Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1774 E. 2026/408 K. – Ceza Koşulu Alacağı

Konu: Ceza Koşulu Alacağı

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1774
Karar No
2026/408
Karar Tarihi
Konu
Ceza Koşulu Alacağı

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1774

KARAR NO: 2026/408

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/06/2021

NUMARASI: 2019/495 Esas 2021/651 Karar

DAVANIN KONUSU: Ceza koşulu alacağı (Rekabet yasağı anlaşmasından kaynaklı)

Taraflar arasındaki ceza koşulu alacağı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 20 yılı aşkın süredir kozmetik, parfüm ve takviye edici gıda ürünlerinin piyasaya arzı konusunda faaliyet gösteren ve ürünleri doğrudan satış yöntemiyle müşterilere ulaştıran, sektörün önde gelen doğrudan satış şirketlerinden birisi olduğunu, ...'in müvekkili şirket nezdinde 15.09.2015-10.01.2019 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca, Satış Destek Uzmanı olarak istihdam edildiğini, son olarak İş Geliştirme Müdürü olarak çalıştığını, davalının işten ayrıldığı dönemdeki son aylık ücretinin 6.000,00 TL olduğunu, davalının müvekkili şirket nezdinde satış ve pazarlama bölümünde müdür sıfatıyla çalıştığı süreçte müvekkili şirket müşterileri ile görev kapsamının ötesinde irtibata geçtiğini, müvekkili şirketin iş ortakları (doğrudan satıcıları) ile arasındaki iyi iletişimi bozacak davranışlarda bulunduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren rakip firmalarla iletişim içinde olduğunun tespit edildiğini, davalının iş akdinin sona erdiğini, 10.01.2019 tarihinden sonra ise müvekkili şirketle birebir rekabet eden, müşteri portföyü ve faaliyet konusu aynı olan rakip bir firmada işe başladığının tespit edildiğini, davalının müvekkili şirket ile arasındaki iş sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı bu eylemi nedeniyle müvekkili şirketin tazminat talep hakkı doğduğunu beyan ederek, haklı davasının kabulüne, rekabet yasağına aykırı eylemleri nedeniyle davalı tarafından müvekkili şirkete 72.000,00 TL tutarında tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki ihtilafın iş hukukundan kaynaklanan bir ihtilaf olduğunu, dolayısıyla iş mahkemesinde açılması gerektiğini, davalı işçinin davacı işveren tarafından işten çıkarıldığını, çalışıp geçimini sağlamak zorunda olan müvekkilinin çalışması gerektiğini ve anayasal bir hakkı olduğunu, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı bir davranışının olmadığını, davacı ile arasında bir rekabet yasağının olamayacağını, müvekkilinin emeği ile çalışan para kazanan biri olduğunu, dava dilekçesindeki beyanların hukuken geçerli olmadığını beyan ederek, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, aksi taktirde davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında imzalanan 15.09.2015 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Rekabet Yasağı" başlıklı 35. maddesi "İş gören, gerek bu sözleşme süresince, gerekse sözleşmenin hangi sebeple olursa olsun sona ermesini takip eden 1 yıl boyunca, işveren ile doğrudan rekabet teşkil edecek faaliyetlerden uzak duracak ve işveren ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip bir müessesede her ne sıfatla olursa görev almayacaktır. Aksi halde çalışan, Borçlar Kanunu 351. Madde uyarınca son aylık net ücretinin bir yıllık tutarını maktu tazminat olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Yasağa aykırılık maktu tazminat miktarını aşan bir zarar doğurursa yine BK.351. Madde uyarınca çalışan, aşkın zararı tazminle de yükümlüdür." hükmünü içermektedir.Davalının, ocak/2019 ücret bordrosunda aylık net ücretinin 6.000,00 TL olduğu görülmüştür.Davalının SGK kayıtlarından 02.01.2018 tarihinde davacı yanında işe girdiği 09.12.2018 tarihinde işten ayrıldığı, davacı yanında satış destek personeli olarak çalıştığı 10.01.2019 tarihinde ... A.