İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/946 E. 2026/708 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/946
- Karar No
- 2026/708
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/946 Esas KARAR NO : 2026/708
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu faturalardan kaynaklı alacağının olduğunu, edimini yerine getirilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine takip başlattığını, haksız itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın iptalini ve alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile sözleşmesinin bulunmadığını, hizmetin işçilerin çoğunun hizmetten faydalanmadığını beyanla davanın reddini, %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun itirazı nedeniyle İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, davacının ve davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesine müzekkere yazılarak 2024 yılı alış-satış analizleri celp edilmiş, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davalının tacir olup olmadığı araştırılmış, tarafların ticari defterleri ve ... tarihli mali müşavir bilirkişisi raporu dosyaya kazandırılmıştır. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasındaki cari hesabın uyumsuzluğunun Davalı tarafından ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... ... Nolu ... TL bedelli Çek ile yine Davalı tarafça Davacı adına düzenlenen ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarında iade faturasının Davacının ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, Sayın Mahkeme Davalı tarafından ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... ... Nolu ... TL bedelli Çekin Davalı tarafça Davacı tarafa verildiği ( ... ... adına düzenlendiği) ve Davacı tarafça tahsil edildiği ve yine Davalı tarafça Davacı tarafa düzenlenen ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarlı iade faturasının da yersiz düzenlenmediği kanaatinde ise bu durumda Davalının Davacı tarafa takip konusu faturalardan kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığı, Sayın Mahkeme Davalı tarafından ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... ... Nolu ... TL bedelli Çekin Davalı tarafça Davacı tarafa verilmediği( ... adına düzenlendiği) ve yine Davalı tarafça Davacı tarafa düzenlenen ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarlı iade faturasının da yersiz düzenlendiği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye ... TL Asıl Alacağı olduğu, Ancak; Sayın Mahkeme cari hesaptan ziyade takip konusu faturalardan kaynaklı borç değerlendirilmesi yapılması gerektiği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle ... TL Asıl Alacaklı olduğu, (Davalının Davacıdan cari hesaptan da ... TL Alacaklı olduğu) Taraflarca talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Taraflar arasındaki cari hesabın uyumsuzluğunun Davalı tarafından ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... ... Nolu ... TL bedelli Çek ile yine Davalı tarafça Davacı adına düzenlenen ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarında iade faturasının Davacının ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, Sayın Mahkeme Davalı tarafından ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... ... Nolu ... TL bedelli Çekin Davalı tarafça Davacı tarafa verildiği ( ... adına düzenlendiği) ve Davacı tarafça tahsil edildiği ve yine Davalı tarafça Davacı tarafa düzenlenen ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarlı iade faturasının da yersiz düzenlenmediği kanaatinde ise bu durumda Davalının Davacı tarafa takip konusu faturalardan kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığı, Sayın Mahkeme Davalı tarafından ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... ... Nolu ... TL bedelli Çekin Davalı tarafça Davacı tarafa verilmediği( ... adına düzenlendiği) ve yine Davalı tarafça Davacı tarafa düzenlenen ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarlı iade faturasının da yersiz düzenlendiği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye ... TL Asıl Alacağı olduğu, ancak; Sayın Mahkeme cari hesaptan ziyade takip konusu faturalardan kaynaklı borç değerlendirilmesi yapılması gerektiği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle ... TL Asıl Alacaklı olduğu, (Davalının Davacıdan cari hesaptan da ... TL Alacaklı olduğu), taraflarca talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Dava konusu Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafından toplam ...-TL. tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibi olduğu, icra takibinin fatura alacağına dayandığı, faturaların ... tarihli ... TL ve ... TL bedelli faturalar olduğu, davalının icra dosyasına kısmen itiraz ettiği, toplam alacak miktarı olan ... TL'nin ... TL sine itiraz ettiği belirlenmiştir. Taraflar ticari defterlere delil olarak dayanmıştır. Tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu bildirilmiştir. Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan ... takip tarihi itibariyle ... TL asıl alacaklı olduğunun gözüktüğü, davalı tarafça takip dosyasına dava öncesi takip sonrası ... TL ödeme yapılması neticesinde, davacının davalıdan bakiye alacağının ... TL olduğunu gözüktüğü, ancak faturadan kaynaklı borç değerlendirilmesi yapılacaksa, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya ... takip tarihi itibariyle ... TL asıl borçlu olduğunun gözüktüğü, takip sonrası davacıya ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarında iade faturası düzenlendiği ve bu ... tarihi itibariyle davacıya ... TL asıl borçlu olduğu gözüktüğü, ancak davalı tarafça takip dosyasına takip sonrası dava öncesi ... TL ödeme yapılması neticesinde davalının davacı tarafa bakiye herhangi bir borcunun kalmadığının gözüktüğü; sonuç itibariyle taraflar arasındaki cari hesabın uyumsuzluğunun davalı tarafından ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... ... Nolu ... TL bedelli çek ile yine davalı tarafça davacı adına düzenlenen ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarında iade faturasının davacının ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığının bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki yemek hizmetine ilişkin ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalıdan olan gerçek bir alacağa dayanıp dayanmadığı, davalı tarafından ileri sürülen ... TL bedelli çek ile ... TL bedelli iade faturasının davacı alacağını sona erdirip erdirmediği ve davalının takip konusu borçtan sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/3890 E., 2018/368 K. sayılı kararında da, taraflar arasındaki temel ilişki mevcut olduğu takdirde, süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturaya ilişkin alacak bakımından sonradan iade faturası düzenlenmesinin, tek başına borçtan kurtulmayı sağlayan geçerli bir araç olmadığı açıkça kabul edilmiştir. Tarafların ticari ilişkisinin bulunduğu dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmış olup; takip konusu faturaların süresinde itiraz edilerek içeriklerinin reddedildiği davalı tarafından ispatlanamadığından, TTK'nın 21/2. maddesi gereği fatura içeriklerini kabul etmiş sayılmıştır. Davalı tarafından düzenlenen söz konusu iade faturasına davacı tarafından Antalya ... Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıca taraflar arasında geçmişten beri uygulanan bir iade faturası düzenleme teamülünün bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından iade faturası düzenlenmiş olması, önceki faturadan doğan borcun kendiliğinden ortadan kalktığını göstermez. İade faturasının borcu sona erdiren bir işlem olarak kabul edilebilmesi için, faturanın düzenlenmesine haklılık kazandıran maddi ve hukuki sebebin de ortaya konulması gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/3890 E., 2018/368 K. sayılı kararında, süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere işlenen faturadaki alacakla ilgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesinin borçtan kurtulmayı sağlayan geçerli bir araç olmadığı ve sonradan düzenlenen iade faturasının alacağın varlığını ortadan kaldırmayacağı açıkça belirtilmiştir. Davalı iade faturası düzenlemekte haklı olduğunu ispat edememiş olduğundan, denetime elverişli bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki ikinci seçenek hükme esas alınmış, iade faturası geçerli kabul edilmemiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen bir diğer husus, davalı ticari defterinde kayıtlı olan ... TL bedelli çekin davacı ticari defterinde kayıtlı olmadığıdır. Söz konusu çek incelendiğinde, lehtarın dava dışı ... Şti. olduğu, keşidecinin davalı olduğu görülmüş; celp edilen SGK hizmet dökümü incelendiğinde, çekin düzenleme tarihinde davacı şirket yetkilisinin, çekte lehtar olan dava dışı şirketin çalışanı olduğu görülmüş; mahkememizce davacı şirket temsilcisi isticvap edilmiş ve çekin düzenlenme tarihinde dava dışı firmada müdür olduğunu beyan etmiştir. Çekin davalı defterlerinde kayıtlı olması ödendiği anlamına gelmeyip; her ne kadar bilirkişi ek raporunda davalının ticari defter kayıtlarına göre çekte lehtar olan dava dışı şirketle, davalı arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı yazılmış ise de; çekin davacı adına kesilmemiş olması, davacının lehtar şirketin çalışanı olması birlikte değerlendirildiğinde, bu durum tek başına ödeme iddiasını ispata yeterli değildir. Yine dosyaya sunulan ... yazışmaları çek bedelinin davacıya ödendiğinin ispatına yeterli olmadığından davalının ödemeyi ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Denetime elverişli bilirkişi raporunun gerekçesi açıklandığı üzere ikinci seçeneğine göre ve takibin cari hesaptan değil, fatura alacağından kaynaklanması gözetilerek, davanın tam kabulüne karar verilmiştir. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Eldeki davada, dava konusu alacak miktarı belirli faturalara dayandığından borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Alacağın %20 si tutarı olan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır