İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/941 E. 2026/6 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/941
Karar No
2026/6
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/941 Esas KARAR NO : 2026/6

DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 14/11/2019 KARAR TARİHİ : 05/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile kardeşi ... 'nın 26 Aralık 2003 tarihli Şirket Ana sözleşmesi ile sermayesi 5 Milyar TL olan (4.5 Milyar TL ... 'a, kalanı ... 'ya ait olmak üzere) ...’ni kurmuş olduklarını, daha sonra 29.03.2004 tarihli OKK ile şirket sermayesi 90 Milyar TL'si ...'a ait olmak üzere 100 Milyar TL'ye yükseltildiğini, 20.10.2009 tarihli OKK ile 750.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, 31.07.2015 tarihinde ise 750.000 TL’den 1.500.000 TL’ye çıkarılmış olduğunu, ... 'nın, Beyoğlu ... Noterliğinin 04.06.2009 tarihli .... Y. No lu ve .... Y. No lu hisse devir sözleşmeleri hisselerinden %90'ını ... a, %10’unu ise annesi müvekkili ...’ya devrederek ortaklıktan çıktığını, devirler sonucu, şirketin 05.06.2009 tarihli OKK ile devirleri pay defterine işlemiş ve şirketin hisselerinden % 99'u ...'a, % 1'i ...'ya ait hale geldiğini, .... 'ın, Bakırköy ... Noterliğinin 15.5.2018 tarih ve ... Y. No lu 'Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi' ile şirkette ki 750.000 TL değerinde ki hissesini .... isminde ki kişiye devrettiğini, iş bu devir müvekkilinin katılmadığı ve haberdar olmadığı 12 Haziran 2018 tarihli OKK ile şirket tarafından kabul edildiğini, hisse devir alan ...., devraldığı hisselerini K.Köy ... Noterliğinin 11.10.2018 tasdikli ve ... Y. No lu 31.10.2018 OKK ile kabul edilen devir ile ...'a devrettiğini, yine iş bu devirden ve OKK'den müvekkilinin OKK'ye katılmadığı gibi haberdar olmadığını, bu nedenlerle öncelikle yapılan hızlı ve hileli devirlerin devam etme olasılığı, bu şekilde taraflar arasında husumet ve ihtilafların doğma olasılığı, devrin yoklukla malul olması dikkate alınarak huzurda ki davada verilecek hükmün kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere; Şirket hisselerinin, ana sözleşmenin 13. Maddesine aykırı, müvekkil onayı olmayan her türlü devri, temliki, rehnini, hisse üzerine konulacak her türlü iradi tahditleri önleyici HMK.389 vd. Maddeleri uyarınca ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, şirket hissedarlarından ...’ın davalı şirkette ki hissesinin bir kısmını önce ... a, bu kişinin de ....’a devretmesi, bu devirlerin şirketçe kabul edilip pay defterine işlenmesi karşısında; devrin, TTK 577. Maddesinde zikredilip ana sözleşme gereğince tüm hissedarları bağlayıcı hükme aykırı olarak müvekkilinin kanun ve ana sözleşmeden kaynaklı hakkını ortadan kaldırması nedeniyle; davalı şirketin, 12.06.2018 ve 31.08.2018 tarihli Ortaklar Genel Kurul Kararının , TTK. 622. Maddesi yollamasıyla TTK.447. maddesi uyarınca yoklukla malul olduğunun tespitine; Ortaklar Kurul Kararlarının batıl olması nedeniyle bu kararlara dayanılarak yapılan Ticaret Sicilinde ki 27.06.2018 ve 16.10.2018 tarihli tescil işlemlerinin ve de Şirket pay defterine yapılan hisse devir kayıtlarının ayrı ayrı iptaline; Pay defterinin hisse devir öncesi haline getirtilmesine; Tescili gerekenlerin ayrıca tesciline; tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; genel kurul kararının esas sözleşmede öngörülen nisaplara uygun olmaması nedeniyle yokluğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 03/02/2021 tarih, ... esas ve .... karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, Mahkememiz ilamının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile; "...12.06.2018 tarihli ortaklar genel kuruluna ait toplantı tutanağının incelenmesinde, toplantı günü ve gündeminin 28.05.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, 1.500.000,00 TL sermayeye denk gelen, 1.485.000,00 TL'lik payın toplantıda temsil edildiği, 7. madde ile devir sözleşmesinin görüşüldü, ...'ın şirketteki 1.485.000,00 TL'lik hissesinin 750.000,00 TL'sinin Bakırköy ... Noterliğinin 15.05.2018 tarih ve .... yevmiye sayılı pay devir sözleşmesi ile ... 'a devir ettiği, bu hali ile ....'