İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/292 E. 2026/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/292
Karar No
2026/798
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/292 Esas KARAR NO : 2026/798

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı olan ... A.Ş. 'ye ait emtiaların 03.08.2022 tarihinde taşınması esnasında meydana gelen trafik kazasında zarar gördüğünü, sigortalısına 22.11.2022 tarihinde 178.142,73 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, kazanın taşımayı üstlenen davalı ... A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldiğini, sürücünün olayda tam kusurlu bulunduğunu, taşıyıcı firmanın yanı sıra nakliyat sorumluluk sigortacısı konumundaki davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de poliçe limiti dahilinde müteselsilen sorumlu olduğunu, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiğini, ... Sigorta'nın itirazının 30.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ...firmasının itirazının ise alacaklıya tebliğ edilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1481. maddesi gereğince sigortacının ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçerek sorumlu üçüncü kişilere rücu edebileceğini...Sigortası hükümleri uyarınca taşıyıcı ve sigortacının birlikte sorumlu olduğunu, itiraz dilekçelerinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca dava açma süresinin henüz işlemeye başlamadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ...Esas ve ...Karar sayılı kararı uyarınca arabuluculuk sürecinin hak düşürücü süreyi başlatmadığını beyanla itirazın iptalini, takibin 181.980,12 TL asıl alacak üzerinden işlemiş faiziyle birlikte devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini, davacı yanın 02.03.2023 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurduğunu ve bu tarihin öğrenme tarihi olarak esas alınması gerektiğini, 27.11.2023 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığını, 6102 sayılı TTK madde 855/3-4 ve CMR Konvansiyonu madde 32 uyarınca davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın hasarın meydana gelmesinden itibaren 3 ay içinde rücu talebinde bulunmadığını, 03.08.2022 tarihinde gerçekleşen kaza sonrası 22.11.2022 tarihinde hasarın öğrenildiğini, davacı tarafın temlik iradesini gösterir yazılı bir belge sunamadığını, sunulan sigorta poliçesinde imza bulunmadığını, yapılan ödemenin ex gratia (lütuf ödemesi) niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığını, emtiaların araca dengeli ve eşit yüklenmediğini, istifleme ve ambalajlama kifayetsizliği bulunduğunu, CMR Konvansiyonu madde 17/2 ve 17/4 uyarınca taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğunu, müvekkili şirketin kaza sonrası emtiaları toplayarak alıcıya teslim edip zararı minimize ettiğini, taşıma senedinde istifleme ve ambalajlamadan kaynaklı hasarlardan sorumlu olunmayacağına dair çekince bulunduğunu, CMR Konvansiyonu madde 23 uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, ekspertiz raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, sovtaj değerinin ve navlun ücretinin mahsup edilmediğini, KDV bedelinin hasar bedeline dahil edilmemesi gerektiğini, faiz oranının CMR Konvansiyonu uyarınca %5 ile sınırlı olması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davacının kötü niyetli olarak 181.980,12 TL tutarında takip başlattığını beyanla davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddini, temlikname sunulmaması nedeniyle aktif husumet yokluğundan ve esastan reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. ve ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini ve Türkçe tercümelerini tebliğ etmediğini bu nedenle aktif dava ehliyetinin mesnedinin tetkik edilemediğini, davacının tüm delillerini sunması gerektiğini, dava konusu taşımaya ilişkin emtianın yükleme tarihinin 29.07.2025, kaza tarihinin 03.08.2022 olduğunu, davanın ise 25.04.2025 tarihinde açıldığını, davacının 22.11.2022 tarihinde hasar ödemesi yaptığını, 20.01.2023 tarihinde icra takibi başlattığını, ödeme emrinin 23.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, arabuluculuk sürecinin 02.03.2023 tarihinde başlayıp 07.04.2023 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, taşımanın uluslararası karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının halefiyetini ispatlayamadığını, sigortalısı olan ...A.Ş. 