İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/962 E. 2026/876 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/962
- Karar No
- 2026/876
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/962 Esas - 2026/876 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/962 Esas KARAR NO : 2026/876
HAKİM : KATİP :
DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... - DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.07.2024 günü saat 11.30 sıralarında ... plakalı araç sahibi davalı ... sevk ve idaresinde 12.07.2024 tarihinde Kayseri ili Kocasinan ilçesinde Yıldızevler mevkiinde seyir halinde iken ana yola giriş yaptığı esnada, yine aynı mevkide seyretmekte olan ... plakalı araç sürücüsü davacı ... sevk ve idaresindeki araca ön kısmı ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, sunulan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ... plakalı araç sahibi sürücü ..., KTK'nun ilgili maddeleri gereğince meydana gelen kazaya asli kusuruyla sebebiyet vermiş olduğunu, davalı, iş bu kazada %100 kusurlu olup kaza ve zararın oluşumunda davacının herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının aracında meydana gelen hasar sebebiyle araçta değer kaybı zararı da meydana gelmiş olduğunu, kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybına ilişkin davalılarca davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, ekte sunulan fatura kayıtlarından ve eksper raporundan da anlaşılacağı üzere araçta kaza sonucu KDV dahil toplam 120.000,00 TL hasar kaydı meydana gelmiş olup bu durum aracın satımında oldukça caydırıcı bir etken olacağını, hasarın miktarı ve boyutu göz önünde alındığında kaza sonrası araçta büyük oranda değer kaybı oluşacağı açıkça ortada olduğunu, Trafik kazası sebebiyle davacıya ait araç artık ikinci el piyasasında kazalı araç sınıfına inmiş olmasından dolayı aracın piyasa rayiç bedelinde ciddi bir eksilme oluşmuş olduğunu, davacının aracı davaya konu kazadan önce orijinal bir araç olduğunu ayrıca davacıya ait araç kaza tarihi itibariyle 272.166 km'de olup emsallerine göre son derecede temiz kullanılmış ve az yıpranmış olduğunu, 14.02.2023 tarihli 32104 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ANAYASA Mahkemesinin 29.12.2022 tarih ve 2021/82 Esas 2022/167 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK 90.maddesinin birinci fıkrasına eklenen ikinci cümle, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş olup iptal edilen hükümler doğrultusunda değer kaybı tespitinde davacıya ait araçtaki gerçek zararın Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, anılan karar ve Yargıtay içtihatları uyarınca uyuşmazlığın çözümü için araçta meydana gelen gerçek hasar tutarının; formül, katsayı, oran vs. yöntemlere dayandırılmaksızın, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmekte olduğunu, bu doğrultuda alanında uzman bilirkişi tarafından detaylı piyasa araştırması yapılarak tüm kriterler dahilinde davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti gerekmekte olduğunu, davaya konu kazada davacıya ait aracın, davalı sürücünün kusuru neticesinde hasarlanmış olduğunu, aracın hasar onarım sürecinde davacının aracından mahrum kalmış olduğunu, davaya konu kazadan kaynaklı olarak aracın onarımı 1 ay kadar sürmüş olduğunu, davacının da bu süre zarfında aracını kullanamadığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin T. 29.09.2022 ve E. 2021/26777 K. 2022/11236 sayılı ilamı uyarınca, araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da davacıya ait araçta oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresi belirlenerek, hasarın onarım süresince davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacıya ödemesi gereken ikame araç bedelinin ne olacağı konularında bilirkişi raporu temin edilerek davacının araç mahrumiyet bedelinin tespiti gerekmekte olduğunu, davacıya ait araç ile aynı nitelikteki benzer araçların kiralama ücretlerinin araç kiralama şirketlerinden bilgi edinilmesi suretiyle tespiti mümkün olup bu hususta ilgili kiralama şirketlerine müzekkere yazılması gerekmekte olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun 91.maddesinin 5.fıkrası uyarınca yabancı plakalı taşıtların Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre Türkiye’de geçerli sigortaları yoksa bunlar için zorunlu malî sorumluluk sigortası (ZMSS) Türkiye sınırlarına girişte yapılacağı belirtilmiş olduğunu, yine Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 2.bölüm 5.maddesinde, “Büro, 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder.” düzenlemesi getirilmiş olup TMTB, yabancı bürolar tarafından verilmiş Yeşil Kart Sigortası ile Türkiye’ ye gelen yabancı plakalı araçların üçüncü kişilere verdiği zararlardan dolayı asgarî olarak Türkiye’deki ZMSS kapsamında “bizzat” sorumlu olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları A.3. "Sigortanın Kapsamı" başlıklı maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin 2024 yılı sigorta limitleri kapsamında araç başına 200.000-TL teminat limiti olduğunu, Büro iş bu teminat limiti ile davacının aracında meydana gelen hasarın onarım bedeli ve değer kaybını karşılamak durumunda olduğunu, Büronun sorumluluğunun yanı sıra Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacının aracında kaza sonrası meydana gelen hasar onarım, değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli zararlarının, kaza da tam kusurlu olan aracın sahibi ve araç sürücüsü tarafından mağdur taraf olan davacıya ödenmesi gerekmekte olduğunu, buna göre davacının aracında kaza neticesinde gerçekleşen hasar onarım bedeli, değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli, davacının aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, davalılar tarafından bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerekmekte olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin on üçüncü fıkrasına göre 16.10.2024 tarihinde davalı ...'na hasar dosyası açılması ve talep edilen alacakların poliçe teminatlarının tarafımıza ödenmesi konusunda müracaat edilmiş olmasına rağmen davalı büro tarafından yasal süre içerisinde davacıya herhangi bir tazminat ödemesi yapılmamış olduğunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A "Dava Şartı Arabuluculuk" başlıklı maddeleri gereğince, taraflar bir araya gelmiş ve arabuluculuk faaliyeti usulüne uygun bir şekilde yapılmış olduğunu, Arabuluculuk faaliyeti sonucunda taraflar "... plakalı aracın değer kaybı tazminatı" hususunda anlaşamamış olduklarını, izah edilen nedenlere binaen 12.07.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya ait ... plakalı araçta oluşan değer kaybı zararı ile araç mahrumiyet bedelinin ödenmesini talep zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, fazlaya dair tazminat, dava ve başkaca hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli alacağı yönünden belirsiz alacak davası (HMK 107) olmak üzere şimdilik; Davanın KABULÜNE, Değer kaybı için 100,00 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile beraber bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Onarım süresince aracın kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet bedeli için 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile beraber davalı araç sahibi ...' dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ...: Davacının dava dilekçesindeki iddialarının hiçbirisi kabul edilebilir olmadığı gibi huzurda açılan dava usul ve yasaya aykırı olup tamamen kötü niyetle ikame edilmiş olduğunu, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinin 3. Maddesinde "Ekte sunulan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ... plakalı araç sahibi sürücü ..., KTK'nın ilgili maddeleri gereğince meydana gelen kazaya asli kusuruyla sebebiyet vermiştir. Davalı, iş bu kazada %100 kusurlu olup kaza ve zararın oluşumunda müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır." şeklindeki iddiasının mahkemeyi yanıltma amaçlı olduğunu, davaya konu mezkur kazanın ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusuru sebebiyle meydana gelmiş olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinin 3. Maddesinde "Ekte sunulan fatura kayıtlarından ve eksper raporundan da anlaşılacağı üzere araçta kaza sonucu KDV dahil toplam 120.000,00 TL hasar kaydı" şeklindeki iddiası sunmuş oldukları rapor incelendiğinde 100.000,00 TL olduğu anlaşılacak olup mahkemeyi yanıltmayı amaçlamakta olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle, davacı tarafın davalı kuruma 16/10/2024 tarihinde yapmış olduğu başvuru üzerine davalı Kurum tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası çerçevesinde, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki kusur oranı, ve ekte sunulan ve davacı tarafça alınmış olunan 07/08/2024 tarihli ... SİGORTA EKSPERTİZ HİZ. LTD. ŞTİ den alınmış olunan Araç Hasar Eksper Raporu doğrultusunda 100.000,00 TL Araç Hasar Tazminatı Bedeli ödenmiş olduğunu, buna ilişkin ödeme belgeleri diğer muhtelif evraklar TMTB tarafından tutulan MB2024001293 sayılı dosyada bulunmakta olduğunu, Mahkeme gerekli görecek olursa bu dosyanın celbini talep ettiklerini, davalı kurumun yabancı plakalı araçların sigorta şirketi olmadığını, davalı kurumun "5684 sayılı Sigortacılık Kanununun MADDE 5 - (1) (Değişik - R.G.: 5.3.2013 - 28578 / m.1) Büro, 4477 sayılı Kanun ile kurulmuş onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin etmekle mükellef ARACI bir kurum olduğunu, bir kabul olmamakla birlikte, davalı kurumun en fazla sigorta poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davalı kurumun davaya konu trafik kazası ile alakalı olarak üzerine düşen tüm görev ve sorumluluklarını hassasiyet gözeterek gerekli incelemeleri yaparak ilgili yabancı sigorta şirketiyle iletişime geçmiş olduğunu, davacı yana en kısa sürede dönüş yapılarak gerekli tüm açıklama ve bilgilendirme yapılarak yabancı plakalı aracın sigorta poliçe limiti ve alınan eksper raporları kapsamında araç hasar bedeli ödemesi yapılmış, ekte sunulmuş olunan eksper raporunca davacı tarafa araç değer kaybı olarak 25.000,00 TL teklif edilmiş ancak bu teklif kabul görmeyerek dava yoluna gidilmiş olduğunu, bu kapsamda huzurda açılan davanın açılmasına davalı kurumun sebebiyet vermemiş olduğunu, bu sebeple Davacının davalıdan hiçbir tazminat alacağı bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hukuken kabul edilemeyeceği gibi haksız yere maddi kazanç sağlamak amacıyla açtığı dava dürüstlük ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek, davalı Kurum aleyhinde açılan haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür. Davalı ...'ın cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 12.07.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya ait ... plaka sayılı araçta değer kaybı ve aracın kaza nedeni ile kullanılamamasından kaynaklı davacının ikame araç gideri zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına, Mapfre sigorta şirketine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görüldü. Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür. Mahkememiz 17/06/2026 Tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın Makine Mühendisi Bilirkişisine tevdiine karar verildiği, bilirkişi tarafından 15/07/2026 Tarihinde raporun mahkememize sunulmuş olduğu, incelenmesinde özetle; "Dosyanın incelenmesi sonucunda delillerin takdir, tahlil ve tartışılması Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... yabancı plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 12.07.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 25.000TL olduğu, Dava konusu araç için 12.07.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 5.000TL olduğu, Kanaatime havi raporum." şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 13/09/2026 Tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine davadan önce başvurulmadığı, bu nedenle arabuluculuk tarihi olan 16/10/2024 tarihinin temerrüt tarihi olarak dikkate alınması gerektiği anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş olup, davalı tarafından kullanılan aracın yabancı plakalı araç olduğu ve bu nedenle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış olmakla kararda yasal faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 12/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları ile davacıya ait ... plakalı araçta oluşan değer kaybı ve aracın kaza nedeni ile kullanılamamasından kaynaklı ikame araç gideri zarar bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 15/07/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... yabancı plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, dava konusu araç için 12.07.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 25.000TL olduğu, dava konusu araç için 12.07.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 5.000TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının değer kaybı nedeni ile oluşan zararından davalı kurumun kusurlu aracın olay tarihinde geçerli yeşil kart teminatı kapsamında sürücünün kusuru oranında ve limit ile sınırlı sorumlu olduğu, davalı ...’ın ise kusurlu araç sürücüsü olarak değer kaybı tazminat talebi ile ikame araç gideri taleplerinden kusur oranında sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 13/09/2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABÜLÜ ile; A-25.000,00-TL Değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 12/07/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Motorlu Taşıtlar Bürosundan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 16/10/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-3.240,00-TL ikame araç gideri tazminat bedelinin olay tarihi olan 12/07/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABÜLÜ ile; A-25.000,00-TL Değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 12/07/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Motorlu Taşıtlar Bürosundan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 16/10/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-3.240,00-TL ikame araç gideri tazminat bedelinin olay tarihi olan 12/07/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.929,07-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 478,85-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 906,45-TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.022,62-TL harcın, davalılardan (davalı ... 905,33-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) gerekçede açıklandığı üzere DAVACIDAN alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 478,85-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.334,05-TL harcın davalılardan (davalı ... 1.181,03-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, olmak üzere toplam 7.436,40-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... 6.583,44-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 28.240,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... 25.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 8-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2026
Katip e- imzalıdır
Hakim e- imzalıdır