Ş' de pazarlama müdürü çalışmaya başladığı görülmüştür.Davacı şirketin sicil dosyasında faaliyet alanının her türlü parfümeri ve kozmetik ürününü gıda madde ve ürünlerinin mücevherat dışındaki her türlü aksesuar ve süs takılarının toptan alımı satımı ithalatı ihracatı ve bunların fason olarak imal ettirilmesi.... olduğu görülmüştür.... Anonim Şirketinin sicil dosyasında faaliyet her nevi, parfüm, kolonya, esans, dezenfekte edici maddeler, deodorant, dudak boyaları, dudak fırçaları, dudak kalemi, tırnak cilası, tırnak cilası çıkartıcısı, tırnak temizleyicisi, tırnak kalemi, kirpik boyası, rimel kaş kalemi, yanak boyası, yüz pudrası, yüz için yüz temizleme ve bakım maddelri, saç yıkama ve ağartma maddeleri, eterli yağlar, sabunlar, nişasta ve kozmetik maksatlar için nişasta.... olduğu görülmüştür.Dosyaya sunulan, davalıya ait ".........." sosyal ağda davalı profilinde davacı işyerinde iş geliştirme müdürü olarak çalıştığı, ....... satış müdürü olarak çalıştığı görülmüştür. Davalı taraf iş mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle mahkememizin görevine itiraz etmiş ise de dava dilekçesindeki anlatımların davalının işten ayrıldıktan sonraki döneme yönelik olduğu, iş ilişkisinin sona ermesinden sonraki döneme yönelik haksız rekabete ve sır saklama yüklüğüne ilişkin taleplerde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu değerlendirilerek, davalının mahkememizin görevine yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Mahkememizin 03/12/2020 tarihli celsesinde dosyanın rekabet yasağı alanında uzman bilirkişiye tevdiine karar verilmiş ise de dosyada hesaplama yapılmasının gerektirir bir durum olmadığı, hukuki nitelendirmenin mahkememizce yapılacağı dikkate alınarak dosyanın bilirkişiye tevdii yönündeki ara karardan dönülmüştür.Rekabet yasağının ihlalini tespit için davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak ticari sır niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olup olmadığının tespiti gerekmektedir. TBK' nın 444 maddesinde rekabet yasağına ilişkin olarak taraflar arasında düzenleme yapılabileceği, 445 maddesinde sözleşmenin şekline ve içeriğine ilişkin geçerlilik şartları ile hakim tarafından yapılacak sınırlamaya ilişkin hükümlerin yer aldığı görülmüştür.Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda, rekabet sözleşmesinde rekabet yasağı süresinin 1 yıl olarak belirlendiği ve rekabet mahalli olarak sınırlanmadığı, bu surette rekabet yasağı sözleşmesinin içerdiği coğrafi koşul aşırı nitelikte ise de davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra 1 yıl dolmadan davacının faaliyet gösterdiği alanda ve aynı il sınırları içerisinde başka bir işletmede işe girmesi karşısında, rekabet yasağının aynı il sınırları içinde geçerli olduğunun kabulü ve coğrafi sınırın aynı il ile sınırlandırılması neticesinde, TBK'nın 445/2. maddesindeki hüküm ve koşullar bakımından rekabet yasağı hükmünün geçerli olduğu ve davalı tarafından rekabet yasağının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. (Emsal nitelikte Yargıtay 11.HD' nin 11.02.2019 tarih, 2017/3977 E., 2019/990 K.sayılı ilamı). Davalının, davacı işyerinde satış destek personeli olarak çalıştığı, bu hususun SGK kayıtları ile sabit olduğu, davalının 09.12.2018 tarihinde işten ayrıldığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, davacı ile aynı faaliyet alanında çalışan dava dışı ... Anonim şirketinde çalıştığı, davacı işyerindeki sıfatı itibariyle davacıya ait müşteri çevresine ulaşma, bu müşterileri kazanma imkan ve ihtimalinin bulunduğu, davacı şirket ile davalının çalıştığı şirket merkezinin İstanbul olduğu görülmüştür. Davalı, davacı şirkette satış destek personeli olarak çalıştığından, davacının müşteri portföyünü bilmektedir. Davalı, davacıyla aynı faaliyet kolundaki, aynı müşteri portföyü ile iş yapan ........Şirketinde benzer pozisyonda çalışmakla rekabet yasağını ihlal etmiş durumdadır. Davalının, davacı şirkette satış temsilcisi olması nedeniyle müşteri portföyünü çok iyi bildiği dikkate alındığında, TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davalı işçinin bu eylemi, davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olup davacının cezai şart talebi yerindedir. Davacının cezai şart talep etme hakkı bulunmakla birlikte TBK.'nın 182/son maddesi uyarınca; hakim, fahiş bulduğu cezai şartı resen terkin edebilir. Davaya konu olayda, davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12 aylık net maaşı cezai şart olarak kararlaştırılmıştır. Bu cezai şart karşılığında davacı işveren herhangi bir yükümlülük üstlenmemiş olup 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce sözleşme hükmü, dosya kapsamı, davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alarak cezai şartın 3/4 oranında tenkisinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Davalının aylık net maaşı 6.000,00 TL olup üç aylık maaş tutarı 18.000,00 