'nin hasar bedelini gönderici ...'e ödediğine dair dekontu ve kendisinin sigortalısına yaptığı ödemeye dair ibraname ile temliknameyi sunmadığını, bu nedenle aktif husumet yokluğu bulunduğunu, dava konusu emtianın ...ve... plakalı araçla taşınırken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaza meydana geldiğini, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davrandığını, kazanın taşıyıcının önlemesine imkan olmayan bir durumdan kaynaklandığını, CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesi gereği taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğunu, kaza sonrası emtiaların toplanıp ... ve... plakalı araçla alıcıya teslim edildiğini, ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluk sigortacısı olduğunu ancak taşıyıcının kusuru bulunmadığından sigortacının da sorumlu olmadığını, taşıyıcının azami sorumluluğunun CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca kilogram başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, ekspertiz raporunda belirlenen 748,87 Euro sovtaj bedelinin, navlun ücretinin ve KDV bedelinin hasar tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, davacının 181.980,12 TL tutarındaki takip talebinin fahiş olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, alacağın likit olmadığını, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, faiz oranının CMR Konvansiyonu uyarınca %5 ile sınırlandırılması gerektiğini ve dava öncesi temerrüt ihtarı bulunmadığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 03.08.2022 tarihinde meydana gelen kazada ürünlerin hasar görmesi nedeniyle ödenen zararın rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan ... 21. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Gümrük Mevzuatı Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Taşıma Bilirkişisi tarafından alınan 26/12/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; davanın zamanaşımı süresi içinde ikame edilmediği değerlendirmesi bakımından nihai hesaplama takdir ve değerlendirmenin yüce mahkemeye ait olduğunu, Zamanaşımı dolduğu ve davanın süresi içinde ikame edilmediği değerlendirmesine iştirak edilmemesi halinde davalı taşıyıcının CMR m.25 ve m.23 hükümleri gözetilerek 9.257,28 EURO zarar sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin CMR sorumluluk sigortacısı sıfatı ile teminat aldığı risk bakımından poliçe teminatı kapsamında 9.007,28 EURO zarar bedelinden sorumlu bulunacağını, davadan önce davalılara ihbar belgelenmemesi sebebiyle icra takip tarihinden itibaren CMR m.27 gereği yıllık %5 faiz talep edilebileceğini bildirmişlerdir. Gümrük Mevzuatı Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Taşıma Bilirkişisi tarafından alınan 24/03/2026 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı ödemesi EURO cinsinden olmasına karşın davacının takip ve dava sürecini TL cinsinden sürdürdüğünü, davacının ödeme tarihi kurları gözetilerek TL talep edebileceği miktarın 178.834,24 TL hesaplandığını, davacının talebinin ise 178.142,73 TL tutarında asıl alacak olduğunu, taleple bağlılık gereği bu tutarın tamamının davalı taşıyıcıdan talep edilebileceğini, davalı sigortacının ise 173.351,93 TL kısmı bakımından davalı taşıyıcı ile müteselsil sorumu olduğunu, davacının takip tarihinden itibaren faizi ile alacağını takip ve dava hakkının teyit edildiğini, taraflarca yapılan kök rapora vaki itirazların irdelenmesinden başkaca farklı değerlendirme sonucuna ulaşılmadığını bildirmişlerdir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında karayolu taşıması sırasında yükte meydana gelen hasara ilişkin davacı sigorta şirketinin halefiyete dayalı talepte bulunduğu, emtiaların 03.08.2022 tarihinde taşınması esnasında meydana gelen trafik kazasında zarar gördüğü, 14.01.2023 tarihinde icra takibine başlandığı, zamanaşımı süresinin bu tarih itibariyle kesildiği, CMR 32. Maddesi kapsamında zamanaşımı süresinin bir yıl olarak belirlendiği, bilerek kötü hareket veya kusurlu davranışa ilişkin üç yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, buna ilişkin bir iddia veya delilin bulunmadığı, dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra 07.04.2023 tarihinde başlatıldığı, bu nedenle zamanaşımı süresinin durmasının söz konusu olmadığı 25.04.2024 tarihinde açılan eldeki davada zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın zamanaşımı defi nedeniyle reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.107,77 TL peşin harcın mahsubuyla fazla yatırılan 2.375,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı ... Sigorta A.Ş.'ne tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ne iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/292, K. 2026/798, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-292-e-2026-798-k-9789f6c6b9e0