İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1054 E. 2026/231 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1054
Karar No
2026/231
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1054 Esas KARAR NO : 2026/231

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçludan olan alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. Sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı borçlu, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili davacı şirket, Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) olarak iş sağlığı ve güvenliği alanıyla iştigal eden bir firma olduğunu, davalı- borçludan olan cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatmış ancak davalı-borçlu tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket, davalı- borçlu ile aralarındaki Hizmet Sözleşmesi gereği davalıya ait iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında hizmet vermiş ve İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı, İş yeri Hekimi, Diğer Sağlık Personeli v.s görevlendirildiğini, davalı da bunun karşılığı olan bedelleri ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkili şirket, bu hizmetleri karşılığı olarak da ekteki faturaları tahakkuk ettirmiş ve davalı tarafa gönderdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi şu şekildedir: "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." davalı tarafın faturalara karşı süresinde bir itirazı olmadığını, ödeme yapılmadığı için müvekkili de alacağının tahsili için icra takibi yapmış ama davalı tarafça itiraz edilerek takip durdurulduğunu, davalı-borçlu itirazında haksız olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle davalı-borçlunun itirazının iptaline, takibin devamı ve davalı-borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğundan taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için, Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın alacak isteminden kaynaklandığı, aracın ticari olmasının davayı da ticari davaya dönüştürmeyeceği, İBAM ..... HD. .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında da bu hususun belirtildiği anlaşıldığından, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2026 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1054, K. 2026/231, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1054-e-2026-231-k-ce953b819f47