İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/395 E. 2026/19 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/395
Karar No
2026/19
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/395 Esas KARAR NO : 2026/19

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 17/04/2024 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Küçükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi ..... Mah..... pafta ..... Parsele Kayıtlı A Blok 121 Nolu Bağımsız Bölüm ve A Blok 108 Bağımsız Bölümlerin davalılarca sözleşmedeki şartlarla tamamlanarak davalılar aleyhine tapu iptali ve müvekkili lehine tesciline, taşınmazların tamamlanması mümkün olmaz /davalılarca tamamlanmaz ise İstanbul ili Küçükçekmece İlçesi ..... Mah. ....pafta ..... Parsele Kayıtlı A Blok .... Nolu Bağımsız Bölüm ve A Blok 108 Bağımsız bölümlerin davalılar aleyhine Tapu İptali ve müvekkili lehine tesciline ve taşınmazlardaki eksiklikler nedeniyle uğranılan zarara karşılık belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, tapu iptal ve tescilinin mümkün olmadığı dava konusu taşınmazların tamamlanarak müvekkiline devredilmesi sebebiyle uğranılan maddi zarara karşılık belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, davanın kabulü ile davalılar arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak tüm davalıların müştereken ve müteselsilen dava neticesinden sorumlu tutulmasına , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir . Dava, satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil iptal istemine ilişkindir. Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/04/2024 tarih, ..... Esas ..... Karar sayılı ilamıyla mahkemelerinin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile muhakeme yapma görev ve yetkisinin olmadığını belirterek dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı ilgili işlemlere devam olunduğu anlaşılmıştır. Davalı .....l Yapı Anonim- ..... Yapı Anonim Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hak ve alacak zamanaşımına uğramış olduğunu, TBK md. 470'e göre eser sözleşmesi yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşme olduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle reddedilmesinin gerekliliğinin açık olduğunu, huzurdaki dava dosyası incelendiğinde ise ortada bir gayrimenkul temlik ve ibra sözleşmesinin bulunduğu görüldüğünü, bu gayrimenkul temlik ve ibra sözleşmesindeki gayrimenkullerin ise bu sözleşmenin eki niteliğindeki konut yapım ve satım sözleşmesindeki şartlar ile davacıya teslim edileceği hükmü yer aldığını, müvekkili şirketlerin sorumluluğunu doğuracak şekilde herhangi bir sözleşme ya da kayıt bulunmadığını, oluşan durum içerisinde müvekkili ..... Yapı A.Ş. Ne yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca gayrimenkul temlik ve ibra sözleşmesine bakıldığında davacı tarafın .... Şirketi'nce yürütülen projedeki tam olarak hangi işleri yapacağı ve yapacağı hangi işler sonucunda bahse konu dairelerin mülkiyetine hak kazanacağı belli olmadığını, davacının önceden ifada bulunma yükümlülüğü mevcut olduğunu, yükümlü bulunduğu ifayı gereğince yerine getirip getirmediği taahhütlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin tespiti ortada bir sözleşme bulunmadığı için imkansız olduğunu, işbu durum içerisinde huzurdaki davanın reddi gerektiğini, ilgili tapu müdürlüğüne yazı yazılarak dava konusu projenin yürütüldüğü arsaya ait aktif pasif tapu kayıtlarının ve imar işlem dosyasının dosyaya celbini talep ettikleri, müvekkili şirketlere karşı husumet yöneltilemeyeceğinden işbu davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddini, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...... vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu hak ve alacağın dayandırıldığı sözleşme niteliği gereğince eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Temlik eden .... İnşaat Şirketi'ne temlik alan davacı şirket kendi anlatımlarından da anlaşılacağı üzere ........ İnşaat Şirketi'nce üstlenilen bir projede .... İnşaat Şirketi adına birtakım inşaat ve hafriyat işleri yapmış olduğunu, yapılan işlere karşılık olarak da İstanbul İli .... İlçesi .... Mah. .... pafta ..... Parsele Kayıtlı A Blok 121 Nolu Bağımsız bölüm ve A Blok 108 Bağımsız Bölümlerin ........ İnşaat Şirketi'nce davacı şirkete taahhüt edildiği belirtilmiş olduğunu, bu gayrimenkul temlik ve ibra sözleşmesindeki gayrimenkullerin ise bu sözleşmenin eki niteliğindeki konut yapım ve satım sözleşmesindeki şartlar ile davacıya teslim edileceği hükmü yer aldığını, bahse konu konut satım ve yapım sözleşmesi dava dosyasında yer almadığına göre bahse konu konut yapım ve satım sözleşmesinin imza edilip edilmediği yahut da davalıların bu sözleşmeye uygun davranıp davranmadıkları takdirde tazminat yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu nasıl tespit edilebileceğini, işbu durum içerisinde somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının taleplerinin reddi gerektiğini, oluşan durum içerisinde müvekkiline yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, her gerçek ve tüzel kişiliğin bağımsız olarak hak ve sorumluluk ehliyeti mevcut olduğunu, ayrılık ilkesi gereğince tüzel kişilik perdesinin kaldırılması mümkün olduğunca dar uygulanması gereken bir ilke olduğunu, her kişi borcundan dolayı kendi mal varlığı ile sorumludur ilkesi huzurdaki davada işletilmeli ve iddia edilen borç eğer var ise tüzel kişiliğe