Bedeli" olarak belirtilmiş olduğunu, takibe dayanak gösterilen faturanın, yasa gereği taşıması gereken temel unsurlardan yoksun olduğunu, ticari işlemlerin şeffaflığını ve mali açıdan denetlenebilirliğini sağlamak adına tanzim edilen faturada satış konusu mal veya hizmetin türü, miktarı ve birim fiyatının açıklanması gerekmekte olduğunu, buna karşın müvekkilinee kesilen faturanın konusu mal/hizmet, son derece belirsiz olduğunu, davacı tarafından müvekkilinee herhangi bir mal veya hizmet sunulmamış olduğunu, dava konusu faturaların, müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, takibe konu fatura içeriği ürün/hizmetin müvekkili şirkete sağlanmamış olması nedeniyle müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, karşılığı yada konusu olmayan bir faturanın ödenmediği iddiasında bulunmak iyiniyet kaideleri ile bağdaşmadığını, davacının fatura muhtevası malı müvekkiline teslim ettiğini irsaliye ile ispatının zorunlu olduğunu, bir sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olması, tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, Yargıtay’ ın 2004/1997 E. 2004/11288 K. sayılı ilamı ile de hükme bağlandığı üzere; salt faturanın tanzimi malın teslimi veya hizmetin yapıldığını ispata yeterli olmadığını, davacının faturaya konu malların şirkete teslimini veya hizmetin şirkete ifa edildiğini usulen kanıtlaması gerektiğini, ticari defterler ve BA-BS formları da tek başlarına alacağın varlığı hususunda kesin delil olarak nitelendirilemeyeceğini, bu formlar ile ticari defterler, faturaların alım satım tutarını ve belge adedini yansıtmakta ise de sadece bu belgeler ile ihtilafın ispat edilmiş sayılamayacağını, davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, satılan malın teslimi/verilen hizmetin eksiksizliği için irsaliye düzenlenip düzenlenmediği, malın ve faturanın kime hangi tarihte teslim edildiği, teslim alanın teslim alma yetkisi, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerekmekte olduğunu, davacının öncelikli ispat konusu; fatura konusu mal/hizmetin teslimidir ve davacı teslime dair hiçbir belge sunmamış olduğunu, davasını ispatlayabilmiş olmadığını, huzurdaki yargılama basit usule göre yürütüldüğünden bu aşamadan sonra davacı tarafça sunulacak belge ve bilgilere muvafakat etmediklerini, dosyada icra inkar tazminatının şartları mevcut olmadığını, iddia edilen alacağın likit ve belirlenebilir olması, alacağın miktarının sabit olması ve miktarın belirlenebilmesi için tüm unsurların bilinmesi gerekmekte olduğunu, davanın reddine, icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi incelemesinde dosya içeriğinde taraflar arasında kurulmuş yazılı bir sözleşme ile yine taraflar arasında kurulmuş yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, tarafların ticari defter tasdik işlemlerinin, raporun önceki bölümünde gösterilmiş olduğu gibi yasal düzenlemelere uygun olarak sürelerinde yaptırılmış olup bu bakımdan ticari defterlerin sahipleri lehine delil olma özellikte olduğu, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin 05.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 167.616,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin 05.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 62.306,00 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olmadığı, huzurdaki dava İtirazın İptali davası olması bakımından takibe dayanak gösterilen ve raporun önceki bölümünde aynen gösterilen 25.01.2025 tarih ve MF2025000028 nolu, 4.980,00 TL bedelli fatura her iki taraf ticari defter kayıtlarında da kayıtlı olup, gerek davacı taraf ve gerekse davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre, takibe konu edilen 4.980,00 TL bedelli fatura bedeli çok daha fazla davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu göz önüne alındığında, davacının 05.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 4.980,00 TL alacaklı olduğu, icra takibine dayanak gösterilen fatura üzerinde ödeme tarihinin 03.02.2025 olarak gösterilmiş olduğu, bu tarihten sonra davalı defterlerine göre her hangi bir ödeme yapılmamış olması nedeniyle söz konusu faturanın ödenmemiş olduğu, TCMB Avans İşlemlerinde uygulanan faiz oranının 28.12.2024 - 08.03.2025 tarihleri arasında % 49,25 olarak belirlenmiş olduğu, buna göre 03.02.2025 - 05.03.2025 tarihleri arasında geçen süre için % 49,25 faiz oranı üzerinden 201,59 TL İşlemiş faiz hesaplanmış olup, belirli vade nedeniyle işlemiş faiz hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu sonucuna ulaşıldığını bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalı ile davacı arasındaki yapılan işler kapsamında faturaların düzenlendiğini, davalı tarafça fatura tutarının ödenmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise davacıya borcununu bulunmadığını, salt fatura tanziminin malları teslime delil oluşturmayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekilince zamanaaşımı itirazında bulunulmuş ise de takibi konu faturanını tarihinin 25/01/2025 tarihi olması nedeniyle alacağın zamanaşımana uğramadığı anlaşılmıştır. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının dava konusu faturadaki hizmetleri davalıya verip vermediği hususlarındadır, Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır. Davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 4.980,00 TL asıl alacak ve 201,59 TL faiz olmak üzere toplam 5.181,59 TL alacağının olduğu, davacının bu alacağının tahsili talebi ile ... 7. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/15078 Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği sonucuna varılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Tarafların ticari defterleri incelenmiş, tarafların ticari defter tasdik işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olarak sürelerinde yaptırılmış olup bu bakımdan ticari defterlerin sahipleri lehine delil olma özellikte olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin 05.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 167.616,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin 05.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 62.306,00 TL alacaklı olduğu bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olmadığı görülmüştür. Ancak dava itirazın iptali davası olup, takibe dayanak gösterilen 25.01.2025 tarih ve MF2025000028 nolu, 4.980,00 TL bedelli fatura her iki taraf ticari defter kayıtlarında da kayıtlı olup, gerek davacı taraf ve gerekse davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre, takibe konu edilen 4.980,00 TL bedelli fatura bedeli çok daha fazla davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu göz önüne alındığında, davacının 05.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 4.980,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olması nedeniyle yemin hakkı hatırlatılmış, davalı tarafça sunulan yemin metni dönüştürülerek davacı şirket temsilcileri yemini eda etmek üzere duruşmaya davet edilmişlerdir. Yetkililer tarafından " 25/01/2025 tarih ve MF2025000028 nolu, 4.980,00 TL bedelli faturaya konu yedek parça bedeli kapsamında malların davalı şirkete, davacı şirket tarafından teslim edildiğine, malların süresinde ve ayıpsız olarak teslim edildiğine, faturanın davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalıca bu faturaya süresinde itiraz edilmediğine dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şekline yemin eda edildiği görülmekle davanın kabulüne, itirazın iptaline, hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Kısa kararda hen ne kadar karara istinaf yasa yolu açık denilmiş ise de verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu görülmekle bu husus düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/15078 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptaline, icra takibinin devamına, -Hükmolunan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 805,20 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 11.787,49 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 762,50 TL posta masrafı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 6.377,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/12/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza