İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/228 E. 2025/1343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/228
Karar No
2025/1343
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/228 Esas KARAR NO : 2025/1343

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/03/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ....... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ....... plaka sayılı nakliye aracı ile davalı şirket ...... Dağıtım Pazarlama Nakliyat Lojistik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.' nin İstanbul - Ankara arasında nakliye (taşıma) işini yaptığını, davacı şirket yaptığı bu işe karşılık 16.12.2024 tarih, ..... seri numaralı ve 13.920,00-TL. bedelli bir adet "Nakliye Hizmet Bedeli Faturası" düzenleyerek, davalıya göndermiş, davalı fatura bedelini ödemediği için ....... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket vekilinin yasal süresi içinde yetkiye ve borca itirazı üzerine ....... İcra Müdürlüğünce takibin yetki ve borca itiraz yönünden durdurulmasını, talep veçhile dosya yetkili Bakırköy İcra Müdürlüğüne sevkedilerek, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esasına almakla borçlu şirkete yeniden ödeme emri ve dayanak belge sureti tebliğ edildiğini, borçlu şirket vekili bu defa da takibe, borca ve faize itiraz ederek takibin durdurulmasını, davalının borca itirazı haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası UYAP ortamından çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ....... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ...... Dağıtım Pazarlama Nakliyat Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılan fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 13.920,00-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) 06/01/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Tarafların İTO portal sayfasından firma detay bilgilerinin çıkarılarak dosya arasına alınmıştır. 3-Dava konusu ....... plakalı araca ait tescil kayıtları UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. 4-Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10/03/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2024 yılına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 5-Kahramankazan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10/03/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2024 yılına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. Mahkememizce davacı defterleri üzerinde inceleme yapılması için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 23/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacının kullanmış olduğu 2024 yılı yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, davacı tarafından verilen 2024 yılı Bs (Büyük Satış) formuna göre; 2024 yılında 1 adet belge karşılığı, davalıya, 12.000,00 TL + 2.400,00 TL KDV olmak üzere toplam 14.400,00 TL tutarlı, söz konusu tutardan da 480,00 TL KDV tevkifatı kesilmek suretiyle 13.920,00 TL tutarlı nakliye hizmet bedeli verildiğinin beyan edildiği, davalı tarafından verilen 2024 yılı Ba (Büyük Alış) formuna göre; 2024 yılında 1 adet belge karşılığı, davacıdan, 12.000,00 TL + 2.400,00 TL KDV olmak üzere toplam 14.400,00 TL tutarlı, söz konusu tutardan da 480,00 TL KDV tevkifatı kesilmek suretiyle 13.920,00 TL tutarlı nakliye hizmet bedeli alındığının beyan edildiği, bu şekilde; davacı ve davalı taraf Form Ba-Bs’lerinin örtüştüğü, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen davaya konu faturanın davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı adına yapılan herhangi bir ödeme kaydının davacı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava dosyasında bulunan WhatsApp ekran görüntü kayıtlarından; davacının davalının gönderdiği kaşe ekran görüntüsü kaydına istinaden davaya konu 24.10.024 .... no.lu 13.920,00 TL tutarlı e-faturayı ..... no.lu telefona WhatsApp ortamında pdf formatında gönderildiği, yapılan tespitler ve davacı taraf yasal defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 13.920,00 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin istenmesi talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, takibe konu tutarda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra takibine itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası UYAP ortamından çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ....... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ...... Dağıtım Pazarlama Nakliyat Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılan fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 13.920,00-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) 06/01/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında, ....... plakalı araç ile davalıya nakliye hizmeti verdiği, bu kapsamda takibe konu edilen 13.920,00-TL bedelli faturanın düzenlendiği, ancak davaya ve takibe konu edilen söz konusu fatura bedelinin ödenmediği hususundadır. Davalı taraf davaya cevap vermemiş, herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmemiştir. İcra dairesine verdiği borca itiraz dilekçesinde ise, sadece borç miktarını kabul etmediklerini, borca ve faize itiraz ettiklerini bildirdikleri görülmüştür. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

-Mahkememiz dosyası davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla davacının bulunduğu yere talimat yazılarak SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, 23/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacının kullanmış olduğu 2024 yılı yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, davacı tarafından verilen 2024 yılı Bs (Büyük Satış) formuna göre; 2024 yılında 1 adet belge karşılığı, davalıya, 12.000,00 TL + 2.400,00 TL KDV olmak üzere toplam 14.400,00 TL tutarlı, söz konusu tutardan da 480,00 TL KDV tevkifatı kesilmek suretiyle 13.920,00 TL tutarlı nakliye hizmet bedeli verildiğinin beyan edildiği, davalı tarafından verilen 2024 yılı Ba (Büyük Alış) formuna göre; 2024 yılında 1 adet belge karşılığı, davacıdan, 12.000,00 TL + 2.400,00 TL KDV olmak üzere toplam 14.400,00 TL tutarlı, söz konusu tutardan da 480,00 TL KDV tevkifatı kesilmek suretiyle 13.920,00 TL tutarlı nakliye hizmet bedeli alındığının beyan edildiği, bu şekilde; davacı ve davalı taraf Form Ba-Bs’lerinin örtüştüğü, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen davaya konu faturanın davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı adına yapılan herhangi bir ödeme kaydının davacı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava dosyasında bulunan ..... ekran görüntü kayıtlarından; davacının davalının gönderdiği kaşe ekran görüntüsü kaydına istinaden davaya konu 24.10.024 ..... no.lu 13.920,00 TL tutarlı e-faturayı ..... no.lu telefona .... ortamında pdf formatında gönderildiği, yapılan tespitler ve davacı taraf yasal defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 13.920,00 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, davalının incelenen BA bildirimlerinde davacının düzenlediği dava konusu faturanın kayıtlı olduğu, buna göre faturaya konu hizmetin verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, BA bildirimi ile bildirmekle davalının da fatura konu hizmeti aldığını kabul etmiş olduğu, buna karşılık davalının söz konusu fatura bedelinin ödendiğine dair dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediği, bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere, davacının davalıdan takibe konu fatura tutarı olan 13.920,00-TL alacaklı olduğunu, usulüne uygun tutulmuş defter kayıtları, fatura ve BA/BS bildirimine ilişkin vergi kayıtları ile ispatlamış olduğu, davalının ise ödeme yaptığını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından ticari defter kayıtları, fatura ve BA/BS bildirimi ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında, davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin, 13.920,00-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 950,88-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 335,48-TL harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.295,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 13.920,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025 Katip .... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/228, K. 2025/1343, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-228-e-2025-1343-k-9da3942acefd