İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/254 E. 2025/254 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/254
Karar No
2025/254
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/254 Esas - 2026/426 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/254 Esas KARAR NO : 2026/426

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 15/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, geri dönüşüm, hurda gemi söküm işlemlerini 1987 yılından bu yana yapmakta olduğunu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen GSIR435008 belge nolu GEMİ SÖKÜM İZNİNE, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen GSB-2023-P11-12 belge nolu GEMİ SÖKÜM YETKİ BELGESİNE, ...Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen 576 belge nolu GEÇİCİ DEPOLAMA İZİN BELGESİNE sahip olduğunu, sahip olduğu belgeler ile müvekkili firmanın, asbest de dahil tüm gemilerin sökümünde karşılaşılacak olan tüm tehlikeli atık kodlarına ilişkin olarak geri dönüşüm yapma yetkisine sahip lisanslı bir firma olduğunu, bu noktada ihale katılım şartını sağlayan müvekkili firmanın 02.02.2024 tarihlinde 2024 YERSATGEMİ | rumuzlu ihaleye iştirak etmiş olduğunu, ihale kapsamında... Bankasına ait 30.01.2024 tarih ve 0O714KRTM24000036 seri numaralı 1.500.000,00-TL bedelli teminat mektubunu davalı kuruma vermiş olduğunu, ihale üzerine kalan Müvekkili tarafından idareden, sökümü Yapılacak gemilere ilişkin Tehlikeli Madde Atık Envanterinin paylaşılması talep edilmiş olduğunu, MSB Tersaneler Genel Müdürlüğü İstanbul Tersane Komutanlığı tarafından gönderilen yazıda gözlemsel incelemeye istinaden tehlikeli atık madde tespit edilemediği bildirilmiş olduğunu, müvekkili tarafından davalı kuruma müracaat edilerek Tehlikeli Atık Madde Envanterine sahip olmayan bir geminin söküm işlemi yapılamayacağı ifade edilerek ihalenin iptal edilmesi istenilmiş olduğunu, müvekkilinin bu talebinin davalı idare tarafından reddedilmiş olduğunu, müvekkili tarafından davalı kuruma verilen 1.500.000 TL teminat mektubunun, nakit verilmek suretiyle geri alınmış olduğunu, davalı idare tarafından ihale bedelinin 25.03.2025 tarihine kadar yatırılması talep edildiğini, yukarıdaki gerekçe ile ihalenin iptal edilmesini talep eden müvekkilinin geçici teminatının irat kaydedilmiş olduğunu, davalının irat kaydettiği geçici teminata istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000-TL'nin irat kaydetme tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğranılanzarara istinaden şimdilik 11.812,50 TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından İstanbul Tersane Komutanlığı sahasında bulunan toplam ağırlıkları takriben 1.498.850 kg olan M/G Akın ve M/G Mesaha isimli gemi hurdaları 2024 YERSATGEMLİ satış rumuzu ile 02.02.2024 tarihli ihalede ...Gıda Gemi Sök. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti firmasına 26,70 TL/Kg birim fiyattan toplam 40.019.295,00 TL bedelle satışı... A.Ş. Geri Dönüşüm Pazarlama ve Satış Yönergesi hükümlerine göre yerinde satışı yapılmış olduğunu, Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğünün 06.02.2024 tarih ve 260349 sayılı yazısı ile ihalenin üzerinde kaldığı ve mal bedelinin yatırılarak malın teslim alınması hususu davacı firmaya bildirilmiş olduğunu, ancak ...Gıda Gemi Sök. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti, Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğüne vermiş olduğu 15.02.2024, 15.03.2024 ve 25.03.2024 tarihli dilekçelerinde özetle; M/G Akın gemisinde tehlikeli atıkların bulunduğu, gemiye ait tehlikeli atık envanteri bulunmadığından bahisle ihalenin iptal edilerek geçici teminatının iade edilmesini talep etmiş olduğunu, yerinden Atık-Hurda Satış Şartnamesinin ilgili hükümleri göz önünde bulundurularak tüm izinlerin, belgelerin alıcı tarafından söz konusu geminin kesim, söküm için varsa gerekli evrakların alıcı tarafından temin edilmesi gerektiğinden söz konusu firmanın satış iptali ve teminat iadesi talebinin kabul edilmemiş olduğunu, firmanın malzeme bedelini yatırmadığından müvekkili Şirket tarafından şartnamenin 13.2 gereği firmanın geçici teminatının irat kaydedilmiş olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Dava; ...14. İdare Mahkemesinin 2024/1253 esas sayılı dosya üzerinden açılan davada İdare Mahkemesinin adli yargının görevli olduğuna karar vermesi üzerine; davacı şirket tarafından karşı tarafça 02.02.2024 tarihinde gerçekleştirilen “2024YERSATGEMİ1” rumuzlu ihaleye katılım için vermiş olduğu 150.000 TL teminatın karşı tarafça haksız olarak irat kaydedildiği iddiası ile 150.00 TL'nin irat kaydetme tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte başvurucu Şirkete iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemidir. Usulüne uygun dayanılan delillerden; 02.02.2024 tarihinde gerçekleştirilen “2024YERSATGEMİ1” rumuzlu ihaleye ilişkin ihale evrak ve dokümanları, tarafların ticari defter ve kayıtları dosyaya kazandırılmış bilirkişi raporları alınmıştır. Dava konusu geminin atık envanteri bulunmadan sökülmesinin mümkün olmadığı ve konu ile ilgili İzmir Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 15.03.2024 tarihli cevap yazısında; "...gemilerin sökümünde izlenecek yol ve yöntemlere ilişkin başlıca kılavuz “Gemilerin Tam ve Kısmi Sökümü ile İlgili Çevre Uyumlu Yönetim İçin Teknik Kılavuz”dur. İlgili kılavuzda söküme gitmeden önce veya söküme geldiği zaman gemide bir envanter muayenesi yapılması gerektiği, bu muayene ile gemideki atık tiplerinin tanımlanması, miktarlarının ve yerlerinin belirtilmesi ve sonunda tehlikeli atıkların ve diğer atıkların bir envanter listesinin hazırlanması gerektiği, atık üreticilerinin atık yönetimi ile ilgili sorumluluk ve yükümlülükleri Atık Yönetimi Yönetmeliği ile düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin Genel İlkeleri başlığı altında 5. Maddesi ve 9. Maddesi çerçevesinde, sözkonusu gemilerin sökümü sonucu oluşacak atıklardan tehlikeli vasfında olanların lisanslı taşıma araçları ile Bakanlığımızdan konusu özelinde Çevre Lisansı almış işletmelere verilmesi, tehlikesiz atıkların lisanslı araç ile taşınma şartı olmaksızın Bakanlığımızdan konusu özelinde Çevre Lisansı almış işletmelere verilmesi zorunludur." ...Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü görüş yazısında gemi söküm tesisine gelen sivil gemiler için işleyen prosedürlerden bahsedildiği, ayrıca yazıda Akın isimli geminin askeri bir gemi olduğu göz ardı edilse bile ihale şartnamesinin md.4.2 gereği alıcı tarafından atığın bulunduğu mahalde mesai saatleri içinde malzemeyi yerinde görerek teklif verebileceklerinin belirtildiği, davacının atıkları yerinde görmediği kabulüyle söz konusu gemi için 19.02.2024 tarih ve 264560 ve 264563 sayılı yazılar ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Tersanesi Komutanlığına tehlikeli atık envanterinin bulunup bulunmadığının sorulduğu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından gelen dosya içeriğinde herhangi bir yazı görülmediği, İstanbul Tersanesi Komutanlığının ilgi yazısına atfen Dz.K.K.lığı Lojistik Başkanlığının 08.03.2024 tarih ve 512915 sayılı yazısı ile yapılan incelemede tehlikeli madde tespit edilmediği, ulusal mevzuatta askeri gemiler için Tehlikeli Madde Envanterine yönelik düzenleme ve zorunluluk bulunmadığı, Davalı tarafından İstanbul Tersanesi Komutanlığına 19.02.2024 tarih ve 264560 sayılı yazı ile M/G Akın gemisi için tehlikeli madde atık envanteri