ait olan borç müvekkiline yükletilmemesi gerektiğini belirterek, müvekkiline karşı husumet yöneltilemeyeceğini, işbu davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, haksız menfaat elde etmek amacıyla huzurdaki haksız davayı açmış olduğunu, davacının talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, işbu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı, davasını 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olduğunu, koşulları mevcut olmadığı halde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teori olduğunu, ayrıca ilgili şirkette müvekkilinin herhangi bir ortaklık payı da bulunmadığını, bu durum dahi müvekkilinin, söz konusu şirketler ile herhangi bir ilgisi ve dahilinin bulunmadığını aynı şekilde diğer davalı sözleşme garantörü şirketin kuruluş tarihi, şirket merkezi, ortakları, ortaklık yapısı ve faaliyetleri irdelendiğinde müvekkilinin bu şirketler ile de herhangi bir bağı bulunmadığı dolayısıyla hüküm aşamasında söz konusu iptal hükümlerinin dikkate alınmasını, davacı taraf, somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranmış olduğunu, davacı taraf, müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmamasına rağmen, gerçekleri kendi lehine çarpıtarak, haksız kazanç elde etme çabasıyla huzurdaki davayı açtıklarını, huzurdaki haksız davanın reddine karar verilmesini, müvekkiline karşı husumet yöneltilemeyeceğinden işbu davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, koşulları oluşmadığı halde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın usulden reddini, esasa ilişkin tüm itirazlarının saklı kalmak kaydıyla, davacı yanın zamanaşımına uğrayan taleplerinin reddini, her hâlükârda haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taşınmazın değerinin belirlenmesi için bilirkişi heyetinin 15/06/2025 tarihli raporunda; dava konusu taşınmazın çevresinde genel olarak ikametgâh konut olarak kullanılmakta olan merkezi alanda kalmaktadır. Günlük ihtiyaçların karşılanabileceği işyerleri Avm ve Eğitim okul sağlık kuruluşları, park bahçe, yeme içme kafe restoranlara yakın bölümde yer almakta, toplu ulaşım ağına yakın konumda kalmaktadır. Dava konusu taşınmazın, bulunduğu bölge, büyük emlak ofislerinin parametreleri, sosyal, ticari, idari, eğlence ve yerleşim merkezlerine olan mesafeleri, emsallerin irdelenmesi, konumları, bulunduğu kat ve cephesi, kullanım alanı, taşınmazın kullanım alanı, imar durumu belediye ve alt yapı hizmetlerinden yararlanma derecesi, ulaşım durumu, şekli, yapılaşmaya uygunluğu, yerleşim merkezlerine yakınlığı, belediyenin alt ve üst yapı hizmetlerinden yararlanan bölgede kalmakta olduğu, talep yoğunluğu serbest piyasa rayiçleri değerine tesir eden finansal etkenler ve tüm olumlu ve olumsuz faktörler göz önüne alınarak yukarıda bağımsız bölümlerin alanları inşasında kullanılan malzemeleri belirli yapının halen inşaatı devam etmekte olduğu inşaatın bitirilip dairelerin anahtar teslimi ile bitmiş dairelerin teslim edilmiş kullanımı başlamış olması halindeki çevre emlak fiyatları araştırılarak değerleri tespit ve takdir edilmiştir. Dava konusu Taşınmaz İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mahallesinde .... Parselde 5.484,61 m2 Yüzölçümlü Arsa Niteliğinde taşınmaz .... Sokak Dış Kapı No 14 adresinin olduğu yerdedir. Çevrede yapılan benzer bitmiş inşaat projeleri incelenmiş olup (Dava Konusu Bağımsız Bölümlerin halen kaba inşaat olduğundan) İncelemeler sonucu bitmiş emsal projeleri ile Dava konusu yerde halen yapımına devam eden projede yer alan 108 ve 121 Nbb’lerin anahtar teslim edilecek hali ile Değerleri 108- NBB’ün Değeri Yİ-Üfe Endeksi ve yuvarlama kullanılarak 14.03.2025 Keşif tarihi itibariyle değeri 55.000,00 * 51,20 ≌ 2.800.000,00 TL 06.05.2024 Dava tarihi itibariyle değeri 2.800.000,00 * 3.435,96 / 4.017,30 ≌ 2.400.000,00 TL olarak hesap ve takdir edilmiştir. 121- NBB’ün Değeri Yİ-Üfe Endeksi ve yuvarlama kullanılarak 14.03.2025 Keşif tarihi itibariyle değeri 55.000,00 * 32,44 ≌ 1.800.000,00 TL 06.05.2024 Dava tarihi itibariyle değeri 1.800.000,00 * 3.435,96 / 4.017,30 ≌ 1.540.000,00 TL olarak hesap ve takdir edilmiştir. Mahkemenin 08/07/2025 tarihli ara kararında eksik harcı ikmal etmesi için davacı tarafa süre verildiği, harcın ikmal edilmediği anlaşıldığından 09/10/2025 tarihli ara karar ile 6100 sayılı HMK'nin 150. maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Hal böyle olunca verilen sürede eksik harç ikmal edilmemiş olduğundan Harçlar Kanunu 30. maddesi ve HMK 150. maddesi gereğince müteakip işlemlere devam edilmeyeceğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nin 150. maddesinin 5. fıkrasında davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyasıda işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açılanan nedenlerle: 1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcın daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harcının indirilmesi ile eksik kalan bakiye 304,4‬-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar ...., ..... Yapı Anonim Şirketi, .... Gayrimenkul Yapı Anonim Şirketi davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalılara verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12/01/2026

Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim .... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/395, K. 2026/19, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-395-e-2026-19-k-299baa232bbe