ın şirketteki sermayesinin 750.000,00 TL'sına, 735.000,00 TL'sinin ...'a, 15.000,00 TL'sinin ...'ya ait olduğuna karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan 31.08.2018 tarihli ortaklar genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, 31.08.2018 tarihinde TTK'nın 617. maddesi gereğince gündemde olan maddelerin görüşülmesi için toplantı yapıldığı, gündemin 14.08.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde toplantı gününün ilan edildiği, şirketin 1.5 Milyon TL sermayesine tekabül eden 1.485.000 TL'lik hissenin toplantıda hazır bulunduğu, davalının bu toplantıya katılmadığı, sözleşmenin 4. maddesiyle .... 'ın şirketteki 750.000,00 TL'lik payının Bakırköy .... Noterliğinin 09.07.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ... 'a devir etmesi nedeniyle şirket sermayesinin 750.000,00 TL'sinin ... 'a, 735.000,00 TL'sinin ..... 'a, 15.000,00 TL'sinin ...'ya ait olduğuna karar verildiği görülmüştür. Her iki genel kurul toplantısı tutanağında, toplantı gününün ve gündeminin ilan edildiği, ortaklara iadeli taahhütlü mektupla da gündemin bildirildiğinin yazıldığı görülmektedir. TTK'nın 622. maddesinde, limited şirket ortaklar genel kurulunun butlanı ve iptali davasında bu Kanun'un anonim şirketlerin genel kurul kararlarının butlanı ve iptali davalarına ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiştir. Limited şirket genel kuruluna tüm ortakların katılma hakkı bulunmaktadır. TTK'nın 445 vd. maddelerinde iptal sebepleri, 447. maddesinde ise butlan sebepleri düzenlenmiştir. Bu maddeye göre pay sahibinin genel kurula katılma hakkını sınırlandıran veya ortadan kaldıran hükümler batıldır. Genel kurul kararlarının yokluğu iddiası ise TTK'da özel olarak düzenlenmemiş olup genel hükümlere göre değerlendirilmelidir. Genel kurul kararının kurucu şekli unsurlarının mevcut olmaması hâlinde yokluk söz konusu olacaktır. Her ne kadar genel kurul toplantı tutanağında, şirket ortaklarının toplantıdan usulüne uygun şekilde haber edildiği belirtilmiş ise de ilk derece mahkemesince buna ilişkin belgeler getirtilememiş ve deliller toplanmamıştır. Bu nedenle usulüne uygun bir çağrının bulunup bulunmadığı Dairemizce denetlenemediği gibi mahkemece davacının buna ilişkin iddiaları konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince geçerli bir çağrı ile usulüne uygun şekilde toplanmış bir genel kurul toplantısının yapılıp yapılmadığı, çağrı yoksa TTK'nın 617/3 atfıyla 416. maddedeki şartların mevcut olup olmadığı gibi somut olgumar üzerinde durulmadan genel hukuki açıklamalarla sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle genel kurula ilişkin çağrının ilan edildiği Ticaret Sicil Gazetesi'nin ve şirket sicil dosyasının getirtilmesi, çağrı belgelerinin ibrazı için davalıya süre verilmesi ve bu delillerin toplanmasından sonra usulüne uygun şekilde bir genel kurulun yapılıp yapılmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, davalı haberdar edilmeden toplantı yapılması halinde ise çağrısız genel kurula ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi gerekirken, belirtilen hususlarda hiç bir inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden ve esasa ilişkin deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi..." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce bozma ilamından sonra yargılamaya devam olunmuştur. Davacı taraf Mahkememizin 01/10/2025 tarihli oturumuna gelmemiş ve mazeret de bildirmemiş olduğundan HMK'nin 150. maddesi gereğince dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK'nin 150. maddesinin 5. fıkrasında davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nin 150. maddesinin 5. fıkrası gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 44,40-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 687,6-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 05/01/2026

Başkan ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Üye ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Üye ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/941, K. 2026/6, T. 05.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-941-e-2026-6-k-56374bc2d1a3