İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/208 E. 2025/1030 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/208
Karar No
2025/1030
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, davalı ... ’nın söz konusu sözleşmelere müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduğunu, kullanılan kredilerin geri ödemelerinin yapılmaması üzerine sözleşme hükümleri uyarınca hesapların kat edilerek borcun muaccel hale geldiğini, Konya . Noterliği’nin 20.01.2025 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borcun talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle, Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden davalı kefil aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca, faize, fer’ilerine ve imzaya itiraz ettiğini ve bu itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali amacıyla Konya Arabuluculuk Bürosu ... büro dosya numarası ve ... arabuluculuk numarası ile başvuruda bulunulduğunu ancak sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının müteselsil kefil olarak asıl borçtan ve fer’ilerinden sorumlu bulunduğunu, imza itirazının gerçeği yansıtmadığını ve gerektiğinde imza incelemesi yapılması gerektiğini, TBK m.100 uyarınca kısmi ödemelerin faiz ve masraflara mahsup edilmesinin hukuka uygun olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan akdi ve temerrüt faiz oranlarının ticari iş niteliği gereği geçerli olduğunu, bu hususların Yargıtay içtihatlarıyla da sabit bulunduğunu ileri sürdüğünü, takip tarihi olan 20.02.2025 itibarıyla asıl borçlu ... ’dan kaynaklanan 2.600.000,00 TL muaccel alacak ile 56.490,00 TL meri çek riski bulunduğunu, toplam alacağın 2.656.490,00 TL olduğunu, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu kapsamda, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, 2.656.490,00 TL alacak ve fer’ilerinin tahsiline ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili ... ’nın davacı banka nezdinde sınırlı ve tek bir borca ilişkin kefil olduğunu, bu borcun tamamen ödendiğini ve kefalet kapsamında ipotek olarak verilen taşınmazın fekki ile tapunun iade edilmiş olmasının, borcun sona erdiğinin açık göstergesi olduğunu, buna rağmen müvekkilinin haksız şekilde yeni bir icra takibi ve dava ile karşı karşıya bırakıldığını, müvekkilinin kefil olduğu sözleşmenin celbi halinde, dava konusu edilen diğer borçlara ilişkin herhangi bir imzasının veya kefalet iradesinin bulunmadığını, ipoteğin fek edilmesine karar verilmiş olmasının borcun sirayet etmediğini açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, ticari hayatın gereklerini bilmediğini ve imzası bulunmayan ticari borçlardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının itirazın iptali talebinin yerinde olmadığını, davacı tarafından talep edilen faiz kalemlerinin fahiş olduğunu, hayatın olağan akışına aykırı şekilde belirlendiğini, müvekkilinin borçlu olduğunun kabulü halinde dahi ancak kefil olduğu sözleşme ve tutar ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, faiz yönünden ise en fazla yasal temerrüt faizi uygulanabileceğini, bu gerekçelerle, davanın tamamen reddine, aksi kanaate varılması halinde müvekkilinin yalnızca kefalet sınırı nisabında sorumlu tutulmasına, fahiş faiz taleplerinin reddine veya yasal faiz seviyesine indirilmesine, davacının haksız ve kötü niyetli davası nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin 2.367.397,53 TL asıl alacak, 400.787,89 TL işlemiş temerrüt faizi, 20.039,41 TL BSMV ve 54.339,45 TL masraf olmak üzere toplam 2.842.564,28 TL üzerinden başlatıldığı, aynı takip ile 56.490,00 TL'nin de depo edilmesinin talep edldiği, takip dayanağı olarak kredi sözleşmelerinin gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... -E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Takip çıkış miktarı 2.842.564,28 TL olmasına rağmen dava değeri 2.600.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Takip çıkış miktarından daha az miktar üzerinden itirazın iptalinin istenilmesi mümkün ise de, takibin birden fazla alacak kalemine ilişkin olması nedeniyle 2.600.000,00 TL'nin hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun belirlenmesi gerekir. Davacı tarafa bu yönde verilen süre neticesinde ibraz edilen 16/06/2025 tarihli tavzih dilekçesi ile 2.600.000,00 TL'nin 2.367.397,53 TL'lik kısmının asıl alacak, 54.339,45 TL'lik kısmının masraf, 169.774,31 TL'lik kısmının işlemiş temerrüt faizi ve 8.488,71 TL'lik kısmının ise BSMV alacak kalemine ilişkin olduğu nbelirtilmiştir. Davaya konu icra takibinin kredi sözleşmelerine dayalı olması karşısında eldeki davada takip tarihi itibariyle davacının kredi sözleşmelerine dayalı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığının ve varsa alacak tutarının ne kadar olduğunun belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında mevcut kredi sözleşmelerinin incelenmesinde davacı ile dava dışı Adem Akdağ arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve kefalette geçerlilik şekli yönden bir eksikliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına uygun olduğundan ve mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olduğundan hükme esas alınan 14/11/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile, davacı bankanın takip tarihi itibariyle 2.623.089,37 TL asıl alacak, 329.867,19 TL işlemiş faiz, 16.493,38 TL BSMV ve 54.339,45 TL masraf olmak üzere toplam 3.023.789,39 TL tutarında alacaklı olduğu, banklanın gayri nakdi risk tutarının 56.490,00 TL olduğu, sözleşmede açık hüküm olmaması nedeniyle davalının depo isteminden sorumlu olmadığı mütalaa edilmiştir. Yargıtay . HD.nin 04/04/2018 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı; "... Mahkemece kredi sözleşmesinin tüm sayfaları dosyaya kazandırılmadan ve bu sözleşme hükümlerine göre kefillerin sözleşme gereğince ilave teminat gösterme borcu olan gayri nakdi kredi bedelinin depo edilmesi hususunda bir sorumluluk alıp almadıkları belirlenmeden gayri nakdi kredi bedelinin blokesinden kefillerin de sorumlu tutulması eksik inceleme nedeniyle yerinde görülmemiştir. ..." şeklinedir. Her ne kadar bilirkişi raporu ile davalının depo isteminden sorumlu olmadığı mütalaa edilmiş ise de, sözleşmenin "Bankanın krediyi kat etmesi halinde müşteriden ve kefillerden teminat mektuplarının ve/veya boş çek yapraklarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebilir." şeklindeki 10.3. maddesi dikkate alındığında davalı kefilin depo isteminden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı banka tarafından dava dışı Adem Akdağ'a, kredi sözleşmelerine istinaden kredi tahsisi yapıldığı, kredinin geri ödemesinin yapılmaması üzerinde kredi hesabının kat edildiği, davalının kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalaması ve kefaletin geçerli olması nedeniyle banka alacağından teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu, davalının kefil olması nedeniyle temerrüde düştüğünün kabulü için kat ihtarnamesinin kendisine tebliğ edilmiş olmasının gerektiği, davalıya gönderilen ihtarnamenin 12/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen mehil süresi dikkate alındığında davalının 28/01/2025 tarihinde temerrüde düştüğü, Yargıtay .H.D.'nin ... E. ... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, taleple bağlılık kuralı sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanacağı, dolayısıyla davacı bankanın talep edebileceği (her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde asıl alacak tutarının 2.367.397,53 TL, işlemiş faiz tutarının 169.774,31 TL, BSMV tutarının 8.488,71 TL ve masraf tutarının 54.339,45 TL olmak üzere) toplam alacak tutarının 2.600.000,00 TL olduğu, davalının bu tutardaki banka alacağından sorumlu olduğu sonucuna varıldığından takibe itirazın kısmen iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının feri nitelikteki icra inkar tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise takibe itirazın haksız olması ve alacağın da likit nitelikte kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Her ne kadar davalı da tazminat isteminde bulunmuş ise de, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-DAVANIN KABULÜ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin; A-NAKDİ ALACAK YÖNÜNDEN; 2.367.397,53 TL asıl alacak, 169.774,31 TL işlemiş temerrüt faizi, 8.488,71 TL BSMV ve 54.339,45 TL masraf olmak üzere toplam 2.600.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 150 oranında temerrüt faizi işletilmesine, B-GAYRİNAKDİ ALACAK YÖNÜNDEN; 56.490,00 TL'nin depo edilmesi suretiyle devamına, 2-2.600.000,00 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 520.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının tazminat isteminin reddine, 4-Nakdi alacak yönünden, alınması gereken 177.606,00 TL harçtan, peşin alınan 31.153,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 146.452,61 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Gayri nakdi alacak yönünden, peşin harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı tarafından yapılan 31.768,79 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL harç gideri 30.520,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 31.135,40 TL giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Nakdi alacak yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 380.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Gayri nakdi alacak yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 30,00 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/208, K. 2025/1030, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-208-e-2025-1030-k-211d5f238f1e