İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1465 E. 2025/1465 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1465
Karar No
2025/1465
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1465 Esas - 2026/521 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/1465 KARAR NO: 2026/521

HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 23/09/2026 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işçinin 18.07.2022-19.09.2025 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde montaj personeli olarak çalıştığını, istifa etmesinin hemen ardından belirli süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde yer alan rekabet etmeme ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal ederek aynı sektörde zırhlı araç üretimi yapan rakip .... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de çalışmaya başladığını, davalının görevi gereği davacı şirketin üretim, montaj prosedürleri, teknik dokümantasyon, tedarik zinciri, test süreçleri ve prototip Ar-Ge çalışmalarına dair kritik üretim sırlarına vakıf olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 444 ve devamı maddeleri ile yargı içtihatları uyarınca rekabet yasağının ihlali için fiili zararın şart olmayıp zarar verme ihtimalinin yeterli görüldüğünü, sözleşmedeki bir yıllık sürenin ve sınırlamaların hukuka uygun olduğunu ileri sürerek haksız rekabet fiilinin tespitini, men'ini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL belirsiz tazminatın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalının 18.07.2022-19.09.2025 tarihleri arasında montaj bölümünde çalışıp istifa ettikten sonra aynı sektördeki ..... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de işe başlamak suretiyle sözleşmedeki rekabet yasağını ve ticari sırları ihlal ettiği ve zarar riski doğurduğu iddiasıyla 10.000,00 TL'nin ticari avans faiziyle tahsili talebiyle dava açtığını, basiretli tacir olan davacının zararını belirleyebilecek durumda olması sebebiyle belirsiz alacak davası açamayacağını ve davanın usulden reddi gerektiğini, sözleşmenin 7. maddesinde işçinin başka bir yerde çalışmasının değil sadece kendi veya başkası adına iş yapmasının yasaklandığını, ayrıca coğrafi yer sınırlaması içermeyen yasağın Anayasa'nın 48. maddesindeki çalışma hürriyetine ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 445. maddesine aykırı olduğunu, davalının üretim ve ticari sırlara erişimi bulunmayan mavi yakalı basit bir montaj işçisi olması sebebiyle anılan Kanun'un 444/2. maddesindeki koşulların oluşmadığını, sözleşmedeki düzenlemenin sadece işçi aleyhine getirilmiş tek taraflı bir ceza koşulu niteliğinde bulunması nedeniyle 420/1. maddesi uyarınca geçersiz sayıldığını, tazminat için soyut zarar riskinin yetersiz olup somut bir zararın ve illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, davacı ile dava dışı BMC şirketinin NACE kodlarının ve faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalının yeni iş yerinde farklı bir birimde görev aldığını ve herhangi bir sır ifşa etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Ticaret Sicil Kayıtları, iş yeri sicil dosyası, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava; haksız rekabetten kaynaklı tazminat talebi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'un 266/1 maddesi "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" denmektedir. Dosya kapsamında meydana gelen kazadaki tarafların kusur durumunun belirlenmesi ile araçta oluşan hasarın onarımına göre bakiye hasar bedelinin ve değer kaybının hesaplanması teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesinin uyuşmazlığın çözümü için elzem olduğu belirlidir. Nitekim davacı tarafça da bilirkişi deliline dayanılmış ve duruşmada dosyanın bilirkişiye tevdii talep edilmiştir. Dava şartı olmayan ve HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir. 21/05/2026 tarihli oturumda verilen 2 nolu ara karar gereği davacı vekiline “iki haftalık kesin mehil içerisinde 15.000,00TL bilirkişi ücretinin HMK'nun 324. maddesi gereğince delil avansı olarak karşılanması, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına” ilişkin ihtarın duruşmada yapıldığı, ancak verilen kesin süre ve sonrasında avansın yatırılmadığı dosya kapsamından sabittir. HMK'nun 324. maddesine göre bunun yaptırımının, davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp, diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Dosya kapsamında meydana gelen haksız rekabetin tartışılması için özel uzmanlık gerektiren haksız rekabetin makine mühendisi bilirkişi ile şirket kayıtlarının incelenmesi gerektiği bu kapsamda tazminat ve zararın bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği, uyuşmazlık konusuna göre davacı yanın iddialarının bilirkişi incelemesiyle sübuta erebileceği, masrafı yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı bu nedenle davacı yanın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, bu itibarla dosyanın mevcut hali ile değerlendirilerek karara bağlanması gerektiği, dosya kapsamında davacının iddialarını ispata yarar yeterli, hüküm kurmaya elverişli delil bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davalı Murat Çeribaşı tarafından 530,00TL'nin karar kesinleştiğinde bu davalıya iadesine, 4-Davalının kendini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/09/2026

Katip .....¸e-imzalıdır Hakim .....¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1465, K. 2025/1465, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1465-e-2025-1465-k-b816e2202abb