İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/40 E. 2025/40 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/40
Karar No
2025/40
Karar Tarihi

T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/40 Esas - 2026/311

T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/40 Esas KARAR NO : 2026/311

....................... ........................... .................................... .................................................. ............................................................. ..................................................................... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 01/11/2022 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket bünyesinde çalışmakta iken, işçilik alacaklarının tahsili istemiyle ........ 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/122 esas sayılı dosyasında açılan davada Mahkeme davanın kabulüne karar verdiğini ve 4.047,79 TL brüt kıdem tazminatına, 3.149,12 TL Brüt fazla çalışma ücretine 2.242,80 TL ihbar tazminatına 2.725,00 TL vekalet ücretine 813,99 TL ise yargılama giderine hükmedildiğini, İlgili ilamda yer alan alacakların tahsili için ........ 1.İcra Müdürlüğünün 2021/3928 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve icra dosyasına 22.733,19 TL yatırıldığını, Davalı şirketin işçisi olarak çalışan dava dışı ........'a ödenen işçilik alacaklarının rücuen davalıdan tahsili için iş bu dava açıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının davaya cevap vermediği görüldü. GEREKÇE : Dava, Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasıdır. Mahkememize tevzi edilen dosyanın ........ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/397 Esas, 2024/338 Karar, 18/12/2024 tarihli Yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderildiği, dilekçeler aşamasının tamamlandığı anlaşılmakla yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Taraflar arasındaki ihtilafın; ........ 1. ASHM 2017/122 esas sayılı dosyası kapsamında dava dışı işçi .......'a takdir edilen işçilik alacağının icra dosyası kapsamında ödemesi sonrası hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan geri isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. ....... İflas Dairesi'nin, ........ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş; Mahkememizce 3.celsede dosyada hiç delil avansı olmadığı görülmekle. ,davacıya ihtarat yapılarak; Dosyanın rücuen işçilik alacak konusunda uzman bilirkişiye günsüz olarak tevdiine, -Bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaiye karşılık 6000,00-TL ücret takdirine, bakiye delil avansını yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut hali ile karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına(ihtar edildi) ihtaratı yapılmış olup, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı Kanun'un 325. Maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Delil avansının yatırılmaması halinde ilgili taraf “ o “ delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre karar verilmelidir. Kesin süre müessesine gelince; Davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya Mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken, bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlenmesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikle getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır.(Yargıtay 10 H.D.Esas No : 2024/14811Karar No : 2025/10325) Davacının kesin süre ihtaratına rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı görülmüş ,anılan uyuşmazlığın bilirkişi incelemesi yapılmaksızın çözümlenemeyeceği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın ispatlanamadığından REDDİNE, 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/40, K. 2025/40, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-40-e-2025-40-k-d9f82653e649