İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/190 E. 2025/893 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/190
Karar No
2025/893
Karar Tarihi

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/190 Esas - 2025/893 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/190 KARAR NO : 2025/893

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...5. Genel İcra Dairesi 2024/84541 E. sayılı icra takip dosyasında davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibi neticesinde ödeme emri borçlu şirkete 20.12.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 24.12.2024 tarihinde ise borçlu icra takibine karşı itiraz ettiğini, işbu itirazın iptali davasına dayanak icra takibine konu alım-satım ilişkisine konu olan faturalara dair teslimatlar müvekkil şirketçe yapılmış olmasına rağmen davalı yan ödeme yapmadığını, müvekkili bu satışlara konu faturaları düzenlediğini, davalı yan tarafından faturalara konu borçlar ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından icra takibine konu edilmek zorunda kaldığını, davalı borçlunun itirazı haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle Borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptaline takibinin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine her iki dosyadaki alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmemekle birlikte, davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu faturalara ilişkin ödemeler müvekkili şirket tarafından dava tarihinden önce fazlasıyla yapıldığını, müvekkil şirket dava tarihinden önce borcun tamamı ödenmiş olup davacının müvekkilinden tahsil edeceği herhangi bir bakiye kalmadığını, bu durum, davacı tarafından düzenlenen 27.02.2025 tarihli tahsilat makbuzları ile açıkça ortada olduğunu, davacı tarafından, bedeli ödenmiş faturalara dayanılarak açılan huzurdaki dava mükerrer tahsilata neden olacağını, davacının takip konusu yaptığı alacak miktarı, sunduğu faturaların yaklaşık iki katı olduğunu, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine taraflar arasında döviz üzerinden ödeme yapılacağına dair bir sözleşme bulunmadığını, faturada belirtilen malların müvekkile teslim edilip edilmediği ve teslim tarihi tartışmalı olduğunu, müvekkili davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, dava açıkça kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacının kötü niyetle dava açmış olması nedeniyle %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -09/01/2025 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -...5.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/84541 E. sayılı takip dosyası, -Taraflara ait ticari defter ve bağlı kâğıtları, Tahsilat Makbuzları, -Vergi Dairelerine yazılan müzekkere cevapları taraflara ait Ba-Bs formları, -23/09/2025 günlü bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 209.970,66-TL asıl alacak, 68.291,27-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 278.261,93-TL'sının tahsili için ...5.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/844541 E sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu borca ve ferilerini itiraz ettiklerini” bildirmiştir. Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak 23/09/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Taraf ticari defter ve bağlı kâğıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda özetle; ".. Davacının takip tarihinde bakiye 124.211,81 TL alacaklı olduğu, takipten sonra davalı tarafça yapılan toplam 195.000,00 TL bedelli 3 adet senet kaydı ile 04.03.2025 dava tarihi itibariyle davacının bakiye = - 70.788,19 TL borç kaydının varlığı, Taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme ve/veya taraflarca keşide edilmiş ihtarname örneği bulunmadığından davacının takipte işlemiş faiz alacağı oluşmadığı, Talep edilen icra inkâr tazminatı (124.211,81 TL * % 20 = 24.842,36 TL) hususunda takdirin sayın mahkemenize ait olduğu.." bildirilmiştir. Toplanan delillere göre; Uyuşmazlığın; takip tarihinde davacının bakiye alacak tutarından kaynaklandığı, dava dilekçesinde “taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının Amerikan Doları nev’inden olan alacağının Türk Lirasına çevrilip harca esas değeri üzerinden takibe konu edildiği” belirtilmiş olup, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme ve/veya taraflarca keşide edilmiş ihtarname örneğine rastlanmadığı, 18.12.2024 takip tarihinde davacının bakiye 124.211,81 TL alacak kaydının varlığı, icra takibinden sonra 27.02.2025 tarihinde davacının tahsilat makbuzlarıyla davalı tarafça verilen toplam 195.000,00 TL bedelli 3 adet senet kaydının davacı defterlerinde mevcut olduğu, 04.03.2025 dava tarihinde davacının bakiye (124.211,81 – 195.000,00) = - 70.788,19 TL borç kaydının varlığı denetime ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından anlaşıldığından takip tarihinden sonra davadan önce borcun ödendiği davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı değerlendirilmiş ve davanın davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Emsal Yargıtay HGK'nun 23.05.2018 tarih ve 2017/19-910 E, 2018/1111 K Sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın Hukuki Yarar Yokluğu nedeni ile; REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 3.360,71 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.745,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.12.2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/190, K. 2025/893, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-190-e-2025-893-k-f0c212eddae8