İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1212 E. 2026/324 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1212
Karar No
2026/324
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1212 Esas

KARAR NO : 2026/324

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/12/2025

KARAR TARİHİ : 09/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı idare tarafından açılan ihalede en yüksek teklifi vererek işi aldığını, taraflar arasında sözleşme ve teknik şartname imzalanmış ve bu doğrultuda anlaşmanın tamamlandığını, müvekkili tarafından üzerine düşen bütün edimler yerine getirildiğini, ilgili malın tesliminin idareye gerçekleştirildiğini, malların tesliminden sonra müvekkil tarafından ... numaralı, 02.01.2025 tarihli faturanın düzenlendiğini, buna karşın idare tarafından ödenmesi gereken bedelin müvekkile ödenmemesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü, ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, itiraz sonrasında davalı ile arabuluculuk toplantısı yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla davanın kabulü ile İzmir ... İcra Müdürlüğü, ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine, takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olduğunu, 6183 sayılı kanun gereğince ödeme anında kanun gereği davacı firmanın SGK ve vergi borcu olup olmadığının sorgulandığını, bu belgenin geçerlilik süresinn 15 gün olduğu, davacının söz konusu belgeyi idareye 09.08.2024 tarihinde sunduğunu, bu belgenin geçerlilik tarihinin ise 24.08.2024 olduğunu, davacı tarafın yasal zorunluluğu yerine getirmeden icra takibi başlattığını, borcun cebri icra yoluyla tahsil edilmeye çalışılmasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini bertaraf etmeyi amaçladığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER :

1-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları

Davacının tacir araştırmasına yönelik İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıdan, davacının tacir olarak ... Makinaları şirketinin sahibi olduğu, şirketin 26.10.2017 tarihinde sicile tescil edildiği bildirilmiştir.

2-Vergi Dairesi kaytları

Davacının, tacir araştırmasına yönelik Hasan Tahsin Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 25.12.2025 tarihli cevabi yazının incelenmesinden, davacının birinci sınıf tacir olup, bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır.

3-Davalı İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kayıtları

4-İzmir .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası

Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde, alacaklı ... tarafından borçlu ... Genel Müdürlüğü aleyhine ... numaralı, 02.01.2025 tarihli faturadan kaynaklı 49.724,40-TL asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.805,99-TL alacak üzerinden 12.05.2025 tarihinde başlatılan takip olduğu, borçlu idare vekilinin 16.05.2025 tarihli itiraz dilekçesi ile borcun aslına, işlemiş ve işleyecek faiz, masraf ,vekalet ücreti, faiz oranı dahil tüm ferilerine ve ödeme emrine itirazla takibin durdurulmasının talep edildiği, itiraz üzerine icra müdürlüğünün 16.05.2025 tarihli kararı ile ödeme emri tebliğ evrakı dönüşünün beklenmesine, tebliğ evrakı dönünceye kadar takibin 62 ve 66 maddeleri gereği durdurulmasına, tebliğ evrakı döndüğünde itiraz süresinde ise durdurma kararının devamına,değilse takibin devamına, dair karar verildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; davacı tarafından faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında, akdedilen sözleşme kapsamındaki ticari ilişkinin mevcudiyeti ve fatura konusu malın teslimi hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereği davacı tarafından başlatılan takibin kabul edilebilir olup olmadığı, takip tarihi itibariyle ifa zamanının gelip gelmediği hususunda toplanmaktadır.

İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;

i) İlamsız takip yapılmış olması,

ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,

iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.

Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse HMK'nun 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.

Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın icra takibine bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2021 tarihli ve 2017/(19)11-3086 E., 2021/1272 K. ve 17.09.2019 tarihli ve 2017/(19)11-824 E., 2019/885 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip sebebi faturadan kaynaklı alacak olarak ifade edilmiş ise de dosyaya takip dayanağı herhangi bir belgenin sunulmadığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, 2004 sayılı Kanun'un 58 inci ve 60 ncı maddesi gereğince borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu belirtildiği, bu anlamda borcun sebebinin ve dayanağının gösterilmemesinin usule aykırı olduğu, bu durumda usulüne uygun takip talebi ve ödeme emrinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 11 HD'nin 01.12.2025 tarih 2025/2661 Esas 22025/7181 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.)

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın Usulden Reddine,

2-Karar tarihiyle alınması gereken 732,00-TL harçtan başlangıçta alınan 698,16-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 33,84-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan ve sarf kararı düzenlendiğinde belirlenecek olan arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT md. 7/2 gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı 09/04/2026

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1212, K. 2026/324, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1212-e-2026-324-k-5db394b6786a