TL yapmaktadır. Bu tutardaki bir cezai şartın yeterli olacağı kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 18.000,00 TL ceza koşulu alacağının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin tenkis nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı işçinin rekabet yasağına aykırı hiç bir faaliyet veya davranışının bulunmadığını, davacı işverenin davalıyı işten çıkardığını, davalının da benzer sektörde başka bir şirkette iş bulup çalıştığını, davacı işverenin iş akdinin feshi işlemine karşı işe iade davası açıldığını (İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi 2019/261 E.) ve davanın davalı işçi lehine sonuçlandığını, iş akdinin sona ermesinde davalı işçinin hiç bir kusuru olmadığının Mahkeme kararı ile sabit olduğunu, haksız bir rekabetin olmadığını, davacı iş veren davalının hangi somut bilgi veya belgeyi yeni iş yerine taşıdığını da ispat etmek zorunda olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar veren mahkemenin, davalı yararına vekalet ücretine hükmetmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, işçinin, iş sözleşmesi sona edikten sonraki dönem için rekabet yasağı anlaşmasına aykırı davranışı nedeniyle ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, davalı işçinin davalı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette işe başlamış olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal şartlarının ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamında takip konusu cezayı şart alacağının sübuta erip ermediği, kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalının davacı şirkette 15.09.2015 tarihinde işe başladığı, satış destek uzmanı olarak çalıştığı, davacı şirket ile davalı arasında 15.09.2015 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 10. maddesinde, şirket ile arasındaki hizmet ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süre ile şirketin faaliyet gösterdiği faaliyet alanında ve iş kolunda her ne sıfatla olursa olsun görev almayacağını beyan ve kabul ettiği, aynı maddede, aksi halde son aylık net ücretinin bir yıllık tutarını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin hüküm altına alındığı görülmüştür. Davalının İstanbul Anadolu 22. İş mahkemesinin 2019/ 261 E. Sayılı dosyası ile; davacı şirkette 15.09.2015-10.01.2019 tarihleri arasında iş geliştirme müdürü olarak çalıştığı, iş akdinin hiçbir haklı gerekçe gösterilmeksizin feshedilmesi nedeniyle işe iade davası açtığı, yapılan yargılama sonunda İş Kanunu'nun 19. maddesi gereği işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğunun düzenlendiği, davalı işverenin fesih bildiriminde hiçbir gerekçe bulunmadığı, feshin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle işe iade davasının kabulüne karar verildiği, kararın istinaf aşamasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 2019/2835 Esas, 2020/1593 Karar ve 31.12.2020 tarihli kararı ile feshin geçersizliği nedeniyle davacının işe iadesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

İşçinin rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. TBK'nın 447/2. maddesindeki düzenleme ise, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi hâlinde rekabet yasağının sona ereceği yönündedir. Somut olayda, davacı işverenin iş akdini haksız feshettiği iş mahkemesince kesin hükümle belirlendiğinden, davalının rekabet yasağının sona erdiğinin kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş ve davalının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın reddine,

2-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin olarak alınan 1.229,58 TL harçtan mahsubu ile artan 497,58 TL harcın, talebi hâlinde, davacıya iadesine,

3-Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, iş bu karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,

6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davalı yanca yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; davalı yanca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

b-Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 93,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 314,20 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

8-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05/03/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1774, K. 2026/408, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1774-e-2026-408-k-b4ed4ef890ab