İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/199 E. 2025/1036 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/199
Karar No
2025/1036
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/199 Esas KARAR NO: 2025/1036 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 05/03/2025 KARAR TARİHİ: 22/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında akdedilen nakliyecilik hizmetine binaen düzenlenen -------- nolu faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesine ilişkin müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkilinin söz konusu faturaları davalı firmaya tebliğ ettiğini, şifahi görüşmelere rağmen davalı firmanın fatura bedellerini ödemediğini, davalı taraf aleyhine başlatılan ----sayılı dosyadan yapılan takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalı yanın --- tarihinde dava konusu İcra dosyasına ------- kısmi ödeme yaptığını, bu ödemenin davalının müvekkiline olan borcunu ikrar niteliğini taşıdığını, kısmi ödemenin takip talebinde de belirtildiği gibi kanunen öncelikle asıl alacağın faiz ve ferilerine sayılması gerektiğinden davalı borçlunun yaptığı ----- kısmi ödemenin dava aşamasında değil de borcun tahsili aşamasında icra ince değerlendirilebilecek bir husus olduğundan davalı borçlu tarafından icra takibinin durmasından sonra yapılan ödemenin tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde icra dosyasının infazı sırasında değerlendirilerek dava dilekçesindeki talebi gibi -------asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, haksız şekilde borca itiraz ettiği için 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatınahükmedilmesinin gerektiğini, borcun tamamına itiraz ederek daha sonradan ödeme yapmış olmasının dahi kötü niyetin açık bir delili olduğunu belirterek ---- sayılı icra dosyasında yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç masraf ve giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olan icra dosyasının takip talebi ve icra emrinde borcun sebebi olarak ----------tarihli senet gösterildiğini, müvekkilinin iddia edilen senetten kaynaklı borcunun ya da başka her hangi bir sebepten borcunun bulunmadığını, alacaklının borcun sebebi olarak gösterdiği alacağını ispat etmek mecburiyetinde olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen faturaların takibe dayanak olarak gösterilmişse takip talebi ile uyuşmadığını davanın niteliği gereği icra takip dosyası ve takip talebine bağlı olması sebebiyle reddinin gerektiğini; Dava dilekçesinde iddia edilen faturalar üzerinden yargılamaya devam edilecek olması halinde; ---- tarihinde --------üzerinden yapılan görüşmelerde sürücülü araç kiralama konusunda mutabakata varıldığını, ----ay ve %---yakıt oranı (Daha sonra sözlü olarak ---/ay olarak revize edilmiştir.), --- tonluk araç: ------/ay ve %30 yakıt oranı, ----paletlik araç: ----/ay ve %28 yakıt oranı, ----paletlik araç: ---TL/ay ve %22 yakıt oranı, --- araç:------/ay ve %22 yakıt oranı olduğunu davacının çekmiş olduğu ihtarnamede de bu rakamların doğrulandığını, davacının şubat ve mart aylarına ilişkin bu tutarlar üzerinden fatura kestiğini, Nisan ayında-------- sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın faturalarda ücret artışına gidildiğini, fark için iade faturası düzenlendiğini, Mayıs ayı faturasının da anlaşma dışında kesildiğini, müvekkilinin takibe itiraz etmesinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını müvekkilinin ne senet kaynaklı ne de başkaca bir sebeple davacıya borcunun bulunmadığını, fatura miktarları müvekkili tarafından kabul edilmediğinden takibe itiraz edildiğini ve müvekkilinin davacı ile anlaştığı tutar üzerinden ------- icra dosyasına ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen faturaları yargıya intikal etmesi sebebiyle ödemeyi bekletebilecekken iradesini bu yönde kullanmamış ve anlaşma kapsamında icra dosyasına ödeme yaptığını, bu kısmi ödemenin kötü niyetin delili olamayacağını, davacının faiz talebinin de mahkemenizce yapılacak inceleme ve değerlendirmeler neticesinde reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının takip başlatmakta haksız olduğunu aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, yapılan kısmi ödemeye rağmen davacının icra takibinin tamamı üzerinden 2 ay sonra dava açmasının hukuka aykırı olduğunu davacının kötü niyet tazminatına da hükmedilerek davanın reddini talep ettiklerini belirterek davanın öncelikle usule ilişkin yapılacak inceleme ile usulden reddine, esas hakkında inceleme yapılacak olması halinde takip talebi dava dilekçesindeki iddialar ve dayanak belgelerin birbiri ile uyuşmadığından ----- dikkate alınarak davanın reddine, mahkemece yargılamaya devam edilerek faturalar ve cari hesaplar üzerinde inceleme yapılacak olması halinde müvekkilinin davacı ile olan anlaşmaya göre aldığı hizmetin bedelini ödemiş olması dikkate alınarak davanın reddine, davacı-alacaklının takip açmakta haksız olduğundan ödemenin davacı tarafından düşülmediği de dikkate alınarak her halükarda %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLER:----- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan----Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin taşımacılık faaliyeti ile iştigal ettiği ve bu kapsamda davalı şirkete muhtelif zamanlarda taşıma hizmeti verdiği, ancak davalı şirkete verilen hizmete karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından nakliyecilik hizmetine binaen düzenlenen -------nolu faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesinin tahsili talebi ile davalı şirket hakkında ------ Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibi sonrasında davalı şirket tarafından, icra dosyasına konu borcuna istinaden alacaklı hesabına ------- haricen ödeme yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça başlatılan icra takibinde borcun sebebi olarak ---------tarihli beyan dilekçesinde de belirtildiği üzere takibin yukarıda belirtilen faturalara ilişkin bakiye alacak talebine ilişkin olduğu, işbu faturaların da takibin dayanağı belge olarak icra dosyasına sunulduğu görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini inceleme günü incelemeye sunmaması nedeniyle taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı da tespit edilememiştir.-------tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değşiklik mahkememizce kurulan ---- tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamıştır. TBK'nın 100. maddesinde; "Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz," hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu takip talebinde de kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz ve masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiştir. Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır------ Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.-------Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan----- alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın icra takip tarihinden sonra ------ harici ödeme yaptığı, TBK 100. Ve İİK 15. maddesi gereği yapılan ödemenin öncelikli olarak faiz ve masraflardan mahsubu neticesinde ödemenin yapıldığı ---- tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan ------- (İİK m.15 gereği tahsil harcı hesaplamaya dahil edilmemiştir.) alacaklı olduğunun tespit edildiği, harca esas değer dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun --------- Esas sayılı dosyası icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile ---- kısmi ödemenin TBK'nın 100.Maddesi uyarınca borca mahsup edilerek takibin ---- asıl alacak üzerinden ödeme tarihi olan ----- tarihinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 159.469,05 TL'nin % 20 si olan 31.893,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.893,33 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 9.514,96 TL peşin harcın mahsubu ile 1.378,37 TL nin kararın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 9.514,96 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 11.848,00 TL nin kabul red oranına göre 2.398,23 TL lik kısmının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 100.253,37 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 728,70 TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.871,30 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/199, K. 2025/1036, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-199-e-2025-1036-k-99891c6f7f40