İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1140 E. 2026/417 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1140
- Karar No
- 2026/417
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1140 Esas KARAR NO : 2026/417
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 YAZIM TARİHİ : 08/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Taraflar arasında ticari ilişki bulunmakta olup bu kapsamda davacı müvekkili şirketin, davalı şirket ..... İnşaat ve Tekstil Sanayi Dış Tic. Ltd. Şti'den 833.835,55-TL fatura alacağı bulunmakta olup işbu alacağına ilişkin 25.09.2025 tarihinde Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, yapılan bu takibe davalı/borçlu tarafından haksız olarak itiraz edilmiş olduğu, davalı tarafından takibe haksız bir şekilde itiraz edilmiş olması sebebiyle itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesini talep etme zorunluluklarının doğduğu, davalının müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişki kapsamında ödenmemiş birden fazla faturaya ait borcu bulunduğu, müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazlar haksız ve kötü niyetli olup takibin devamına karar verilmesi gerektiği, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında süre gelen ticari ilişki doğrultusunda müvekkili şirket, davalının taleplerine uygun olarak ürün temini sağlamakta olduğu, ancak bu ticari ilişki son dönemlerde davalının talep ettiği ürünlere ait fatura borçlarını ödememesi ve davalı şirket adına müvekkili şirket tarafından özel olarak üretilen ürünlerin teslim almaması nedeniyle sonlandığı, davalının ticari ilişkiye aykırı bu davranışları nedeniyle müvekkili şirket tarafından ödemesi alınmamış fatura alacakları icra takibine konulmuş olduğu, ancak davalı tarafından işbu takibe müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak kastıyla itiraz edilmiş olduğu, davalı, söz konusu alacaklara dayanak teşkil eden faturalara ilişkin ürünleri ihtirazı kayıtsız olarak teslim almış olsa da ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu, hal böyle iken işbu dava neticesinde davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettikleri, davalı bu borçlardan kötüniyetli olarak kaçınmaya çalışarak müvekkilinin alacağını sürüncemede bıraktığı, bu doğrultuda ihtirazi kayıt koymadan kabul etmiş olduğu faturalar için dahi bir ay sonra ihtarname ile ihtirazi kayıt koyduğuna bildirmesi ve şirketine özel olarak üretilen ürünleri teslim almaktan kaçınması açıkça kötüniyetli olduğunu gösterdiği, söz konusu fatura alacakları nedeniyle davalı, borçtan kurtulmak adına 07.07.2025 tarihli Bakırköy ...... Noterliğinin ..... Yevmiye Numaralı ihtar ve 04.07.2025 tarihli Bakırköy ...... Noterliğinin ..... Yevmiye Numaralı ihtarlarda özetle “3200 adet welive çörekotu 90 softgel” ürünlerinin geç teslimi nedeniyle ihtirazı kayıt konulduğunu, 03.07.2025 tarihli ..... seri numaralı 354.827,28 TL değerindeki faturaya itiraz ettiği, fakat söz konusu ihtarnamelerin içeriği gerçek dışı olup faturadan ve zarardan kurtulmaya yönelik olduğu izahtan vareste olduğu, müvekkili şirket tarafından da işbu ihtarnamelerin taraflarına tebliğ edilmesinin ardından ivedi bir şekilde ihtarnamelerin içeriğinin kabul edilmediğine ilişkin cevaplar 23.07.2025 Tarihli Bakırköy ..... Noterliğinin ..... Yevmiye Numaralı ihtarname cevabı ile bildirildiği, davalının yazılı onayı ile davalı için özel olarak üretilen ve süresi içerisinde teslim edilen ürünler davalı tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin teslim alınmamış ve ödemeleri de müvekkili şirkete yapılmadığı, akabinde müvekkili şirket tarafından söz konusu ürünlere ait fatura, davalıya iletildiği, davalı sırf bu borçtan ve geçmişe dönük borçlarından da kurtulmak adına ilk olarak kendi şirketi adına özel olarak üretilen ürünlere hakkında 04.07.2025 tarihli ihtarneme ile ihtirazi kayıt ihtarnamesi göndermiş devamında da 07.07.2025 tarihli ihtarname ile 03.06.2025 ve 04.06.2025 tarihlerinde alınan teslimatlara ilişkin bir ay sonra ihtirazi kayıt bildirimi gönderdiği, bu durum da davalının açıkça kötüniyetli olunduğunu ispatladığı, zira davalı, sırf geçmişe dönük borçlarından da kurtulmak amacıyla ürünleri teslim almayıp bu bahane ile kusuru gerçek dışı gerekçelerle müvekkili şirkete yüklemek suretiyle geçmişe dönük fatura borçlarından da kurtulma niyetinde olduğu, keza ilk gönderdiği ihtarı takiben bir ay öncesine ait faturalara ilişkin ihtirazi kayıt bildiriminde bulunması davalının