İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/257 E. 2026/723 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/257
Karar No
2026/723
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/257 Esas KARAR NO : 2026/723 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında 01.01.2015 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme gereği müvekkil şirketin ürünlerini düzenli şekilde satmayı ve bulundurmayı taahhüt ettiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak ürün alımı yapmadığını ve işyerini kapattığını, bu durumun ... 1. Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tespit edildiğini, davalıya 70.080,00-TL tutarında nakit bazlı katkı bedeli ödendiğini, sözleşmenin 21. maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi ihlal etmesi halinde aldığı katkı payını yasal faiziyle geri ödemesi ve 20.000,00-USD cezai şart ödemesi gerektiğini, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında yürütülen arabuluculuk sürecinin...büro numaralı ve... arabuluculuk numaralı tutanak ile anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, bu nedenle davalının ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ihtarname masrafları dahil tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.01.2015 tarihinde akdedilen Açık Satış Sözleşmesi'ne dayalı davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep ettiğini, ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ifade ettiğini, müvekkil şirketin pandemi sürecinde satışlarının durması nedeniyle olumsuz etkilendiğini ve sonrasında ürün alım taleplerinin davacı tarafından karşılanmadığını savunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin cezai şart kısmının boş bırakılarak davacıya gönderildiğini ve davacının müvekkil şirketin bilgisi dışında bu kısmı tek taraflı olarak doldurduğunu ileri sürdüğünü, sözleşmenin 28. maddesi uyarınca tek nüsha olarak hazırlandığını ve davacının imzalı nüshayı müvekkil şirkete göndermediğini belirttiğini, sözleşmede yer alan 20.000 ABD Doları tutarındaki cezai şartın fahiş olduğunu ve davacının kötü niyetli hareket ettiğini iddia ettiğini, sözleşmenin 3. maddesinde taahhüt edilen 20.000 litre ürünün 15.000 litresinin müvekkil şirket tarafından satın alındığını ve dekontların dosyaya sunulduğunu açıkladığını, sözleşmedeki limitin tamamlanmasına yaklaşılmışken cezai şartın tamamının talep edilmesinin TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini savunduğunu, cezai şartın uygulanması durumunda dahi denkleştirici adalet ilkesi gereği çekilen ürün miktarı dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerektiğini vurguladığını, aksi takdirde davacının sebepsiz zenginleşeceğini ifade ettiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı iddialarının kabul edilmediğini beyan ettiğini, usuli itirazların dikkate alınarak davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, davalı ile aralarında 01.01.2015 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamı eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen, davalı tarafın sözleşme'nin ilgili maddelerine aykırı davrandığı, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapmadığı ve ürün bulundurmadığının tespit edildiğini, davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla katkı bedeli iadesi, cezai şart, ihtarname masraflarının ödenmesi talebiyle icra takibi başlattıklarını ve icra takibine davalının itiraz etmiş olması nedeniyle itirazın iptali talep etmiştir. ... 8. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ... AŞ., borçlunun dosyamız davalısı...AŞ, olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır. Dosyanın defter incelemesi yapacak 1 SMMM ile 1 Sözleşme Hukukçusu bilirkişi heyetine tevdi ile davacının icra takibine konu ettiği alacağının olup olmadığı var ise ne kadarlık bir alacağının olduğu hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu 20/08/2025 tarihli raporda; Davacı ticari defterlerinin e-defter olduğu, TTK 64/3.maddesi gereği kanuni süreleri içinde Ocak ve Aralık beratlarının onaylanıp imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterlerine ait noter açılış tasdiklerinin kanuni süreleri içinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı ticari defterlerinin 2024 yılı hariç noter tasdikine tabi defterlerden olduğu, 2024 yılının e-defter olduğu, 2015-2017-2018-2019-2023-2024 yılları ticari defterleri in usulüne uygun tutulduğu, sahibe lehine delil teşkil edebileceği, 2016-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği görülmüş olup, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı ticari defterlerinde dava dışı...A.