İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/267 E. 2026/717 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/267
Karar No
2026/717
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/267 Esas KARAR NO :2026/717

DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/07/2024 KARAR TARİHİ :29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;; Müvekkilinin almış olduğu bir mimari ofis projesi kapsamında adedi 19.550-TL üzerinden toplam ellisekizbinaltıyüzelli TL (58.650-TL) ücret ile 3 adet mermer masa üretilmesi için ...SAN. TİC. LTD. ŞTİ ile anlaşmış olduğunu, 23.08.2023 tarihinde 25.000-TL ön ödeme müvekkili tarafından yapıldığını, masaların 20.09.2023 tarihinde ...Mimarlık şirketinin müşterisine ... tarafından teslim edildiğini ancak teslimat sırasında bir tane camın kırılmış olduğunu ve 6.000-TL artı KDV olmak üzere 7.200-TL kırılan cam maliyetini ödeme konusunda müvekkili ve davalı tarafın anlaşmış olduğunu, müvekkilinin müşterisinin ofisi henüz faaliyete geçmeden ve masalar aktif olarak kullanılmaya başlanmadan 01.10.2023 tarihinde üretilmiş bir adet masanın kırılmış olduğunu bu olayın ardından müvekkilinin müşterisi iş güvenliği açısından herhangi bir sorun yaşamamak adına mermer masaların iadesini talep ettiğini, bunun akabinde teslim edilmiş masalardan bir diğerinin de kırıldığını, müvekkilinin müşterisi bu durumda kalan masayı iş güvenliği nedeniyle kullanmayı da kesinlikle kabul etmediğini, konu hakkında davalı ile müvekkili arasında görüşmeler devam ederken, ön bir bilgilendirme yapılmadan ve davalının ödeyeceklerini belirttikleri kırık cam ücreti toplam borçtan düşülmeden, 04.10.2023 tarihinde, .... İcra Dairesi marifeti 2023/... Esas numaralı dosya ile davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, davacının teslim edilen masaların kusurlu olup olmadığının tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesi marifeti ve ... değişik iş numarası ile tespit yapılmış olduğunu, yapılan tespit neticesinde 02.12.2023 tarihli Bilirkişi raporunda davalı tarafından üretilen masaların ayıplı mal olduğu tespit edilmiş olduğunu, bu nedenlerle süresinde açılan istirdat davasının kabulü ile icra baskısı nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 41.600,82 Türk Lirasının, ödeme tarihi itibariyle yasal ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini ayrıca, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya ait olacak şekilde tahsiline ve aynı zamanda icra takibi başlatılması durumunda davalıdan 41.600,82Türk Lirası üzerinden %10 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olan firmanın, davacı firma için üretmiş olduğu ürünleri, davacı firma ticari kazanç sağlamak amacıyla mimari ofis projesi kapsamında kendi müşterilerine pazarlamakta olduğunu, yani satım ticari bir satım olduğunu, ihtilaf her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan ve davanın taraflarının da tacir olması nedeniyle; ihtilafın ticari bir uyuşmazlık olup ihtilafa bakmakla görevli mahkemelerin ise ASLİYE TİCARET mahkemeleri olduğunu, bu itibarla görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalıya yaptırılması için anlaşılan 3 adet mermer masadan bir kısmının kırılması nedeniyle davacının fazla ödediği bedelin istirdatı talebine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 24/10/2025 tarihli raporda özetle; "SONUÇ : yukarıda yapılan açıklamalar ve dosyada mübrez belgeler ışığında; Şayet Muhterem Mahkemece huzurdaki davanın tarafları arasında anlaşmaya konu olan mobilyaların ayıplı imal edildiği kanaatinde olunması halinde davacı tarafın, davacıdan 66.600,82 TL’nin istirdadını talep edebileceği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 09/06/2026 tarihli raporda özetle; "V. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Yapılan teknik inceleme, dosya kapsamındaki belgeler, fotoğraflar, yerinde tespit bulguları ve doğal taş malzemelerin mühendislik özellikleri birlikte değerlendirildiğinde; ✓ Dava konusu traverten masaların malzeme seçimi, taşıyıcı sistem tasarımı ve imalat tekniği yönünden yeterli mühendislik kriterlerini taşımadığı, ✓ Traverten tabla içerisinde bulunan doğal damarlar ve boşluklu yapının, yük taşıma kapasitesini olumsuz etkilediği ve üretim aşamasında bu zayıflıkları giderecek güçlendirme uygulamalarının yapılmadığı, ✓ Tabla ile taşıyıcı ayağın yalnızca silikon esaslı bağlantı ile birleştirilmesinin doğal taş masa uygulamaları bakımından yeterli güvenliği sağlamadığı, ✓ Tabla altında yükleri dağıtacak ilave taşıyıcı profil veya karkas sisteminin bulunmamasının eğilme gerilmelerini artırarak kırılma riskini yükselttiği, ✓ Kırık fotoğraflarında gözlenen kırılma karakterinin darbe veya kullanıcı müdahalesinden ziyade doğal taşın damar doğrultusunda meydana gelen eğilme kırılması niteliğinde olduğu, ✓ Aynı üretim tekniğine sahip üç masadan ikisinin kısa süre içerisinde kırılmış, üçüncüsünün ise teknik olarak kırılma ve devrilme riski taşıdığının tespit edilmiş olmasının, hasarın kullanıcı kaynaklı münferit bir olaydan değil sistematik malzeme seçimi ve imalat kusurundan kaynaklandığını ortaya koyduğu, ✓ Bu nedenle dava konusu masalarda meydana gelen hasarın malzeme seçimi, statik davranışın yeterince dikkate alınmaması ve imalat tekniğinden kaynaklanan ayıplı üretim niteliğinde olduğu, ✓ Normal kullanım koşullarında toplantı amaçlı kullanılan traverten masaların teslimden kısa süre sonra bu şekilde kırılmasının mühendislik açısından olağan kabul edilemeyeceği, teknik kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.

Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 04/08/2026 tarihli raporda özetle; "VI. MALİ BİLİRKİŞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Yukarıda yapılan açıklamalar, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile teknik bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde; 1. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; dava konusu traverten masalarda meydana gelen hasarın malzeme seçimi, taşıyıcı sistem tasarımı ve imalat tekniğinden kaynaklanan ayıplı üretim niteliğinde olduğu, hasarın kullanıcı kaynaklı olmadığı yönünde teknik kanaate varıldığı görülmüştür. 2. Tarafımdan daha önce sunulan 24.10.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda yapılan mali inceleme ve hesaplamalarda herhangi bir değişikliği gerektirecek yeni bir mali veri veya belge dosyaya sunulmamış olup, kök raporumuzdaki mali tespit ve hesaplamalar aynen korunmuştur 3. Bu itibarla, teknik bilirkişi tarafından bildirilen ayıplı imalat yönündeki teknik kanaatin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde, kök raporumuzda hesaplandığı üzere davacı tarafın 66.600,82 TL'nin istirdadını talep edebileceği kanaati devam etmektedir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, .... Sulh Hukuk Mah. ... D.iş sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davacı ile davalı arasında 3 adet mermer masanın imalatı konusunda anlaşma yapıldığı ancak masalardan birinin henüz kullanılmaya başlamadan kırıldığı, davacının ise aynı nitelikte diğer 2 masa ile birlikte toplam 3 adet masanın iadesi için davalı tarafa talepte bulunduğu fakat bu talebin davalı tarafça reddedildiği, davacı aleyhine icra takibi yapıldığı, davacının icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 41.600,82 TL bedelin istirdatını talep ettiğini, mahkememizce aldırılan ve denetime elverişli bulunan 04/08/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; değişik iş dosyasında yapılan tespite atıfta bulunulduğu, meydana gelen hasarın malzeme seçimi, taşıyıcı sistem tasarımı ve imalat tekniğinden kaynaklanan ayıplı üretim niteliğinde olduğu, dolayısıyla kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı bu durumda davacının ödediği bedelin istirdatını talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının kabulüyle 41.600,82 TL bedelin 18.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Alınması gereken 2.841,75-TL karar ve ilam harcından 710,44-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 2.131,31-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.198,84-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 16.323,00-TL masraf olmak üzere toplam 17.521,84-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 41.600,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-3.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/09/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/267, K. 2026/717, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-267-e-2026-717-k-8a872aec7bf5