İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/200 E. 2025/923 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/200
- Karar No
- 2025/923
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 06.09.2024 tarihinde müvekkil adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç ve ... plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ekte sundukları kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere; meydana gelen kazada ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı ...'ın tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında parça değişimi ve onarımı gerçekleştiğini ve 194.334,00-TL hasar kaydı oluştuğunu, bu hasar kaydı nedeniyle; müvekkiline ait araçta yüksek miktarda değer kaybı meydana geldiğini, aracın tamiri yaklaşık 60 gün sürdüğünü ve müvekkilinin bu süre zarfında araçsız kalarak mağduriyet yaşadığını, müvekkilinin aracını yetkili servis olan ... Motorlu Araçlar A.ş.'de yaptırdığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı ile aracını kullanamamasından kaynaklı zararın tazmini için 06.12.2024 tarihinde taraflarınca davalıya ait aracın sigortası olan ... Sigorta A.Ş.'ye müracaat edildiğini, ... Sigorta'nın müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelini ödemesi nedeniyle herhangi bir değer kaybı ödemesinin yapılmayacağını öğrendiklerini, araçta meydana gelen değer kaybı sigortaca ödenen teminat limitlerinin üstünde olup müvekkilinin zararı giderilmediğini, taraflarınca mail yoluyla davalının aracının kasko şirketi olan davalı ... Sigorta Aş'ye müracaat edildiğini, ancak ilgili sigorta şirketi tarafından taraflarına herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin hasara uğrayan aracını aldığı tarihten kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, kaza tarihine kadar aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaportasında da en ufak bir çizik bile söz konusu olmadığını, müvekkilinin aracını tamir süresi boyunca kullanamadığını, müvekkiline ait araç kaza tarihinde 17.000 km'de olduğunu, 2023 model ... marka araç olduğunu, kaza tarihinden önce herhangi bir tramer kaydı bulunmadığını, araçta meydana gelen değer kaybının ve aracın serviste kaldığı süre boyunca ikame araç bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkiline ait kayıtlı ... plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100,00-TL bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle doğan maddi zarar karşılığı araç mahrumiyet alacağı olarak da şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; HMK madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” olduğunu, müvekkili davalının muamele merkezi “... Cad. No: ... Beyoğlu/ Salıpazarı, İstanbul” adresinde bulunduğundan, müvekkili şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle Mahkemenizin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı taraf HMK m. 121 gereğince, delilleri tarafımıza tebliğ etmediğini, delillerin taraflarına tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma hakkımızı mahfuz tuttuklarını, davacı tarafından trafik poliçesi teminat limitlerinin tüketildiği ispat edilmediğinden davanın reddini talep ettiklerini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin sorumluluğu, zmss poliçesi limitleri üzerinde kalan kısım ile sınırlı olması gerektiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde menfaat bulunmadığını, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, tüm bu nedenlerle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından işbu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafından kendi yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılarak usul olarak hata yapıldığını, davanın davalılardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğini, yetkili yer mahkemesi Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, usule ilişkin ikinci itirazlarının davacı tarafından işbu dava kısmi olarak açıldığını, fakat belirli bir değer kaybı olduğu belirtildiğini, öncellikle davacı tarafa, Mahkeme tarafından talebinin net bir şekilde belirtilmesinin sağlanması gerektiğini, davacı tarafından talebine ilişkin harç miktarı yatırılması gerektiğini, talebin belli olmasından dolayı, harcın yatırılması gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacının talep kısmında aracının kullanamamasına bağlı olarak maddi kaybının olduğunu belirtildiğini ve fakat dava dilekçesinde buna ilişkin bir izahat yapmadığını, aracın kullanılmamasına bağlı olarak nasıl bir süreç geçirildiğini, maddi kaybın miktarı belirtilmediğini, buna ilişkin bir açıklama olmadığı gibi delil de belirtilmediğini, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı çerçevesinde bu hususa ilişkin açıklama yapılmasına ve delil sunulmasına muvafakatleri olduğunu, davacı tarafından delil dilekçesi verildiğini ve aracın kullanılmamasına bağlı olarak meydana geldiği iddia edilen maddi kayba ilişkin bir delil sunulmadığını, delil dilekçesinin sunulmasından dolayı ayriyeten bir delil sunulması hukuken mümkün olmadığını muvafakatleri olmadığını, trafik kazalarında sigorta şirketleri o yıl açıklanan teminat miktarı kadar sorumlu olduğunu, ve bu sorumlu oldukları miktar, araçta meydana gelen hasarın tamir ve işçilik masrafları ile değer kaybı miktarını toplam olarak karşıladığını, ancak aracında değer kaybı meydana gelen kişinin, kusurlu olduğu düşülen aracın ZMMS sine değer kaybına ilişkin başvuru yapılmalı, olumsuz sonuçlanması veya sigorta şirketi tarafından düşünülen değer kaybı miktarının karşılanmaması durumunda araç sahibine karşı dava açılması gerektiğini, davacı tarafından ise müvekkile ait