İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/385 E. 2025/1371 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/385
Karar No
2025/1371
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/385 Esas KARAR NO : 2025/1371

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2024 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünde .... esas sayılı dosyasıyla yaptıkları ilamsız icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 24.10.2022 tarihinde imzaladıkları protokol gereği müvekkil şirket 12.08.2022 tarihinde 3.673 USD, 24.10.2022 tarihinde 806 USD ödeme yaptığını, davalı şirket ise protokol gereği gibi eşyaları teslim etmediğini, bununla birlikte yapılan ödemeleri iade de etmediğini, bunun üzerine ödenmeyen eşyalara ilişkin, fatura tutarı üzerinden taraflarınca Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve borçlu takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenle haksız olan itirazın iptali ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamını ve haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine başlatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına taraflarınca itiraz edildiğini, şirket adresinin "... Mahallesi .... Blok Sk. Masko Sitesi No:2/2 Başakşehir/ İstanbul" olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının dayanak olarak sunduğu 24.10.2022 tarihli sözleşme incelendiğinde toplamda 4.479 ABD Doları para gönderimi sağlandığı, ancak Türk Lirası olarak karşılığının yazıldığını, bu nedenle Türk Lirası olarak iadesinin mümkün olabileceğini, kaldı ki söz konusu protokolde borcun ABD dolası olarak ödendiğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığını, 12.08.2022 tarihli "Proforma Invoice" isimli belge incelendiğinde de toplam bedelin 81.000 TL yazıldığını, sözleşmeye konu mobilyaların tesliminden alıcı tarafından vazgeçildiğini, taraflarına ilgili mobilyaların evlenecek çift için alındığı ancak kişilerin evlenmekten vazgeçtiğinin iletildiğini, devamında ise işbu protokol imza altına alınarak mobilyaların kendilerine teslim edilmeyeceği imza altına alındığını, ilgili maddenin devamında " emek ve masraf harcanan mobilyaların ancak ve ancak satılması halinde müşteriye ödenen mobilya bedelinin geri verileceği" kararlaştırıldığını, mobilya üreticisi olan davalı şirketin kişiye özel bir mobilya hazırladığı için davalının mobilya bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı 19/04/2024 tarihli kararı ile dosyanın mahkemelerine sehven tevzi edildiği anlaşılmakla gönderme kararı verilmiştir. Gönderme kararı sonrası mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava, İİK 67.kd.ye dayalı davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptale istemine ilişkindir. Davacı taraf,Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı takip dosyasında takibin 4.479,00 USD asıl alacak,250,61 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.729,61 USD alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca USD mevduatına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 68 md. Uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67.maddede belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve defterler üzerindeve yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya sunulan 31/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı taraf, davalıdan faturaya dayalı bakiye alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... E. dosya numarası ile 4.479,00.- USD asıl alacak ve 250,61.-USD işlemiş faiz üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, Davacı taraf, 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerini ibraz ettiği, Davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai kararın mahkemeye ait olduğu, Davalı taraf ise ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden bilgi ve belgeleri bilgileri ibraz etmediği, bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, davacının ibraz edilen bilgi ve belgelerine göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 81.000,00-TL alacağı olduğu, ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacı tarafından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalının icra dosyasına yaptığı 81.000,00-TL tutar kadar itirazın ispata muhtaç olduğu, davacının sipariş verdiği, fotoğraflarını anlaşmaya eklediği mobilyaları davalının imal etmediği, iş yerinde bulunmadığının tespit edildiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Tam dosya ve toplanan deliller binlikte değerlendirildiğinde açılan dava Davacının 24.10.2022 tarihli protokolden doğan borç bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında mobilya alım satım sözleşmesi bulunduğu ve 24.10.2022 tarihli protokol imzalandığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf ödemeyi yapmalarına rağmen malların teslim edilmediğini ve bu nedenle yapılan ödemelerin iadesinin gerektiğini iddia etmekte Davalı taraf ise protokol gereği davacının teslimden vazgeçtiğini ve protokol hükümlerine göre ödenen bedelin iadesinin mümkün olmadığını savunmaktadır. 24.10.2022 tarihli protokol incelendiğinde Ek Protokolün Konusu ve Kapsamı maddesinde" "12.08.2022/ MMD.Pl.106.TR sayılı sözleşmeye istinaden alınan mobilya bedeli ödenmiştir. Ancak mobilyalar teslim edilmeyecektir. Müşteri mobilyaları tekrar isteyene kadar satılırsa; müşteriye ödenen mobilya bedeli geri verilecektir. Satılmaz ise; ödenen bedel kadar mobilya teslim edilecektir" "TOPLAM MOBİLYA BEDELİ :81.000 TL. (4.479 USD) 12.08.2022 ÖDENEN TUTAR : 66.000 TL ( 3.673 USD) (KUR: 17.9689) 24.10.2022 ÖDENEN TUTAR : 15.000TL( 806 USD) (KUR: 18.6076)" hükümlerine yer verildiği anlaşılmıştır. Buna göre protokol doğrultusunda Davacı tarafın teslimden caydığı ve ifayı istemediği ortadadır. Ayrıca ödenen bedelin geri ödenmesi şarta bağlanmış olup Davacı müşteri tekrar isteyene kadar mobilyalar satılırsa Davacının ödediği bedel kendisine ödenecektir. Satılmaz ise ödenen bedel kadar mobilya teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca ödenen bedelin 81.000 TL olduğu protokole göre her iki tarafın kabulündedir. Davacı taraf teslimden vazgeçtiğine göre malların teslim edilmediği iddiasına dayanması mümkün değildir. Bilirkişinin raporunda teknik inceleme kısmında önce "Davalının iş adresine 30.05.2025 tarihinde davacı ve davacı vekili ile birlikte gittim, davacının satın aldığı mobilyaları inceledim ve fotoğraflarını çektim." tespitinden sonra sonuç kısmında "Davacının sipariş verdiği ve fotoğraflarını anlaşmaya eklediği mobilyaları davalının imal etmediği, işyerinde bulunmadığını tesbit ettim." mütalaasında bulunması çelişkili bulunmuştur. Ayrıca raporda protokol hükümlerine hiç değinilmeden tespitlerde bulunulması eksik ve hatalı bulunmuş olmasına rağmen yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde ara karar oluşturulmuş ise de Davacı tarafça yeniden bilirkişi incelemesine gerek olmadığı beyan edilerek delil avansı tamamlanmadığından ek bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Davalı tarafın adresinde fotoğraflanarak tespit edilen malların imal edildiği ortadadır. Mallar satılmadığına göre protokol hükümlerine göre sadece ödenen bedel kadar mobilyanın teslimi talep edilebilir. Davacı tarafça ödenen bedelin iadesi protokol hükümlerine göre istenemeyeceğinden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40- TL karar ve ilam harcının 1.909,92-TL peşin harçtan indirilmesiyle fazla yatan 1.294,52-TL'nin yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/385, K. 2025/1371, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-385-e-2025-1371-k-df890788cdd9