Ş tarafından davacı adına düzenlenen işletme katkı payı faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı ticari defterlerinde, davalının ... A.Ş adına düzenlediği işletme katkı payı faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 16/07/2025 tarihinde sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemede davacı vekili tarafından sunulan flash bellek içinde yer alan Sayı Tarih:49 başlıklı satış miktarı, satış litresi, satış tutarı listesinin davalı ticari defter ve belgeleri ile karşılaştırmasında, davalı ticari defterlerinde 2015, 2017, 2018 yıllarında toplam 11.381,04 litre bira ürünü satın aldığı, faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2016 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden işbu yıldaki tespitlerin ticari defterler üzerinden yapılamadığı, Hukuki nitelendirme ve nihai takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere; Cezai şart adı altında belirlenen Madde 21 de belirlenen koşulların gerçekleştiğini belirtmekle birlikte, Cezai şart bedelinin takdirinin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu; bununla birlikte davacının talebinin uygun görülmesi halinde; İşbu dava dosyasında itirazın iptaline konu olan sözleşme gereğince katkı bedeli, cezai şart ve ihtarname ödemesi talebi ile 20.000,00 USD +70.800,00 TL(Katkı Bedeli) olmak üzere ... 8.İcra Müdürlüğünün ...E sayılı 22/11/2024 takip tarihli dosyası ile talep edilen tutarlardan sorumlu tutulabileceği, yönünde rapor ibraz etmiştir. Davalının 2016-2020 yıllarına ait defterlerin vergi dairesinde olduğu anlaşıldığından, bilirkişilere vergi dairesinde yerinde inceleme yetkisi verilerek davalının 2016-2020 yıllarına ait defterleri de incelenmek sureti ile dosyada faiz hesabı yönünden değerlendirme yapmak üzere ek rapor tanzim edilmesinin istenilmiş Bilirkişiler 02/02/2026 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini beyan etmişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesinde davalının 20.000 litre ürün satmayı taahhüt ettiği , 12. Madde de bayi ile düstrübütörün 70.800,00 TL katkıda bulunmak üzere anlaştıkları ve bilirkişilerce defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde Dava dışı ...A.Ş tarafından davacı ...Tic.A.Ş'ye 09/02/2015 tarihinde ... no'lu kdv dahil 70.800,00 TL bedelli İşletme Katkı Payınız açıklamalı e-fatura düzenlendiği, Fatura açıklamasında, “depozitolu ambalaj malzemesi: intikal etmemektedir.3065 sayılı kdv kanunu 2.maddesi 4.fıkrası hükmü gereğince teslim sayılmaz.Kdv içermez” yazdığı ve Davalı tarafından ... A.Ş'ye 10/02/2015 tarihinde ... no'lu kdv dahil 70.800,00 TL bedelli İşletme Katkı Payı faturası düzenlendiğinin görülmesi karşısında davacının davalıya 70.800,00 TL katkı ödemesi yaptığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 21. Maddesinde işleticinin sözleşme süresi boyunca işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, sözleşmeyi ihlal etmesi, faaliyetine son vermesi gibi nedenlerle sözleşmenin feshine neden olması durumunda 20.000,00 USD cezai şart ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 s. BK) 158-161.maddelerinde “cezai şart” kavramını kullanmış, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 s. TBK) 179-182.maddelerinde bunun yerine “ceza koşulu” kavramını tercih etmiştir. Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer’i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343). Davalı taraf cezai şartın sonradan doldurulduğunu savunsa da yazılı belge niteliğindeki sözleşmedeki cezai şartın anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delil ile ispatlamak durumunda olup davalı taraf cezai şartın anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin yazılı bir delil sunmadığından davalının cezai şartın sonradan ve sözleşmeye aykırı doldurulduğu savunmasına itibar edilmemiştir. Davacının 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023-2024 yılları ticari defterlerinin e-defter olduğu, ticari defterlerin açılış tasdiki yerine geçen Ocak ayları beratları ile kapanış tasdiki yerine geçen Aralık ayları beratlarının TTK 64/3.maddesi gereği kanuni süreleri içinde onaylanıp imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendikleri, envanter defterlerine ait noter açılış tasdikleri kanuni süreleri içinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, Davalı ticari defter incelemesinde, 2024 yılı ticari defterlerinin e-defter olduğu, işbu yılın açılış tasdiki yerine geçen Ocak ayı beratı ile kapanış tasdiki yerine geçen Aralık ayı beratının TTK 64/3.maddesi gereği kanuni süresi içinde oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği; 2016 ve 2020 yılları ticari defterlerinin ibraz edilmediği; 2015-2017 yılları envanter defterlerinin ibraz edilmediği, diğer yıllara ait envanter defterlerinin (2016 ve 2020 ibraz edilmedi) ibraz edildiği ve kanuni süreleri içinde noter açılış tasdiklerinin bulunduğu; ibraz edilen ticari defterlerden 2021 ve 2022 yılları yevmiye defterlerine ait kapanış tasdiklerinin bulunmadığı; sonuç olarak, 2015-2017-2018-2019-2023-2024 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibe lehine delil teşkil edebileceği, 2016-2020-2021-2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği bilirkişilerce tespit edilmiştir. Davalı tarafın Sözleşme'ye aykırı olarak, Sözleşme'ye konu ürünlerin ticaretini bıraktığı, işletmesini kapattığı ve TAPDK ruhsatının iptal edildiği ve işbu davanın Madde 21 kapsamında cezai şart gerektirdiğinden bahisle işbu davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 21.maddesi uyarınca işletmenin kısmen ya da tamamen kapatılması, iş değişikliği yapılması, ruhsat iptali gibi sebeplerle sözleşmenin sona erdirilmesi halinde cezai şartın uygulanacağı ve katkı payının iadesi yükümlülüğünün doğacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı tarafın işletmesini kapatıp TAPDK ruhsatının iptal edilmesi 21. Madde gereğince sözleşmeye aykırılık oluşturmaktadır. Bu sebeple davacının davalı tarafa verdiği katkı ödemesini ve tarafların sözleşmenin 21. Maddesindeki kararlaştırdıkları cezai şartı davalının sözleşmeye aykırı olarak işletmesini kapatmış olması sebebiyle davalıdan talep edebileceği ve davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde haklı olduğu anlaşılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... 8. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 72.897,21 TL ve 20.000,00 USD asıl alacak ve 123.923,16 TL ve 52,88 USD işlemiş faiz olmak üzere 194.723,16 TL ve 20.052,88 USD üzerinden devamına, asıl alacağın 70.800,00 TL'sine takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın 2.097,21 TL'sine takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, asıl alacak 20.052,88 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, alacak likit olduğundan USD üzerinden asıl alacağın icra takip tarihindeki kuru üzerinden %20 oranındaki (34,56X5.000,00) 172.800,00 TL ve Türk Lirası türünden asıl alacağın %20 oranındaki 14.579,44 TL olmak üzere toplam 187.379,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalının ... 8. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 72.897,21 TL ve 20.000,00 USD asıl alacak ve 123.923,16 TL ve 52,88 USD işlemiş faiz olmak üzere 194.723,16 TL ve 20.052,88 USD üzerinden devamına, asıl alacağın 70.800,00 TL'sine takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın 2.097,21 TL'sine takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, asıl alacak 20.052,88 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, USD üzerinden asıl alacağın icra takip tarihindeki kuru üzerinden %20 oranındaki (34,56X5.000,00) 172.800,00 TL ve Türk Lirası türünden asıl alacağın %20 oranındaki 14.579,44 TL olmak üzere toplam 187.379,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 65.477,69TL ilam harcından peşin alınan 12.178,35TL harcın mahsubu ile bakiye 53.299,34TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 12.178,35TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 12.793,75TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.507,08TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4,600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 92,92TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 15.340,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 15.030,13TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacının üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 149.780,60TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.709,82TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-Davalı tarafından sarf edilen toplam 20,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 0,404TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davalının üzerine bırakılmasına, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/257, K. 2026/723, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-257-e-2026-723-k-14d8d82b03d5