aracın ZMMS Trafik poliçesi olan ... ya değer kaybına ilişkin başvuru yapılmaksızın, direkt müvekkile yönelik değer kaybı talepli dava açıldığını, dava şartı yerine getirilmedi için davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafça yapılan diğer usul hatası sigorta şirketinin teminat miktarı ile sorumlu olmasına rağmen hem müteselsil hem de müştereken sorumlu tutulmasının talep edildiğini, kazanın meydana gelişinde davacı taraf kusurlu olduğunu, araçlar seyir halinde iken orta şeritten giden davacı taraf, şerit değiştirme kurallarına uymaksızın orta şeritten sol şerite müvekkilinin önüne birden geçtiğini, daha sonrasında davacı taraf önündeki araca çarptığını, çarpmanın etkisi ile geri geldiğini ve arkasında müvekkilinin aracı halen seyir halinde olduğundan müvekkilin aracına da çarptığını, kusura ilişkin itirazları mevcut olduğunu, mahkeme tarafından kazanın oluşuna ilişkin kusur değerlendirmesinin yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle yetkisizlik iddiaları nedeniyle usulden reddine, dosyanın yetkili yer mahkemesi Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın belirtmiş oldukları usul ve esasa ilişkin itirazları doğrultusunda reddine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli zararının İMM sigortacısı ve karşı araç maliki ile sürücüden varsa tazmini hususunda olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. UYAP üzerinden 06/09/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ..., ... ve ... plaka plaka sayılı 3 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 17/03/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinin 06/07/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %100 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın bu kazada herhangi bir kural ihlali yapmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 140.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan ... Sigorta Aş ZMMS poliçesinden kalan limit olan 3.865,48 TL'sinin mahsubu ile kalan 136.134,52 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin ... numaralı kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet teminatı limitleri dahilinde sorumlu olduğu davalı ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, dava konusu ... plakalı aracın onarımından kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 20 gün, günlük araç kirasının 1.250,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 25.000,0 0TL olarak tespit edildiği, 3.742,00 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 21.258,00 TL olacağı, bu tutardan sigorta poliçe teminatlarından olmadığından davalı ... ve ... müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 10/11/2025 tarihli ıslah dilekçesinden özetle; 100,00-TL değer kaybı bedelinin 136.034,52-TL artırılarak 136.134,52-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine, 100,00-TL araç mahrumiyet bedelinin 21.158,00-TL artırılarak 21.258,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesi şeklinde ıslah taleplerinin ve davanın kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli zararının İMM sigortacısı ve karşı araç maliki ile sürücüden varsa tazmini hususunda olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı, araç sürücüsü ve araç işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı bu zararlardan (hasar bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde ve sıralı sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur. Sigorta şirketleri yönünden öncelikle zorunlu mali mesuliyet sigortacısı poliçe teminat limiti kadar sorumlu olacak, bakiye tazminat tutarı var ise kasko İMM sigortacısı sorumlu olacaktır. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile yapılan hesaplamalar ve arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur. TEMERRÜT TARİHİ YÖNÜNDEN; İhtiyari mali mesuliyet sigortası açısından, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir (Bu hususta bknz. Yargıtay (kapatılan) .HD ... E.-... K). Belirtilen düzenleme uyarınca, hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra alacağın muaccel olacağı dikkate alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; (a) Davacının 06/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 136.134,52 TL değer kaybı bedeli maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 04/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... ve ...'dan Kaza tarihi olan 06/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının 06/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 21.258,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 06/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.751,48-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 2.681,04-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.455,04-TL davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (136.134,52/157.392,52) oranına isabet eden 6.448,14-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 3-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 2.681,04-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.911,84-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (136.134,52/157.392,52) oranına isabet eden 3.383,49-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 5-Davacı tarafından karşılanan 1.877,50-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.965,00-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (136.134,52/157.392,52) oranına isabet eden 7.754,15-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (136.134,52/157.392,52) oranına isabet eden 38.922,14-TL'den diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip Hakim