İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/332 E. 2026/943 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/332
Karar No
2026/943
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/332 Esas KARAR NO : 2026/943

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alanında yıllardır ticari faaliyet gösteren tanınmış ve sektörel tecrübesi yüksek bir firma olduğunu, müvekkili firma ticari faaliyeti çerçevesinde keşidecisi ... olan ... Şubesi, 15/02/2025 tarihli 80.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek, keşidecisi ... olan ... Şubesi, 25/01/2025 tarihli 80.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çeklerin lehdar sıfatlı olarak müvekkili adına düzenlendiğini, ... tarafından düzenlenen çeklerin ... gönderi numarası ile müvekkili firmaya ulaştırılmak üzere 30/10/2024 tarihinde ... kargoya verildiğini, müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen sahte senet sebebiyle suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, daha sonra kargoya verilen çeklerin 31.10.2024 tarihinde ...adresinde kapısının önünde kargo firmasının aracından kargoların çalınması nedeniyle müvekkili firmaya ulaşamadığını, yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle çeklerin hiçbirinin müvekkilinin eline geçmediğini, çeklerin yetkili hamilinin müvekkili firma olduğunu, keşidecisinden lehdar olarak müvekkili firmaya düzenlendiğini, herhangi bir ciro yapılmadığını, dolayısıyla yetkili hamilinin müvekkili firma olduğunu, yaşanan olaydan dolayı müvekkili firmanın mağdur olduğunu, çalınan çeklerin kambiyo senedi vasfında olması ve 3.kişi hırsızların elinde bulunması dikkate alındığında çekler hakkında öncelikle teminatsız aksi halde makul teminatlı olarak tedbiren ödemeye yasağı ve icraya koyulmamasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin usul ve hukuka uygun şekilde diğer şirket ile faktoring işlemi yaptığını ve alacağını temlik aldığını, müvekkili şirketin ilgili çekin yetkili ve yasal hamili olduğunu, davacının çekteki imza ve kaşenin kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de imzaların istiklali prensibi gereği çekteki lehtar imzasının sahte olması çekin lehtarı olan davacıyı borçtan kurtaran bir sebep olmadığını, davaya konu çeklerin faktoring işlemine tabi tutulması için müvekkili şirkete getiren ...'ye davayı ihbar etme taleplerinin mevcut olduğunu, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesine uygun hareket eden ve Yargıtay kararları ile TK 792 ve 687’nin açık metni gereğince müvekkili şirketin tamamen iyi niyetli olarak dava konusu çeke sahip olduğunu, kaldı ki bu durumun aksinin, yani müvekkili şirketin kötüniyetle ve bilerek davacının zararına sebebiyet vermek amacıyla çeki iktisap ettiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini ve fakat davacı tarafından bunun kanıtlanamadığını, sebepleriyle davanın esas yönünden reddine, davacının %20' den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ... 37. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı şirketin sicil kayıtları, Davacı şirket temsilcisi ...'in sağ ve sol el, oturarak ve ayakta alınan imza örnekleri, Davacı şirket temsilcisi ...'in sağ ve sol el, oturarak ve ayakta alınan imza örnekleri, ... 15. İcra Dairesi'nden...'in imzasının bulunduğu 06.03.2024 tarihli haciz tutanağı, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... ve ...'in ıslak imza örneklerinin bulunduğu ... 25.Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numarası ile onaylı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nin aslı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ...'in ıslak imzası bulunan belgeler, ... Bankası ... Şubesine ait 15/02/2025 - ... keşide tarih ve yeri olan, 80.000TL bedelli, ... nolu ... Şti emrine yazılı, ... keşidecisi olan çek aslı, ... Bankası ... Şubesine ait 25/01/2025 - ... keşide tarih ve yeri olan, 80.000TL bedelli, ... nolu ... Ltd. Şti emrine yazılı, ... keşidecisi olan çek aslı, Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 27.08.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Davanın konusu, imza inkarına dayalı iki adet çek sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır. Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas ... Karar). Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalı aleyhine, ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ..., lehtarı davacı ...Ltd. Şti. Olan, Iban:..., 15/02/2025 tarihli 80.000,00-TL Bedelli ... seri numaralı çek ile Tezlik, lehtarı davacı ...Şti. Olan, Iban: ... 25/01/2025 tarihli, 80.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı iki adet çek üzerinde davacı adına atfen atılı imzaların davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı ve çeklerin lehtar olan müvekkiline ulaşmadan evvel kargoda çalındığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine yönelik işbu davanın açıldığı, davaya konu çeklerin davacı lehtar tarafından cirolanmadığı, imzasının taklit edilerek sahte imzayla tedavüle ve takibe konulduğunun iddia edildiği ve işbu davanın açıldığı, sahtelik def'inin mutlak def'i olduğundan herkese karşı ileri sürülebileceği (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar,... Esas ...Karar) anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında dava konusu çeklerde davacı lehtar adına atılı imzaların davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığının tespiti amacıyla isticvap beyanları da dikkate alınarak grafoloji uzmanı tarafından tanzim edilen 27/08/2026 tarihli bilirkişi raporu ile imzanın davacı şirket yetkilileri... ya da ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporun dosya kapsamındaki delillere göre düzenlenmesi sebebiyle söz konusu raporlara itibar edilebileceği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı değerlendirilmiş ve çeklerde davacı lehtar şirket adına atfen bulunan imzaların davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı, kargoların çalındığı iddiasına dair deliller de göz önünde bulundurularak kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu çeklerde yer alan imzanın davacı şirket yetkilerine ait olmadığı, sahtelik def'inin mutlak def'ilerden olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından çekte yer alan imzanın davacı şirket yetkililerine ait olduğu hususunun ispat edilemediği anlaşıldığına göre davacının çekler sebebiyle menfi tespit talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Takip ve dava konusu lehtarının davacı, hamilinin ise davalı olduğu, ancak arada lehtar ve ilk ciranta olan diğer takip borçlularının yer aldığı, davacının imza inkarı sebebiyle yapılan incelemede davacı adına atılı imzaların davacı şirket temsilcileri eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu durumda imzaların istiklali prensibi de göz önünde bulundurularak davacının menfi tespit talebinin kabulü gerektiği, ancak davacının cirosu ile davalı arasında başkaca cironun bulunduğu ve bu nedenle imzanın davacıya ait olmadığını davalının bilmesinin mümkün olmadığı, öyleyse takibin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği ve davanın kabulüne karar verildiğinden davalının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiş, takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın KABULÜ ile, 1-... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak teşkil eden ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ... tarafından düzenlenen, ... seri numaralı, 15/02/2025 keşide tarihli, 80.000,00-TL bedelli ve ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ... tarafından düzenlenen, ... seri numaralı, 25/01/2025 keşide tarihli, 80.000,00-TL bedelli iki adet çekten dolayı davacının, davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin 2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından reddine, 3-Davanın kabulüne karar verildiğinden 2004 sayılı İİK'nın 72/4. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (160.000,00-TL) alınması gereken 10.929,60-TL harçtan peşin alınan 2.732,40-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 8.197,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye kaydına, 5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.732,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 217,50-TL posta ve tebligat gideri ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.217,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkememizin 15/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4.maddesi gereğince kaldırılmasına, yatırılan 24.000,00-TL teminatın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393/2.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay sonra (tazminat davasının açılmaması halinde) davacıya iadesine, 10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/332, K. 2026/943, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-332-e-2026-943-k-9520a6a935fc