İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1247 E. 2026/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1247
- Karar No
- 2026/514
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1247 KARAR NO : 2026/514
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2023 KARAR TARİHİ : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 23/02/2017 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedilmiş olup, acentelik sözleşmesi gereği, acentelik hizmetlerini ifa etmesi için ----.Noterliği nezdinde vekaletname ile davalı tarafça temsil yetkisi verildiğini, müvekkilinin acentelik sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklere uygun olarak yüksek ve karlı sigorta ürünlerinin satışlarını yaparak başarılı bir acentelik işletme yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen, davalı sigorta şirketi, müvekkil ile arasındaki acentelik sözleşmesini haksız ve mesnetsiz şekilde tek taraflı olarak fesih cihedine gitmiş olup, müvekkilin tüzel kişiliğinin bütünlüğüne maddi ve manevi zarar vermek suretiyle saldırıda bulunduğunu, netice itibariyle, fiili fesih ile kaydi fesih arasında, 1 yılı aşkın süreçte bilinçli şekilde acentenin ekranlarına teknik olarak yüksek fiyat parametresi ile acente özelinde Sigorta Şirketi tarafından müdehale edilmiş olduğu, bu dönemdeki yüksek poliçe üretim rakamlarındaki %100’lük sert düşüşten açıkça anlaşılmakta olduğunu, ayrıca bu haksız eylemlerin, Sigorta Şirketi tarafından, bilinçli ve tasarlayarak, denkleştirme tazminatından kurtulmaya yönelik yapıldığının açık olduğunu, zira denkleştirme tazminatı hesaplamasında son 1 yıllık üretim tutarları tazminat tutarını yüksek oranda menfi olarak etkilediğini iddia ile, acentenin geniş bir müşteri çevresi yarattığı ve devamlılığını sağladığı, böylelikle yüksek yargı kararları ve sigorta kanunu ve sair mevzuatlarla acenteye verilen denkleştirme talep hakkının üst sınırının bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme de yapılarak hesaplanması akabinde artırmak üzere şimdilik 450.000,00 TL “denkleştirme tazminatı”'nın fesih tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını belirterek usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da feshin acente kusurundan kaynaklandığını, davacı acentenin, 2021 yılından bu yana, müvekkilinin tüm desteğine ve ilgisine rağmen, sözleşme gereği uymak zorunda olduğu talimatlardan, her iki şirketin de varlığını sürdürebilmesi için zorunlu şart olan, kar etmek şartının gerçekleşebilmesi için kendisine son derece hakkaniyete uygun ve emsal acente hedeflerine de yakın olarak verilen hedefleri tutturma görevini yerine getiremediğini, dava dilekçesindeki açık ikrar ile de kanıtladığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; acentelik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle denkleştirme tazminatına ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; mahkememizin ---- Sayılı 12/11/2024 tarihli yetkisizlik kararına karşı, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin----Sayılı 14/03/2025 tarihli karşı yetkisizlik kararı nedeniyle yetki uyuşmazlığının giderilmesi için yapılan istinaf incelemesi sonunda ---- BAM ---. Hukuk Dairesinin ----Sayılı 26/11/2025 tarihli karar ile mahkememizin Yargı Yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi üzerine dosya mahkememize gelmekle mahkememizin ---- Esasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce yetkisizlik kararı verilmeden önce; delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya yazılım uzmanı bilirkişi---, Mali Müşavir bilirkişi ---- ve sigorta mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ---- tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 23/04/2024 tarihli bilirkişi raporu içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflarca dosyaya sunulan acentelik sözleşmesi, ihtarname sureti tespit dosyası içeriği, e-posta yazışma suretleri toplanan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı sigorta şirketinin acentelik sözleşmesini haksız şekilde fesh edip etmediği, davacının fesih tarihinden itibaren denkleştirme tazminatı talep edip edemeyeceği ve denkleştirme tazminatının ödenmesi noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 22/02/2017 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiği, davacının acente, davalının ise müvekkil olduğu, taraflar arasında yapılan e-posta yazışmaları ve ihtarnamelerde davacı tarafça poliçe tanziminin yapılamaması ve ekranların kapatılması gerekçesiyle davalı ile iletişim geçildiği, sonuç alınmaması karşısında ----. Noterliği ----- yevmiye numaralı 31/08/2021 tarihli ihtarnamesi ile ekranlarının kapatılmasına yaptığı itirazın davalı şirket tarafından --- Noterliği --- yevmiye numaralı 20/09/2021 tarihli ihtarnamesi inkar edildiği ve bu kez davacı tarafça--- Sulh Hukuk Mahkemesi ----- dosyası aracılığıyla durumun tespiti için başvurduğu ancak bu hususta bir rapordan ziyade işleyiş ile ilgili bir rapor tanzim edildiği, akabinde davalı sigorta şirketi tarafından ----.Noterliği'nin 19/10/2022 tarih ve ----- yevmiyeli ihtarnamesiyle acentelik sözleşmesinin feshedildiği, TTK m. 39 ve TTK m.112/(1) ve (3) hükümlerine göre, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acentenin müvekkilden uygun bir tazminat isteyebileceğinin düzenlendiği, Sigortacılık Kanunu m.23/16 hükmünün de aynı yönde olduğu, anılan hükümde denkleştirme talep edebilmek için sözleşmesinin denkleştirme istemini doğuracak şekilde sona ermesi, sigorta şirketinin sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi ve acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyetli olması gerektiği, toplanan deliller ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitler kapsamında davacı şirketin sıkıntı yaşadığını iddia ettiği 30/08/2021-19/10/2022 tarihleri arasında hemen hemen her gün sigorta teklifi verdiği ve toplamda 9.904 adet teklif verdiğinin tespit edildiği, davacının, davalı ----. firmasının sistemine ----/ kimlik koduyla 26/07/2016 tarihinde kayıt olduğu, davalı tarafından yapılan 19/10/2022 tarihli fesihten sonra yenilenen poliçe sayısının 402 adet ve prim miktarının 261.089.23TL olduğunun tespit edildiği, davacı acentenin son beş yıllık sözleşme süresince elde ettiği toplam net komisyon gelirinin beş yıllık ortalamasının 2.023.407,82 TL / 5 (yıl)=404.681,56 TL (üst limit) olarak hesaplandığı, sözleşmenin devamı süresince davacı tarafından yapılan poliçeler, tarafların elde ettiği gelir ve taraf iddia ve savunması kapsamında birlikte değerlendirildiğinde davalının sigorta sözleşmesini feshetmede haklı bir sebebinin olmadığı, davalının fesihten sonra önemli menfaat elde etmeye devam ettiği ve fesih sonrası 402 adet poliçe prim tutarının 261.089,23 TL olduğu bu kapsamda TTK m. 122/1 ve Sigortacılık Kanunu m. 23/16 uyarınca davacı acentenin tazminatı isteme hakkı bulunduğu, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin feshedildiği 19/10/2022 tarihinden önceki 2021 yılı net gelirinin 306.078,63 TL olduğu, sözleşmenin devam ettiği süre boyunca müşteri portföyü ve komisyon geliri azalacağından ileriye doğru beş yıllık dönem için doktrinde ve yüksek mahkeme uygulaması ile kabul edildiği üzere azalma oranı esas alınarak indirime gidilmesi ve ona göre acentenin ham gelirinin hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunda denkleştirme istemi kapsamında acentenin hak edeceği ham ücreti hesaplarken her yıl önceki yıla göre %20 oranında azalma olacağı yönünde yapılan hesaplama ile davacının beş yıl sonunda hak edeceği kazancın yıllara göre kazanca, rapor tarihi itibariyle % 51,75 faiz indirimi uygulanmak suretiyle toplam 397.160,83 TL (306.078,63 TL X (1-0,2)=244.862,91 TL (2021), 244.862,91 TL X (1-0,2)=195.890,33 TL (2022), 195.890,33 TL X (1-0.2)=156.712,27 TL (2023), 156.712,27 TL X (1-0,2)=125.369,82 TL (2024) ve 125.369,82 TL X (1-0,2)=100.295,86 TL (2025) - her yıl için %51,75 indirim ile) kazanç elde edeceği ve davacının 2022 yılında 33.558,44 TL kazancının bu tutardan düşülmesi ile 363.632,39 TL kazanç elde edeceğinin belirtildiği, emsal içtihatlar uyarınca tespit edilen bu bedel üzerinden % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davacının davalıdan 290.881,92 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği, dilekçede temerrüt tarihi olarak fesih tarihin belirtildiği, iş bu talebinde dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 290.881,92 TL'nin 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 19.870,14 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 7.684,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.185,26 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılmış, 179,90 TL başvurma harcı, 7.684,88 TL peşin harç olarak toplam 7.864,78 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 10.654,50 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 6.887,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılmış 300,00 TL yargılama giderinden red edilen kısma isabet eden 105,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kabul edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 46.541,11TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Red edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.068,48 TL'sinin davalıdan, 1.131,52 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.