kötüniyetini ortaya çıkardığı, dolayısıyla, taraflarına tebliğ edilen ihtarnamelerin içeriği tümüyle gerçek dışı, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olup, 07.07.2025 tarihli ihtarnamede belirtilen ürünlerin ödemeleri her ne kadar henüz yapılmamış olsa da; söz konusu ürünler davalıya eksiksiz ve hasarsız şekilde süresinde teslim edildiği, söz konusu ihtarnamenin içeriğinde yer alan ürünlerin “ihtirazi kayıtla teslim alındığına” ilişkin beyan ise, teslim tarihinden yaklaşık bir ay sonra yapılmış olup, ürünler teslim edilirken herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmamış olup teslim sırasında da herhangi bir ihtirazı kayıt şerhi konulmadığı, bununla beraber, 04.07.2025 tarihli ihtarnamede 03.07.2025 tarihli ...... seri numaralı faturaya itiraz ve iade haksız ve kötüniyetli olup faturanın ait olduğu ürünler davalı tarafından yazılı onay ve talebi üzerine üretilen kutular olduğu, bu nedenle yapılan itiraz ve iade haksız ve hukuka aykırı olup tarafımızca kabulü mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle, ihtarnamelere ilişkin faturalar haricinde de davalı tarafından ödemesi gerçekleştirilmemiş olan faturalar da davalı tarafından ihtitrazi kayıt koymadan teslim alınmış olup yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamaları kaydıyla içeriklerini ve tutarlarını da kabul ettikleri hususu izahtan vareste olduğu, davalının itirazı kötüniyetli olup, müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak gayreti ile yapıldığı, kötüniyet kanunen himaye görmeyeceğinden haksız ve yersiz itirazın reddinin gerektiği, icra takibine haksız ve kötüniyetli itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın 03.07.2025 tarihli ...... numaralı ve 354.827,28-TL tutarlı fatura ya konu ürünler ( kutu ve etiketler ) müvekkil şirketin herhangi bir talebi, onayı yada bilgisi olmadan üretildiği, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 07.04.2025 tarihinde geçilen siparişte kararlaştırılan ‘’ 3200 adet welive çörekotu 90 softgel ‘’ ürününün maksimum 2 (iki) hafta içerisinde müvekkili şirkete teslim edileceği taahhüt edilmiş ( kararlaştırılmış ) olmasına rağmen gecikmeli olarak ancak 04.06.2025 tarihinde ve sonrasında parça parça teslim edilmiş olması vs. nedeniyle müvekkili şirket tarafından sipariş edilen bu ürünlerin zamanında kendi müşterilerine teslim edilememiş olması nedeniyle çok ciddi tutarlarda maddi ve manevi zararla birlikte ticari itibar kaybına da uğramış olduğu, bu husus davacı şirkete sözlü ve yazılı olarak defalarca kez bildirilmiş olmasına rağmen müvekkili şirketin uğradığı zararlar hiç şekilde giderilmediği, ayrıca müvekkili şirket tarafından geç teslim alınan bu ürünlerin taraflarınca ihtiraz-i kayıtlı olarak teslim alındıkları hem sözlü hem de yazılı olarak davacı şirkete bildirilmiş olduğu, hem mahkemece ikame edilen işbu davaya konu icra takibinin başlatıldığı icra dairesi ile hem de mahkemenin yetkili olmadığı, bu nedenle hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz ettikleri, herhangi bir şekilde aleyhe anlama gelmemek ve de ayrıca itiraz etme, şikayet etme, dava açma hakkımız ile sair tüm yasal haklarımız saklı kalmak şartıyla mahkemece işbu davaya konu Bakırköy ( ..... ) İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı icra dosyası ile müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinin de usule ve yasaya aykırı olduğunu belirttikleri, davacı tarafın mahkemece müvekkili şirket aleyhine ikame ettiği işbu dava nedeniyle müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı, herhangi bir şekilde kabul ve/veya ikrar ettiğimiz anlamına yada aleyhe anlama gelmemek şartıyla biran için bunun aksi kabul edilse bile davacı tarafın tüm hak ve alacakları ile tüm talepleri ve de bu taleplerine ilişkin faiz gibi fer’i talepleri tamamen zamanaşımına uğradığı, bu nedenle her şeyden önce davacının tüm hak, alacak ve talepleri yönünden zamanaşımı de’fini ( itirazını ) ileri sürdükleri, davacı tarafın mahkemece yargılaması devam etmekte bulunan işbu haksız ve mesnetsiz davada takip talebinde ve/veya ödeme emrinde göstermediği borç ve/veya borcun sebebi dışındaki borç ve/veya borcun sebebi ile delillere dayanabilmesi mümkün olmadığı, davacı tarafın mahkemece yargılaması devam etmekte bulunan işbu davanın herhangi bir aşamasında işbu davanın türünü değiştirmesine ve iddiasını ve/veya taleplerini değiştirmesine ve/veya genişletmesine, delil sunmasına muvafakat etmedikleri, davacı tarafın