bulunup bulunmadığı ile yerinde kesim söküm için tehlikeli atık envanterine gerek olup olmadığının sorulduğu, davacı tarafın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne verdiği dilekçe dosya içeriğinde görülememekle birlikte verilen cevap yazısında sadece tehlikeli madde envanter raporunun gerekli olup olmadığının sorulduğu ancak ilgili yazı eki ile birlikte bir görüş sorulması gerektiği kanaati doğmuş olup gelecek yazı ile ilerlemenin mümkün olacağı kanaatine varılmıştır. Aynı zamanda konuyla ilgili net bir görüş olmadığı için sayın Mahkemenizce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından konunun ayrıntıları (geminin askeri gemi olması, geminin yerinde sökülecek olması, tehlikeli atık envanterinin olmadığına dair hazırlanmış belgenin konması) belirtilerek müzekkere yazılmasının uygun olacağı kıymetlendirilmiştir. Dosya kapsamı davalı ticari defter ve kayıtları ...İli'nde bulunduğundan öncelikli olarak bu yanın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişiye tevdi edilmiş, 02/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirket 2024 yılında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olarak süresinde yaptırılmış olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten herhangibir alacağı veya borcu olmadığı, taraflar arasındaki çekişmenin, davalı tarafın, davacı tarafın ihalede vermiş olduğu geçici teminatı irat kaydetmesinden kaynaklandığı, davalı tarafından yapılan iş ve işlemin hukuki mahiyeti ve sonuçlarının mahkememizde olduğu rapor edilmiştir. İnceleme dönemi olarak alınan 2024 yılında, davacı şirket Vergi Usul Kanununun Mükerrer 242. Maddesinin 2. Bendi hükümleri ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve 65'nci madde hükümleri çerçevesinde Elektronik Defter tutmaktadır. Vergi Usul Kanununa göre “Elektronik defter, şekil hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünüdür.” Türk Ticaret Kanununun 64'ncü maddesi (3) fıkrasında “..elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca (640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri icabı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) bir tebliğ ile belirlenir.” denilmektedir. Dosya kapsamı ...Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 14/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Bilirkişi üyeleri ... .... .... tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; Dava konusu gemilerin askeri nitelikte olması, ulusal mevzuatta tehlikeli madde envanterine dair açık bir zorunluluk bulunmaması, mevcut belgelerde yalnızca gözlemsel inceleme yapılmış olması ve taraf beyanlarındaki çelişkiler birlikte dikkate alındığında; Konuya ilişkin net bir kanaat oluşmadığı, bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden, geminin askeri statüsü, söküm şekli ve mevcut belgeler de belirtilerek görüş alınmasının uygun olacağı sonucuna varıldığı, bu görüş uyarınca, dosya kapsamındaki mevcut verilerle işin teknik olarak değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınacak netleştirici görüşün ardından işin ifa edilebilirliği konusunda nihai kanaat oluşturulabileceği, karşı görüş olarak bilirkişi Çağlar Durmuş; Dosya kapsamındaki belgeler, ihale konusu gemilere ait Tehlikeli Madde Atık Envanteri (IHM) bulunmadığını açıkça göstermekte olduğu, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nın 15.02.2024 tarihli cevabı yalnızca gözlemsel incelemeye dayanmaktadır oysa çevre mevzuatı uyarınca envanterin teknik analiz ve laboratuvar temelli olarak hazırlanması zorunludur.Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 5. ve 9. maddeleri ile “Gemilerin Tam ve Kısmi Sökümü ile İlgili Çevre Uyumlu Yönetim İçin Teknik Kılavuz” hükümleri uyarınca, gemi söküme gitmeden önce veya söküme geldiğinde tehlikeli maddelerin tespiti ve envanterinin hazırlanması zorunludur. Bu yükümlülük geminin sahibi olan idareye aittir. Yüklenicinin bu belge olmadan işe başlaması çevre mevzuatına aykırıdır. Dolayısıyla, tehlikeli madde envanteri bulunmayan bir geminin sökülmesi hukuken ve fiilen mümkün değildir. Bu durum, Türk Borçlar Kanunu’nun 136. maddesi anlamında objektif ifa imkânsızlığı oluşturur. İhale Şartnamesi'nin 4.2 maddesinin değerlendirilmesinde, envanterin kontrolünün alıcı tarafından yapılabileceği yönündeki kanaatin benimsenmesi halinde, bu yaklaşım hem "Tehlikeli Madde Atık Envanteri"nin idare tarafından hazırlanması ve ihaleye bu belgeyle çıkılması gerekliliğine hem de çevre mevzuatına aykırıdır; dolayısıyla yükleniciyi mevzuata aykırı işlem yapmaya zorlar niteliktedir. Bu nedenle, işin hukuken ifasının mümkün olmadığı, davacı yüklenicinin kusursuz bulunduğu ve teminatın irat kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğu, mali müşavir bilirkişi incelemesinde; Davacı şirketin e-defter mükellefi olduğu, 2024 yılına ait yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterlerinin mevzuata uygun olarak tutulduğu, beratların süresinde alındığı ve defterlerin birbirini teyit ettiği görülmüştür. Bu nedenle defter ve kayıtların HMK m.222 uyarınca lehine delil teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin mahkememize ait olduğu, davacı tarafından ihaleye ilişkin olarak verilen 1.500.000,00 TL bedelli geçici teminat mektubu ile buna ait 11.812,50 TL komisyon bedelinin ödendiği, söz konusu tutarın davalı kurumca nakden irat kaydedildiği tespit edildiği, davacı tarafın, 28.03.2024 tarihi itibariyle davalıyı temerrüde düşürdüğü, 28.03.2024 - 03.03.2025 tarihleri arasında 1.511.812,50 TL tutarındaki alacak üzerinden hesaplanan yıllık avans faizinin toplam 727.533,88 TL olduğu hesaplandığı, bu durumda; Asıl alacak: 1.511.812,50 TL, İşlemiş faiz (28.03.2024 – 03.03.2025): 727.533,88 TL olmak üzere davacının toplam 2.239.346,38 TL tutarında alacak talep edebileceği teknik olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Davacı vekili 29/04/2026 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi sunmuş ve ıslan narcını yatırmıştır. Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 5 ve 9. maddeleri uyarınca, gemi sökümü sırasında oluşacak tehlikeli atıkların tanımlanması, kaydedilmesi ve lisanslı tesislere gönderilmesi zorunludur. Bu yükümlülük, atık üreticisi sıfatına sahip olan idareye aittir. Bu sebeple, ihale konusu gemilerin sökümüne geçilmeden önce, “Tehlikeli Madde Atık Envanteri”nin idare tarafından hazırlanması ve ihaleye bu belgeyle çıkılması gerekir. Yüklenicinin “yerinde görme” yetkisi, yalnızca malzemenin fiziksel durumuna ilişkin bilgi edinmeye yöneliktir; bu hüküm, envanter hazırlama yükümlülüğünü devretmez.düzenlemesi mevcuttur . Dosya kapsamı ...Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabı ve taraf vekillerinin itirazlarının (her bir itirazın ayrı ayrı ve Hong Kong Sözleşmesi'nin yürürlük tarihi ile dosyadaki uyuşmazlığa konu sözleşme tarihi de ayrıca değerlendirilerek) değerlendirilmek suretiyle bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 05/04/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; ...İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü Yazısının Değerlendirilmesinde; 25 Haziran 2025 tarihinden önce sökülecek askeri gemilerde de "tehlikeli atık madde envanteri/raporunun" hazırlanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, bu muayene ile atık tiplerinin, miktarlarının ve yerlerinin tanımlanarak bir envanter listesi oluşturulması gerektiği, tehlikeli envanter raporunun incelenmesi sonucu herhangi bir askeri gemi için notifikasyon onayı (söküm izni) verilmediğinin belirtildiği, bu resmi veri ışığında, söküm sürecinin başlaması için gerekli olan en temel belgenin (IHM) eksik olduğu ve bu eksikliğin işin ifasını teknik olarak imkânsız kıldığı tescil edildiği, davacının, tehlikeli madde tespitinin sadece "gözlemsel inceleme" ile yapılamayacağı ve akredite laboratuvar analizlerinin şart olduğu yönündeki teknik itirazı, İl Müdürlüğü'nün “envanter muayenesi zorunluluğu" açıklamasıyla doğrulandığı, gemi inşa mühendisliği standartları gereği, asbest ve benzeri bileşenlerin tespiti ancak bunun bilimsel analizlerle mümkün olmadığı, davalı idarenin, Hong Kong Sözleşmesi'ndeki "askeri gemi muafiyeti" ve şartnamedeki "belgeleri alıcı hazırlar" maddelerine dayanan savunması; İl Müdürlüğü'nün askeri gemilerde de envanter raporu olmadan onay verilmediği yönündeki fiili uygulama beyanı karşısında teknik geçerliliğini yitirdiği, yapılan teknik incelemede; ...İl Çevre Müdürlüğü'nün teknik görüşü doğrultusunda; davacı firmanın işe başlayamamasında kendisine atfedilecek bir teknik kusur bulunmadığı, eksik olan teknik belgelerin hazırlanması yükümlülüğünün atık üreticisi konumundaki idarede olduğu ve bu imkânsızlık nedeniyle yapılan teminat irat kaydının yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, mali yönden yapılan değerlendirmede; Teknik bilirkişi heyeti görüşü ve ...İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 15.01.2026 tarihli yazısı birlikte değerlendirildiğinde; gemi söküm işine başlanabilmesi için zorunlu olan “Tehlikeli Madde Envanteri (1HM)”nin bulunmaması nedeniyle işin ifasının teknik ve hukuki olarak mümkün olmadığı, bu durumun davacıdan kaynaklanan bir kusurdan dolayı meydana gelmediği, bu kapsamda, davalı idarece geçici teminatın irat kaydedilmesinin mali yönden yerinde olmadığı, davacının 1.511.812,50 TL asıl alacak ile 28.03.2024-03.03.2025 dönemi için hesaplanan 727.533,88 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 2.239.346,38 TL alacak talep edebileceği hesaplanmış olduğu rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin gemi söküm işi ile uğraştığı,Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen GSB-2023-P11-12 belge nolu gemi söküm yetki belgesine sahip olduğu,02.02.2024 tarihlinde 2024 YERSATGEMİ | rumuzlu ihaleye iştirak etmiş olduğunu, ihale kapsamında... Bankasına ait 30.01.2024 tarih ve 0O714KRTM24000036 seri numaralı 1.500.000,00-TL bedelli teminat mektubunu davalı kuruma verdiği, davacı yan ihale sonrasında davalı idareden, sökümü Yapılacak gemilere ilişkin Tehlikeli Madde Atık Envanterinin paylaşılması talep etmiş olduğu ancak ,davalı yanca söküm için varsa gerekli evrakların davacı -alıcı tarafından temin edilmesi gerektiğinden söz konusu firmanın satış iptali ve teminat iadesi talebinin kabul edilmemiş olduğu ,mahkememizce ...Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü'nden 25/06/2025tarihinden önce söküme gidecek askeri bir gemi için "tehlikeli atık envanter raporunun "gerekip gerekmediği yönünde yazı yazılarak , geminin söküme gitmeden önce envanter muayenesi yapılması gerektiğine dair yazı cevabı uyarınca bilirkişi heyetinden aldırılan ek raporda , davacının, tehlikeli madde tespitinin sadece "gözlemsel inceleme" ile yapılamayacağı ve akredite laboratuvar analizlerinin şart olduğu yönündeki teknik itirazı, İl Müdürlüğü'nün “envanter muayenesi zorunluluğu" açıklamasıyla doğrulandığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü Yazısının Değerlendirilmesinde; 25 Haziran 2025 tarihinden önce sökülecek askeri gemilerde de "tehlikeli atık madde envanteri/raporunun" hazırlanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, bu muayene ile atık tiplerinin, miktarlarının ve yerlerinin tanımlanarak bir envanter listesi oluşturulması gerektiği, tehlikeli envanter raporunun incelenmesi sonucu herhangi bir askeri gemi için notifikasyon onayı (söküm izni) verilmediğinin belirtildiği, bu resmi veri ışığında, söküm sürecinin başlaması için gerekli olan en temel belgenin (IHM) eksik olduğu ,eksikliğin işin ifasını teknik olarak imkânsız kıldığı, davalı idarenin, Hong Kong Sözleşmesi'ndeki "askeri gemi muafiyeti" ve şartnamedeki "belgeleri alıcı hazırlar" maddelerine dayanarak sorumluluğun kendisinde olmadığı itirazında bulunmuş ise de ,Hong Kong sözleşmesinin resim yürürlük tarihinin 26/06/2025 olduğu ,uyuşmazlık ihale süreci ise bu tarihten önce gerçekleştiğinden ,Hong Kong sözleşme hükümleri hükme esas alınmamış, her ne kadar davalı yan aynı gemi söküm işlemi için başka bir firmaya işin ihalesi sonunda,gerekli izinlerin yüklenici tarafından alındığı kesim ve söküm işleminin büyük oranda bitirildiği savunmasında bulunmuş ise de , Atık Yönetmeliği'nin yönetmeliğe göre Tehlikeli Madde Atık Envanteri”nin idare tarafından hazırlanarak ve ihaleye bu belgeyle çıkılması gerekeceği ve Yüklenicinin “yerinde görme” yetkisi, yalnızca malzemenin fiziksel durumuna ilişkin bilgi edinmeye yöneliik olduğu; bu hüküm, envanter hazırlama yükümlülüğünü devretmez.düzenlemesi mevcut olması nedeniyle şartnamenin yönetmeliğe aykırı olması sebebiyle , şartnameye göre davacının envanteri hazırlaması gerektiğine dair anılan savunmaya itibar edilmeyerek , Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 5 ve 9. maddeleri uyarınca," gemi sökümü sırasında oluşacak tehlikeli atıkların tanımlanması, kaydedilmesi ve lisanslı tesislere gönderilmesi zorunludur. Bu yükümlülük, atık üreticisi sıfatına sahip olan idareye aittir."düzenlemesi gereğince , tehlikeli atık envanter düzenleme yükümlülüğünün davalı idareye ait olduğu, ihale aşamasında gemi sökümüne başlanabilmesi için "Tehlikeli Madde Envanteri"nin idare tarafından hazır bulundurulmadığı ,işin ifasına davacı yanın kusuru bulunmaksızın başlanamadığı buna göre ,davalı idare tarafından davacı yanca sunulan geçici teminat mektubunun ,nakten irad kaydetmesinde hukuki bir yön bulunmadığı anlaşılarak , davacı yanın başvurusu üzerine davalının 27/06/2024 tarihli red yazısı ile davalı yanın davadan önce temerrüte düştüğü kabul edilerek , davanın kısmi dava olarak açılmış olduğu görülerek ,1.500.000,00 TL geçici teminat bedelinin 150.000,00 TL'si bakımından 27/06/2024, 1.350.000,00 TL'si bakımından ise ıslah tarihi olan 29/04/2026 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,davacı yanın teminat mektubu nedeni ile ödediği komisyon bedeli olan 11.812,50 TL bedelin 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-11.812,50 TL bedelin 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-1.500.000,00 TL geçici teminat bedelinin 150.000,00 TL'si bakımından 27/06/2024, 1.350.000,00 TL'si bakımından ise ıslah tarihi olan 29/04/2026 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 103.271,9 TL harçtan peşin alınan 2.763,36 TL peşin harç ve 23.055,00 TL ıslah harcından mahsubu ile hazineye irad kaydına , bakiye 77.453,54 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 229.653,75 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 45.000,000 TL bilirkişi masrafı, 1.060,40 TL posta masrafı, 615,40 TL başvurma harcı, 23.055,00 TL ıslah harcı ücreti toplamı olan 69.730,8 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 2.763,36 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına , 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/254, K. 2025/254, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-254-e-2025-254-k-2c00c112e1fd