İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/308 E. 2026/308 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/308
Karar No
2026/308
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/308 Esas - 2026/308 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/308 KARAR NO : 2026/308

... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 07/11/2024 tarihinde, dava dışı sürücü ...nın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile ....giriş yaparken, hastaneden çıkış yapmakta olan davacı ....'a ait ... plaka sayılı aracın bulunduğu şeride geçmek suretiyle anılan aracın sol arka kapısına çarparak kazanın ve zararın meydana gelmesine tam kusuru ile sebebiyet verdiği; ....plaka sayılı aracın, davalı .... tarafından düzenlenmiş bulunan ....numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalandığı; dava dışı sürücünün, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-a ve 84/1. maddeleri uyarınca, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçmek ve şeride tecavüz etmek suretiyle tam kusurlu olduğu; kaza nedeniyle davacı aracında önemli ölçüde hasar meydana geldiği, aracın bir aydan fazla süre onarımda kaldığı, aracın 2023 model, hasarsız ve kazasız bir araç olduğu, davalı eksper raporunda hasar bedelinin 64.057,06.-TL olarak tespit edilmiş ise de onarımın yetkili serviste ve orijinal parça kullanılarak yapılmadığı, gerçek hasar miktarının tespit edilen tutarın üzerinde bulunduğu; sigorta şirketine 15/01/2025 tarihinde bakiye hasar bedeli ve değer kaybı talepli başvuru yapıldığı, davalı tarafından 27/01/2025 tarihinde 64.237,16.-TL ödeme yapıldığı, ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığı; kaza neticesinde davacı aracında yüksek miktarda değer kaybı meydana geldiği, hasarsız emsallerin kaza tarihindeki ortalama değerinin yaklaşık 1.950.000,00.-TL olduğu, gerçek değer kaybının en az 200.000,00.-TL ile 300.000,00.-TL arasında değiştiği, ... 09/10/2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan iptal kararı uyarınca değer kaybının Genel Şartlar eki hesap tablosuna göre değil, piyasa rayici üzerinden ve kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değer ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak hesaplanması gerektiği; dava öncesinde zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu, ... sayılı dosyasında yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığı beyan edilmiş olup; bakiye değer kaybı yönünden fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı tutularak 100,00.-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; bakiye hasar bedeli yönünden fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı tutularak 100,00.-TL'nin davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 26/03/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucunda alacağın belirlenebilir hale geldiği; ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle .....'ye ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu ve poliçenin araç başına maddi kazada 200.000,00.-TL teminat sağladığı; itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, poliçe teminat limitleri dâhilinde bakiye hasar bedeli 11.437,60.-TL ve bakiye değer kaybı bedeli 25.762,84.-TL olarak talep edilebileceği beyan edilmiş olup; bakiye değer kaybı için talep edilen 100,00.-TL'nin 25.662,84.-TL arttırılarak 25.762,84.-TL'ye, bakiye hasar bedeli için talep edilen 100,00.-TL'nin 11.337,60.-TL arttırılarak 11.437,60.-TL'ye çıkarılmak suretiyle toplam 37.200,44.-TL'nin, sigorta şirketine başvuru tarihini (15/01/2025) izleyen 8. iş gününden itibaren işleyecek değişken oranlı ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için olayı kapsayan poliçenin mevcut olması ve olayın vukuundan itibaren iki yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiği, davacının talebinin zamanaşımına uğradığı; başvurucu tarafından araçta eksper incelemesi yapıldığından hasar bedelinin belirlenebilir olduğu, davacının belirsiz/kısmi alacak davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/h maddesi uyarınca davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiği; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca hasar tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresinin dava şartı hâline getirildiği, usulüne uygun başvuru yapılmadan yasal yollara başvurulması hâlinde davanın usulden reddi gerektiği; müvekkil şirket tarafından 27/01/2025 tarihinde davacı vekiline 64.237,16.-TL, 17/01/2025 tarihinde .... rücu hesabına 64.057,06.-TL ödeme yapılmak suretiyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki sorumluluğun yerine getirildiği; kazanın meydana geldiği 2024 yılı itibariyle poliçe teminat limitinin araç başına 200.000,00.-TL olduğu, limit üzerinde karar verilemeyeceği; hasar bedeli hesaplanırken orijinal parçalarda asgari %20 iskonto uygulanması gerektiği; onarımın yapıldığına ve KDV ödendiğine dair belge ibraz edilmediğinden hasar bedelinin KDV hariç hesaplanması gerektiği; davaya konu aracın aynı yerden ikinci kez hasar alması hâlinde değer kaybı oluşmayacağı; değer kaybının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen hesaplama yöntemine göre tespiti gerektiği, aracın önceki hasarlarının ve kilometresinin araştırılması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar bulunması veya kilometresinin 165.000 km'den fazla olması hâlinde değer kaybı oluşmayacağı; müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca kusursuzluk hâlinde sorumluluk bulunmayacağı; haksız fiilden kaynaklanan tazminatta uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, avans faizi talebinin hukuka aykırı bulunduğu beyan edilmiş olup; davacının belirsiz/kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine; esas incelemesi yapılması hâlinde davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ... Tarafından Düzenlenen ... Numaralı, 06/11/2024 - 06/11/2025 Vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi. 07/11/2024 Tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı. ....Merkezine Ait Tramer ve Hasar Kayıtları ile Kaza Tespit Tutanağı Uygulaması Sorgu Kayıtları. ... Adına Düzenlenen ... Numaralı, 14/12/2024 Tarihli Kasko Ekspertiz Raporu. .... Rücu Hesabına Yapılan 64.057,06.-TL ve 27/01/2025 Tarihinde Davacı Tarafa Yapılan 64.237,16.-TL Tutarındaki Ödemelere İlişkin Dekontlar ile Mahsup Fişleri. Davacıya Ait ... Plaka Sayılı Aracın Ruhsatı ve Sürücü Belgesi. Kaza ve Hasarlı Araca İlişkin Fotoğraflar. Aracın Güncel Piyasa Değerine İlişkin İnternet İlan Görüntüleri. Sigorta Şirketine KEP Üzerinden Yapılan 15/01/2025 Tarihli Başvuruya İlişkin Evrak. Makine Mühendisi Bilirkişi Serhat ÜNAL Tarafından Düzenlenen 31/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE A) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ...tarafından, davalı .....'ye yönelik açılan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 07/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana gelmiş olup olmadığı; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti hâlinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalının işbu maddi tazminat kalemlerinden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. B) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. C) ZMSS HUKUKİ NİTELENDİRMESİ: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir. İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri ...tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır. Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat, .... sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar. Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler. Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır. İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar: Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma). Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması. Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası. Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması.

D) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN İRDELENMESİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, 07/11/2024 tarihinde meydana gelen ve tam kusuru dava dışı sürücüye ait bulunan trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan bakiye hasar bedeli ile bakiye değer kaybının, poliçe teminat limiti dâhilinde davalı sigorta şirketinden yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davanın zamanaşımına uğradığı ve belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı; müvekkilinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunu ödeme yaparak yerine getirdiği; sorumluluğun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğu; uygulanacak faizin yasal faiz olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. a) Bilirkişi İncelemeleri : a.1) Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi : i. Makine Mühendisi Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 31/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava konusu kazanın 07/11/2024 tarihinde saat 15:00 sıralarında Ardahan ili Merkez ilçesi hastane otoparkı çıkışı mevkiinde meydana geldiği; davalı taraf sürücüsü ... plaka sayılı araçla sağ şeritten otoparka dönüş yaparken, dikkatsiz davranarak önünde seyir hâlinde bulunan ... sevk ve idaresindeki ..plaka sayılı aracın sol arka kapı kısımlarına çarptığı; ...'nın, dönüşlerde veya şerit değiştirmelerde sürücülerin niyetlerini dönüş işaret ışıkları veya kol işareti ile açıkça ve yeterli şekilde belirtmesi, işaretlerin manevra süresince devam etmesi ve dönüşün geniş kavisle yapılması zorunluluğunu düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1-c ve 57/1-b-6. maddelerine aykırı hareketi ile kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu; davacı sürücü ...'ın ise 2918 Sayılı KTK'ya aykırı herhangi bir hareketi bulunmadığından kusursuz olduğu; her iki sürücünün de B sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu ve taraflara ait alkol raporuna rastlanılmadığı hususları rapor edilmiştir. Mahkememizce kusur durumu ve oranları hususunda alınan işbu bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir itiraz veya beyanda bulunulmamış; davalı vekili tarafından sunulan 18/11/2025 tarihli itiraz ve beyan dilekçesi kapsamında ise, "dosyada mübrez bilgi ve belgelerin tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığı, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek trafik işaret ve levhaları ile yolun yapısının incelenmediği, kamera görüntüleri ve tanık ifadeleri gibi delillerin değerlendirilmediği, bu nedenle raporun eksik inceleme sonucu düzenlendiği ve denetime elverişsiz olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilerek ek rapor alınması talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından, kusur durumu ve oranlarına ilişkin bilirkişi raporuna yönelik olarak, dosyadaki bilgi ve belgelerin kusur tespitine elverişli olmadığı, kazaya etki edebilecek trafik işaret ve levhaları ile yol yapısının incelenmediği ve kamera görüntüleri ile tanık ifadelerinin değerlendirilmediği gerekçeleriyle sunulan itiraz beyanlarının, dava konusu kazanın hastane otoparkı çıkışında ve düşük hızda dönüş manevrası sırasında meydana gelmiş olması, kavşak niteliğinde bir kesişme veya ışıklı işaret düzeneğinin varlığına ilişkin bir emare bulunmaması, kaza tespit tutanağında her iki sürücünün kaza oluş biçimi hususunda mutabık kalarak davalı sürücünün kusurunu kabul eden beyanda bulunması, ... plaka sayılı araç yönünden %100,... plaka sayılı araç yönünden %0 kusur oranının yer alması ve bilirkişi tarafından kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle kusur oranının denetime elverişli biçimde tespit edilmiş olması hususları dikkate alınarak; kusurun irdelenmesi hususunda ek/yeni rapor alınmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır. ii. Bilirkişi Raporunun, Kusur Durumunun İrdelenmesi Hususundaki Tespitleri İle İlgili Mahkememiz Nihai Değerlendirmesi : Mahkememizce Makine Mühendisi Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun kusur irdelemeleri hususunda yapılan nihai değerlendirmede; raporda yer alan kaza tarihi, kaza yeri, araç ve sürücü bilgileri ile kaza oluş biçimine ilişkin verilerin, dosyada mübrez kaza tespit tutanağı, ... Merkezi kayıtları, trafik tescil kayıtları, fotoğraflar ve taraf beyanlarındaki bilgilerle tam olarak örtüştüğü; kusurun tespiti hususunda uyuşmazlığın çözümünde etkili olan delillerin bilirkişi tarafından değerlendirildiği; raporun kendi içinde çelişki barındırmadığı ve Mahkememizce aldırılan rapor ile kaza tespit tutanağı arasında da herhangi bir çelişki bulunmadığı, aksine raporda ulaşılan kusur dağılımının kaza tespit tutanağındaki sürücü beyanları ve mutabakat ile birebir uyumlu olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur irdelemelerinin, dava konusu uyuşmazlık ve Mahkeme talimatları yönünden yeterli inceleme içeren, ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. iii. Kusur Durumunun Tespiti Hususunda Mahkememiz Nihai Değerlendirmesi : Dava konusu uyuşmazlıkta kusurun tespiti hususunda Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; dosyada mübrez 07/11/2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ... ait tramer ve hasar kayıtları ile kaza tespit tutanağı sorgu kayıtları, tarafların araçlarına ilişkin trafik tescil kayıtları, kaza ve hasarlı araca ilişkin fotoğraflar, taraf sürücülerine ait sürücü belgeleri ve Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi incelemeleri değerlendirilmiş olup; dava konusu kazanın, dava dışı sürücü ....'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla hastane otoparkına dönüş yaparken, dönüş kurallarına aykırı biçimde önünde seyir hâlinde bulunan davacı aracının bulunduğu şeride girmek ve şeride tecavüz etmek suretiyle ... plaka sayılı aracın sol arka kapısına çarpması sonucu meydana geldiği; kaza tespit tutanağında sürücülerin kaza oluş biçiminde mutabık kaldıkları, davacı sürücünün ise seyir hâlinde ve kurallara uygun hareket ettiği anlaşılmakla dava dışı sürücü ....'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1-c ve 57/1-b-6. maddelerine aykırı hareketi ile kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; davacı sürücü ....ın ise kusursuz bulunduğu kanaatine varılmış; müterafik kusur değerlendirmesinde de, taraf sürücülerinin alkolsüz olduğu ve dava konusu kazanın niteliği itibariyle emniyet kemeri veya koruyucu ekipman kullanımı ya da istihap haddinin aşılması gibi müterafik kusur teşkil edebilecek bir hususun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. a.2) Hasar Bedelinin Tespiti i. Makine Mühendisi Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 31/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında hasar bedelinin tespitine yönelik olarak; davacıya ait ... plaka sayılı araçta hasar gören ve değişimi gereken parçaların (kapı bandı, porya, dış kapı fitili ve çamurluk kaplaması) KDV dâhil toplam 9.497,06.-TL; onarım, boya ve işçilik bedellerinin KDV dâhil toplam 65.997,60.-TL olduğu, bu suretle hasar tespiti genel toplamının KDV dâhil 75.494,66.-TL olarak hesaplandığı; davalı .... tarafından 17/01/2025 tarihinde ... A.Ş. rücu hesabına 64.057,06.-TL tutarında hasar bedeli ödemesi yapıldığı; anılan ödemenin mahsubu neticesinde bakiye hasar bedelinin 11.437,60.-TL olduğu hususları rapor edilmiştir. 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından herhangi bir itiraz veya beyan sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 18/11/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "raporda tespit edilen hasar tutarının dayanaksız ve fahiş olduğu, fiyat değerlendirmesinin neye ilişkin yapıldığının açık olmadığı ve piyasa fiyatlarının üzerinde hesaplama yapıldığı, raporun bilimsel ve teknik dayanaklardan uzak, denetime elverişsiz biçimde düzenlendiği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından, hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporuna yönelik olarak, tespit edilen tutarın dayanaksız ve fahiş olduğu, fiyat değerlendirmesinin açık olmadığı ve raporun denetime elverişsiz bulunduğu gerekçeleriyle sunulan itiraz beyanlarının; bilirkişi tarafından hasar bedelinin, davacının kasko sigortacısı .... adına düzenlenen 11602286 numaralı ekspertiz raporunda yer alan değişen parça, onarım, boya ve işçilik kalemleri ile parça kodları esas alınarak, her bir kalemin tek tek gösterilmesi suretiyle ve dosyadaki fotoğraflarla uyumlu biçimde hesaplandığı, dolayısıyla tutarın dayanaktan yoksun bulunmadığı; davalı tarafından "hasar bedelinin fahiş olduğu" soyut biçimde ileri sürülmüş ise de raporda ulaşılan bedeli çürütecek somut bir veri veya karşı hesap sunulmadığı; bu itibarla raporun denetime elverişli ve gerekçeli olduğu anlaşılmakla, itirazların yerinde olmadığı; bununla birlikte, davalı tarafından ileri sürülen "orijinal parçalarda %20 iskonto uygulanması" ve "KDV hariç hesaplama yapılması" yönündeki itirazların, davaya konu aracın kaza tarihi itibariyle model yılından itibaren üç yılı geçmeyen (2023 model) bir araç olması nedeniyle, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.1. maddesi uyarınca orijinal parça esasının uygulanması gerektiği ve bu kapsamda araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu farkın tazminattan indirilemeyeceği, ayrıca aracın fiilen onarılmış olması karşısında hasar bedelinin gerçek zarar ilkesi çerçevesinde belirlendiği dikkate alındığında, işbu itiraz beyanlarının da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ii. Bilirkişi Raporunun, Hasar Bedelinin Tespiti Hususundaki Tespitleri Hususunda Nihai Değerlendirme : Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun hasar bedeli hususunda yapılan tespitlerin nihai değerlendirmesinde; raporun hasar bedeline ilişkin bölümünde yer alan değişen parça, işçilik ve boya bedellerine dair verilerin, dosyada mübrez 11602286 numaralı Kasko Ekspertiz Raporundaki kalemler ve parça kodları ile örtüştüğü, davalı tarafından 17/01/2025 tarihinde ..... rücu hesabına yapılan 64.057,06.-TL tutarındaki ödemenin de dosya kapsamındaki dekont ile uyumlu bulunduğu; hasar bedelinin tespiti hususunda uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin değerlendirildiği; raporun kendi içinde çelişki barındırmadığı; genel toplam hasar bedelinden davalı ödemesinin mahsubu suretiyle bakiye hasar bedelinin 11.437,60.-TL olarak doğru biçimde hesaplandığı anlaşılmakla; raporun bu kalem yönünden de yeterli inceleme içeren, ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor olduğu kanaatine varılmıştır. a.3) Değer Kaybının Tespiti :

i. Makine Mühendisi Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 31/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporunun değer kaybı hususundaki tespitleri kapsamında; davaya konu .... plaka sayılı aracın 2023 model ... marka araç olduğu, kaza tarihi itibariyle 22.527 km'de bulunduğu ve geçmiş hasar kaydının olmadığı; aracın 2024 Kasım ayı .... kasko değerinin 1.555.455,00.-TL olduğu; yetkili bayii, ikinci el birimleri ve internet portalları üzerinden yapılan emsal ilan araştırması neticesinde, aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız (kazasız) piyasa satış değerinin yaklaşık 1.900.000,00.-TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki (onarılmış) ikinci el piyasa rayiç değerinin ise 1.810.000,00.-TL olduğu; bu suretle değer kaybının, kaza öncesi değer ile kaza sonrası değer arasındaki fark olan 90.000,00.-TL olarak hesaplandığı; davalı.... tarafından 27/01/2025 tarihinde 64.237,16.-TL tutarında değer kaybı ödemesi yapıldığı; anılan ödemenin mahsubu neticesinde bakiye değer kaybı bedelinin 25.762,84.-TL olduğu hususları rapor edilmiştir. 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından herhangi bir itiraz veya beyan sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 18/11/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "raporda belirlenen değer kaybı tutarının fahiş ve dayanaksız olduğu, aracın rayiç bedelinin kullanım tarzı ve yüksek kilometresi dikkate alınmadan tespit edildiği, piyasa araştırmasının ne şekilde ve neyi esas alarak yapıldığının belirtilmediği, değer kaybının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen hesaplama yöntemine göre tespit edilmesi ve aracın önceki hasarları ile kilometresinin araştırılması gerektiği, ayrıca bilirkişinin müvekkil tarafından ödenen değer kaybı bedelini dahi tenzil etmediği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından, bilirkişi tarafından müvekkil tarafından ödenen değer kaybı bedelini tenzil edilmediği yönündeki itirazın, raporda değer kaybının 90.000,00.-TL olarak hesaplandıktan sonra davalının 27/01/2025 tarihli 64.237,16.-TL tutarındaki ödemesinin açıkça mahsup edilerek bakiye değer kaybının 25.762,84.-TL olarak belirlenmiş olması karşısında maddi gerçeğe uygun düşmediği ve yerinde olmadığı; değer kaybının Genel Şartlarda belirtilen hesaplama yöntemine göre tespit edilmesi gerektiği yönündeki itirazın ise, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca değer kaybının gerçek zarar ilkesi çerçevesinde, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki fark üzerinden belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında yerinde bulunmadığı; aracın önceki hasarlarının ve kilometresinin araştırılması ile değer kaybı oluşmayacağı yönündeki itirazın da, bilirkişi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları üzerinden aracın geçmiş hasar kaydının bulunmadığının ve kaza tarihi kilometresinin 22.527 km olduğunun tespit edilmiş olması, davalı tarafça ileri sürülen 165.000 km eşiğinin çok altında kalınması ve aynı bölgeden ikinci kez hasar alındığına dair hiçbir delil bulunmaması karşısında yerinde olmadığı; rayiç bedelin fahiş ve dayanaksız olduğu yönündeki itirazın ise, bilirkişi tarafından Türkiye Sigorta Birliği kasko değeri ile çok sayıda emsal ilan birlikte değerlendirilerek piyasa değerinin belirlenmiş olması ve davalı tarafça bu bedeli çürütecek somut bir emsal veya karşı hesap ortaya konulmamış olması karşısında yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ii. Bilirkişi Raporunun, Değer Kaybının Tespiti Hususundaki Tespitleri Hususunda Nihai Değerlendirme : Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun, değer kaybı hususundaki tespitleri ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; raporun değer kaybına ilişkin bölümünde yer alan aracın model yılı, kilometresi, geçmiş hasar durumu, Türkiye Sigorta Birliği kasko değeri ve emsal ilan verilerinin, dosyada mübrez trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları ve emsal ilan görüntüleriyle örtüştüğü; değer kaybının tespiti hususunda uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin değerlendirildiği; değer kaybının, gerçek zarar ilkesi doğrultusunda, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri (1.900.000,00.-TL) ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri (1.810.000,00.-TL) arasındaki fark üzerinden 90.000,00.-TL olarak hesaplandığı, davalının 27/01/2025 tarihli 64.237,16.-TL tutarındaki ödemesinin mahsubu suretiyle bakiye değer kaybının 25.762,84.-TL olarak doğru biçimde belirlendiği; raporun kendi içinde çelişki barındırmadığı ve kaza tespit tutanağı ile de çelişmediği anlaşılmakla; raporun bu kalem yönünden de yeterli inceleme içeren, ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. b) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık bakımından toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek yapılan yargılama neticesinde; öncelikle davalı vekilinin zamanaşımı itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı; dava konusu trafik kazasının 07/11/2024 tarihinde meydana geldiği ve davanın 24/04/2025 tarihinde açıldığı dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı yönündeki itirazı bakımından; dava konusu bakiye hasar bedeli ve bakiye değer kaybının, ancak yargılama sırasında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ve piyasa rayici üzerinden yapılacak değerlendirme sonucunda tam ve kesin olarak belirlenebilecek nitelikte alacaklar olması, davalı eksper raporundaki tespitin gerçek zararı yansıtmaması karşısında, davacının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu; yine davalının başvuru şartına ilişkin itirazı yönünden, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde öngörülen sigortacıya başvuru ve bekleme süresi dava şartının, davacının 15/01/2025 tarihli başvurusu ve davalının kısmi ödemesi ile gerçekleşmiş bulunduğu anlaşılmakla, davalının usule ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak ise; dava konusu 07/11/2024 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde, dava dışı sürücü ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1-c ve 57/1-b-6. maddelerine aykırı hareketi ile %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ....'ın ise kusursuz bulunduğu, delillerin incelenmesi neticesinde anlaşılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca işletenin, aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu olduğu; aynı Kanun'un 91. maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, sigortalının işletenlik sıfatından doğan hukuki sorumluluğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri dâhilinde üstlendiği gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin, tam kusurlu sigortalı aracın sürücüsünün sebep olduğu kazadan doğan davacı zararından, poliçe limiti dâhilinde sorumlu bulunduğu; dava değeri artırım dilekçesi ile talep edilen toplam 37.200,44.-TL tutarındaki tazminatın, poliçenin araç başına maddi 200.000,00.-TL tutarındaki teminat limitinin altında kaldığı anlaşılmıştır. Davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı bakımından; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddelerinde düzenlenen gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, davaya konu aracın kaza tarihi itibariyle model yılından itibaren üç yılı geçmeyen (2023 model) bir araç olması nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.1. maddesi uyarınca hasarın orijinal parça esasına göre giderilmesi gerektiği, bu kapsamda araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu farkın tazminattan indirilemeyeceği ve davalının iskonto uygulanması yönündeki itirazının yerinde olmadığı; aracın fiilen onarılmış olması karşısında hasar bedelinin KDV dâhil hesaplanmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı; değer kaybı yönünden ise, gerçek zarar ilkesi çerçevesinde aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki fark üzerinden belirlenmesi gerektiği; alınan bilirkişi raporu ile bakiye hasar bedelinin 11.437,60.-TL, bakiye değer kaybı bedelinin ise 25.762,84.-TL olarak tespit edildiği ve bu tespitlerin denetime elverişli, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Uygulanacak faizin türü ve temerrüt tarihi bakımından; dava konusu alacağın haksız fiilden kaynaklanması ve taraflar arasında haksız fiilden bağımsız, ticari nitelikte bir sözleşme ilişkisi bulunmaması nedeniyle, davacının talep edebileceği faizin ticari avans faizi değil yasal faiz olduğu; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yasal faize hükmedilmesi gerektiği; davalı sigorta şirketinin, davacının başvurusu üzerine 27/01/2025 tarihinde kısmi ödemede bulunması nedeniyle bakiye alacak yönünden bu tarihi izleyen 28/01/2025 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek, hükmedilen tazminat kalemlerine 28/01/2025 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anılan hususlar doğrultusunda; dava dışı sürücünün tam kusurlu, davacı sürücünün kusursuz olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti dâhilinde davacı zararından sorumlu bulunduğu, davacının gerçek zararını oluşturan bakiye hasar bedeli ile bakiye değer kaybının alınan bilirkişi raporuyla belirlendiği ve talep edilen tutarların poliçe limiti altında kaldığı anlaşılmakla; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Mahkememizce yapılan incelemede; hükmün verilmesi aşamasında, gerçek bakiye hasar bedeli miktarının 11.437,60.-TL olması rağmen, hüküm bölümünün 1-b no'lu bendinde sehven "11.467,60.-TL’nin, 28/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ifadesinin kullanıldığı anlaşılmış ve hüküm bölümünde değişiklik yapılması cihetine gidilmeyerek; anılan hatanın, gerekçe kapsamında yapılan işbu açıklama kapsamında belirtilmesi ile yetinilmiştir.) HÜKÜM 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; a) Bakiye değer kaybı bedeli ile ilgili olarak; -25.762,84.-TL’nin 28/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Bakiye hasar bedeli ile ilgili olarak; -11.467,60.-TL’nin*, 28/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.541,16.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL peşin harç, 635,00.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.250,40.-TL mahsubu ile bakiye kalan 1.290,76.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL peşin harç, 635,00 TL tamamlama harcı, 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.953,30.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 7.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 120,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.120,00.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 37.200,44.-TL üzerinden) takdir edilen 37.200,44.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 17/04/2026

.... ¸ ¸

TASHİH ŞERHİ

Her ne kadar Mahkememiz dosyasının, 17/04/2026 tarihli celsesinde verilen hükmün; 1-b bendi kapsamında: "11.467,60.-TL’nin, 28/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibarelerine yer verilmiş ise de; gerçek bakiye hasar bedeli miktarı olan 11.437,60.-TL'nin, sehven 11.467,60.-TL olarak Mahkememizce sehven bildirilmiş olduğu anlaşıldığından; anılan ibareler karardan çıkarılarak, 17/04/2026 tarihli celsesinde verilen hükmün; 1-b bendi kapsamına: "11.437,60.-TL’nin, 28/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibarelerinin eklenilmesine dair karar verildiği, şerh olunur. 07/07/2026

.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/308, K. 2026/308, T. 17.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-308-e-2026-308-k-365e68b6020b