müvekkil şirkette herhangi bir hak ve alacağı olmamasına rağmen müvekkili şirketten çeşitli haksız ve mesnetsiz iddia ve beyanlarla hak ve alacak talep etmesi kötü niyetli olarak kendisine haksız kazanç temin etmeye çalıştığının açık göstergesi olduğu, davacının bu durumu TMK m.2 de düzenlenen Dürüstlük Kuralına göre hakkın kötüye kullanılması olduğu, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen işbu dava usule, yasaya ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu, bu nedenle davacı tarafın sırf kendisine haksız maddi menfaat sağlama amacı ile kötü niyetli olarak mahkemece çeşitli haksız, mesnetsiz, soyut; beyan, iddia ve talepler ileri sürerek ikame ettiği işbu davaya karşı itiraz ettikleri, tüm bu nedenlerle; mahkeme ile Bakırköy İcra Dairelerinin yetkisizliğinin tespiti ile dosyanın yetkili İstanbul mahkemelerine ve/veya icra dairelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacı tarafın mahkemece müvekkili şirket aleyhinde ikame ettiği işbu haksız, mesnetsiz, usule ve yasaya aykırı kötü niyetli ve haksız kazanç temin etme amaçlı davasının tümden reddine karar verilmesini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatması ve müvekkil şirketi maddi ve manevi zarara uğratarak mağduriyetine sebep olması vs. nedeniyle davacı taraf aleyhine ve müvekkili şirket lehine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 2-Bakırköy ...... Noterliği'nin 22/12/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; 23.07.2025 tarih ve ..... yevmiye sayılı ihtarnamenin onaylı örneği ve tebliğ şerhi getirtilmiştir. 3-Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 15/12/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2025 yılı Haziran ve Temmuz ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 4-Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16/12/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2025 yılı Haziran ve Temmuz ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı tarafından, davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 833.835,55-TL asıl alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalı borçlunun süresi içinde borca itiraz etmesi sonucu takibin durduğu, takip dayanağının cari hesap ve fatura alacağı olduğu anlaşılmıştır. Davalı süresi içinde sunduğu cevap dilekçesi ile, taraflar arasındaki sözleşmede ihtilaf vukuunda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki anlaşması bulunduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş olduğu görülmüştür. Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan sözleşme örneği incelendiğinde, sözleşmenin 6. maddesinde ihtilaf vukuunda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiği ve imza altına alındığı görülmüştür. HMK'nın 17/1 maddesi ile, tacirler arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında tarafların bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında 25.04.2022 tarihinde Fason Üretim Sözleşmesi akdedildiği, dava konusu faturaların dayanağının söz konusu sözleşmeye ilişkin olduğu, sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 6. maddesine göre sözleşmeden doğan ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, HMK'nın 17. maddesine göre tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, sözleşme ile yetkili kılınan Mahkemenin yetkisinin kesin yetki olduğu, bu kapsamda İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin yetkisizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Süresinde ve usulüne uygun şekilde yetki ilk itirazında bulunulduğu, mahkememizin yetkisiz olup, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Yetkisizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; Yetkisizlik kararının istinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, istinaf başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde talep edilmesi halinde, dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edildiği takdirde, yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece karara bağlanmasına, 4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edilmemesi halinde, HMK 20 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ile HMK 331/2 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosya üzerinden davaya bir başka mahkemede devam edilmediği tespiti yapılıp davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğinin İHTARINA, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026
Katip ...... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır